İndex

Garanti'nin 9 aylık net karı 1.5 milyar YTL

Garanti'nin 9 aylık net karı 1.5 milyar YTL

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
  • Özen: "Reel sektörü fonlamaya her dönemde devam edeceğiz" Özen: "Reel sektörü fonlamaya her dönemde devam edeceğiz"
Garanti Bankası, 2008 yılının 9 aylık döneminde 1.5 milyar YTL net kar elde etti.

Bankanın ilk 3 çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarının açıklandığı basın toplantısında konuşan Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, reel sektörü fonlamaya her dönemde devam edeceklerini söyledi.

Geçen yılın aynı döneminde net karın 2 milyar 33 milyon YTL olarak gerçekleştiğini kaydeden Özen, sigorta iştiraklerindeki hisse satışları ve saklama hizmetlerinin satışından elde edilen bir defaya mahsus gelirler çıkarıldığında geriye kalan 1 milyar 252 milyon YTL'lik kara göre yüzde 21 artış yaşandığını ifade etti.

Özen, global bazda özkaynak karlılığının ciddi düşüş gösterdiği bir dönemde yüzde 25'lik bir özkaynak karlılığına eriştiklerini dile getirerek, faiz geliri, ücret ve komisyonlardan oluşan olağan bankacılık gelirlerinin ise yüzde 30 yükseldiğini, bunun, sürdürülebilir karlılığın önemli bir işareti olduğunu aktardı.

9 aylık dönemde 64 milyar YTL nakdi ve gayrinakdi kredi sağladıklarını, kredilerin aktifler içindeki payının yüzde 54.5'e ulaştığını kaydeden Özen, "Son 1 yılda nakdi kredilerdeki yüzde 36'lık büyümenin itici gücü, yüzde 40'a varan büyümesiyle KOBİ ve ticari bankacılık oldu" dedi.

Özen, global krizin etkilerinin yoğun olarak hissedildiği 30 Eylül - 4 Kasım 2008 tarihleri arasında YTL kredilerde net 200 milyon YTL büyüme kaydedildiğini, yabancı para kredilerde ise bir daralma yaşandığını belirterek, bu daralmanın, vadesi geldiği için kapatılan bazı büyük işlemlerden kaynaklandığını belirtti.

Ergun Özen, "Vadesi gelmeyen kredileri geri çağırma ya da müşteri istediği halde uzatmama söz konusu değildir. Tamamıyla müşteri ihtiyacının kalmaması nedeniyle kapatılan kredilerdir. Reel sektörü fonlamaya her dönemde devam edeceğiz. Tabii ki ayağımız yere basarak, doğru kredi vererek devam edeceğiz" diye konuştu.

Özen, toplam mevduatta, geçen senenin aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 30'luk bir büyüme sağladıklarını belirterek, sermaye yeterlilik rasyosunun yüzde 14.7 olduğunu, sermaye artışının 2005 yılından bu yana yıllık ortalama yüzde 35 büyüme gösterdiğini anlattı.

Büyüme yönünde yatırımlarına devam edeceklerini aktaran Özen, 2008 yılını 147 yeni şube ve 2 bin 200 yeni personel alımıyla kapatacaklarını, 2009 yılında ise 40 yeni şubeyle, şube sayılarını 776'ya, 450 yeni personelle de çalışan sayılarını 17 bin 200'e çıkarmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Özen, son 1 yılda 1.2 milyon yeni müşteri kazanarak, 7.9 milyon müşteriye ulaştıklarını aktardı.

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özen, bankaların likit kalma ihtiyacı hissetmesi nedeniyle faizlerde bir artış yaşanmasının doğal olduğunu belirterek, "Bu doğal bir reflekstir. Bankacılık sektörü olarak normal likiditeden fazla bir likidite taşımaktayız ama bunu herkesin anlayışla karşılaması lazım. Doğal likiditenin üzerine çıktığınız zaman da, biraz faiz yarışını başlatıyorsunuz" diye konuştu.

Özen, yakın zamandaki sendikasyon yenilemelerine ilişkin olarak ise, bu yılın aralık ayında vadesi dolan 700 milyon dolarlık bir sendikasyonları bulunduğunu ve şu anda piyasada olduklarını belirtti.

Ergun Özen, "Bize göre iyi gidiyor. Türk bankacılık sektörünün sendikasyonda en yüksek yenileme oranını bizim yapacağımızdan kuşkum yok" dedi.

