İndex

MB Başkanı faiz indirimi sonrasını yorumladı

MB Başkanı faiz indirimi sonrasını yorumladı

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, faiz indirimi sonucunda, dün itibarıyla Türk Lirası üzerinde çok fazla bir baskı olmadığını bildirdi.

Merkez Bankası tarafından düzenlenen "Küreselleşme, Enflasyon ve Para Politikası" konulu uluslararası konferans sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz, global krize ilişkin değerlendirmesinde, güven sorunu olarak başlayan sıkıntının, kendisini likidite sorunu olarak ifade ettiğini kaydetti.

Yılmaz, gelişmeleri yakından takip ederek, mali sistemin gerek Türk Lirası gerekse döviz likiditesiyle ilgili olarak ellerinden gelen her türlü önlemi aldıklarını ve almaya devam edeceklerini belirtti.

Faiz indiriminin Türk Lirası üzerinde baskı yarattığı yönündeki bir değerlendirmeye ilişkin olarak Yılmaz, "Dün itibariyle Türk Lirası üzerinde çok fazla bir baskı olmadı. Bizim kararı aldığımız saatlerde (dolar) 1,69 seviyesindeydi, 1,72-1,73'lere kadar gitti. Tekrar geri döndü. Dolayısıyla bu dalgalanmalar olacaktır" dedi.

Yılmaz, aldıkları bu önlemlerin olumlu yansımasını alıp almadıklarına ilişkin bir soru üzerine, kendilerine verilen görevin fiyat istikrarı olduğunu vurgulayarak, "Bu hedeften sapmadan, bu hedefi göz ardı etmeden ekonomimizin içinde bulunduğu koşullara cevap vermeye çalışıyoruz. Dolayısıyla bizim önceliğimizde herhangi bir değişme olmadı. Bizim önceliğimiz fiyat istikrarını sağlamaktır. Ancak son gelişmeler bize şunu gösterdi ki, enflasyon bizim beklediğimizden daha olumlu şekilde gelişecek ve düşecektir" dedi.

MB'den likidite güvencesi

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Merkez Bankası'nın hem YTL, hem de döviz likiditesi yönetiminin, bankacılık sisteminin likidite ihtiyacını yetkin bir şekilde karşılayacak yapıda olduğunu belirtti.

Merkez Bankası tarafından düzenlenen "Küreselleşme, Enflasyon ve Para Politikası" konulu uluslararası konferansın açılışında konuşan Yılmaz, emtia fiyatlarında yüksek oranlı düşüşler yaşanması, iktisadi faaliyette yavaşlama ve YTL'nin değer kaybının, Türkiye'nin cari açığında önümüzdeki dönemde hızlı bir gerileme yaşanmasına katkıda bulunacağına ifade etti.

Yılmaz, bütün bunlara karşın küresel likidite koşullarında yaşanan olağanüstü değişimlerin uluslararası piyasalardaki gelişmelere duyarlı diğer ülkeler gibi Türkiye'yi de olumsuz yönde etkilediğini belirtti.

Yılmaz, bu noktada Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın fiyat istikrarı sağlamak temel amacıyla çelişmemek kaydıyla uluslararası piyasalardaki  sorunların ekonomi üzerindeki etkilerini sınırlamak için üzerine düşeni yapmaya devam edeceğini vurguladı.

Merkez Bankası'nın hem YTL, hem de döviz likiditesi yönetiminin bankacılık sisteminin likidite ihtiyacını yetkin bir şekilde karşılayacak yapıda olduğunu kaydeden Yılmaz, YTL para piyasalarına hiçbir aksaklıklara izin verilmeyeceğini, ödemeler sistemine sağlıklı bir şekilde çalışmaya devamın temin edileceğini söyledi.

