İndex

2008 Bütçesi Meclis'ten geçti

2008 Bütçesi Meclis'ten geçti

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
2008 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Bütçe büyüklüğü 222 milyar 553 milyon, gelirleri 204.6 milyar, bütçe açığı ise 17 milyar 997 milyon YTL olacak.

Oylamaya 433 milletvekili katıldı. Tasarı, 118 red oyuna karşın, 315 oyla benimsendi.

Kamu personeline yılın ilk yarısında uygulanacak aylık katsayı (0.49318), memuriyet taban aylığı göstergesine uygulanacak taban aylığı katsayısı (0.65061), yan ödeme katsayısı (0.015637); yılın ikinci yarısında ise aylık katsayısı (0.05031), taban aylığı katsayısı (0.6636), yan ödeme katsayısı ise (0.015946) olacak.
 
Sözleşmeli personel ücret tavanı yılın ilk döneminde 2.590 YTL, yılın ikinci döneminde ise 2.641 YTL olarak uygulanacak.
 
Hazine Müsteşarlığı'nca belirlenecek koşullar çerçevesinde ve elde edilecek kaynaklar Hazine'ye aktarılacak şekilde kamu kurum ve kuruluşlarınca ihraç edilecek sertifika, senet ve benzeri finansman enstrümanlarınca sağlanacak garanti tutarı 2 milyar doları aşamayacak.
 
Belirlenen başlangıç ödeneklerinin yüzde 2'sine kadar ikrazen özel tertip devlet iç borçlanma senedi ihraç edilebilecek.
 
Atama izinleri
 
Kamu kurum ve kuruluşlarının serbest memur kadrolarına 2007 yılında emeklilik, ölüm, istifa veya nakil sonucu ayrılan memur sayısının yüzde 50'sini geçmeyecek şekilde açıktan veya diğer kamu kuruluşlarından nakil suretiyle atama yapılabilecek. Bu sınırlar içinde memur ihtiyacını karşılayamayacak idare kurum ve kuruluşlar için ilave 23 bin atama izni verilecek.
 
Yükseköğretim kurumlarına da öğretim üyesi dışındaki boş öğretim elemanı kadroları için ilave 5 bin atama izni verilecek.
 
Kamunun işlettiği eğitim ve dinlenme tesisi, misafirhane, çocuk bakımevi, kreş, spor tesisi ve benzeri sosyal tesislerin giderleri, bu tesislerin işletilmesinden elde edilen gelirden karşılanacak. Bu yerlerde, merkezi yönetim bütçesi ile döner sermaye ve fonlardan ücret ödenmek üzere 2008 yılında ilk kez istihdam edilecek yeni personel görevlendirilmeyecek.
 
Ek ödeme alamayan personel
 
Toplu görüşmelerde çeşitli adlar altında ek ödeme alamayan kurumlarda çalışan personele verilen 90 YTL tutarındaki ek ödeme artırılacak. 2008 yılında ise bu rakam 134 YTL'ye kadar çıkarılacak.
 
KÖYDES ve BELDES projeleri
 
Köylerin Altyapısının Desteklenmesi Projesi (KÖYDES) kapsamında köylerin altyapı ihtiyaçları için il özel idareleri ve köylere hizmet götürme birliklerine, Belediyelerin Altyapısının Desteklenmesi Projesi (BELDES) kapsamında ise nüfusu 10 binin altında olan belediyelerin altyapı ihtiyaçları için belediyelere yapılacak hazine yardımları haczedilemeyecek ve üzerine ihtiyati tedbir konulamayacak.
 
Bu ödeneklerin 2008 yılı yatırım programında belirlenmesinin ardından il ve belediye bazında dağılımı, kullandırılması, izlenmesi ve denetimine ilişkin usul ve esaslar, Yüksek Planlama Kurulu (YPK) tarafından karara bağlanacak.
 
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun yürürlük tarihi de 1 Haziran 2008'e ertelendi.
 
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası'nda, kamu idareleri döner sermaye işletmelerinin yeniden yapılandırılması için 2007 yılının sonu olarak öngörülen süre, Sağlık Bakanlığı ile diğer kamu idarelerine bağlı döner sermaye işletmelerinin yeniden yapılandırma çalışmalarının devam etmesi nedeniyle, 2008 yılı sonuna uzatılacak.
 
Genel Kurul'da ayrıca, 2006 Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı da 114 red oyuna karşın, 328 oyla kabul edildi.
 
