KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, Kıbrıs'ta 4 yılı aşkın süren durgunluğun ardından, kapsamlı Kıbrıs müzakerelerinin prosedürünü belirlemek amacıyla bugün Lefkoşa ara bölgede bir araya geldi.
BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Misyon Şefi Taye-Brook Zerihoun'un resmi ikametgahında yapılan görüşmeye, BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer da katıldı.
İlk açıklamayı yapan Downer, görüşmenin samimi bir ortamda yapıldığını belirtti ve liderlerin bazı sorulara yanıt verebileceğini söyledi.
Rum yönetimi lideri Hristofyas'a Talat ile görüşmesinde "bir sürprizle karşılaşıp karşılaşmadığı" soruldu. Rum lider, "Çok da sürpriz değil. Her zamanki gibi" dedi.
Hristofyas, Kıbrıs'ta "sınırların yıl sonuna kadar kaldırılıp kaldırılamayacağına" ilişkin bir soru üzerine, bu amaçla yola çıktıklarını, iki tarafın mümkün olan en kısa zamanda sonuca ulaşma arzusunda olduğunu ifade etti.
Hristofyas, "Ne ben, ne de Talat yarın, sonraki gün başarıya ulaşacağımızı garanti edemeyiz. Ortak bir zeminde hedefe ulaşmamız gerekiyor" dedi.
"Dostum Dimitri..."
KKTC Cumhurbaşkanı Talat da dört yıllık bir sessizlik döneminden sonra müzakerelere yeniden başladıklarına işaret etti.
Talat, Türk ve Rum temsilcilerin görüşmeyi sürdüreceklerini belirterek, bu görüşmeleri bir an önce sonlandırmayı istediklerini söyledi.
Hristofyas'a "Dostum Dimitri" diye hitap eden Talat, Ankara'nın da çözüm sürecini desteklediğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Talat, "
Ankara askerini adadan çekmeyi kabul edecek mi" sorusuna ise "
Ankara'ya ne olmuş hep
Ankara'dan bahsediyorsunuz.
Ankara zaten çözümü destekliyor" karşılığını verdi.
BM Genel Sekreteri Mun'un mesajı
Liderlerin gazetecilerin soruları yanıtlamasının ardından Downer, BM Genel Sekreteri Ban Ki-Mun'un mesajını okudu.
Mun, mesajında, Talat ve Hristofyas'ın tam müzakereleri başlatmasınımemnuniyetle karşıladığını ifade ederek, liderlere bu amaç doğrultusunda "ciddi bir çalışma ve adanmışlık" diledi.
Mun, müzakerelerin sonunda başarılı bir çözümbulunması dileğinde bulunarak, BM'nin her iki tarafın çabalarını da desteklediğini kaydetti.
"Bu tarihsel adımın birlikte atılmasını" desteklediğini bildiren Mun, "Ada'nın yeniden birleştirilmesi ve Kıbrıs adasında yaşayan bütün halkların çıkarına olan bir birleşme olmasını" istediklerini belirtti.
Görüşmeye saat 10.05'te Hristofyas, bir dakika sonra da Talat geldi. Liderleri Zerihoun karşıladı. Liderler, görüntü vermeden toplantıya geçti. Görüşmeye, Talat'ın BM ve AB ile Müzakerelerden Sorumlu Temsilcisi Özdil Nami ile Rum Başkanlık Komiseri Yorgos Yakovu da katıldı.
Kıbrıs Türk tarafı yoğun bir görüşme süreci talep ederken, Kıbrıs Rum tarafı zamana yayılmış bir görüşme sürecinden yana. Talat ve Hristofyas, 21 Mart'ta başlayan yeni süreç kapsamında bugün 5'inci kez bir araya geldi.
"Daha ileriye gidemeyiz"
Hristofyas'ın, bugün KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Misyon Şefi Taye-Brook Zerihoun'un resmi ikametgahında yaptığı ve BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer'ın da katıldığı görüşmenin başındaki konuşmasının metni, BM tarafından basına dağıtıldı.
