İndex

Ergenekon'da sonraki duruşma 30 Ekim'de

Ergenekon'da sonraki duruşma 30 Ekim'de

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
Ergenekon davasının 4. duruşmasına bugün yapıldı. Duruşmaya, aralarında Emekli Tuğgeneral Veli Küçük ile İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in de yer aldığı 46 tutuklu sanık ile bazı tutuksuz sanıklar katıldı. Duruşmaya 30 Ekim Perşembe günü devam edilmesi kararlaştırıldı. Mahkemede alınan ara karara göre yeni bir duruşma salonunun araştırılması istendi.

Mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklardan eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Yalçın Alemdaroğlu hakkındaki adli kontrol  uygulamasını ise kaldırdı. Alemdaroğlu, polis merkezine gidip imza atmak zorunda kalmayacak.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görülen davanın duruşmasına tutuksuz sanıklardan  eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Yalçın Alemdaroğlu, Ali Yasak, Kemal Şahin, Mehmet Murat Yücel, İbrahim Benli, Ferudun Refik Nuhoğlu, Yaşar Arslanköylü, Emin Caner Yiğit, Yusuf Tunçer, Aydın Gergin, Fuat Ermiş, Güler Kömürcü Öztürk ve başka suçtan tutuklu Semih Tufan Gülaltay'ın da aralarında bulunduğu 16 tutuksuz sanık geldi.

Önceki oturumlara göre sanık avukatlarının sayısının daha az olması nedeniyle bütün basın mensupları, mahkeme heyeti, savcılar, sanıklar, avukatlar ve izleyicilerin bulunduğu iç salona alındı.

Tutuklu ve tutuksuz sanıkların yerlerini almasının ardından katılan sanıklar ile avukatların isimleri tespit edildi. Bu işlemin ardından Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, iddianamenin okunmasına kaldığı yerden devam edileceğini bildirdi.

İddianamenin 121 sayfası okunabildi

2 bin 455 sayfalık iddianamesinin bir bölümü, Cumhuriyet savcıları Mehmet Ali Pekgüzel ile Nihat Taşkın tarafından dönüşümlü olarak  okundu.

"Ergenekon" davasının bugünkü duruşmasında da okunmasına devam edilen 2455 sayfalık iddianamenin, şu ana kadar 121 sayfalık bölümü okunabildi.

Dünkü duruşmada 73. sayfasına gelinen ve Cumhuriyet savcıları Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından dönüşümlü olarak okunan iddianamede bugünde 121. sayfaya ulaşılabildi. Bugün savcılar, 2 saat 45 dakikada iddianamenin ancak 47 sayfasını okuyabildi.

Duruşmada, iddianamenin okunmasına bugünlük ara veren Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, sanık ve avukatlarına söz verdi.

Şengün, mahkemeye gönderilen bazı dilekçeleri de okuyarak, İlhan Selçuk'un avukatlarınca, müvekkillerinin sağlık durumu nedeniyle iddianamenin okunmasının tamamlanmasının ardından duruşmaya katılmak istediklerini bildiren dilekçe gönderildiğini kaydetti.

Selçuk'un avukatlarının, iddianamenin, net ve açık olmadığı gerekçesiyle savcıların bölümleri net olarak ortaya koyarak okuması gerektiğini belirten dilekçe de verdiklerini ifade eden başkan Şengün, Haldun Çelebioğlu adlı bir kişinin de davaya katılmak için dilekçesinin bulunduğunu söyledi.

Başkan Şengün'ün, Çelebioğlu'nun dilekçesinde, mahallesinde kaçak inşaatlarla ilgili yasal haklarını engelleyen "Ergenekon Terör Örgütünün" davasına müdahil olmak istediğini anlattığını kaydetmesi üzerine salonda gülüşmeler oldu.

Tutuklu sanıklardan Mehmet Demirtaş, 502 gündür tutuklu olduğunu belirterek, "Mesnetsiz iftiralarla bu davaya sebep olan tutuksuz sanık Ali Yiğit'in her duruşmaya katılmasını istiyorum" dedi. Sanık İsmail Yıldız, iddianame okunurken İ. Yıldız olarak yapılan kısaltmaların açık şekilde belirtilmesini istedi.

