Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'un üzerinde 6 yıldır çalıştığı aşk romanı "Masumiyet Müzesi" için geri sayım sürüyor.
Orhan Pamuk, Masumiyet Müzesi’ni yazmaya 2001 yılında Kar adlı romanı yayımladıktan kısa süre sonra başladı. Bir yıl yazdıktan sonra ara verdi ve İstanbul’u yazmaya başladı. Pamuk 2003 yılında İstanbul’u yayımladıktan sonra, tekrar romana döndü ve aralıksız olarak beş yıl daha Masumiyet Müzesi üzerinde çalıştı.
• Masumiyet Müzesi bir aşk romanı. Tıpkı Kar’ın siyasete, Benim Adım Kırmızı’nın resme odaklandığı gibi, bu roman da aşka odaklanıyor. Ama Pamuk’un bütün romanları gibi, insan hayatının her alanına, günlük hayatın inceliklerine ve resim, arkadaşlık, yalnızlık, mutluluk, gazeteler ve televizyon, aile gibi Pamuk’un sevdiği pek çok konuya da değiniyor.
• Masumiyet Müzesi yalnızca bir roman değil. Pamuk’un yıllardır kurmaya çalıştığı bir müzenin de adı. Bu müzede Pamuk’un âşık kahramanı Kemal’in sevgilisi Füsun’un dokunduğu eşyaların koleksiyonu sergilenecek. Bu müzenin kurulması da romanın bir parçası. Pamuk, romanı yazarken dünyanın pek çok müzesinde günlük hayat eşyalarının nasıl sergilendiğini araştırdı.
• Pamuk Masumiyet Müzesi’ni yazmaya başladığı 2001’den günümüze geçen yedi yılda, aralarında Nobel’in de bulunduğu uluslararası dokuz büyük edebi ödül aldı: Prix du Meilleur Livre étranger (2002, Fransa), Grinzane Cavour (2002, İtalya), Impac-Dublin Roman Ödülü (2003, İrlanda), Alman Yayıncılar Birliği Barış Ödülü (2005, Almanya), Prix Médicis étranger (2005, Fransa), Nobel Edebiyat Ödülü (İsveç, 2006), Prix Mediterranée (2006, Fransa), Puterbaugh Ödülü (2006, ADB), Ovid Ödülü (2008, Romanya).
• Bu yedi yılda Pamuk, Türkiye’de Boğaziçi Üniversitesi, Hollanda’da Tilburg Üniversitesi, Almanya’da Berlin Frei Üniversitesi, Amerika’da Georgetown Üniversitesi, İspanya’da Madrid Üniversitesi, Lübnan’da Beyrut Amerikan Üniversitesi’nden şeref doktoraları aldı. Amerikan Sanatlar ve Edebiyat Akademisi ve Çin Sosyal Bilimler Akademisi şeref üyeliğine seçildi. Tüm bu ödülleri almak için çıktığı yolculuklarda uçaklarda, sabahları otel odalarında, Pamuk hiç durmamacasına Masumiyet Müzesi’ni yazdı.
• Masumiyet Müzesi 592 sayfa, 3071 paragraf, 140366 kelimeden oluşuyor. Cevdet Bey ve Oğulları’ndan sonra, Pamuk’un en uzun romanı. Cevdet Bey ve Oğulları ve Kara Kitap‘ta olduğu gibi, Pamuk’un doğup büyüdüğü Nişantaşı semti gene romanın merkezinde. Ama Çukurcuma, Taksim, Harbiye, Beyoğlu semtleri ile Boğaz yalıları ve lokantaları da romanda geniş yer tutuyor.
• Romanın pek çok sahnesi, 56 model bir Chevrolet’nin içinde geçiyor.
• Pamuk’un diğer romanlarından tanıdığımız bazı karakterleri, mesela Kara Kitap’ın ünlü köşe yazarı Celâl Salik, Cevdet Bey’in oğulları, Pamuk’un ailesi ve kendisi de romanda görünüyor.
• Masumiyet Müzesi’nde, 1976 ila 1980’lerin sonu arasında Yeşilçam’ı ve Türk film sanayiini, sinemacı bar ve kahvelerini, Türk film yıldızlarını, Beyoğlu sinemalarını ve yazlık sinema bahçelerini anlatan uzun bölümler var. Pamuk 1983’te ve 1990-91’de iki kere Yeşilçam için senaryo yazmış, bu çevreleri tanımıştı.
Arka kapak“Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.”
