İndex

TL'den "Yeni" ibaresi kalkıyor

TL'den "Yeni" ibaresi kalkıyor

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren paradan "Yeni" ibaresinin kaldırılacağını ve yeniden "Türk Lirası"na geçileceğini açıkladı.

Yılmaz, "Yeni Türk Lirası'ndan Türk Lirası'na Geçiş Tanıtım Kampanyası"yla ilgili MB İdare Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi.

Yeni paranın daha güvenli ve farklı özelliklere sahip olacağını vurgulayan Yılmaz, YTL'den TL'ye dönüşüm sürecinin 1 yıl olacağını ve 2009 yılı boyunca TL ve YTL banknotlarının birlikte kullanılacağını söyledi.

Yılmaz, bu süre boyunca para değişiminin de tüm banka şubelerinden yapılabileceğini kaydetti.

Durmuş Yılmaz, yeni banknotların tanıtımı için düzenlenen kampanyanın sloganının "Türk Lirası Geliyor, Paramız Yenileniyor" olarak belirlendiğini kaydederek, tanıtımın bu sloganla tüm radyo, TV'lerde ve internette yapılacağını söyledi.

Para reformunun birinci aşamasının 1 Ocak 2005 yılında paradan 6 sıfır atılıp YTL'ye geçilmesiyle yapıldığını anlatan Yılmaz, reformun ikinci ve son aşamasının ise "Yeni" ibaresinin kaldırılıp, paranın asli ve geleneksel adına, yani TL'ye dönmekle yapılacağını söyledi.

TL ve Kr adını alacak olan banknot ve madeni paraların, yenilenen tasarımları, değişen boyutları ve gelişmiş güvenlik özellikleriyle 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren kullanılmaya başlayacağını vurgulayan Yılmaz, YTL banknot ve paraların 2009 yılı boyunca TL banknot ve madeni paralarla birlikte tedavülde olmaya devam edeceğini bildirdi.

Yılmaz, "YTL banknotlarının ve madeni paraların tedavül süresi 31 Aralık 2009 günü sona eriyor. Bu tarihten sonra banknotlar 10 yıl (31 Aralık 2019), madeni paralar ise 1 yıllık zaman aşımı süresi boyunca, Merkez Bankası ve Ziraat Bankası şubelerinden kabul edilecektir. Bu nedenle, yurttaşlarımızın değişim için acele etmelerine gerek yoktur. Bu değişim kendi dinamiği ile gerçekleştirilecektir" diye konuştu.

TL'lerin kupür kompozisyonu ve güvenlik özellikleri

1 Ocak 2009 tarihinde dolaşıma çıkartılacak olan TL banknotlar ile halen dolaşımda bulunan YTL banknotlar arasında boyut, tasarım, renk ve güvenlik özellikleri açısından temel değişiklikler olacağını anlatan Yılmaz, banknotların kupür kompozisyonu ve güvenlik özelliklerinin 3 Ekim 2008 tarihinde düzenleyecekleri bir basın toplantısı ile açıklayacaklarını bildirdi.

Yeni banknotlarda görme engelli vatandaşlar için gerek farklı boyutlardaki tasarımları, gerekse etkin olarak kullanılan kabartma özellikleri ile temel ayırt edici özelliklerin güçlendirildiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:

"Burada şunu belirtebilirim ki, yeni banknotlarımız gerek tasarımları, gerek boyutları, gerekse ilave güvenlik özellikleri bakımından önemli yenilikler içermektedir. Yeni banknotlarımızın kendi iç bütünlüğü olan bir seri olarak tasarlanmış olması, bankamıza bazı bütünsel değişiklikleri gerçekleştirme fırsatı da sunmuştur.

Ayrıca, bildiğiniz gibi banknotlarımızda yer alan tüm özellikler bankamızca belirlenmektedir. Banknot Basım Yönetmeliği'ne göre Atatürk portresi banknotların ön yüzünde yer almaktadır. TL banknotlarımızda da bu
şekilde olacaktır."