Kemal Kerinçsiz'in talebi

Diğer sanık Kemal Kerinçsiz, mesleki faaliyetlerine ilişkin konulardan dolayı yargılandığını ve hakkındaki bazı suçların ağır cezayı kapsamadığını savunarak, kendisiyle ilgili kovuşturma yapılmasının suç olduğunu ileri sürdü.

Kerinçsiz, Adalet Bakanlığı'na müracaat edilerek, bu dava nedeniyle hakkında yapılan kovuşturmanın durdurulmasını talep etti.

"Ergenekon" iddianamesinde, Ümraniye'de ele geçirilen bombaların kime ait olduklarının belli olmadığını, bu bombaların 1. Ordu Komutanlığınca incelenmeden imha edildiğini öne süren Kerinçsiz, "Bombalar imha edildiği için üzerinde araştırma yapılamıyor. Bombaların mülkiyetinin tespitini istiyorum. Bombaların Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait olup olmadığının belirlenmesini istiyorum" dedi.

Tutuklu sanıklardan İP Genel Başkanı Doğu Perinçek, 1960'ta Yassıada duruşmalarında 400'ün üzerinde sanığın yargılandığını ifade ederek, bunlar hakkında düzenlenen ve 10 yıllık iktidar dönemini kapsayan iddianamenin 312 sayfa olduğuna işaret etti.

12 Eylül dönemindeki MHP davasında da 800 sanık olmasına rağmen 600 sayfa iddianame düzenlendiğini kaydeden Perinçek, sıkıyönetim mahkemesinde yargılandığı davaların iddianamelerinin de "Ergenekon" iddianamesi kadar uzun olmadığını söyledi.

Perinçek, "Türkiye'de ne zaman darbe olsa yargılanıyorum, darbeciler hep beni yargılamışlardır. Ben o darbecilerle şimdi de olsa savaşımı sürdürüyorum" dedi.

Perinçek'ten başkana sert tepki

İddianame okunarak davanın uzatıldığını iddia eden Perinçek, devam eden soruşturmayla ilgili iddianamenin de çok uzun olacağını kaydetti.

Perinçek, daha önceki duruşmalarda iddianamenin okunmasını isteyen avukat Uğur Alacakaptan'a katılmadığını da ifade ederek, "Alacakaptan gitsin savcıların yanında otursun, gelsin buradan baksın. Buradaki insanlar tutukludur. Bir iddia 9 yerde, bazı bölümlerde 16 yerde tekrar geçmektedir. Bu tekrarların kısaltılmasıyla iddianame kısalır. Mahkeme, böyle hukuki olmayan iddianameyi kabul ederek hukuk hatası yapmıştır" şeklinde konuştu.

"Veli Küçük'e mektup yazdığı ve altında da 'arz ederim' dediği" şeklindeki iddiaların da doğru olmadığını savunan Perinçek, "Bunlar yalan söylüyor. Bu savcılar 'F' tipi savcılarıdır, 'C' tipi savcılar değildir" deyince, salondakilerce alkışlandı.

Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, bunun üzerine, "Hepinizi dışarı çıkarırım. Lütfen siz de dozunuzu ayarlayın" diyerek sert bir şekilde herkesi uyardı. Perinçek de Şengün'e, "Siz benim savunma ve taleplerime karışamazsınız. Sınırınızı bileceksiniz başkan" dedi.

Köksal Şengün'ün de "savunmanın, birilerine suçlama yapmak olmadığını" söylemesinin ardından Perinçek, savcıların iddianameyi özetlemesini istedi.

Tutuklu sanık Sevgi Erenerol'un avukatı Mehmet Kozan da iddianamede ifade edilen örgütün hayali olduğunu savunarak, bir mitolojik kitapta da yer alan ifadelerin iddianamede bulunduğunu söyledi. Kozan, Cumhuriyet savcıları hakkında TCK'nın 204/2. maddesi uyarınca işlem yapılmasını istedi.