"İki toplumlu, iki bölgeli federal çözüm Makarios'un verdiği büyük bir tavizdi" diyen Hristofyas, "Bu tavizle Kıbrıslı Rumlar limitlerini tüketmiştir ve daha ileriye gidemez. Ne konfederasyon ne de 'bakir doğum' aracılığıyla ikidevletin yeni bir ortaklığı kabul edilebilir. Federal çözüm, iki toplumun ortaklığı şeklinde olacaktır" ifadesini kullandı.
"Bir anlaşmanın zemininin, üniter devletin federal bir devlet halinegelmesini öngören 1977-1979 Doruk Anlaşmaları'nda tarif edildiğini" kaydeden Hristofyas, kendilerini, "BM'nin iki bölgeli, iki toplumlu, Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararlarında tarif edildiği şekliyle siyasi eşitliğe, tek egemenliğe, tek vatandaşlığa ve tek uluslararası temsiliyete sahip federasyon çözümünü savunan ilgili kararlarının yönlendirmesi" gerektiğini ifade etti.
Hristofyas, "Bugün başlamakta olduğumuz bu kapsamlı müzakerelerde; bu prosedürde bugüne kadar bizlere eşlik eden temel ilkeleri güvence altına almamız, BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu aracılığıyla; hakemlik ve suni takvimler olmadaneş zamanlı ayrı referandumlarda halkın onayına sunulacak bir uzlaşı çözümüne ulaşmamız, prosedürün sorumluluğunun Kıbrıslılara ait olmasını ve sonuçlarının da Kıbrıslılar tarafından Kıbrıslılar için bir Kıbrıs çözümü olacağını güvence altına almamız hayati önem taşıyor. Daha önceki bütün prosedürlerde olduğu gibi bu prosedürde korunması gereken diğer bir temel ilke de her şey üzerinde anlaşana kadar hiçbir şeyüzerinde anlaşılmış sayılmayacak olmasıdır" dedi.
Talat'ın konuşmasından...
Talat ise konuşmasında, BM'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde tam teşekküllü müzakerelerin başlamasıyla sürecin yeni bir aşamaya girdiğini ifade ederek, bu noktaya ulaşmanın kolay olmadığını, 4 yıllık çıkmazın ardından çok çalışarak ve ısrarlı tutum sayesinde bu aşamaya gelindiğini belirtti.
Yeni bir ortaklık kurulması çalışmalarında, her iki tarafın da sorununbelirli yönleriyle ilgili farklı görüşleri bulunacağının bilincinde olduklarına işaret eden Talat, bu sorunların başa çıkılmaz olmadığını ve her iki tarafın iyi niyet ve uzlaşmacı tutumuyla aşılabileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Talat, BM gözetiminde 40 yıldır devam eden müzakerelerde sonuca ulaşılmış olmamasına rağmen, bu durumun anlaşmanın ana parametrelerini şekillendirdiğini ve büyük bir çalışmanın ortaya çıktığını söyledi.
İki liderin 23 Mayıs ve 1 Temmuz Anlaşmaları'nda, Kıbrıs Türk ve Rumkurucu devletlerin eşit statüye sahip olduğu ana yapıyı oluşturmayı başardığınıdile getiren Talat, "sıfırdan başlanmayacağı için, anlaşmaya ulaşmanın zaman almayacağını" kaydetti.
"Yıl sonuna kadar çözüm"
KKTC Cumhurbaşkanı Talat, "güçlü bir kararlılıkla kapsamlı çözüm planınayıl sonuna kadar ulaşılabileceği görüşünü" yineledi. 23 Mayıs ve 1 Temmuz anlaşmalarında anlaşılan konuların dışında büyük önem verdikleri 1960 Garanti ve İttifak Anlaşmaları'nın devamının, bir anlaşmanın gerekli unsuru olduğuna dikkat çeken Talat, bir tarafın diğeri üzerinde yetkiileri sürmemesi gerektiğini belirtti.
Talat, gerek Kıbrıs'ta taraflar arasında, gerekse Türkiye ile Yunanistanarasında denge kurulmasına önem verdiklerini vurguladı. Talat, "Bunlar ve geriye kalan konularla ilgili olarak ortak bir zemine ulaşacağımız ve Kıbrıslı Türk ve Rumlar'ın siyasi eşitliğine saygılı bir anlaşma planında anlaşacağımızdan ümitliyim" dedi.
