İndex

Eski savcıdan Yeşil ile ilgili çarpıcı açıklama

Eski savcıdan Yeşil ile ilgili çarpıcı açıklama

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
DHA'ya konuşan Ödemiş eski savcısı Sacit Kayasu'dan Susurluk kazasıyla gündeme gelen Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ile ilgili şok açıklamalar... Yeşil'in öldürüldüğünü ve öldürülmeden hemen önce görüntülerinin çekildiğini iddia eden Kayasu, 12 eylül 1998'de Ödemişte buldukları bir cesedin Yeşil'e ait olduğunu öne sürdü.

DHA   Doğan Haber Ajansı'nın özel haberine göre 1998 yılında Ödemiş'te Cumhuriyet Savcılığı yapan Sacit Kayasu Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ile ilgili iddialarda bulundu.

Ödemiş'te savcılık yaptığı dönemde 11 Eylül Pazar günü bir ceset bulunduğunu ancak nöbetçi savcının olaya bakmayıp, olayı pazartesi gününe kaydırdığını,  olay yerindeki ilk incelemenin ardından cesedin Ödemiş Devlet Hastanesi morguna kaldırıldığını belirtti. 

Cesedin başlangıçta normal bir ceset olarak baktıklarını söyeyen Kayasu, ölen kişiye işkence yapıldığının belli olduğunu , cesedin gözlerinin oyulmuş, ellerinin içinin ve ayaklarının derisinin soyulmuş olduğunu ve vücudunda 9 kurşun deliği olduğunu gördüklerini belirtti.

Cesedi gördüğünde cesedin 5-6 günlük olduğunu kaydeden Kayasu, otopsi esnasında gördükleri cesedin gözlerinin oyulmuş olmasının , el ve ayaklarının derisinin yüzülmesinin nedenini kişinin kimliğinin tespit edilmemesi olduğunu kaydetti.

 "Cesedin eli ve ayağı yüzülüyor; gözleri oyuluyor. Profesyonel bir cinayet. O kadar ateş edilmesine rağmen bir tek mermi çekirdeği yoktu" diyen Kayasu, cesette dokuz kurşun deliği olmasına rağmen mermi çekirdeği olmamasıyla daha önce hiç karşılaşmadığını belirtti.

İncelediği cesette çeşitli darp izleri olduğunu da söyleyen Kayasu kişinin dövülmüş ve bağlanmış olduğunu anladığını kaydetti.

"Şahsen ben Yeşil olarak kanaate vardım. Bu şahsi kanaatim yeterli mi değil? Ne yapmak lazım ? DNA ile otopsi lazım. Bunun için İzmir 'e gönderdik. DNA 'ya esas olacak şeyleri alın akrabalarından da tespit edin" dediğini belirten Kayasu, İzmir Adli Tıp Kurumu'ndan " Biz DNA testi yapamıyoruz" şeklinde bir cevap aldıklarını söyledi.

Bunun üzerine cesedin İstanbul'a getirilmesini istediklerini belirten Kayasu, İzmir Adli Tıp Kurumu'nun cesedi göndermemek için maddi harcamaları neden olarak gösterdiğini ve böyle bir cevap aldıktan sonra, cesedin gömülmesini söylediklerini belirtti.

Bu olaydan sonra cesedin İstanbul'a getirildiğini belirten Kayasu, soruşturma dosyasının elinden genelgeyle alınmasından sonra, olayı takip edemediğini belirtti.

Kayasu, "Böyle bir şeyin peşine düştüğüm andan itibaren kelleyi de koltuğa almam gerekir. Niye kelleyi koltuğa alayım? Ben gereken şeyi söylemişim. İçişleri Bakanlığı da dahil  hiçkimse Savcı Bey sen niçin bu cesedin Yeşil'e ait olduğunu söylüyorsun diyen olmadı " şeklinde konuştu.

"Olaydan sonuç alınamayacağını anladım"

Konunun basına sızmasından sonra, iki cesetten bahsedildiğini cesedin birinin Hendek'te diğerinin ise, Ödemiş'te ortaya çıktığına dair haberler çıktığını söyleyen Kayasu, olayın sulandırıldığını belirtti.

Olayın basına sızmasından sonra, soruşturmanın sonuca ulaşamayacağını düşündüğünü belirten Kayasu, cesedin bulunduğu sırada da Ödemiş'teki basın mensuplarına haber yapılmaması konusunda telkinde bulunulduğunu kaydetti.

