İndex

Çubukçu'nun dili fena sürçtü

Çubukçu'nun dili fena sürçtü

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ile ilgili son dönemde ortaya atılan iddialar, tartışmalar, eleştiriler Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'yu zora soktu. Bakanın bu iddialar üzerinde yoğunlaştığı, TBMM Plan Bütçe Komisyonu'ndaki konuşmasında ortaya çıktı. Nimet Çubukçu'nun dili sürçtü ve "Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu çalışmalarını sürdürüyor " yerine "şaibelerini sürdürüyor" dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) bütçesi görüşülürken, İngiltere York Düşesi Sarah Ferguson'un, Saray Rehabilitasyon Merkezinde gizli kamerayla çektiği görüntüler tartışıldı.

CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, Türkiye'de kadın olmanın zor olduğunu belirterek, kadınların aile içi şiddetten töre ve namus cinayetlerine kadar bir dizi sorunla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

"Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun yerinde olmak istemezdim" diyen Özyürek, bakanlığın tüm sorumluluk alanının ciddi sorunları kapsadığını kaydetti.

SHÇEK ile ilgili olarak medyaya yansıyan olayların kendilerini üzdüğünü belirten Özyürek, geçen yıl Malatya'da, bu yıl Saray'da yaşanan olayların basına yansıma biçiminin eleştiri konusu yapıldığını, ancak bundan çok olayların içeriğinin önemli olduğunu vurguladı.

Özyürek, "Bunlar var mıdır, varsa ne gibi önlemler alındı? Olayların biçiminden çok, yazılıp çizilenlerin, görüntülerin doğruluğunu eğriliğini konuşmalıyız. Sorunlu çocukların bakımı zor ama bu işi üstlenenlerin bunlarla başa çıkması gerekiyor" dedi.

Çubukçu'nun, Hüseyin Üzmez ile ilgili Adli Tıp Raporuna itiraz edeceklerini söylediğini, ancak bunun zamanında yapılamaması nedeniyle gerçekleşemediğini kaydeden Özyürek, "Sayın Bakan'ın bu iddialı ve toplumdan destek gören çıkışı, kimin engellemesi ya da ihmaliyle olursa olsun ortada kaldı" diye konuştu.

"Kota ve pozitif ayrımcılık..."

DTP Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak, Çubukçu'nun kabinedeki tek bakan olması nedeniyle rahat konuşamadığını belirterek, "Görev alanında ciddi eksiklikler olduğunu ifade etmek zorundayım. Keşke bunları kadın kadına konuşabilseydik" demesine, CHP Malatya Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu, "Biz çıkalım rahat rahat konuşun" karşılığını verirken, CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman ise "Burayı haremlik selamlık yapmayın" diye tepki gösterdi.

Türkiye'de kadınların tüm çabalarına ve çalışmalarına rağmen eşitlik konusunda iyi durumda olmadığını kaydeden Kışanak, bunun kadınların ekonomik hayata katılımı, eğitimde fırsat eşitliği ve politik hayattaki temsiliyet gibi sorunlu alanlardan kaynaklandığını söyledi.

2004 yılındaki yerel seçimlerde 3 bin 200 erkek belediye başkanına karşılık sadece 18 kadının belediye başkanı olabildiğine işaret eden Kışanak, Meclis'teki kadın milletvekili sayısının da yeterli düzeye ulaşamadığını kaydetti.

TBMM'de kadın erkek eşitlik komitesi kurulamamasını da eleştiren Kışanak, dünyada benzeri durumun aşılması için başvurulan "kota" ve "pozitif ayrımcılık" gibi yöntemlere Türkiye'de de başvurulmaması halinde kadınlar lehine düzelme olmayacağını savundu.

Diyarbakır'da Fatma Babatlı ve Ayşegül Arslan adlı kadınların eşleri tarafından öldürüldüğünü, durumun polise bildirilmesine karşılık bu ölümlerin önlenemediğini söyledi.