Talat, eş zamanlı ve ayrı ayrı yapılacak referandumla Kıbrıs Türk veRumları'nın onayının alınacağına işaret etti.KKTC Cumhurbaşkanı, Kıbrıs'ta varılacak bir anlaşmanın, Doğu Akdeniz'de sürdürülebilir barış ve refah getireceğini ve Kıbrıslı Türk ve Rumların ABüyeliğinin faydalarından birlikte yararlanmasına imkan sağlayacağını kaydetti.
BM'nin başlayan yeni sürece katkısına da dikkat çeken Talat, Alexander Downer'in BM Genel Sekreteri Özel Danışmanlığı'na atanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Talat, Downer'in atanmasının, BM'nin sürece aktifolarak yer alacağının bir göstergesi olduğuna işaret etti.
Cumhurbaşkanı Talat, zamanın anlaşmanın aleyhine çalıştığını belirterek, iki liderin süregelen soruna kısa sürede çözüm bulmak gibi tarihsel sorumluluğu bulunduğunu söyledi.Talat, "Adamız, çok uzun süredir problem ve anlaşmazlıkla anılıyor. Yapıcı ve olumlu müzakerelerde bulunmak ve adamızı barış adasına dönüştürmek zorundayız" dedi.
Süreç 21 Mart'ta başladı
Talat ve Hristofyas, Kıbrıs Rum kesiminde şubat ayında yapılan liderlik seçimlerinin ardından başlayan yeni süreç çerçevesinde 21 Mart, 23 Mayıs, 1 Temmuz ve 25 Temmuz'da 4 kez bir araya geldi. Annan planı için 24 Nisan 2004'de yapılan referandumda Rumların çözüm planını reddetmesinin ardından durgun döneme giren Kıbrıs sorununu müzakere süreci, Kıbrıs Rum kesimindeki lider değişikliğiyle hareketlenmeye başladı.
Kıbrıs Rum kesiminde 24 Şubat'ta yapılan ikinci tur seçimlerde Rum MeclisBaşkanı ve AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas'ın, yüzde 53.36 oy alarak, Kıbrıs Rum halkının yeni lideri olması adada "çözüm rüzgarı" estirdi.
Talat ile Hristofyas, yeni süreç çerçevesinde ilk olarak 21 Mart'ta bir araya geldi. BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Michael Möller'in ara bölgedeki ikametgahında düzenlenen ve yaklaşık 3.5 saat süren görüşmede liderler, 3 ay sonra bir araya gelmeyi kararlaştırdılar.
Liderler, Lokmacı Kapısı'nın da teknik olarak mümkün olan en kısa sürede açılması için uzlaşmaya vardılar.BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Möller, 21 Mart görüşmesinin ardından her iki lider adına yaptığı açıklamada, liderlerin bir dizi çalışma grubu ve teknik komiteler kurmak, gündemlerini belirlemek ve bunu mümkün olan en hızlı şekilde yapmak üzere danışmanlarının bir hafta içinde buluşmasına karar verdiklerini bildirdi.
Talat ile Hristofyas'ın teknik komitelerin varacağı sonuçları kullanarak, BM Genel Sekreteri gözetiminde tam teşekküllü müzakereleri başlatmak konusunda anlaştıklarını belirten Möller, liderlerin resmi müzakerelere başlamadan önce de gerektiği sürece ve gerektiği zaman buluşmak konusunda fikirbirliğine vardıklarını kaydetti.
Orgeneral Büyükanıt'ın ziyareti
Talat ile Hristofyas'ın bu görüşmesinin ardından 26 Mart'ta KKTC'ye önemli bir ziyaret oldu. Cumhurbaşkanı Talat'ın davetlisi olarak KKTC'ye gelen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Türk askerinin Kıbrıs'ta barışiçin bulunduğuna, 1974'ten beri de barışı sağladığına dikkati çekti ve "adil ve kalıcı barış sağlanana kadar bu kutsal görevin devam edeceğini" vurguladı.
KKTC Cumhurbaşkanı Talat da Türk askerinin adada uluslararası garanti veittifak anlaşmalarıyla görev yaptığını, adil ve kalıcı bir barış sağlanıncaya kadar da bu görevini yerine getirmeye devam edeceğini söyledi.