Tutuklu sanık Hayrettin Ertekin'in avukatı Taner Uzun, iddianamenin temelinin telefon dinleme tapelerine dayalı olduğunu savunarak, kesin, inandırıcı delil elde edilemediğinden dinleme tedbirine başvurulduğunu ileri sürdü.

Ertekin'in, tansiyon, kalp ve şeker hastası olduğunu söyleyen Uzun, müvekkilinin tedavisinin yapılabilmesi için tutuksuz yargılanmasını istedi. Sanık avukatlarından Engin Çelikkadıgil, dünkü "power point" sunumunun birer kopyasını istediklerini ifade etti.

Tutuklu yargılanan emekli Tuğgeral Veli Küçük'ün kızı ve avukatı Zeynep Küçük, bazı tapelerin iddia makamınca okunmadan geçildiğini belirterek, hangi görüşmelerin okunup okunmayacağının iddia makamının takdirinde olmaması gerektiğini savundu. Sami Hoştan'ın avukatı Kemal Ökke, müvekkilinin tutukluluk durumunun gözden geçirilmesini istedi.

Sanık Güler Kömürcü Öztürk ile Kemal Yalçın Alemderoğlu'nun avukatı Metin Çetinbaş, duruşmanın CD kayıtlarının verilmesini isteyerek, aksi takdirde ara kararları takip etme imkanları olmadığını anlattı.

Hayrettin Ertekin'in yeniden söz alan avukatı Taner Uzun, müvekkilinin kendisine bir not yazıp gönderdiğini, notta "tansiyonum 19-20'ye çıkıyor. Nefes alıp veremiyorum" ifadelerinin yazılı olduğunu aktardı.

Daha büyük bir duruşma salonu talebi

Verilen aranın ardından ara kararlarını açıklayan mahkeme heyeti, Kemal Yalçın Alemdaroğlu'nun 15 günde bir imza atmasını gerektiren adli kontrol tedbiri sisteminin, hakkında isnat edilen suçun ceza miktarını da dikkate alarak kaldırdı.

Alemdaroğlu'nun yurt dışına çıkış yasağının kaldırılması yönündeki talebinin ise savunmasının alınmasının ardından karara bağlanmasına hükmeden Heyet, buradaki duruşma salonunun genişletilerek 400'e yakın kişinin faydalanabileceği hale getirildiği gerekçesiyle, avukatların bu salonda duruşma yapılmaması yönündeki taleplerini reddetti.

Mahkeme heyeti, yeni düzenlenecek başka iddianamelerin bu davayla birleştirilmesi ihtimali ve bu iddianamelerdeki sanık sayıları dikkate alındığında, duruşma yapılan salonun ileriye dönük ihtiyaca cevap veremeyeceği gerekçesiyle en kısa zamanda daha büyük bir duruşma salonunun düzenlenmesi için ilgili yerlere yazı yazılmasını kararlaştırdı.

Tutuksuz sanıkların savunmaları alınamadığı için duruşmalardan vareste tutulmaları yönündeki istemlerini de kabul etmeyen mahkeme heyeti, davaya müdahil olmak isteyen Haldun Çelebioğlu'nun istemi ile teknik araçlarla yapılan ses ve görüntü kayıtlarının taraflara verilmesi yönündeki talepleri de reddetti.

Mahkeme heyeti, duruşma salonunda, mahkeme heyetinin ve Cumhuriyet savcılarının oturduğu bölümdeki Adalet Bakanlığınca verilen bilgisayarların görüntü kaydı alma özelliği bulunmadığını belirterek, yargılamanın görüntülü ve sesli sistemde yapılması nedeniyle, aynı bilgisayarlarda UYAP sistemi ve internet bağlantısı varsa bu sistemlerin devreden çıkarılmasını karara bağladı.

