İndex

"% 30 katkı payı sınırı yeniden görüşülebilir"

"% 30 katkı payı sınırı yeniden görüşülebilir"

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
  • Çelik: "Paket fiyat uygulaması ile ilgili yeni tebliğ yolda"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, hastalardan alınan yüzde 30'luk katkı payı sınırının yeniden görüşülebileceğini söyledi.

Bakan Çelik, özel sağlık kuruluşu temsilcileriyle yaptığı toplantıda, Danıştay'ın iptal ettiği "paket fiyat" uygulamasını da gündeme getirdi. Çelik, bu konuda yeni bir tebliğin hazırlandığını belirtti.

Çelik, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, sağlıklı yaşam hakkının en temel insan haklarından biri olduğunu ve sosyal devletin bu hakkı teminat altına almakla görevli olduğunu vurguladı.

Bu amaçla, 2002 yılından bu yana hastanelerin birleşmesi, ilaçların serbest eczanelerden alınması, sağlık karnelerinin kaldırılması, yatan hastaların ilaçlarının hastanelerce temin edilmesi, SSK ve Bağ-Kurluların üniversite ve özel hastanelere gidebilmesi gibi insan merkezli birçok düzenlemeyi hayata geçirdiklerine işaret eden Çelik, geçen sürede hastanelerdeki hengamelerin ortadan kaldırılması ve sağlık hizmetinin eşit sunumunda önemli mesafeler aldıklarını söyledi.

Artık bu hizmetlerin niteliğini daha da artırmayı tartıştıklarını dile getiren Çelik, 15 Haziran 2007'de Sağlık Uygulama Tebliği'nin (SUT) yürürlüğe girmesiyle farklı uygulamaların önemli ölçüde ortadan kaldırılması konusunda ilk önemli adımın atıldığını, Genel Sağlık Sigortası (GSS) ile tüm vatandaşları kapsayan eşitlikçi bir sistemin hayata geçirildiğini kaydetti.

Çelik, "GSS ile AB'nin en geniş teminat paketine sahip bir sağlık sistemine Türkiye kavuşmuş bulunmaktadır" diye konuştu.

Tüm nüfusunu kapsayan GSS uygulamasına, 1 Ekim'den itibaren geçileceğini anımsatan Çelik, GSS ile hayata geçen bir diğer uygulamanın da özel sağlık kuruluşlarının vatandaşlardan alacağı fark ücretinin sınırlandırılmasına ilişkin olduğunu belirtti.

"Komisyon önümüzdeki cuma toplanacak"

Sağlık Hizmetlerini Fiyatlandırma Komisyonu'nun, önümüzdeki cuma günü toplanarak çalışmalarına başlayacağını bildiren Çelik, bu komisyonun çalışmaları neticesinde SGK'nın sağlık hizmetlerine karşılık ödeyeceği bedellerin belirleneceğini, özel sağlık kuruluşlarının alacağı katkı payının ise bu fiyatların yüzde 30'u olduğunu söyledi.

Çelik, sağlık hizmetine erişim ve daha nitelikli sağlık hizmeti sunumunda son dönemlerde özel sektörün katkılarının farkında olduklarını dile getirerek, sağlık hizmeti sunumunda özel sektörü çok önemsediklerini vurguladı.

Sağlık sisteminin esas amacının vatandaş memnuniyeti olduğuna dikkati çeken Çelik, bunun yanında finansal açıdan sistemin sürdürülebilirliğinin çok önem taşıdığını ifade etti.

Çelik, "Sağlık hizmetinde rekabet ortamının oluşmasına, kaliteli hizmetin yaygınlaşmasına katkı sağlayan ve her türlü yolsuzluk ve suistimalin dışında kalan özel sağlık hizmeti sunucularına teşekkürü bir borç biliyorum. Arzulamadığımız olumsuz tablolar içerisinde olan sağlık sunucularının ise sonuna kadar takipçisi olacağımızı bir kez daha ifade ediyorum. Bu konuda tüm denetim unsurlarımızın arazide olduklarını da ifade etmek istiyorum" dedi.