2009 yılına ilişkin büyüme hedefleri konusunda Özen, yabancı para kredilerde yüzde 5-10, YTL kredilerde ise yüzde 15-17 aralığında bir büyüme öngördüklerini, mevduatta ise rahatlıkla yüzde 25'in üzerinde büyümeyi başaracaklarını söyledi.

Özen, mevduata sınırsız güvence getirilmesi tartışmalarına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta şunları kaydetti:

"Mevduat garantisinin çok hassas, bankacıların çok dikkat etmesi ve çok konuşmaması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. Mevduat garantisi istemeyen, kendini daha likit gören bir banka bunu rekabet avantajı olarak görebilir. Ya da mevduat garantisi isteyen bir banka bunu suistimal edebilir.

O yüzden sistemin tamamını gören yetkililerin bu konuda karar vermesi gerekiyor. Buradaki yetki otoritelerdedir. Doğru bir zamanlamayla, eğer ihtiyaç varsa her zaman yapılmalıdır. Garanti Bankası olarak bunu bir rekabet avantajı olarak düşünmüyoruz."

"Kur tahminlerini kurşun kalemle yapıyoruz"


Ergun Özen, yıl sonuna yönelik dolar kuru tahminine ilişkin olarak, "Bu tahminleri kurşun kalemle yapıyoruz" diyerek, kurun eskisi gibi düşük seviyelere dönmesini beklemediklerini ancak, yeni seviyenin nerede oluşacağını da net olarak kestiremediklerini belirtti.

Türkiye'nin, güçlü bankacılık sistemi ve kamu maliyesi sayesinde kriz karşısında iyi bir başlangıç pozisyonuna sahip olduğunu dile getiren Özen, bankaların güçlü sermaye rasyoları sayesinde kredi verme gücüne sahip bulunduğunu, YTL'de likiditeye sahip olunduğunu, döviz konusunda ise yurtdışına bağımlılığın devam ettiğini kaydetti.

Global kriz nedeniyle yükselen piyasalara para girişinin azalacağına işaret eden Özen, bunun Türkiye'nin yumuşak karnını oluşturacağı görüşünü aktardı.

Özen, "Kamu maliyesindeki sağlıklı pozisyonumuzun da bu krizi aşmada faydalı olacağını düşünüyorum. Bir adım önde olmak önemlidir. Bu farkı da kapatmamak gerektiğine inanıyorum. Bütün ülkelerde muazzam bir çaba var. Önümüzdeki dönemde de çabaların büyümeye yönelik olacağı aşikar" değerlendirmesinde bulundu.

IMF anlaşması

IMF anlaşmasının gerekliliğine ilişkin bir soru üzerine Özen, son 5-6 yılda IMF ve AB çıpasının çok iyi kullanıldığını, yeni dönemde AB'nin kendi içindeki karışıklıklardan dolayı burada bir zayıflama yaşanabileceğini aktardı.

Özen, Türkiye'nin, mali kural ile kendi çıpasını oluşturmak üzereyken krize yakalandığını, dünya kamuoyuna bunu gösterecek ve güven sağlayacak fırsatı bulamadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim ihtiyacımız nedir? Klasik bir stand-by anlaşması yapıp, IMF'nin parasını bütçeye aktardığınızda, bunun çok faydası olacağını düşünmüyorum. Sorun, özel sektörün 42 milyar dolarlık borcunu ne yapacağımız konusudur. IMF'den aldığınız parayı Merkez Bankası rezervlerine koydunuz diyelim. Bunu özel sektöre nasıl aktaracağımız konusunda kimse geçmişte bir IMF anlaşmasını örnek gösteremez.

Teknik detayları konuşmak lazım. Bence bu konuda kafa karışıklığı var. Merkez Bankası bu rezervleri bankacılık sektörü üzerinden mi kullandıracak. Bankacılık sektörü Merkez Bankası'ndan aldığı kısa vadeli likidite ile kredi vermez. Son derece yanlış bir bankacılık uygulaması olur. Yepyeni bir şeyi oluşturabilecek ve IMF parasını da doğru yerde kullanabileceksek, IMF anlaşmasına varım."

Bunun dışında IMF anlaşmasının piyasalarda güven oluşturma, Dünya Bankası kredilerine daha kolay erişim sağlama gibi artılarının da bulunduğuna işaret eden Özen, "IMF anlaşmasının gerekli olduğunu ama içeriğini doldurmakta herkesin zorlandığını düşünüyorum" dedi.

