Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, turizmcilerin ormanlarla ilgili konularda kamuoyundaki önyargıyı aşamadığını belirterek, "Ormanlarda ne olursa olsun bizden biliniyor. Bu imajı yıkmamız için çare bulmamız gerekiyor" dedi.
Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği'nin (AKTOB) ağustos ayı mutad yemeğinde Antalya'daki yanan alanların yeniden ağaçlandırılması ele alındı.
Antalya Valisi Alaaddin Yüksel, Antalya'ya her gün ortalama 60 bin kişinin geldiğini, Antalya Havalimanı'nın günde 500 uçağın iniş ve kalkışına sahne olduğunu bildirdi.
Akdeniz çanağında Antalya'nın "En iyi yerde" olduğunu belirten Yüksel, buna rağmen Türkiye'nin "En büyük biziz" diyemeyeceğini vurguladı.
Turizm sezonuna yönelik değerlendirmenin kasım ayında yapılacağını dile
getiren Vali Yüksel, "Bu yıl turizm açısından iki önemli olay oldu. Özellikle son birkaç aydan beri komşumuz
Rusya'da bazı basın ve yayın organlarının özellikle çifte rezervasyon ve küçük yaştaki çocuklardan oluşan grupların otellerde bekletildiği yolunda maksatlı ve yanlış yayınlarını dikkatle
takip ettik" dedi.
Yüksel, "Batı şimdi
Rusya'daki yayınlar için şu ifadeyi kullanıyor, (Takdir ve değerlendirme muhataplarına aittir). Eskiden
Rusya'nın kalaşnikofları konuşurdu, şimdi gıcır gıcır dolarnikofları konuşuyor. Biz bu başlıkları hak etmiyoruz" diye konuştu.
Vali Yüksel ayrıca,
Rusya'da özellikle bir yayın şirketinin "yalan ve yanlış" haberler yaptığına dikkat çekerek, "Bunların bağlantıları ve müsebbiplerinin Antalya'ya gelişlerinde de dikkatli olunması gerektiği konusunda herkesi uyarıyorum. Hiç kuşku yoktur bunları aşacağız. 2008 yılında çok çılgın bir yılı idrak ediyoruz. Son dönemdeki siyasi hayattaki türbülansı turizmciler gördü ve kemerlerini taktı. Bütün bunlara rağmen bir önceki yıla göre
turist sayısına yüzde 20 fark attık" dedi.
Alaaddin Yüksel, yanan orman alanlarının bir karışının bile başka bir işe tahsis edilmeyeceğini de belirterek, "Aldığımız bir kararla Çevre ve Orman Bakanımız ve ilgili genel müdür ile birlikte tek elden yürütmeye ve bu alanları ağaçlandırmaya karar verdik. İlin bütün araç gereci orman teşkilatının elindedir. Verdiğim emir şudur: (Orman Bölge Müdürü Recep Kaşan'ın talebi, Vali Alaaddin Yüksel'in talebidir)" ifadelerini kullandı.
Turizmcinin imaj sorunu
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy da küresel ısınmanın getirdiği sorunların Türkiye'yi de zora soktuğunu ifade etti.
Turizmcilerin küresel ısınmayı göz önünde bulundurarak, geleceğe dönük çalışmalara başlaması gerektiğini vurgulayan Ulusoy, Türkiye'nin önemli sorunlarından birisinin de erozyonla mücadele olduğunu vurguladı.
Bugün Karadeniz'de toprağın dereler vasıtasıyla denizi doldurulduğunu vurgulayan Ulusoy, "Ekmeği ve suyu elde ettiğimiz toprağı bulmak zor. Türkiye'nin bir yılda kaybettiği alan miktarı
Kıbrıs adasının
yüzölçümüne eşdeğer" dedi.
Başaran Ulusoy, orman alanlarıyla ilgili tartışmalarda turizmcilerin imajının da tazelenmesi gerektiğine dikkati çekti. "Fatura hepimize çıkıyor" diyen Ulusoy, "Ormanlarda ne olursa olsun bizden biliniyor. Bu imajı yıkmamız için çare bulmamız gerekiyor" diye konuştu.
TÜROFED Başkanı: "Çevre en büyük sermaye"
Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Ahmet Barut ise çevrenin en büyük sermaye olduğunu vurguladı. Konaklama sektörü olarak bu konunun dışında kalmadıklarını belirten Barut,
Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı tarafından, otellerdeki enerji tüketimini azaltmayı hedefleyen Beyaz Yıldız Projesi'nin de startının verildiğini hatırlattı.
Ahmet Barut, Antalya'da yaşanan orman yangınına duyarsız kalamayacaklarını vurgulayarak, "Orman Bakanlığı'nın yanmış alanı rehabilite edecek maddi gücü vardır. Bizim göstermemiz gereken böyle bir olumsuz dönemdeki dayanışmadır. Yanan alanın rehabilitasyonu uzmanlık gerektiriyor. Bu yüzden biz de Antalya Valiliği'nin açtırdığı hesaba katkılarımızı yapmaya karar verdik" dedi.
Barut, "Bu hesaba hepimizin katkı yapacağından kuşkum yok. Yaklaşık 1 milyon YTL'lik bir katkıyı rahatlıkla sağlayabileceğimizi düşünüyorum" diye konuştu.
Barut, turizmcilere 1 Eylüle kadar katkıyı sağlamaları çağrısında da bulundu.
AKTOB Başkanı: "Haberler bizi üzüyor"
AKTOB Başkanı Sururi Çorabatır da orman yangınının ardından yanan alanların turizme tahsis edildiği şeklindeki haberlerin kendilerine üzüntü verdiğini belirtti.
