Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER), yürürlüğe giren elektrik zammının iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle Danıştaya başvurdu.
ÇETKODER Genel Başkanı Mustafa Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, dün Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından onaylanan yüzde 34'lük artışın kabul edilemeyeceğini savundu.
Zammın tüketiciye yüzde 15 oranında yansıyacağını ve bu yıl içinde elektriğe yüzde 65 zam yapılmış olacağını kaydeden Göktaş, böyle bir uygulamanın dünyanın hiçbir yerinde olmadığını savundu.
Göktaş, "tüketici olan bizlere yazıkve günah. Daha öncede benzer davalar açtık. Şimdide bu karardan dönülmesi için Danıştay'a dava açtık. Öncelikle yürütmenin durdurulması, sonrasında işleminiptali için başvuru yaptık" dedi.
Karara tepkilerTüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya, 1 Şubat'tan önce KDV ve belediye vergisi dahil elektriğe 12,30 YTL ödeyen bir tüketicinin 1 Ekim'den sonra 20,63 YTL ödemek zorunda kalacağını ileri sürdü.
Kaya, elektriğe daha önce yapılan yüzde 22'lik zammın iptali için açtıkları davanın sürdüğünü söyledi. Hiç beklenmedik böylesine bir zammın üzerine yüzde 34'lük toptan dağıtım zammının onaylandığını ifade eden Kaya, bu zammın tüketiciye yansımasının yüzde 15 civarında olmasının beklendiğini kaydetti.
Yüzde 15'lik artışla yılbaşından bu yana yapılan artışın yüzde 68'i bulacağını vurgulayan Kaya, "1 Şubat'tan önce KDV ve belediye vergisi dahil 12,30 YTL ödeme yapan tüketici, 1 ekimden sonra 20,63 YTL ödemek zorunda kalacaktır. Petrol fiyatları düşerken elektriğe zammı anlayamıyoruz. Daha önceki zammın iptali için açtığımız davaya bunu da ekleyeceğiz. Bu zamla birleştirirsek tüketici lehine olumlu sonuç alacağımıza inanıyorum. Enerji politikalarında hataların bedelini tüketici ödüyor. Biz tüketicilerin boykot yapması taraftarıyız" dedi.
Kaya, Merkez Bankası'nın uyarılarının dikkate alınması gerektiğini belirterek, "Bu zamlar, maliyet ve tüketici enflasyonunu artırıcı unsurdur. Bu zam hayata geçtiğinde enflasyon artışı önlenemeyecektir. Artık ülkenin yeni bir enerji ve ekonomi politikasına ihtiyacı var" diye konuştu.
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), elektrik fiyatına yapılacak yeni bir zammın, sanayinin rekabet gücünü yok ederek istihdamı vuracağını savundu.
TİSK'ten yapılan yazılı açıklamada, sorunun temelinde ulusal enerji politikasının olmamasının yattığını ifade edilerek, hükümetin, 1 Ekim 2008 tarihi itibarıyla sanayinin kullandığı elektriğe yüzde 15-20 zam yapmaya hazırlandığı, böylece elektriğin fiyatının 2008 başından bu yana yüzde 65-70 artırılmış olacağı
kaydedildi.
Doğalgaz fiyatının da yılbaşından bu yana yüzde 34 artırıldığı belirtilen açıklamada, "Elektriğe yapılacak yeni bir zam, sanayinin rekabet gücünü yok edip istihdamı vuracak" denildi.
Maliyeti ve satış fiyatını belirleyen temel faktörlerden olan enerji girdilerindeki bu artış oranlarının, enflasyon oranıyla uzaktan yakından uyumlu olmadığı savunulan açıklamada, elektrik fiyatının yeniden artışının enflasyonu da körükleyeceği, ihracatı azaltacağı öne sürüldü.
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi tarafından yapılan açıklamada ise, toptan elektrik fiyatlarına yapılan zammı eleştirilirken, "Toptan görüşmelerde memura, işçiye zam verirken cimri davrananlar söz konusu zam olunca birden bonkör oluyorlar" denildi.
Söz konusu zammın nihai tüketiciye yansımasıyla yıl başından bu yana elektriğe yapılan zammın yüzde 65'i bulacağı belirtilen açıklamada, "TETAŞ, zam talebini elektrik üretiminde kullanılan doğalgazın fiyatındaki ve dünya petrol fiyatlarında yaşanan artışa göre belirlediğini öne sürüyor. Zamların gerekçesi bu kadar basit açıklanamaz, bu zamlar Türkiye'nin yıllardır uyguladığı dışa bağımlı enerji politikalarının ve özelleştirme çabalarının bir sonucudur" ifadesi kullanıldı.
Konya Ticaret Odası Başkanı ve TOBB Başkan Yardımcısı Hüseyin Üzülmez de, elektrik zammının ülke sanayisinin rekabet gücünü olumsuz etkileyeceğini savundu.
Üzülmez, EPDK'nın toptan elektrik fiyatlarına ekim ayından itibaren yüzde 34 oranında zam yapılmasını onaylamasının, enflasyonu ve hedeflerini olumsuz etkileyeceğini söyledi, ilerleyen zamanlarda genel enflasyon oranında düşüş olsa bile çekirdek enflasyon göstergelerinde bir iyileşmenin zor gerçekleşeceğini ifade etti.
Üzülmez, "Türk lirasının değerinde önemli bir bozulma veya enerji fiyatlarında tekrar bir yükseliş eğilimi görülmediği sürece Merkez Bankasının tekrar faiz artırması olası görünmemektedir. Faiz indirimlerine başlamak için ise enflasyon
oranında kayda değer bir düşüş yaşanmasını bekleyecektir. Fakat yapılan bu zam, olası düşüşü zora sokacaktır. Enflasyon, tüketicinin satın alma gücünün ne kadar eridiğini ve ne kadar fakirleştiğini, üreticinin maliyetlerinin ne kadar arttığını, bu maliyet artışı nedeniyle üreticinin mal ve hizmetlere ne kadar zam yapmak zorunda kaldığını gösterir" dedi.
Yorum Yaz |
Yorumları Oku