Komiteler oluşturuldu
Aynı günlerde, Talat ile Hristofyas'ın 21 Mart görüşmesinde vardığı mutabakat uyarınca başlayan yeni süreçte taraflar 6 çalışma grubuyla 7 teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Kıbrıs sorununun özüne ilişkin konuları ele alacak olan çalışma grupları şöyle belirlendi:
1- Yönetim ve Güç Paylaşımı
2- AB Konuları
3- Güvenlik ve Garantiler
4- Toprak
5- Mülkiyet
6- Ekonomik konular
İki taraf arasındaki günlük konular üzerinde çalışma yapacak teknikkomitelerin başlıkları ise şöyle oldu:
1- Suç/Suça İlişkin Konular
2- Ekonomik ve Ticari Konular
3- Kültürel Miras
4- Kriz Yönetimi
5- İnsani Konular
6- Sağlık
7- Çevre
23 Mayıs görüşmesi
Talat ile Hristofyas, 23 Mayıs'ta yeniden bir araya geldiler. İki lider bu görüşmede çalışma grupları ile teknik komitelerin çalışmalarını gözden geçirdi ve haziran ayının ikinci yarısında yeniden bir araya gelerek, yeni bir değerlendirme yapmaya karar verdi.
Siyasi eşitliğe dayalı 2 bölgeli 2 toplumlu federasyona bağlılıklarını yeniden teyit eden liderler, ortaklığın, eşit statüdeki Türk ve Rum kurucu devletlerinin oluşturacağı, tek uluslararası kimlikli, federal bir hükümetiolması konusunda hem fikirler.
Rum lider Hristofyas, Kıbrıs'ın uluslararası kimliğinin, "Kıbrıs Birleşik Federal Cumhuriyeti" (United Federal Republic of Cyprus) olması konusunda ortak tutumları olduğunu söyledi. BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs'taki yeni Özel Temsilcisi Taye-Brook Zerihoun'un ara bölgedeki ikametgahında yapılan 3 saatlik görüşmeden sonra ikilider ortak açıklama yaptı.
Zerihoun'un okuduğu açıklamaya göre liderler, BM Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararlarında tanımlanan siyasi eşitliğe dayalı 2 bölgeli, 2 toplumlu federasyona bağlılığını yeniden teyit etti.
Açıklamada, ortaklığın, eşit statüdeki Türk ve Rum kurucu devletlerinin oluşturacağı, tek uluslararası kimlikli, federal bir devlet olacağı belirtildi.Açıklamaya göre, liderler ayrıca, temsilcilerine, 15 gün içinde teknik komitelerin sonuçlarını gözden geçirme talimatı verdi. Liderler, yeni bir değerlendirme yapmak amacıyla haziran ayının ikinci yarısında yeniden bir araya gelmeye karar verdi.
Rumlar İngiltere ile memorandum imzaladı
Yeni süreç devam ederken, Kıbrıs Rum kesimi ile İngiltere 5 Haziran'da karşılıklı anlayış memorandumu imzaladı.Hristofyas ile İngiltere Başbakanı Gordon Brown arasında Londra'da imzalanan memorandumda, Kıbrıs sorununun çözümünde "iki bölgeli, iki toplumlu federasyona" atıfta bulunuldu.
Talat, memorandumun, Hristofyas ile vardıkları mutabakatın dışındaolduğunu belirterek, "İngiltere'nin yaklaşımının çözüme yardımcı olmayacağını,sadece engelleyeceğini" söyledi. Memoranduma Ankara da tepki gösterirken, Dışişleri Bakanlığı bu metni,"Ada'da adil çözüm arayışına gölge" olarak niteledi.
1 Temmuz görüşmesi
Talat ile Hristofyas'ın 21 Martta yaptığı görüşmede varılan mutabakatuyarınca oluşturulan teknik komitelerde anlaşmaya varılan önlemler de 20 Haziran'da açıklandı.
KKTC Cumhurbaşkanı Talat'ın BM ve AB ile Müzakerelerden Sorumlu Özel Temsilcisi Özdil Nami ile Rum başkanlık komiseri Yorgos Yakovu düzenledikleribasın toplantısında bu önlemleri açıkladılar. 6 maddeden oluşan önlemler, kültürel mirasın korunmasına yönelik eğitim programları, yol güvenliği,ambulansların karşılıklı geçişleri, ortak sağlık komitesi kurulması, çevre eğitimi ve atıklarla ilgili çalışmalar yapılmasını içeriyordu.