Çorabatır, "Yanan alanların turizmcilere tahsis edileceği şeklindeki ifadeler, ekonomiye bu kadar katkısı olan, 16 milyar dolarlık yatırım yapan, 300 bine yakın kişi çalıştıran Antalya'da bizi üzüyor. Ama biz çalışmalarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Bu haberlerle yılmayacağız. Çevreye desteğimizi de sürdüreceğiz" dedi.
Orman Genel Müdürü Kahveci: "Her yıl dünyada 13 milyon hektar alan yok oluyor"
Orman Genel Müdürü Osman Kahveci, küresel iklim değişikliğinin yoğun konuşulduğu bir süreç yaşandığına dikkati çekti. Bu süreçte ormanların korunmasının önemine işaret eden Kahveci, küresel ısınmanın en olumsuz
etkilerinden birinin orman yangınları olduğunu dile getirdi.
Ormanların öneminin bu kadar anlaşılmış olmasına rağmen dünyada ormansızlaşma sürecinin durdurulamadığına dikkat çeken Kahveci, "Her yıl dünyada 13 milyon hektar alan yok oluyor. Ülkemiz bu süreçte, dünyada ormanlarını artıran nadir ülkelerden biri olmaya devam ediyor. Bizim gibi Akdeniz bloku ülkelerinin ormanlarını tehdit eden en önemli unsurların başında orman yangınları geliyor" dedi.
"Her yıl Akdeniz ülkelerinde 500 bin hektar ormanlık alan yangınlarla tahrip oluyor. Bizim de içinde
bulunduğumuz bu süreçte, ülkemiz ormanlarımızın en önemli tehdidi
orman yangını" diyen Kahveci, "Bu çerçevede yangınla mücadele stratejimizi risk haritaları üzerinde yoğunlaştırdık. Türkiye'de 12 milyon hektarlık alan yangın riski altında. Bunun için yangın hareket merkezimizden ülkemizin ormanlarını 24 saat gözetliyoruz. Bazı yerlere üniversitelerle işbirliği halinde, dumana hassas kameralar yerleştirdik ve bu kameralarla
ormanlarımızı gözetliyoruz" şeklinde konuştu.
Osman Kahveci, yangınların yüzde 93'lük bölümün ihmal ve dikkatsizlikten kaynaklandığını vurguladı. Temel stratejinin bunu önlemek olduğunu belirten Kahveci, buna yönelik tedbirleri de almaya başladıklarını
anlattı.
Eğitim çalışmalarına da ağırlık verdiklerini dile getiren Kahveci, "Her yıl ülkemizde 2 bin yangın çıkıyor. Son yıllarda bu rakamlar 3 binlere yaklaştı. Yangın sayılarında sayısal bazda artış var" dedi.
Yangınlara karşı havadan mücadelenin de önemine işaret eden Osman Kahveci, en önemli silahın ise su olduğunu kaydetti. Kahveci, su kaynaklarına yakınlığın önemine dikkat çekerek, "Yangın çıktığı zaman
5 kilometrelik çap içinde su kaynağı olmasını hedefledik ve 600'ün üzerinde havuz ve gölet yaparak etkinliğimizi artırdık" diye konuştu.
Yanan alanlarla ilgili iddialara da değinen Kahveci, "Yanan sahaların hiçbir maksatlı kullanılmadığını görüyoruz. Antalya'da geçen sene yanan bir sahayı, 14 gün sonra boşalttık, 4
ay sonra dikime
başladık. Yanan sahaların başka maksatlı kullanılmadığını herkesin bilmesi lazım. Antalya'daki yangından sonra şu anda çalışmalar başlamıştır. 20'nin üzerinde iş makinesiyle işçiler burada çalışıyorlar" dedi.
Osman Kahveci, yanan alanın en geç Aralık ayında dikime hazır hale getirileceğini kaydetti.
Antalya Orman Bölge Müdürü: "Zor şartlarda çalışıldı"
Antalya Orman Bölge Müdürü Recep Kaşan da 31 Temmuz'da çıkan orman yangınının söndürülmesi için zor iklim şartları altında çalışıldığını anlattı.
Saatte 60-80 kilometre esen rüzgarın söndürme çalışmalarını güçleştirdiğini belirten Kaşan, 5 günlük çalışmanın ardından yangının kontrol altına alındığını bildirdi.
Recep Kaşan, yangının etkilediği alanda 20'nin üzerinde yerleşim yeri olması ve bu alanların öncelikli kurtarılması yönündeki stratejinin, yangının kontrol altına alınması zamanını geciktirdiğine dikkat çekti.
Yangın söndürme çalışmalarında 280 arozöz kullanıldığını, 2 bin işçinin görev yaptığını anlatan Kaşan, yangın söndükten sonra da çalışmalara süratle başlandığını kaydetti.
10 dozer ve greyderin Valilik tarafından bölgeye tahsis edildiğini vurgulayan Recep Kaşan, ihtiyaç duyulan 120 kilometrelik yolun 60 kilometresinin tamamlandığını bildirdi.
Kesim çalışmalarına da başlandığını anlatan Kaşan, yanan alanların değerlendirilmesi çalışmasının sürdüğünü, Orman Genel Müdürlüğü'nün yangına dayanıklı orman projesi çalışmaları çerçevesinde çalışmaların da
devam ettiğini dile getirdi.
Kaşan, "Yanan alanların yeşille buluşturulması konusunda çok kısa sürede ciddi mesafeler alacağımıza inanıyoruz" dedi.
Recep Kaşan, bölgede tohumla 5 bin 943 hektar, fidan dikilerek 3 bin 681 hektar alanın yeşillendirileceğini, 6 bin 181 hektarlık alanın da mevcut halinin korunacağını kaydetti.