1 Lira sadece madeni para olarak tedavüle verilecek

YTL döneminde uyum kolaylığı bakımından hem banknot, hem de madeni para olarak basılan 1 YTL'nin bu dönemde sadece madeni para olarak tedavüle verileceğini de belirten Yılmaz, "Zira, düşük satın alma gücüne sahip kupürlerin madeni para olması, uluslararası kabul görmüş bir uygulamadır. Ayrıca, düşük değerdeki kupürlerin bankamıza geri dönüşü geciktiği için dolaşımdaki banknotların kalitesi de bundan olumsuz yönde etkilenmektedir" diye konuştu.

TL banknotların üretim ve dağıtımı başladı

TL banknotların üretim ve dağıtımına mayıs ayında başlandığını hatırlatan Başkan Durmuş Yılmaz, 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren 1 yıllık geçiş döneminde ATM'lerde YTL veya TL banknotların kullanılabileceğini, TL'ye dönüşümü tamamlanmış olan ATM'lerden Ocak 2009 itibarıyla TL banknot çekilebileceğini, özelliklerde ilk aylarda, adaptasyon işlemleri tamamlanıncaya kadar ATM'lerde YTL banknotların da yer alacağını vurguladı.

Yılmaz, yıl sonuna kadar yaklaşık 26 milyar YTL değerinde 575 milyon adet banknot üretileceğini, bunun toplam ağırlığının 550 ton civarında olacağını söyledi.

"Aceleye gerek yok"

Dönüşümün, işlemlerin doğal akışı içinde gerçekleşeceğini ve bankaların müşterilerine yapacakları ödemelerde mümkün olduğunca TL banknot kullanılacağını kaydeden Yılmaz, bu nedenle vatandaşların acele etmelerine gerek olmadığını vurguladı.

Para reformunun birinci aşamasında (TL'den 6 sıfır atarak YTL'ye geçiş) işlemlerin doğal akışı içinde ilk 9 ayda yüzde 93 oranında değişimin sağlandığını anlatan Yılmaz, yeni dönemde de ilk 6 ayın sonunda banknot değişiminin büyük ölçüde gerçekleşmesinin beklendiğini söyledi.

Hukuki ve finansal düzenlemeler

1 Ocak 2009 tarihinden itibaren hukuki ve finansal araçların durumunun ne olacağı hakkında da bilgiler veren Yılmaz, 1 Ocak 2009 tarihinden önce YTL ile yapılan tüm hukuki ve finansal düzenlemelerin, aynı değer ölçüsünde TL olarak geçerli kabul edileceğini bildirdi.

YTL olarak düzenlenen sözleşmelerin de aynı değer ölçüsünde YTL olarak işlem göreceğini, bu sözleşmelerin, 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren TL'ye dönüştürülmesi gibi bir zorunluluğun bulunmadığını vurgulayan Yılmaz, "Ayrıca mevcut sözleşmeler geçerliliğini koruyacak. Bununla birlikte, 1 Ocak 2009 tarihinden sonra düzenlenen yeni sözleşmelerin TL üzerinden düzenlenmesi gerekiyor" dedi.

1 Ocak 2009 tarihinden itibaren tüm banka hesaplarının, tutarda herhangi bir değişiklik olmaksızın, TL'ye dönüştürüleceğini, mevduat hesap cüzdanları veya hesap numaralarının değişmeyeceğini ifade eden Yılmaz, "Tüm bankacılık işlemleri TL üzerinden kaydedilecek. Dönüşümde bu işlemler için bankalara müracaat edilmesine gerek bulunmamaktadır. Yatırım fonu, hazine bonosu, devlet tahvili, hisse senedi gibi menkul kıymetlerin nominal değerleri de etkilenmeyecektir" diye konuştu.

Çek konusu

Keşide tarihi 1 Ocak 2009 tarihinden önce veya sonra olan ve aynı değer ölçüsünde YTL ya da TL olarak düzenlenen çeklerin; 1 Ocak 2009 tarihinden önce ibraz edilirse, TL henüz tedavülde olmadığından YTL, 1 Ocak 2009 tarihinden sonra ibra edilirse TL olarak ibraz edileceğini kaydeden Yılmaz, dolayısıyla ister YTL, ister yeni çıkarılacak olan TL üzerinden düzenlenmiş olsun, çeklerin geçersizliği gibi bir durumun söz konusu olmayacağını bildirdi.