"Sizin sorunlarınız bizim sorunlarımız"

Sektörün sorunlarını bildiklerini ve toplantıda bu sorunları konuşup çözüm yollarını birlikte arayacaklarını anlatan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Uygulamadaki aksaklıkları, veriler ışığında fiyat ayarlamaları da dahil hepsini konuşup atılması gereken adımları birlikte atacağız. Ancak tartışma konusu olan yüzde 30'luk fark alımına dayalı olarak SUT'daki fiyatlarla oynamayacağımızı, bu tartışmaların TBMM Genel Kurulu'nda yapıldığı dönemde net bir şekilde ifade ettik.

Yani sırf yüzde 30'a dayalı bir fiyat artışının, yüzde 30'un getirdiği mahsurları ortadan kaldırmaya dayalı bir fiyat artışı, SGK tarafından yapılmayacaktır. Fakat 1 yıllık uygulama ve elimizdeki veriler çerçevesinde nerelerde ne gibi ayarlamalar yapmamız gerekiyorsa buna sonuna kadar açık olduğumuzu, sistemi rehabilite etme açısından bu niyette olduğumuzu ifade etmek istiyorum.

Yani bir sıkıntılı durum var ise bu sıkıntıyı yeni sıkıntılar açarak, sistemi ve kurumu daha da zora sokmak gibi bir yol tercih etmemiz söz konusu olamaz.

Fakat sizin sorunlarınız bizim sorunlarımız, bizim sorunlarımız sizin sorunlarınız. Kurumun çok sağlıklı bir şekilde yaşaması ve ayakta durması gerekiyor ki yaşam kalitesine katkı sağlayalım. Bununla ilgili çok ciddi çalışmalarımız var."

"2-3 ay içerisinde mutlaka tahsil yoluna gideceğiz"

Kurumun 2007 yılı açığının 25 milyar YTL olduğuna işaret eden Bakan Çelik, açığı, hizmetlerin niteliğini koruyarak aşağı çekmenin, bakanlığın asli görevlerinden biri olduğunu vurguladı.

Bu konuda prim borçlarının yeniden yapılandırılmasıyla önemli bir adım atıldığını dile getiren Çelik, "Artık kurum, alacaklarını yıllar sonra tahsil etmeyecek. 'Cari ay' takibini getiriyoruz. 1 Ekim'den sonra alacaklarımızı o ayın sonunda, alamıyorsak, 2-3 ay içerisinde mutlaka tahsil yoluna gideceğiz ve alacağını alan, hesabını bilen, hizmetini de sağlıklı sunan, hesap verebilir bir kurum noktasına gelme zorunluğumuz var" diye konuştu.

Bakan Faruk Çelik, bir gazetecinin, yüzde 30'luk sınırlamada esnekliğe gidilip gidilmeyeceğini sorması üzerine, bu oranın Bakanlar Kurulu tarafından belirlendiğini, herhangi bir değişikliğin de yine Bakanlar Kurulu'nca yapılabileceğini söyledi.

Çelik, şunları kaydetti:
"Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak bu konudaki görüşümüzü bütün sektör çok net bir şekilde biliyor. Bir katına kadar yasaya yansıması konusunda bizim çok ciddi çalışmamız vardı. Yüzde 30 uygulaması ağırlıklı olarak Sağlık Bakanlığı'nın verileri doğrultusunda ortaya çıkan bir tablodur.

Bu konu 1 Temmuz itibarıyla yüzde 30 olarak yürürlüğe girmiştir. Bu Bakanlar Kurulu'nun takdiridir ama şu anda yüzde 30 olarak uygulanacağında bir şüphe yok."

Çelik, paket fiyat uygulamasına ilişkin bir soruyu yanıtlarken de Danıştay'ın bu konuda bir iptal kararı olduğunu anımsatarak, "Kurumdaki ilgili arkadaşlarımız bu iptal gerekçelerini dikkate alarak, çalışmalarını sürdürüyorlar. Önümüzdeki hafta içerisinde iptal gerekçelerini büyük ölçüde karşılayacak bir düzenlemeyi yürürlüğe koyacağız" dedi.

