AKP, 6 yıllık iktidar döneminin özellikle 5 yılında neredeyse son 20 yılın en başarılı ekonomik performansına imza attı.
Enflasyon 1995-2001 arasında yüzde 70'lerde seyrederken, bu hükümet döneminde yüzde 10'lara düştü.2001-2007 yıllarının büyüme ortalaması yüzde 7.6 oldu.Türkiye bu sayede son yılların en hızlı büyüyen birkaç ülkeden biri oldu.
Bu parlak ekonomik performans son birkaç ayda hızla düşmeye başladı.
Son 5 yılın başarısını küresel sermayenin yükselen piyasalara akış hızına bağlayanlar haklı mıydı acaba?
22 Temmuz 2007 seçimlerinden sonra AKP önce 'reformcu' kimliğini kaybetti, sonra pek çok konuda inisiyatifi elinden kaçırmaya başladı, 'büyük ekonomik kriz’de ise tam anlamıyla ‘gözüne far tutulmuş bir tavşan gibi’ kalakaldı.
Herkes artık hemfikir ki, dünya 1929'dan bu yana görülen en büyük 'ekonomik buhran'la karşı karşıya.
Böyle bir krizden bütün dünya ekonomileri farklı derecelerde olumsuz etkilenecek.
Bu doğal, ama krize bütün dünya aynı teşhisi koyarken, piyasalara güven verilmesi gerekirken bu kadar "çelişkili açıklamalar" yapmanın ve bu derece "rehavet hâli' görüntüsü vermenin izâhı zor.
Hükümet silkinip yeniden 'hükümet gibi' çalışmaya başlamalı.
Başbakan’ın ekonomi kurmaylarını ve danışmanlarını gözden geçirmesinde yarar olabilir.
Bu gözden geçirmeye de, krizin giderek derinleşmekte olduğu bir sırada kendisine 'kriz tepe noktasını aşıp inişe geçti' diye demeç verdirenlerden başlayabilir.