İran Silahlı Kuvvetleri, ülkenin batısında kara ve hava gücünün katılımıyla geniş kapsamlı bir tatbikat yapacak.
Tatbikatın, savunma gücünü artırmayı ve ordunun hazırlık kabiliyetini takviye etmeyi amaçladığı belirtildi.
Tatbikatta yerli yapım son
teknoloji ürünü silah, teçhizat ve diğer askeri donanımların ilk kez deneneceği kaydedildi.
Taarruz, keşif, düşman saldırılarına karşı koyma safhalarından oluşacak tatbikattaki nihai hedefin, "
İran'ın caydırıcı gücünü göstermek" olduğu ifade edildi.
Daha önceki tatbikatlarİran Silahlı Kuvvetleri ve Devrim Muhafızları, 8-13 Temmuz'da Basra Körfezi'nde kara, hava ve deniz unsurlarının katılımıyla büyük bir tatbikat yapmıştı.
Savaş gemileri, denizaltılar, hücum botları, savaş uçakları, taarruz helikopterlerinin de görev aldığı tatbikatta 2 bin kilometre menzilli Şahap-3 füzelerinin yeni versiyonları denenmişti.
İran Silahlı Kuvvetleri ve Devrim Muhafızları'nın 15-18 Eylül'de ülke genelinde yaptığı savunma amaçlı tatbikatta, hava savunma ve füze savar sistemleri test edilmişti.
İran Silahlı Kuvvetleri, en son 15-20 Ekim'de Tebriz semalarında yüzlerce avcı, bombardıman ve keşif uçaklarının katılımıyla taarruz amaçlı büyük bir tatbikat icra etmişti.
Tatbikatta F4, F5, F7, F14, Rus yapımı Sukhoi 24, Mig 29 ve
İran yapımı Saege savaş uçaklarının yanı sıra havada yakıt ikmali yapabilen
Boeing 707 tanker uçakları görev almıştı.
İran askeri tehditle karşı karşıyaİran, BM Güvenlik Konseyi'nin yaptırım kararlarına ilaveten,
ABD ile
AB'nin ekonomik, siyasi ambargoları, tecrit politikaları, Washington ve Tel Aviv yönetimlerinin askeri tehditleriyle karşı karşıya bulunuyor.
Tahran yönetiminin, peş peşe yaptığı tatbikatlarla "olası bir
ABD ve
İsrail askeri saldırısına karşı koyabilecek güçte olduğunu" göstermek istediği belirtiliyor.
İsrail'in geçen yaz Akdeniz'de yüzlerce savaş uçağının katılımıyla yaptığı uzun menzilli hava tatbikatının, "
İran'a saldırının bir provası" olduğu dünya basınında yer almıştı.
İran, tehditlerin hayata geçirilmesi halinde dünya petrollerinin yüzde 40'ının
transfer edildiği Hürmüz Boğazı'nı kapatabileceğini, bölgedeki 32
ABD askeri üssünü ve
İsrail'in her noktasını vurabileceğini ilan etmişti.