Duruşmaların canlı yayınlanmasına ret

Mahkeme heyeti, duruşmanın canlı yayınlanması konusundaki istemi de duruşmayı 70'ten fazla basın mensubu, 100'ün üzerinde de izleyicinin takip etmesi nedeniyle kabul etmedi.

Heyet, bir kısım sanıklar ve avukatlarının, iddia makamı hakkında suç duyurusu yapılması yönündeki taleplerinin ise bu işlemi bizzat kendilerinin yapabileceğini dikkate alarak reddetti.

Mahkeme heyeti, Cumhuriyet Savcısı Pekgülen'in mahkemeye ve Cumhuriyet savcılarına yönelik hakaret ve iftıraların Silivri Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesine ilişkin talebiyle ilgili de bu oturumdaki beyanları içeren çıktıların bir suretinin gereğinin yapılması için Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine hükmetti.

Tutuklu sanıklardan Oktay Yıldırım'ın cezaevi şartları ile ilgili taleplerinin ilgili savcılığa iletilmesine de hükmeden mahkeme heyeti, savcılığın iddianameyi okurken kısa süre kullandığı "power point" sunumunun sanık ve avukatlarına verilmesi talebini ise çeşitli nedenlerle kabul etmedi.

Sanıklardan Abdülmuttalip Tonçer'in yazılı olarak verdiği ve gizlenmesini istediği adresinin bir zarf içine konularak mühürlenmesini kararlaştıran mahkeme heyeti, Kemal Kerinçsiz'in kendisi yönünden açılan davanın durdurulmasına ilişkin istemini de reddetti.

Başka suçtan tutuklu bulunan Semih Tufan Gülaltay ile Sedat Peker'in de duruşmalarda hazır edilmeleri için kaldıkları cezaevine faks çekilmesine karar veren mahkeme heyeti, bugünkü duruşmada rahatsızlanan Hayrettin Ertekin'in Adli Tıp Kurumuna gönderilerek hastalığının kesin tanısı konusunda rapor alınmasına hükmetti.

Perinçek'in tepkisi

Tutuksuz sanık Kemal Yalçın Alemdaroğlu ile tutuklu yargılanan Doğu Perinçek arasındaki bir telefon görüşmesine ilişkin bölüm  okunduğu sırada, Perinçek tepki gösterdi.

Yine telefon görüşmelerine ilişkin iddianamedeki bir bölümü okuyan savcı, küfürlü bir söz bulunduğunu belirterek, bu bölümü  okumadan geçeceğini söyledi. Bu sırada bir sanık ayağa kalkarak söz konusu bölümün okunmasını istediğini bildirdi. Başka bir sanık da "Ne alakası var iddianame ile" dedi. Bunun üzerine küfürlü bölüm kısaltılarak okundu.

Kısa bir aranın ardından, bazı avukatlar iddianamenin 106. ve 107. sayfalarındaki bazı bölümlerin okunmadığını öne sürdü. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Şengün, Cumhuriyet Savcısı Nihat Taşkın'a, "Gözden mi kaçtı acaba?" diye sordu. Bunun üzerine Taşkın, ortak talep doğrultusunda tekrar olan bazı bölümlerin atlandığını belirtti.

"Adabımuaşeret" uyarısı

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, soruşturmada ele geçirilen malzeme ve silahlara ilişkin iddianamedeki bir bölümü okurken bazı tutuklu sanıklar oturdukları yerden "Yalan, yalan... En kısa zamanda ispatlayacaksın bunu" diye tepki gösterdi.

Bu sözler üzerine Başkan Köksal Şengün, bir daha aynı şekilde müdahalede bulunan sanıkların dışarı çıkartılacağını söyleyerek, "herkesin adabımuaşerete uymak zorunda olduğunu" belirtti.

Bu sırada tutuklu sanıklardan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in "Burada yasalara uyulmuyor" dediği duyuldu. Savcı Pekgüzel'in iddianamede sanık Mehmet Fikri Karadağ ile ilgili bölümleri okuduğu sırada salonun arka tarafında oturan bazı tutuksuz sanıklar arasında gülüşmeler oldu.