İki tarafın liderleri 1 Temmuz'da yeniden bir araya gelerek, 4.5 saat görüştüler. BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Zerihoun, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, liderlerin, "tek egemenlik ve tek vatandaşlıkkonusunda prensipte anlaştığını" bildirdi.
Zerihoun, liderlerin, uygulamayailişkin detayları kapsamlı müzakerelerde ele alma konusunda da uzlaştığını açıkladı. Liderler, 1 Temmuz görüşmesinde ilk kez teknik komite ve çalışmagruplarının faaliyetlerini gözden geçirirken, 25 Temmuz'da yeniden bir araya gelerek, çalışma grupları ile teknik komitelerin çalışmalarını son kez gözdengeçirmeyi kararlaştırdılar.
Başbakan Erdoğan KKTC'de
Ada'da taraflar 25 Temmuz görüşmelerine hazırlanırken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, beraberinde 8 bakandan oluşan kalabalık heyetle 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlama etkinliklerine katılmak üzere KKTC'yi ziyaret etti.
Ziyaret ve bu çerçevede yapılan açıklamalar KKTC'de memnuniyet, Rum kesiminde ise tepkiyle karşılandı. Erdoğan, Talat ile düzenlediği ortak basıntoplantısında, "Kıbrıs'ta çözüm Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında, BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde, adadaki gerçeklere dayanan iki eşit halk, bunun altını özellikle çiziyorum ve iki kurucu devlet arasında oluşturulacak, yeni bir ortaklık ilişkisi çerçevesinde bulunacaktır" diye konuştu.
Talat da Kıbrıs Türk halkının kendi asli kurucu yetkilerini kullanarak, egemenlikteki eşit ortaklığını tescil edeceği bir çözümü amaçladığını belirterek,"Rum egemenliğine yama olmak ya da egemenliği Rum tarafına bırakmak bizim için asla söz konusu değildir" dedi.
25 Temmuz görüşmesi
Talat ve Hristofyas, 25 Temmuz'da, Zerihoun'un ikametgahında yaklaşık 2 saat süren görüşmede, Kıbrıs konusundaki kapsamlı müzakerelerin 3 Eylül'de başlamasını kararlaştırdı.
Görüşme sonunda, hazırlanan ortak açıklamayı Zerihoun okudu. BM'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde yürütülecek müzakerelerde, Kıbrıs sorununa, "Kıbrıs Türk ve Rumların temel ve meşru hak ve çıkarlarını koruyacak,karşılıklı kabul edilebilir çözüm" amaçlanacak ve "üzerinde anlaşmaya varılacak olan çözüm, ayrı ayrı ve eş zamanlı olarak referanduma sunulacak.
"Teknik komitelerle çalışma gruplarının çalışmalarını son kez gözdengeçiren Talat ile Hristofyas, Çevre, Kültürel Miras, Kriz Yönetimi ve Suç ile Suça ilişkin konularla ilgili 16 yeni önlem alınmasını da onayladı. İki lider, aralarında doğrudan teması kolaylaştıracak güvenli bir telefon hattı kurmayı kararlaştırdı.
Liderler ayrıca, Yeşilırmak ve diğer geçiş noktaları ile ilgili konuları ele almaları yönünde temsilcilerine talimat verdi.