"Gece 12'de çağırsanız ben gelirim"


Faruk Çelik, bir soru üzerine, özel sağlık kuruluşlarındaki usulsüzlüklerle ilgili denetimlerin sürdüğünü, sonuçlarını kamuoyuyla yakın zamanda paylaşacaklarını bildirdi.

Salondaki katılımcılardan birinin, "Uzman hekim olsanız, akşam 18.00'den sonra acil bir hastayı tedavi etmek için evden çağrılsanız, 6 YTL için gelir misiniz?" sorusuna Bakan Çelik, "Ben uzman hekim değilim de gece 12'de çağırsanız ben gelirim" cevabını verdi.

"Yüzde 30, esnetilmeli ya da kaldırılmalı"

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Başkanı Muharrem Usta da Türkiye'de son yıllarda sağlık alanında çok önemli açılımlar ve değişimler olduğunu ve vatandaş açısından eski dönemlerle kıyaslanmayacak düzeyde olumlu yansımalar gerçekleştiğini söyledi.

Bu tablo içerisinde herkesin üzerinde önemle durması gereken konunun sürdürülebilirlik olduğunu ifade eden Usta, Türkiye'nin sağlık sisteminin akıllı bir platformda ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğini belirtti.

Usta, sürdürülebilirlik denilince her şeyden önce, vatandaşın beklentisiyle örtüşen, kabul edilebilir ve sürdürülebilir bir sistemin anlaşılması gerektiğini kaydetti.

Bunun yanı sıra Türkiye'nin en büyük sigortacılık organizasyonunu yapan ve finansmanın en büyük ayağını oluşturan SGK'nın sürdürülebilirliğinin, tüm sistemin sağlıklı çalışabilmesi için gerekli olduğuna işaret eden Usta, sağlık sunucularının hayatlarını sürdürebilmelerinin de sistemin sağlıklı yürümesine bağlı olduğuna dikkati çekti.

Usta, bu bağlamda en önemli konuyu finansmanın sürdürülebilirliğinin oluşturduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Finansmanın sürdürülebilirliğini temin etmek amacıyla katılımcı bir yapılanmadan, sınırlandırıcı bir yapılanmaya doğru geçilmiş olduğunu görüyoruz. Kastetmek istediğim şey, özel sağlık kuruluşlarının yüzde 30 fark sınırlamasına tabi tutulmasıdır.

Tüm sağlık sektörünün ortak kanaati olduğuna inanarak söylüyorum; katılım payının, daha doğrusu hastalardan alınan farkın yüzde 30'la sınırlandırılması, başta SGK'nın bütçesinin sürdürülebilirliğinin önündeki en önemli tehdittir.

Biz SGK'nın bütçesinin sürdürülebilirliğini, kendi hastane bütçelerimizin sürdürülebilirliğinden daha önemli ve öncelikli görmekteyiz. Yüzde 30 sınırlaması, sektörü çok fazla zora sokabilir ama her şeyden öte, SGK için oldukça fazla sıkıntı ortaya çıkaracaktır. Zannediyorum SGK'da bu tablonun son dönemde gelişen sonuçlarını görüyordur."

Muharrem Usta, radikal çözümün, Türkiye'deki sağlık sisteminde yüzde 30 sınırlamasının mutlaka esnetilmesi ya da en önemlisi kaldırılmasından geçtiğini savunarak, şunları söyledi:

"Tartışmanın bu konuda yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Eğer bu kavram tartışılmaz ve bu sınırlar ortadan kaldırılmazsa sanırım Türkiye, Rusya'nın değişim sürecinde Gorbaçov'un söylediği bir sözü bize hatırlatacaktır.

Gorbaçov, bu dönemde, 'Sıraya giren bulduğunu alır, vitrine giren seçtiğini alır' demişti. Türkiye son dönemde sağlık sisteminde vitrine girenin istediğini aldığı bir düzeni yaşıyor. Umuyoruz bu düzen tersine dönmez." Yorum Yaz | Yorumları Oku
Okuyucu Yorumları Yorum Yaz

Diğer Haberler

ADnet

Gezinti

Reklam

En Popüler

En Popüler

Reklam