Yılmaz, 1 Ocak 2009 tarihten itibaren düzenlenecek fatura, gider pusulası, ücret bordrosu gibi belgelerin TL ve Kr olarak düzenlenmesinin gerektiğini, 2008 yılı vergilendirme dönemine ilişkin olmakla birlikte, 1 Ocak 2009 tarihten sonra verilecek KDV, muhtasar, geçici vergi, gelir vergisi ve kurumlar vergisi gibi beyannamelerin de TL olarak düzenleneceğini söyledi.

Yazar kasaların fişleri üzerinde para birimi yer almadığından, bu cihazlar üzerinde para dönüşümü ile ilgili bir işleme gerek olmadığını belirten Yılmaz, etiket, tarife ve fiyat listelerinin de 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren TL veya kuruş olarak gösterilmesinin yeterli olacağını kaydetti.

"Yeni banknotlarda 200 TL olacak"


Yılmaz, toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, "Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan (İhracattaki başarı Merkez Bankası'nın hatalı döviz ve faiz politikasına rağmen yakalandı) dedi. Bu konudaki eleştirilere ne diyorsunuz?" şeklindeki sorusu üzerine Yılmaz, Türk ihracatçılarının canla başla çalışarak bütün piyasalara girmeye çalıştığını ve ihracatta da önemli artışlar olduğunu söyledi.

Yılmaz, "Biz samimi olarak bu ihracat artışında Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın uyguladığı para politikasının çok önemli rol oynadığını düşünüyoruz. Bu ihracat artışının bize rağmen değil, bizimle birlikte olduğunu düşünüyoruz" dedi.

Söz alan Görme Özürlüler Derneği Başkanı Bülent Kelleci, YTL ve TL'nin bugüne kadar tam anlamıyla görme engellilerin kullanımına uygun olmadığını, "kimi zaman sahte paraların kurbanı olduklarını" belirterek, yanında getirdiği "para ölçer"i gösterdi.

Kelleci, görme engellilerin paraları tanımak için Avrupa'da da kullanılan para ölçere ihtiyaç duyduklarını, bu konuda Merkez Bankası'nın çalışmaları olup olmadığını sordu.

Yılmaz, TL'yi tasarlarken görme engelli vatandaşları da düşündüklerini, tasarımı buna göre yaptıklarını ifade ederek, para ölçer olarak tanımlanan şablonla ilgili çalışmalarını sürdürdüklerini, TL'nin kullanıma girmesiyle birlikte söz konusu şablonların görme engellilere ücretsiz olarak verileceğini söyledi.

Yeni banknotlar arasında 200 TL'nin olup olmayacağı ve YTL'den, TL'ye dönüşümün maliyetinin ne kadar olacağıyla ilgili soru üzerine de Yılmaz, 20 milyon dolarlık bir maliyetin öngörüldüğünü belirtti.

Yılmaz, "Evet 200 TL'lik bir kupür olacak. Bu konuyla ilgili olarak başka sorular da gündeme geliyor. 'Yüksek kupürlü paraya niçin ihtiyaç duyuluyor, bu doğru bir karar mıdır?'. Normal koşullar altında TL banknotları kupür özellikleriyle birlikte ekim ayında açıklamayı düşünüyorduk. Tedavülde kupür kompozisyonuna karar vermek teknik bir konudur" dedi.

"İşlem hacmi bakımından ülkemiz Almanya ve Fransa'dan sonra Avrupa'nın en büyük üçüncü ülkesi konumundadır" diyen Yılmaz, "2007 yılında şubelerimizin tahsilatı 2.7 milyar adedi aşmıştır. 2007 yılında sadece bankalarımızın toplam işlem hacmi 217 milyar YTL'ye ulaşmıştır. Bu veriler ülkemizdeki ekonomik ve finansal işlem yoğunluğunun bir yansıması. Üst değerli kupürler daha ziyade bankalar ve Merkez Bankası arasındaki işlemlerde kullanılmaktadır" dedi.

