İndex

"Güney Osetya ile KKTC ayrı konular"

"Güney Osetya ile KKTC ayrı konular"

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Güney Osetya, Abhazya, Kosova ve Kıbrıs'ın her birinin ayrı konular olduğunu ve ayrı şekilde ele alınmaları gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Gül ve çalışma ziyareti için Ankara'da bulunan KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın da katıldığı görüşmenin ardından Çankaya Köşkü'nde ortak basın toplantısı düzenledi.

"Biz KKTC olarak özellikle dünyada devam etmekte olan, çifte diyorlar ama daha fazla standarttan mustarip bir halkız. Güney Osetya, Abhazya, Kosova, daha önce Timor vb... Hep birlikte izledik. Herbirine değişik davranılmış ve Kıbrıs Türkünün uzun yıllardır verdiği mücadelede yaşadığı sıkıntılar dikkate alınmadan, Kıbrıs sorununun çözümü için Kıbrıs Türk halkı sandık başına gidip oy verdiği halde karşı oy kullananları destekleyen tavırlar takınılabilmiştir. Bu tabii ki, Kıbrıs Türkü'ne çok büyük haksızlık yapıldığının bir göstergesidir" dedi.

Kafkasya'daki gelişmelerin Kıbrıs'ın konumuna olası etkisine dair de Talat, "Samimiyetle cevap vermek gerekirse ben etkisi olabileceğini düşünüyorum ama bunun ne yönde olacağını şu anda kestiremiyorum" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Gül de konuyla ilgili yaptığı yorumda, "Kıbrıs meselesinin kendine nevi, daha pozitif, daha avantajlı yanları var. Öncelikle soğuk savaş dönemlerinin bir neticesi değil bu mesele. Bu son ortaya çıkan krizlerden tamamen ayrı. İkincisi, Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları, Kıbrıs Cumhuriyeti kurulurken ortak olarak kurmuşlardır. Devlet kurulurken ortaklardır. Ortaklık işlemediği, ortaklığın şartları yerine getirilmediği için problem çıkmıştır ve ayrılık buradandır" ifadesini kullandı.

Abdullah Gül sözlerine, "Dikkat edilmesi gereken ayrı bir nokta da BM'de uzun yıllardan beri bir müzakere süreci vardır. Yani bir hukuk, müktesebat oluşmuştur. Her iki tarafın iradesiyle bir referandum yapılmıştır. Bütün bunlar dikkate alındığında Kıbrıs meselesinin Kıbrıs Türkleri açısından çok daha haklı, çok daha meşru bir mesele olduğunu herkes görecektir ümit ediyorum" diye devam etti.

Kıbrıs sorunu

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de, "Kıbrıs'ta çözüm; BM çatısı altında, BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde, adadaki gerçekler temelinde, iki eşit halk ve iki kurucu devlet tarafından oluşturulacak yeni bir ortaklıkla bulunacaktır" dedi.

Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin devam edeceğini vurgulayan Gül, adada ve tüm bölgede barış ve istikrarın yerleşmesini sağlamak için ilgili tüm tarafların çaba göstermesini, uluslararası toplumun da bu yönde adımlar atmasını istediklerini ifade etti.

Gül, Türkiye'nin 3 Eylül'de başlayacak müzakere sürecinin başarıya ulaşması için her türlü desteği sağlayacağını bildirdi. KKTC Cumhurbaşkanı Talat'ın sergilediği yapıcı tutumu takdirle karşıladığını dile getiren Gül, "Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs Türkü'nün huzur ve güvenliğinin sağlanması, hak ve hukukunun korunması için üzerine düşeni yapmayı bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla sürdürecektir" şeklinde konuştu.
.
Gül, "Kıbrıs Türk tarafı ve Kıbrıs Türk halkının çözüm çabalarını desteklerken diğer yandan da Kıbrıs Türkü'nün mutluluk ve refahı, KKTC'nin her alanda gelişip güçlenmesi için üzerimize düşen tarihi sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz. KKTC halkı üzerindeki haksız, gayri insani kısıtlamaların kaldırılması her zamanki gibi önceliğimizi teşkil edecektir" ifadesini kullandı.

"Ada'nın gerçekleri açık"

Bir başka soru üzerine de Cumhurbaşkanı Gül, Kıbrıs meselesinin sadece Kıbrıs Türkleri'nin değil, Türkiye'nin de meselesi olduğunu tekrarladı. Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın en çok bu konuya zaman ayırdığını, 5 yıllık Dışişleri Bakanlığı döneminde kendisinin de üzerinde en çok üzerinde durduğu konulardan birinin Kıbrıs olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk ziyaretini de KKTC'ye yaptığını hatırlatan Gül, "Bu önceliğimiz hepimiz için devam edecektir. Türkiye de Kıbrıs Türkleri de iyi niyetli" dedi.