16 maddelik önlemler
Liderlerin 25 Temmuz görüşmesi sonrasında açıklanan ve "hemen ve tamamen uygulanması için talimat verdiği" önlemler şöyle:
- Ara bölgedeki yasa dışı çöp alanlarının ortadan kaldırılması veetkilenen alanların iyileştirilmesi için işbirliği yapılması,
- Çevre uzmanları arasında tecrübe ve bilgi paylaşımı konusunda işbirliğiyapılması,
- Orman yangınlarının önlenmesi için işbirliği yapılması,
- Atık yönetimi -bertaraf edilmesi ve geri kazanımı,
- Su tasarrufu konusunda bilincin artırılması,- Kıbrıs'taki maden ve taş ocakları faaliyetleri konusunda ortak biryaklaşım geliştirilmesi için işbirliği yapılması,
- Biyolojik çeşitliliğin ve doğanın korunması,
- Deniz kirliliğinin yönetimi ve kontrolü,
- Kimyasal kirliliğin yönetimi ve kontrolü,
- Asbest kirliliğinin yönetimi ve kontrolü,
- Artık kullanılmayan kirli alanların yönetimi ve kontrolü,
- Kıbrıs'ın taşınmaz kültürel mirasının tam listesinin derlenmesi,
- İki pilot restorasyon projesinin hayata geçirilmesi,
- Eğitici interaktif bir bilgisayar programının geliştirilmesi,
- Kriz durumlarında işbirliği için mekanizmalar kurulması,
- Suç ve suça ilişkin konularda bilgi ve istihbarat paylaşımı yapılması.
Downer Ada'yı ziyaret etti
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer, temmuz sonunda adayı ziyaret etti ve temaslarının sonunda, 29 Temmuz'da basın toplantısı düzenledi. Kıbrıs'a ilk ziyaretinden "cesaretlendiğini" belirten Downer, "Ortada iyive umut verici bir çerçeve var" dedi.
Ada'da petrol gerginliği
Kıbrıs Rum yönetiminin, Kıbrıs adası ile Mısır arasındaki deniz bölgesinde bulunabilecek muhtemel petrol yataklarının araştırılması çalışmalarına 2009 yılının başlarında başlayacağı yönündeki haberler, Kıbrıs Türk tarafında, 3 Eylül öncesi "kışkırtıcılık ve sorumsuzluk" olarak nitelendi. Kıbrıs Türk tarafı,haklarından hiçbir şekilde taviz vermeyeceğini açıkladı.
Talat Ankara'da
Cumhurbaşkanı Talat, müzakereler öncesi son durumu değerlendirmek ve Genelkurmay Başkanlığı devir teslim törenine katılmak üzere 28 Ağustos'ta Ankara'yı ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ali Babacan'la Çankaya Köşkü'nde değerlendirme toplantısı yapan Talat, Cumhurbaşkanı Gül ile ortak basın toplantısı düzenledi. Türkiye'nin garantörlüğünün Kıbrıslı Türkler açısından vazgeçilmez ve hayati olduğunu söyleyen Talat, Hristofyas'ın "kurallara aykırı olarak bazı şeyleri cebine koyduğunu" belirterek, ancak müzakerelerin masada ve yüz yüze olacağını vurguladı. Talat, Hristofyas'ı basın oluyla değil, yüz yüze görüşmeye çağırdı.
Cumhurbaşkanı Gül de Kıbrıs meselesinin Kıbrıslı Türkler açısından çok daha haklı ve meşru olduğunu anlatarak, Türkiye'nin adada yeni problemler çıkmasını istemediği için garantörlükte ısrar ettiğini kaydetti. Gül, 3 Eylül'de başlayacak müzakere sürecinde, Cumhurbaşkanı Talat'ın ısrarlı, samimi ve yapıcı tavrının rolüne de işaret etti.-
Rumların ayin gerginliği
Kıbrıslı Rumlar, Güzelyurt'ta bulunan Ay. Mamas kilisesinde 2 Eylül'de yapmayı planladığı ayin için, resmi geçiş kapısı olmayan Yeşilırmak üzerinden KKTC'ye geçiş yapma talebinde bulundu.
KKTC, Rumlara BM aracılığıyla Yeşilırmak'tan toplu geçişin "teknik olarak mümkün olmadığı" yanıtını verdi. Liderler buluşmasının hazırlığını yapmak üzere 29 Ağustos'ta yapılan Nami-Yakovu görüşmesi, Türk tarafının olumsuz yanıtı nedeniyle yarıda kaldı ve Yakovugörüşmeyi terk etti. Rumlar da kararı protesto için ayini iptal etti.
Rumların liderler görüşmesi öncesinde gerginlik oluşturma gayretlerineTalat yanıt verdi ve konunun abartıldığını söyledi. Talat, bu konunun kapı açılması veya müzakerelerle alakasının olmadığını belirterek, "Münferit bir olay bu kadar abartılırsa konu abartanlar tarafından çözüme engel haline getirilir" dedi.