Gülüşmeler nedeniyle Savcı Pekgüzel de "Savcı sizin savunmanıza hiçbirşey demiyor. Lütfen sanık da sanıklığını..." şeklinde konuştu.

İddianamenin okunması sırasında ayağa kalkan bir tutuklu sanık, duruma müdahale eden Başkan Şengün'ün uyarısı üzerine yerine oturdu.

Sanık Öztürk salondan çıkarıldı

Tutuklu sanık Mehmet Zekeriya Öztürk, iddianamenin okunmasına müdahale ettiği gerekçesiyle mahkeme salonundan çıkarıldı.

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel'in, iddianamenin, "Ergenekon örgütünün TSK içine sızması" iddialarına ilişkin bölümünü okuduğu sırada, tutuklu sanık Öztürk oturduğu yerden müdahale ederek bağırdı.

Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, Öztürk'ü oturduğu yerden bağırmaması, saygısızlık yapmaması ve ayağa kalkması konusunda uyardı. Tutuklu sanık Öztürk, daha sonra Başkan Şengün'ün talimatıyla jandarmalarca salon dışına çıkarıldı.

Tutuklu sanık rahatsızlandı

Duruşmada tutuklu sanıklardan Hayrettin Ertekin rahatsızlandı. Ertekin'in avukatı Taner Uzun, müvekkilinin sağlık kontrolünden  geçirilmesini istedi.

Mahkeme Başkanı Şengün, bina önünde doktor ve ambulansın bulunduğunu, sanıkların istenildiği zaman sağlık kontrolünden  geçirilebileceğini bildirdi.

Salonda görevli askerlerden biri de nezarete giden koridorda bulunan Ertekin'e doktor kontrolünden geçirilmesini önerdiklerini ancak sanığın bunu istemediğini söyledi.

Daha sonra duruşma salonundan çıkan Ertekin'in avukatı Uzun, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, dün akşam yüksek tansiyon ve göğüs sıkışması şikayetiyle Silivri Devlet Hastanesi'ne kaldırılan müvekkilinin kalp grafisinin çekildiğini ancak buradaki doktorların Ertekin'in kalbinde bir sorun görmediğini bildirdi.

Müvekkilinin bugün duruşma salonunda kafasını öndeki sandalyeye yasladığını gördüğünü ifade eden Uzun, duruşmayı izlerken bir sanığın kendisine seslenerek, Ertekin'in rahatsız olduğunu ilettiğini kaydetti.

Taner Uzun, durumu mahkeme başkanına iletmesinin ardından müvekkiline, sağlık ekiplerince müdahale edildiğini anlatarak, "8 aydır tutuklu. Önceden de tansiyon ve kalp şikayetleri vardı. Biz özel tedavi alması gerektiğini düşünüyoruz. Bu davada, özel tedavi alması gerekirken yaşamını yitirenler oldu. Tutuksuz yargılanmasını, tedavi altına alınmasını istiyoruz" dedi.

Ertekin'in ismini açıklamak istemeyen kardeşi, ağabeyinin yargılanmadan önce de şeker ve kalp rahatsızlığı olduğunu, cezaevine girdikten sonra 17 kilo verdiğini ve 20 gündür ilaçlarını kullanamadığını ileri sürdü.

Dünkü oturumdan...

Dünkü oturumda, 31. sayfadan başlanan ve sanıkların kimlik bilgileri gibi bilgilerin yer aldığı ilk bölümü okunmayan 2 bin 455 sayfalık iddianamenin 73. sayfasına kadar okunmuştu.

Bu arada, her duruşma öncesi jandarmanın cezaevi önü ve çevresinde aldığı önlemleri tekrarladığı görüldü.

Silivri Belediyesi de elverişsiz hava koşullarında kullanılmak üzere basın mensupları ve ziyaretçiler için yerleşke yakınında çadır kurdu. Yorum Yaz | Yorumları Oku
Okuyucu Yorumları Yorum Yaz

Diğer Haberler

ADnet

Gezinti

Reklam

En Popüler

En Popüler

Reklam