Cumhurbaşkanı Gül,  "Eğer bu müzakere başlıyorsa bu, Sayın Talat'ın ısrarlı, samimi ve yapıcı tavırlarıyla başlamıştır. Başta BM olmak üzere bunu bütün dünya biliyor. Eğer burada samimi ve ısrarcı olunmasaydı, bu noktaya gelinmezdi ve bu süreç kapanırdı. Müzakereler başladıktan sonra ciddi ve önemli meseleler ele alınacaktır, bundan önce nasıl alındıysa... Muhakkak ki herkesin bir ilkesi vardır. Burada adil, hakçı olmak önemlidir ve yeni kurulacak düzenin çalışabilir olması, devam edebilir olması önemlidir. Eski meselelerin, eski problemlerin tekrar ortaya çıkmaması, buna fırsat vermemek önemlidir. Bütün bunlar için de adanın gerçeğinin dikkate alınması gereklidir. Adanın gerçeklerinin ne olduğu gayet açıktır, bellidir" diye konuştu.

"Garantörlükte ısrarlıyız"


Cumhurbaşkanı Gül, "Rum tarafı Türkiye'nin garantörlüğüne karşı çıkıyor, garantörlükte ısrarlı mısınız?" sorusu üzerine de, "Israrlıyız. Bu işin vazgeçilmez bir parçasıdır garantörlük. Daha önce hatırlayacaksınız Annan Planı'nda da böyleydi. Sadece Türkiye değil, Yunanistan da adanın garantörüdür, uluslararası bir anlaşmadır. Garantörlüğün devam etmesinin kesinlikle doğru olduğu kanaatindeyiz" dedi.

Gül, "Ada'da yeni problemlerin ortaya çıkmaması için, biz gerçekten barıştan ve işbirliğinden yanayız. Hatta bu işbirliğinin Doğu Akdeniz'de çok daha geliştirilmesinden yanayız. Türkler, Rumlar, Türkiye, Yunanistan, hep beraber Doğu Akdeniz'i barış ve işbirliği için ayrı bir alan haline getirebiliriz. O açıdan iyi niyetliyiz ve yapıcıyız ama iyi niyet ve yapıcılığın sadece bizlerden beklenmemesi gerekir. Aslında Türkler ne kadar iyi niyetli olduğunu referandumla bütün dünyaya göstermişlerdir. Referandum dünyadaki yanılgıyı, yanlış inanışları ve dünyada Kıbrıs Türklerine karşı suçlamanın ne kadar yanlış ve haksızlık olduğunu göstermiştir. Bunları dikkate alarak hareket etmek gerekir" ifadesini kullandı.

Hristofyas'a çağrı

Talat, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas'ın, "Güzelyurt verilmeden çözüme ulaşılamayacağı" şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine de Hristofyas'ın müzakereler başlamadan müzakere unsurlarını masaya getirmesini son derece yanlış ve görüşme sürecini torpilleyici bir tavır olarak gördüğünü belirtti.

KKTC Cumhurbaşkanı Talat, "Çünkü buna verilecek cevabın ne olduğunu herkes tahmin edebilir.  Eğer ben o cevabı verirsem bugün burada, görüşme sürecinin önüne önemli bir engel konulmuş olur, günahkar ben olmasam da, ama sonuç o olur. O yüzden müzakere ve pazarlık masada olacaktır. Müzakere ve pazarlık masada olacağına göre, basın yoluyla bir şeyleri önceden kotarıp, cebine koyup, avantajlı durumda yola başlama taktiği görüşme sürecine büyük zarar verir. O yüzden ben Hristofyas'ı basın yoluyla değil yüz yüze müzakere etmeye çağırıyorum... " dedi.

Talat sözlerine, "Eğer bir çözüme varabileceksek bunu müzakerelerle gerçekleştireceğiz. Alıp kaçarak, cebine koyupgöstermeden bir yerlere giderek bu iş olmaz" diye devam etti.

Talat, bir başka soru üzerine de resmi tutumlarının, garanti ve ittifak anlaşmalarının değişmeden korunması ve yeni düzeni garanti etmesi olduğunu vurguladı.

Kıbrıs Türk halkı açısından da Türkiye'nin garantörlüğünün vazgeçilmeznitelik taşıdığının altını çizen Talat, "Resmi tutumumuzun dışında söylüyorum bunu; yani Kıbrıslı Türklere sorarsanız yolda, sokakta, sizediyeceklerdir ki, 'biz Türkiye'nin garantörlüğünden vazgeçmeyiz. Onun tezahürü, resmi duruşu benim ifade ettiğim resmi duruştur. O yüzden uluslararası anlaşma boyutu vesaire ayrı konular ama Kıbrıs Türküa çısından Türkiye'nin garantörlüğü böylesine hayati ve önemlidir" dedi.

Servisler » iPhoneMobilHaber SMSGörüntülü HaberFacebookTwitterSitene Ekle

Diğer Haberler

ADnet

Diğer Haberler

Reklam

Reklam

Test

TEST

Sevgililer Günü'nü nasıl geçirmelisiniz?
Canınız bir şeylere sıkkın. Kendinizi toplamak için bunlardan hangisini yaparsınız?





Devam