MECLİS'TE SON GÜN GÖRÜŞMELERİ

Genel Kurul, TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil'in başkanlığında saat 10.00'da toplandı.

Pakdil, gruplar adına bütçenin tümü üzerindeki ilk sözü, MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır'a verdi.
 
Şandır, bütçelerin toplumsal bir sözleşme olduğunu ifade ederek, "AKP Hükümeti'ne soruyorum, yeni yüzyılın başında, küreselleşen dünyada bütçenin gelecek öngörüsü var mı? Türk milletinin önüne hangi hedefleri koyuyorsunuz?" diye sordu.
 
AK Parti'nin vizyonu olmadığını ileri süren Mehmet Şandır, bugün alınan her olumlu sonucun başlangıcında, 57'nci Hükümet'in gerçekleştirdiği temel yapısal ve hukuksal düzenlemelerin bulunduğunu öne sürdü.
 
Şandır, "AKP bugün rakamlara dans ettirerek, iktidar olduğunu zannetmektedir. Gelecekle değil, geçmişle boğuşmaktadır. Sürekli geriye bakarak, ileriye nasıl gitmeyi düşünüyorsunuz? Gölgenizle kavga ederek, güneşe, ufuk ötesine nasıl ulaşacaksınız?" dedi.
 
Şandır, 57'inci Hükümet döneminde yapılan reformları da anlatarak, "Siz millete söz verdiniz, sözlerinizi yerine getirdiniz mi? '3Y' dediniz, yasakları kaldıracaktınız. Kaldırdınız mı? Bu başörtüsü sorununu niye çözmüyorsunuz?" dedi.
 
MHP Grubu adına konuşan Grup Başkanvekili Oktay Vural da, hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi.
 
Vural, çiftçinin ürününün tarlada kaldığını, esnafın kepenk kapattığını, hükümetin buna rağmen yüzde 46 ay aldığını söylediğini belirterek, "Millet size lütfundan değil, olsa olsa kahrından oy vermiştir" dedi.
 
Hükümetin uyguladığı yanlış ekonomi politikalarıyla gelir dağılımını bozduğunu, halkı fakirleştirdiğini belirten Vural, "Başbakan, 'Paranın değer kazanmasından gocunanlar var' diyor. Uyguladığınız yanlış politikalarla ithalatı ucuzlattınız, ihracatı ise pahalı yapıyorsunuz. Böyle olunca da ayağınıza kurşun sıkıyorsunuz" dedi.
 
Hükümetin küreselleşmeye göre değil, milletin ihtiyacına göre ekonomi politikaları uygulamasını isteyen Vural, "Siz milli düşünüp, küresel davranacaksınız" diye konuştu.
 
Vural, AKP döneminde piyasaya yabancıların hakim olduğunu belirterek, "850 bin esnaf kepenk kapattı. Ne yaptınız bunları? İspanya'ya tatile mi gönderdiniz?" dedi.
 
"Zenginden almışız fakire vermişiz"
 
Genel Kurul'da 2008 yılı bütçesi üzerinde konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, geçmişte bütçenin yüzde 45'inin faiz harcamalarına gittiğini, kendi iktidarlarında bunu yüzde 25'lere indirdiklerini belirterek, "Zenginden almışız fakire vermişiz" dedi.
 
Canikli, muhalefetin kendilerini, "cari açık ve borç stoku çok yüksek, büyüme hormonlu, istihdam sorunlu" diyerek eleştirdiğini hatırlatarak, IMF ile bugüne kadar yapılan 18 stand-by anlaşmasında -18'inci hariç olmak üzere- başarıya ulaşılamadığını söyledi.
 
"18'inci Stand-by anlaşmasını başka bir hükümet uygulasaydı emin olun sonuç yine fiyasko olurdu" diyen Canikli, bunun ortaya konulmasından kaçınılmaması gerektiğini belirtti.
 
Canikli, cari açıkla ilgili eleştirilere de cevap verdi. 5 yılda 110 milyar doları finanse ettiklerini ifade eden Canikli, "Eğer bizim dışımızda bir hükümet olsaydı akaryakıt istasyonlarında yine kuyruklar oluşurdu" dedi.
 
DTP Grubu adına sözalan Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak, Türkiye'nin, bütçe performansında 2002 yılı öncesinde kitablolara geri döndüğünü öne sürdü.
 