En çok kullanılan banknotun sırasıyla 50 ve 20 YTL olduğunu, 100 YTL'nin ise tüm piyasada en az kullanılan banknot olduğunu ifade eden Yılmaz, bu şartlarda üst değerli bir kupürün perakende sektörü için değil, yoğun işlem hacminden dolayı bankalar ve diğer finansal kuruluşların Merkez Bankası ile olan işlemlerinde kullanılacağını vurguladı.

Geçmiş yıllarda yüksek enflasyonun daima üst kupürlerin tedavüle çıkarılmasına neden olduğunu hatırlatan Yılmaz, fakat yeni dönemde her üst değerli kupürün enflasyonun yükseldiği ve yükseleceğinin beklendiği anlamına gelmeyeceğini vurguladı.

Yılmaz, "Enflasyona neden olan faktörleri hepimiz biliyoruz. Demek ki üst kupür meselesini değerlendirirken sebeplerini ve sonuçlarını birbirine karıştırmamak ve şartları doğru değerlendirmek gerekir" diye konuştu.

"Ulusal paraya talep arttı"

2002 yılından bu yana emisyon hacminde görülen değer artışlarının, açıkça ulusal paraya talebin arttığına işaret ettiğini, bunun gayet olumlu bir gelişme olduğunu ifade eden Yılmaz, bir yandan YTL üzerinden ihraç edilen ve vadeleri 2 ile 10 yıl arasında değişen tahvillerin uluslararası piyasalarda işlem gördüğünü, bir yandan da halkın kendi parasını daha çok kullanmaya başladığını kaydetti.

Aynı şekilde enflasyonist yıllarda emisyon hacminin GSYİH'ye oranının Avrupa ülkeleri ortalamasının çok altında seyrettiğini, son yıllarda bu konuda da kayda değer gelişmeler görüldüğünü belirten Yılmaz, bu gelişmelerin ekonomik şartların geçmişe kıyasla normalleşmeye başladığını gösterdiğini ifade etti.

Geçmiş yıllardan gelen önyargıların, kupür kompozisyonu konusunda sağlıklı değerlendirmeler yapılmasına engel teşkil edebileceğini anlatan Yılmaz, "50 ve 100 YTL tedavüle çıkarılırken ne kadar ağır eleştiriler almıştık. Oysa bu kupürlerin tedavüle çıkarılması son derece isabetli bir karar olmuştur. 20 YTL'lik kupürün ülkemizin gelişen koşullarına ve ekonomik büyüklüğüne cevap verebilecek düzeyde olmadığı çok açıktı" dedi.

Buna rağmen '50 ve 100 YTL'ye ne gerek var, bu kupürler enflasyonla mücadeledeki başarısızlığın bir göstergesidir' şeklinde tatsız eleştiriler yapıldığını anımsatan Yılmaz, "Bu kararı verirken geçmiş yılların birikimiyle oluşmuş algılamayı dikkate alarak hareket etmiş olsaydık, bu kupürleri tedavüle çıkarmamız mümkün olmazdı. Bu ise üretimden dağıtıma vezne işlemlerinden imhaya kadar hem bankamız hem de finansal sektör için her yıl milyonlarca dolarlık maliyet demektir. Fakat biz ülkemiz için en doğru olana karar verdik" diye konuştu.

Kupür kompozisyonuna karar verirken diğer ülkelerin uygulamalarını da incelediklerini ifade eden Yılmaz, bu kararda Türkiye'nin sahip olduğu ekonomik ölçek, tahsilat ve tediye işlemlerinin büyüklüğü, enflasyonla mücadeledeki kararlılık, normalleşen ekonomik koşullar ve ekonominin üst değerli bir kupürü kaldırabilecek bir potansiyele sahip olup olmadığının çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Bu değerlendirmeleri dikkatli bir şekilde yaptıklarını belirten Yılmaz, "Eleştirilerin dozu ne olursa olsun biz ülkemiz için hayırlı olduğuna inandığımız ve doğru bildiğimiz kararları almaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Yorum Yaz | Yorumları Oku
Okuyucu Yorumları Yorum Yaz

Diğer Haberler

ADnet

Gezinti

Reklam

En Popüler

En Popüler

Reklam