Özen, IMF anlaşması ile faiz indirimi gerçekleşebileceğini, ancak çok büyük indirimlerin beklenmemesi gerektiğini söyledi.

"Kredilerde toplu yeniden yapılandırma beklenmemeli"

Bir soru üzerine, kredi büyümesindeki yavaşlamanın, bankaların hazine bonolarına yönelmeleri gibi bir sonuç doğurmayacağını, artık devletin borçlanma ihtiyacının çok azaldığını söyleyen Özen, sektörün açık pozisyon defterini de kapattığını aktardı.

Özen, Merkez Bankası'nın munzam karşılıkları azaltmasının ise sektörün işine geleceğini, ancak bunu talep ederken, rezervlerde yaşanacak azalmanın da göz önünde bulundurulması gerektiğini kaydetti.

Sorunlu kredilerin yönetiminin kriz zamanlarına özgü olmadığını vurgulayan Özen, kredilerde toplu bir yeniden yapılandırma beklenmemesi gerektiğini, ancak ihtiyacı olan müşterilerin kredilerinde yeniden yapılandırma yapılabileceğini belirterek, "Bankaların ortak hareket ederek gerekirse yeniden yapılandırmayı hep birlikte yapabileceğini düşünüyorum" dedi.

Büyüme tahmini 2009 için yüzde 2.3

Özen, sektörde kar marjlarının daralması ile birlikte birleşmelerin beklendiğini kaydederek, bu krizin, bazı konsolidasyonların hızlanmasına neden olabileceğini söyledi.

2011 yılında ABD, Avrupa ve Japonya'da bir enflasyon dalgası görülebileceğini ifade eden Özen, Türkiye'de ise enflasyonun önümüzdeki sene yüzde 7.8 - 8.8 aralığında bulunacağını, bu seneyi de yüzde 11.7 ile kapatacağını öngördüklerini belirtti.

Global krizin günlük iş rutinlerine etkisine ilişkin bir soru üzerine Özen, şöyle konuştu:

"Bazen fazla panik yapıyoruz gibi geliyor. Bankacılık sektörü olarak, kuvvetli bir başlangıç pozisyonumuz olduğu için reel sektör kadar panik yapmıyoruz. Krizin Türkiye'ye inanılmaz boyutta geldiğini kimse söyleyemez ama bu demek değil ki tedbirleri önceden almayalım. Bir adım öndeyiz.

Sadece bunu korumak adına bir takım tedbirler almamız gerekiyor. Bir bankacı olarak, faiz ve kur riskinden korktuğum kadar, sorunlu kredi riskinden korkmuyorum."

Özen, büyüme tahminlerinin ise 2008 yılı için yüzde 3, 2009 yılı için de yüzde 2.3 olduğunu bildirdi.

"Sendikasyonların yüzde 50-70'i çevrilir"

Garanti Bankası Kurumsal Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tolga Egemen
de, dünya genelinde piyasalarda kalıcı ve radikal değişimler yaşandığına ve bankaların birbirine borçlanmalarında ciddi düşüş yaşandığına işaret etti.

Türkiye'deki bankaların kaynaklarının büyük kısmının mevduattan kaynaklandığını belirten Egemen, bilanço içinde, dış borçların, pasiflerin yüzde 13'ünü oluşturduğunu kaydetti.

Egemen, "Önümüzdeki yıl Türkiye'deki bankaların 10 milyar dolar kadar sendikasyonunun vadesi gelecek. Bankaların bunun yüzde 50-70'ini çevireceğini düşünüyoruz. Garanti'de yenilenmesi gereken rakam görece daha düşük. Onda da, bu oranlar çerçevesinde problem olmayacağını düşünüyoruz" diye konuştu.

Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ali Fuat Erbil ise, ayda 145-150 bin müşteri kazanma hızına eriştiklerini, 6.2 milyon plastik kredi kartı ile bu alanda pazar lideri olduklarını bildirdi.

İlgili Konular » Garanti Bankasıdiğer konular »
Servisler » iPhoneMobilHaber SMSGörüntülü HaberFacebookTwitterSitene Ekle

Diğer Haberler

ADnet

Diğer Haberler

Reklam

Reklam

Test

TEST

Sevgililer Günü'nü nasıl geçirmelisiniz?
Canınız bir şeylere sıkkın. Kendinizi toplamak için bunlardan hangisini yaparsınız?





Devam