Hükümetin açıkladığı büyüme rakamlarını eleştiren Kışanak, "Bu büyüme rakamlarını, işsizlik ve enflasyon oranlarını, gidin Polyanna'ya gösterin, o bile size inanmayacaktır" dedi.
 
Kışanak, bütçenin, cinsler, sosyal gruplar ve bölgeler arasında eşitsizlik yarattığını ifade ederek, "Bütçe hazırlanırken, kadınlar, emekçiler ve Kürtler gözetilmemiştir" dedi.
 
Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu'nun, yapımına başlanırken 2005'te bitirilmesi öngörülen GAP'ın, 2020'den önce bitirilmesinin zor olduğunu söylediğine dikkati çeken Kışanak, "GAP, kalkınma değil, kandırma projesi olmuştur. Gerçekten bölgenin kalkınması isteniyorsa, yerel dinamiklerin de katkısı alınarak, yeni, kapsamlı bir bölgesel kalkınma programı hazırlamalıdır. Bu program, demokratikleşme adımlarını da kapsamalıdır" dedi.

DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş da, ikili yönetim anlayışının demokratik rejim için bir tehdit ve tehlike olduğunu savundu.

Demirtaş, "Hatta bu yapının varlığı bile tek başına rejimin demokratik olarak adlandırılması önünde bir engeldir. Açıkyüreklilikle ve cesaretle ifade edilmesi gereken şudur; bu devlet, hiçbir etnik grubun, sınıfın, siyasi anlayışın veya elitin malı değildir. Bu devlet, bu ülkede yaşayan ve bu ülkeyi kendi vatanı olarak bellemiş bütün yurttaşların ortak mekanizmasıdır. Bunun dışında hiçbir idari mekanizma kutsal değildir" dedi.

Toplumu bir arada tutan unsurlardan başında adalet duygusu olduğuna da işaret eden Demirtaş, adalet duygusunun zayıflaması halinde, o toplumun çözülmeye, yozlaşmaya başlayacağını, hükümetlerin bütçe ile adalete olan yaklaşımlarını ortaya koyduklarını bildirdi.

Demirtaş, "Bu ülkede hiç kullanmadıkları için vicdanı tertemiz olan yöneticilerimiz var oldukça, adaleti sağlamak da tatlı bir hayal olarak kalmaya devam edecektir. Yoksa siyasal erkin ağır baskısı altında çalışmaya zorlanan hakimler, Adalet Bakanı'nın memuru olmaktan kurtulmaya çalışan savcılar mı sağlayacaklar adaleti?" dedi.

 
2008 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın tümü üzerinde en son olarak CHP Grubu adına İstanbul Milletvekili İlhan Kesici konuştu.
 
Kesici, Türkiye'nin 2002 yılı sonunda iç borcunun 89 milyar dolar, 1 hafta önceki rakamlara göre ise 208 milyar dolar olduğunu öne sürdü.

2001 krizinin en önemli parametrelerinden birinin borç-faiz meselesi olduğunu söyleyen Kesici, "Ortada bolluk, bereket vardır ama bu borç nedeniyle vardır. Halil İbrahim bolluğu, bereketi değildir. Borç taşınabilir değilse, büyüme hızınızdan yüksek faiz oranlarıyla alınmışsa bu zillettir, merdi, namerde bir gün olur muhtaç eder" diye konuştu.
 
Kesici, 25 yılda 127 milyar dolar, AK Parti iktidarında 184 milyar dolar faiz ödendiğini ifade ederek, "184 milyar dolar faiz, 60 tane Atatürk Barajı'nın bu coğrafyadan sökülüp, başka ülkeye götürülmesi demek" dedi.
 
Türkiye'nin dış ticaret açığının 65 milyar dolar olduğunu, GSMH'ya oranının yüzde 12.5 olduğunu anlatan Kesici, bu oranın çok yüksek olduğunu söyledi.
 
"Buraya nereden geliyoruz? Türkiye ne ithal ediyor? Mesela ceviz ithal ediyor. Nereden? Ukrayna'dan, İran'dan" diyen Kesici, Türkiye'nin, ABD'den mısır, Ukrayna ve Rusya'dan arpa, Brezilya'dan tavuk ithal ettiğini belirtti.
 
Kesici, "Pamuk ithal ediyoruz. Nereden? Yunanistan'dan... Bizim Amik Ovamız yok muydu? Çukurovamız yok mu? Batman, Muş ovaları yok mu? Ne oldu bu ovalara da Yunanistan'dan pamuk ithal eder hale geldik?" diye sordu.
 