Nobel ödüllü büyük yazarımız Orhan Pamuk’un üzerinde altı yıldır çalıştığı harikulade aşk romanı bu sözlerle başlıyor… Masumiyet Müzesi’ni okurken yalnız aşk hakkında değil, evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkındaki bütün düşüncelerinizin derinden etkileneceğini ve kitabın rengârenk dünyasından hiç ayrılmak istemeyeceğinizi göreceksiniz.
1975’te bir bahar günü başlayıp ta günümüze kadar gelen İstanbullu zengin çocuğu Kemal ile tezgâhtarlık yapan uzak ve yoksul akrabası Füsun’un hikâyesi; hızı, hareketi, olaylarının ve kahramanlarının zenginliği, mizah duygusu ve insan ruhunun derinliklerindeki fırtınaları hissettirme gücüyle, elinizden bırakamayacağınız ve yeniden okuyacağınız kitaplardan biri olacak. Ülkemizde ve dünyada milyonlarca okurun sevgi ve hayranlığını kazanmış olan, kitapları elli sekiz dile çevrilen ve her yeni romanı büyük bir merakla bütün dünyada beklenen Pamuk, okurlarına unutulmaz rüyalar gibi, akıllardan hiç çıkmayacak sarsıcı bir hikâye anlatıyor.
• Masumiyet Müzesi’nin temel ekseni, tekstil zengini Basmacı ailesinin iyi okumuş 30 yaşındaki oğulları Kemal ile uzak akrabaları yoksul Keskin ailesinin 18 yaşındaki güzel kızı Füsun arasındaki aşk ilişkisi. Pamuk hem İstanbul’un arka sokaklarına hem de dedikodu dergilerinin “sosyete” dediği çevreye bu kitapta derin, ayrıntılı ve eğlenceli bir bakışla bakıyor.
• Romanda 1975 yılında Hilton Oteli’nde geçen ve bütün ayrıntılarıyla anlatılmış 50 sayfalık bir nişan sahnesi var.
Fotoğraf: Erzade Ertem
• Masumiyet Müzesi için Pamuk’un en eğlenceli, en gürültülü ve en kalabalık romanı denilebilir. Kitabın sonunda, bütün karakterleri içeren bir karakter dizini yer alıyor. Pamuk’un ve roman kahramanı Kemal Bey’in isteğiyle okura kolaylık olsun diye hazırlanan bu dizindeki 150’ye yakın kişi, romanın 83 bölümünde, pek çok kereler okurun karşısına çıkıyor.
• Masumiyet Müzesi, her şeyiyle, kendi içinde tutarlı bir Pamuk romanı. Ama aynı zamanda Pamuk’un Çukurcuma’da kurmakta olduğu, henüz açılmamış müzenin de adı. Bu müzede, roman kahramanı Kemal’in sevgilisi Füsun’un dokunduğu eşyalarla hikâyede sözü edilen pek çok nesne yer alacak. Pamuk bu eşyaları toplamaya, on yıl önce olayların bir kısmının geçtiği müze evi satın aldığı zaman başlamıştı. Pamuk, koleksiyonunu Türkiye yılı vesilesiyle Frankfurt’taki ünlü Schirn Galerisi’nde sergilemek için yaptığı anlaşmadan, sergi henüz hazır olmadığı için vazgeçti.
• Masumiyet Müzesi’nde aşk, eşyaya ve kişilere bağlanma, koleksiyonculuk, müzeler gibi konular; cinsellik, bakirelik hakkındaki geleneksel tutumlar da tartışmaya açılıyor.
• Pamuk’un romanları bütün dünyada yedi milyondan fazla sattı ve 58 dile çevrildi. Masumiyet Müzesi’nin çeviri hakları daha kitabın yazılması bitmeden otuzun üzerinde dilde yayımlanmak üzere satıldı. İlk çeviri, kitabın Türkiye’de yayımlanmasından iki hafta sonra Almanya’da Hanser Yayınevi tarafından yayımlanacak. Museum der Unschuld adıyla çıkacak bu çevirinin ilk baskısı, kitabın Türkiye baskısı Masumiyet Müzesi gibi 100 bin. Pamuk, bu yıl Türkiye’nin onur konuğu olarak katılacağı Frankfurt Kitap Fuarı’nın açılış konuşmasını yapacak.
• Pamuk, biri Masumiyet Müzesi’nin düşünsel, edebi, kişisel ve felsefi kaynakları, diğeri büyük aşk romanları konularında olmak üzere, romanına da ışık düşürecek iki makale yazıyor. Romanını açıklamaktan çok, onu nasıl kurduğunu, nasıl hayal ettiğini ve diğer aşk romanlarından farkını araştıran bu makaleler, önümüzdeki günlerde Türkiye’de ve dünyada yayımlanacak.
Yorum Yaz |
Yorumları Oku