1 Ocak 2009'da 10'uncu yaşına girecek olan "Euro Bölgesi" eşzamanlı olarak Slovakya'nın katılımıyla 16 üyeye ulaşacak. Gayri Safi Yurtiçi Hasılası 80 milyar doları bulan 5.4 milyonluk Slovakya'nın katılımıyla Euro Bölgesi'nin nüfusu 328.6 milyona çıkacak.
Slovakya'nın katılımıyla
ABD'nin ardından dünyanın en büyük ekonomik bloku kabul edilen Euro Bölgesi'nin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası, kesinleşen 2007 yılı verilerine göre 8.8 trilyon euro'yu (12.47 trilyon dolar) bulacak.
Euro'nun dolar karşısında değerlenmesinin sürmesi halinde 2009 yılı verilerinde Euro Bölgesi'nin
ABD'yi de geride bırakması bekleniyor.
Uluslararası Para Fonu, 2007 yılı verilerinde satın alma gücü paritesine göre
ABD'nin ekonomik büyüklüğünü 12.4 trilyon dolar olarak hesaplıyor.
Euro Bölgesi'ne katılmak isteyen
AB üyelerinden,
bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın yüzde 3'ünü aşmaması ve kamu kesimi borçluluk oranının yüzde 60'ı geçmemesi isteniyor.
Maastricht kriterlerine göre avro kullanmak isteyen ülkelerin
enflasyon oranının da,
AB içinde enflasyonu en düşük 3 ülke ortalamasından en fazla 1.5 puan yüksek olabileceği sınırlaması getiriliyor.
Küresel finansal krizde istikrar kaynağı haline gelen euro'ya geçmek için Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Litvanya, Letonya ve Estonya sırada bekliyor.
Daha önce Euro Bölgesi'ne girmeleri önerisini reddeden eski
AB üyeleri İsveç, Danimarka ve
İngiltere ise küresel krizde yaşadıkları döviz şokları karşısında bu kararlarını tekrar gözden geçirmeye başladı.
İngiliz sterlini'nin euro'yla neredeyse eşitlenmesi nedeniyle 2009 yılında ciddi ekonomik daralma yaşayacak olan
İngiltere, resmi ağızlardan Euro Bölgesi'nin dışında kalma kararına bağlı olduğunu tekrarlasa da, euro'ya geçiş için Brüksel'in nabzını yokluyor.
AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, ismini açıklayamayacağı bu konudan sorumlu bir İngiliz yetkilinin, özel sohbette kendisine "euro kullanıyor olsaydık küresel krizde daha iyi durumdaydık" dediğini aktardı.
İngiltere gibi euro'ya geçiş zorunluluğu bulunmayan Danimarka'da kamuoyu yoklamaları, küresel krizde euro taraftarlarının arttığını gösteriyor. Danimarka merkez bankasının yaptırdığı son anketlerde, euro taraftarları yüzde 44 ve karşıtları yüzde 38 düzeyinde bulunuyor.
AB anlaşmalarına göre avroya geçmek zorunda olan fakat zaman sınırlaması bulunmayan İsveç ise özellikle para birimi kronanın sürekli değer kaybetmesi üzerine uzun süredir dondurduğu konuyu tekrar gündemine aldı. Öte yandan İsveç'in güneyindeki bazı kasaba yönetimleri son zamanlarda euro'ya geçiş kararları almaya başladı.
2003 yılındaki referandumda avroya "hayır" diyen İsveç halkının küresel finansal krizin daha da ağırlaşması durumunda görüş değiştirmesi bekleniyor. İsveç'te Liberaller başta olmak üzere bazı partiler 2011 yılında yeni referandum düzenlenmesini isterken sol partiler bu öneriye karşı çıkıyor.
1 Ocak 1999'da
Almanya, Avusturya, Belçika, Finlandiya,
Fransa, Hollanda, İrlanda,
İtalya, Lüksemburg, Portekiz ve
İspanya'yla doğan Euro Bölgesi'ne 2001 yılı başında
Yunanistan katıldı.
Slovenya, 2007 yılı başında Euro Bölgesi'nin 13'üncü üyesi olurken bu ülkeyi bir yıl sonra Malta ve
Kıbrıs Rum kesimi izledi.