Kesici, ekonominin sorunlarını çözmek için ekonominin aktörleriyle hazırlanacak bütüncül bir programa ihtiyaç olduğunu ifade ederek, "Öyle bütçe, ekonomik program olmalı ki uygulandığında halkımızın yüzü gülmelidir" dedi.
 
Uluslararası standartlarda yaşama ve yarışma istediklerini belirten Kesici, yurtta zenginlik, dünyada saygınlık aradıklarını söyledi. Devleti yönetenlerin, bu kriterleri gerçekleştirmek için çalışmaları gerektiğini anlatan Kesici, "Bu bütçe, bir yatırım, bir üretim, bir istihdam bütçesi değildir. Bu bütçe, Türkiye'nin geleceğini hazırlamakla yükümlü bir altyapı bütçesi de değildir. Ama bu bütçe, bütün Cumhuriyet tarihinin menfi rekorlar bütçesidir" diye konuştu.
 
İlhan Kesici, 39 milyar dolarlık cari açığının, 44-45 milyar dolarlık faiz ödemesinin, 65 milyar dolarlık dış ticaret açığının, Cumhuriyet tarihinin en menfi rekorları olduğunu savunarak, "Allah, bu memleketi, bu devleti, bu aziz milleti, bu menfi rekorlardan korusun. CHP Grubu olarak bütçeye ret oyu vereceğiz" dedi.
 
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, TBMM Genel Kurulu'nda 2008 Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısı üzerindeki görüş ve eleştirileri cevapladı.
 
Çiçek, siyasetlerinin sorunları erteleme, halının altına süpürme siyaseti olmadığını ifade ederek, "Bugüne kadar sorunlarla yüzleşmekten korkmadık, bundan sonra da korkmayacağız. Halkın değişim talebinden doğduk, bu taleplere cevap verdik. Toplumu, yok sayan, siyah-beyaz bir Türkiye tasarlayan, dünyaya sırt çeviren anlayışların diline, felsefesine teslim olmadık ve olmayacağız" dedi.
 
Çiçek, Türkiye'nin sinir uçlarına dokunmadan siyaset yapılamayacağını düşünenlerin yanıldığını savunarak, "Halkın değerlerini, halkın yaşama üslubunu devletin değerleriyle karşı karşıya getirmek isteyenler kesinlikle yanılıyorlar" diye konuştu.
 
"Türkiye'nin siyaset erbabı da aydını da bilim adamı da bu yorucu, yıpratıcı, tüketici sinir harbini bırakmak zorundadır" diyen Çiçek, "Sinir harbinin, kavganın, gerilimin kimseye zerre kadar faydası yoktur. Ayrıştırıcı, çatışmacı, marjinal, aşırılıkları besleyen siyaset yöntemlerini bu millet tasvip etmiyor. Bütün bunlardan ders çıkarmak zorundayız" dedi.
 
"Hayırla yadedilmek için milletin rotasına girmek zorunda olduklarını" ifade eden Çiçek, "Gelin daha medeni, daha adil, daha müreffeh bir Türkiye için, daha çok kenetlenmiş bir toplum için yüreklerimizi birleştirelim" çağrısında bulundu.
 
Cemil Çiçek, bölücü terör örgütünün, zemin kaybetmek korkusuyla paniğe kapıldığını söyledi. Türkiye'nin, terör örgütünü toplumdan tecrit etme mücadelesinde yeni bir safhaya girdiğini bildiren Çiçek, "Terör örgütünü içerde ve dışarda tam olarak izole etmeyi, sosyal, lojistik, finansal ve psikolojik bütün destekleri kesmeyi başarmak için yoğun bir gayretin içindeyiz" dedi.
 
Sınır ötesi operasyonun ne zaman, ne şekilde ve hangi kapsamda yapılacağının, askeri boyutuyla teknik bir konu olduğunu bildiren Çiçek, operasyonel hiçbir bilgiye sahip olmadan askeri harekatla ilgili eleştiri ve polemik üretmenin, ciddiyetle bağdaşmadığını söyledi. Yorum Yaz | Yorumları Oku
Servisler » iPhoneMobilHaber SMSGörüntülü HaberFacebookTwitterSitene Ekle
Okuyucu Yorumları Yorum Yaz

Diğer Haberler

ADnet

Diğer Haberler

Reklam

En Popüler

En Popüler

Reklam