Olayın basına sızmasından sonra çeşitli tehditler aldığını belirten Kayasu, bu tehditlerin kimisinin bizzat olduğunu kimisinin de telefonla tehdit aldığını kaydetti.

Kayasu, kendisini tehdit edenlerden birinin profesyonel katil olduğunu düşündüğünü de söyledi. "Tehditlerden sonra tahkikat nasıl devam etti ?" sorusuna Kayasu tehditlerden yılmadığını ve olayı incelemeye devam ettiğini cevabını verdi.

Soruşturma devam ederken Bakanlığın bu tür olaylara faili meçhul cinayetlere Cumhuriyet Savcılarının bakacağına dair bir genelge çıkardığını ifade eden Kayasu, hatta o dönemde "Yeşil Genelgesi" olarak anılan bu genelgeyle dosyanın elinden alındığını belirtti.

Yeşil'in öldürüldüğüne dair görüntüler

19999'un Ocak ayında ve Şubat ayında Güneydoğulu kod adı Mehmet olan bir kişiyle bir telefon görüşmesi yaptığını ve bu görüşmelerin nisan ayına kadar devam ettiğini belirten Kayasu, Mehmet adlı kişinin Yeşil'in öldürüldüğüne ve sorgulandığına dair elinde birtakım kasetler olduğunu ve bu kişinin bu kasetleri kendisine getirmek üzere iken son kez telefonda konuştuğunu  ve konuşmanın hemen ardından Mehmet adlı kişinin ortadan kaybolduğunu söyledi.

Mehmet adlı kişinin çeşitli telefon numaralarından defalarca arandığını söyleyen Kayasu, Mehmet adlı kişinin daha önce kendisini bulmak ve elindeki kasetleri vermek için Ödemiş'e geldiğini ancak çevredeki istihbarat elemanlarından çekindiği için otobüsten inmeden geri döndüğünü kendisine anlattığını söyledi.

Kayasu, telefon konuşmalarında Mehmet adlı kişinin Yeşil'in İzmir'in başka bir ilçesinde öldürüldüğünü öldürülmeden önce sorgulandığını, sorgulanmasının kasete çekildiğini ve o kasetin kendisinde olduğunu belirttiğini söyledi.

Kayasu, "Anlattığı şeylerin doğru olduğuna inandım. Ayrıca, psikiyatristlere ses kasetlerini dinlettim. Onlar da bu kişinin doğru söylediğini belirtti" dedi.

Olayın üzerinden 10 sene geçmesine rağmen Mehmet'in kendisini aramadığını söyleyen Kayasu, telefonda konuştuğu kişinin öldürülmesinden şüphelendiğini kaydetti.

"Pek çok şey o cesedin Yeşil olduğunu doğruluyor. Bunu ispatlamam için elimde DNA olması lazım " diyen Kayasu, cesette parmak izi olmamasının işleri zorlaştırdığını belirtti.

"Yer değiştirme cezası aldım"

Yaşanan olaylardan sonra yer değişikliği cezası aldığını belirteh Kayasu, "Türkiye Cumhuriyeti'nde hangi cesedin kimliği açıklanmadı? En basitinden Ömer Lütfü Topal. Ömer Lütfü Topal öldürüldü demek suç mu ? Ben de Yeşil öldürüldü dedim.  Suç mu ? 'Dosyanın gizliliğini ihlal ediyorsun' dediler. Adana'ya. Yer değiştirilmeyle değil. Tayinle gönderildim. 7 gün sonra yer değiştirme cezası verdiler. Bu tamamen bana uygulanan bir baskıdır " dedi.

Adana'ya tayin olduktan sonra gelen yer değiştirme cezası sonrası, bir af kanunu çıktığını ve bu cezanın uygulanmadığını söyleyen Kayasu, Adana'da kaldığını belirtti.

İlgili Konular » JİTEMSusurlukdiğer konular »
Servisler » iPhoneMobilHaber SMSGörüntülü HaberFacebookTwitterSitene Ekle

Diğer Haberler

ADnet

Diğer Haberler

Reklam

Reklam

Test

TEST

Tahammül kapasiteniz ne?
Üst kat komşunuz gecenin bir yarısında telefonda kavga ediyor. Sesler o kadar yüksek ki, tartışma neredeyse sizin evde dönüyor. Siz...





Devam