Yılmaz, bu kapsamda 19 Kasım 2008'de toplanan Para Politikası Kurulu'nun enflasyondaki düşüşün önceki tahminlere göre daha hızlı olacağını öngörerek borçlanma faizlerinin 50 baz puan indirilmesine karar verdiğini, buna ek olarak kısa vadeli faizlerde oluşabilecek potansiyel oynaklığı azaltmak amacıyla borç verme faizlerinin 100 baz puan indirilerek borç alma ve borç verme faizleri arasındaki farkın 50 baz puan daha daraltıldığını hatırlattı.

"Döviz likiditesinin ne denli önem taşıdığının farkındayız"

Durmuş Yılmaz, bankacılık sistemi açısından YTL likiditesinin yanı sıra döviz likiditesinin de ne denli önem taşıdığının farkında olduklarını, bu amaçla 9 Ekim 2008'den itibaren Merkez Bankası nezdindeki döviz depo piyasasında aracılık faaliyetlerinin yeniden başlatıldığını, bankalara bu piyasada işlem yapma limitlerinin toplamda 10,8 milyar dolara yükseltildiğini belirtti.

Yılmaz, "Bu önemlere ilave olarak bankalararası döviz piyasasında döviz likidite akışkanlığının artırılmasını sağlayarak, finansal sistemdeki akışkanlığı ve kredi piyasalarının etkin çalışmasını desteklemek üzere bugünden itibaren bankaların kendilerine tanınan borçlanma limitleri çerçevesinde Merkez Bankası'ndan alabilecekleri döviz depolarının vadesinin bir haftadan bir aya yükseltilmesine, söz konusu piyasada yüzde 10 olan borç verme faiz oranlarının ABD doları için yüzde 7'ye ve euro için yüzde 9'a düşürülmesine karar verilmiştir" dedi.

Sermayenin geri dönmesi

ABD Merkez Bankası'nın uygulamaya koyduğu likidite sağlama programı ve IMF'nin gelişmekte olan ülkelerin geçici likidite sorunlarını çözmek üzere devreye soktuğu kısa vadeli likidite imkanları sayesinde, son dönemde para piyasalarındaki likidite sıkışıklığının bir miktar azaldığını aktaran Yılmaz, "Ancak alınan önlemlere rağmen kredi piyasalarındaki daralma ve bankaların kredi kullandırmaktaki isteksizliği devam ediyor. Gelişmekte olan ülkeler açısından yaşanmakta olan krizin en olumsuz yönü, kredi ve sermaye piyasalarında görülen daralma sonucunda, sermayenin krizin kaynağı olan ülkeye geri dönme eğilimi göstermesidir" diye konuştu.

Son dönemde açıklanan verilerin uluslararası piyasalarda yaşanan sorunların bütün dünyada reel kesim üzerindeki olumsuz etkilerinin belirginliğini ortaya koyduğunu ifade eden Yılmaz, uluslararası kuruluşların son tahminlerine göre gelişmiş ülkelerin uzun süreli resesyon dönemine gireceği, gelişmekte olan ülkelerin de büyüme hızlarında sert düşüşler yaşanacağı yönünde olduğunu bildirdi.

Bankacılık sektörü

Türkiye'de bankacılık sektörünün döviz likiditesi açısından çalkantıya göreceli olarak hazır yakalandığını dile getiren Yılmaz, sektörün risk oluşturacak bir yabancı para açık pozisyonu taşımadığını, kamu sektörünün yabancı para cinsi pozisyonunun da ihmal edilebilir düzeyde olduğunu belirtti.

Yılmaz, hane halkının dövizde net alacaklı, reel sektörün ise net borçlu durumda olduğunu kaydederek, bankalarda da yapılandırılmış ürünlerin düşük miktarda bulunmasının, uluslararası mali sistemdeki çalkantıdan nispeten daha az etkilenmesine neden olduğunu ifade etti. Yorum Yaz | Yorumları Oku
Okuyucu Yorumları Yorum Yaz

Diğer Haberler

ADnet

Gezinti

Reklam

En Popüler

En Popüler

Reklam