"Buradaki tablo"

CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi, "Toplumsal cinsiyete dayalı bütçenin" bakanlığın gündeminde olmasının sevindirici olduğunu belirterek, ancak bunun tüm bakanlar tarafından benimsenmesi gereğini vurguladı. Kadın istihdamının düşük olduğunu, kadınların giderek çalışma hayatından çekildiğini anlatan Hamzaçebi, "Buradaki tablo bile bunun göstergesi. Komisyonda sadece 1 kadın milletvekili var" dedi.

Türkiye'nin kadın eşitsizliği konusunda dünya ülkeleri arası sıralamasında gerileme olduğunu ifade eden Hamzaçebi, kadının konumu ve statüsünü düzeltmek, cinsiyet eşitsizliğini gidermek için daha ciddi politika ve bütçelere ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Hamzaçebi, Saray Rehabilitasyon Merkezindeki olayın herkesi üzdüğünü belirterek, "Görüntüleri elde edip yabancı basına taşıyanlar hakkında suç duyurusunda bulunmak yerine, esas olan oradaki olaydır. Geçen yıl Malatya, bu yıl Saray'da aynı durum yaşandı. SHÇEK yurtlarında, kurumlarında sorun mu var?" dedi.

"Kadın istihdamında gerileme"

CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, dünya ülkeleriyle ilgili bir rapora göre, Türkiye'de kadın istihdamındaki durumunun bir yılda 16 sıra gerileyerek 121. sıraya düştüğünü ifade etti.

"Bir çok ülke bir yılda 15 sıra atlayarak durumunu düzeltiyor" diyen Arıtman, Türkiye'de kadınların yüzde 41'inin diploması olmadığını, ayrıca kız çocuklarının ilkokul sonrasında eğitim durumunun da kötü olduğunu söyledi.

Arıtman, "AKP olarak seçilmesine çok sevindiğiniz Almanya Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir, Türkiye'de kadın erkek eşitliğinin olmadığını ve Türkiye'nin AB üyesi olamayacağını söylüyor. Sayın Bakan, iktidarınızda kadın istihdamında gerilemeye neden oldunuz. AKP olarak hiçbir zaman ve hiçbir yerde Türkiye'nin ilerlediğini söyleyemezsiniz. Kadın sorununu türbana indirgediniz, türbanla sınırladınız" dedi.

Töre ya da namus cinayeti tanımının doğru olmadığını savunan Arıtman, bunun yerine "Toplumsal cinsiyet eşitsizliği cinayeti" tanımının kullanılması gerektiğini ifade etti.

Arıtman, son yıllarda çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarının artış gösterdiğini, ancak bunun "buzdağının görünün kısmı" olduğunu, çoğunun hala gizli kaldığını belirterek, "Sayın Bakan bu konuda neden çalışma yapmıyorsunuz. CHP olarak konunun araştırılması için önerge verdik. Destekleyin bunu ve bir araştırma komisyonu kurarak konuyu ele alalım. Pedofilleri önlemenin tek yolu, cezaları arttırmaktır. Öyle cezalar olacak ki bu suçları işlemekten imtina edecekler" dedi.

"Demek ki tüm yurtlarda aynı sorun var"

CHP Malatya Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu, Malatya'da çocuk yurdunda geçen yıl yaşanan olaya dikkat çekerek, "Biz Türkiye'ye iyilik yaptık. Demek ki tüm yurtlarda aynı sorun varmış. Ama Malatya olayı patlağında biz kötü adam olduk. Olsun, biz kötü adam oluruz, yeter ki çocuklarımız kurtulsun" diye konuştu.

Bazı hizmetlerin satılamayacağını, ihale edilemeyeceğini savunan Aslanoğlu, "250 YTL'ye adam çalıştırırsanız, bunun sonu bu olur. İyi ki bu olay Malatya'da oldu da hizmet alımında belli standartlar getirildi. Malatya borcunu ödedi. Şimdi siz ödeyin" dedi.

Komisyon'da gülüşmeler

Aslanoğlu'nun, kadın sığınma evlerinin kent merkezleri yerine, dışında yapılması gerektiğini söylemesi üzerine Bakan Çubukçu'nun, "Siz nerede gördünüz. Asıl ihlal bu" demesi, Komisyonda gülüşmelere neden oldu.

MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluata, bakanlığın görev alanına giren konuların nüfus yapısından kaynaklandığına işaret ederek, Çubukçu'ya, "Nüfus yapımızdaki olumsuzluklar üzerine çalışmanız var mı?" diye sordu.

AK Parti Çorum Milletvekili Cahit Bağcı, berdelin en yüksek olduğu ilin Şanlıurfa olduğunu belirterek, "Berdel ile iki genç kız karşılıklı değiş tokuş yapılır. Ama birinin evliliğinin bitmesi halinde, bu bahane edilerek diğerinin de evliliği otomatik olarak bitiyor. Bu konuda sosyolojik araştırma yaptınız mı? Böyle evliliklerin oranı nedir?" sorusunu yöneltti.

"Çağdaş Türkiye fotoğrafı..."

DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, bütçe görüşmelerinde bakanlık sıralarındaki görüntüye dikkat ettiğini belirterek, Bakanlık sıralarındaki kadın sayısının fazlalığıyla çağdaş Türkiye'nin fotoğrafını görmekten mutluluk duyduğunu söyledi.

Yeşil kart kullanımına ilişkin verilere dikkati çeken Kaplan, "Bingöl'de yeşil kartlı sayısı yüzde 50, Başbakan çıkaran Siirt'te yüzde 47,7. Yani aldığı oy oranından daha fazla. Bununla ne övünülebilir, ne de 3 çocuk yapılır" dedi.

Çubukçu'nun konuşmasından...

Milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtlayan Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Özürlüler İdaresi Başkanlığı ismindeki "özürlüler" kavramı konusunda, "özürlü" ve "engelli" kavramlarını birlikte kullandıklarını söyledi.

Kavramlardaki problemden çok bu insanlara bakış konusunda bir problem olduğunu vurgulayan Çubukçu, bu kavramların içinin nasıl doldurulduğunun ve nasıl bakıldığının önemli olduğu belirtti.

Kadınlara yönelik şiddet konusunda uyarıcı, etkileyici, farkındalık yaratıcı bir tutum olmadığı gibi, emniyette bugüne kadar tutulan verilerin hiçbirisinin cinsiyet temelli ve şiddetin sınıflandırıldığı şekilde yapılmadığını anlatan Çubukçu, kendi dönemlerinde yapılan çalışmalarla bu konuda sonuçlar alınmaya başlandığını dile getirdi.

Çubukçu, bu konuların yaralama ve adam öldürme fiili olarak kayda geçtiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"TBMM Töre Cinayetlerini Araştırma Komisyonu, son 5 yılın verilerine ulaştığında, 'bin 189 kişinin töre ve namus cinayetlerine kurban gittiği anlaşılıyor' dendi ve gazeteler bunların hepsinin kadın olduğunu verdi. Oysaki, o rakamların içerisinde 800 kişi erkekti. Yani kadınlardan çok erkekler töre cinayetinden mağdur olmuştu.Şimdi bütün uygulamalarımızda, bütün birimlerde nasıl ki burada cinsiyete duyarlı bir bütçe tartışmasını açtıysak, bütün tutulan istatistikler, kadınlara yönelik fiilleri, bir yerde cinsiyet temelli sınıflandırılmak zorunda. Yani kız çocuklarının okullaşmasından, sağlık hizmeti alan kadınların oranına kadar...Çünkü, biz bu gerçekleri orada göremediğimiz sürece ona yönelik bir politika üretmemiz de mümkün olamaz diye düşünüyorum."

Sivil toplum örgütleriyle işbirliği konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamadığını söyleyen Çubukçu, çalışmalarında, kadın örgütlerinin katılımını esasaldıklarını kaydetti. Çubukçu, sivil toplum örgütlerinin eleştirilerinin onlarla çalışmadıkları anlamına gelmediğini vurguladı.

SHÇEK'in yürüttüğü çalışmaların tek elden ve merkezi verilmesinin birtakım sakıncaları olduğunu anlatan Çubukçu, belediyelerin de bu konularda kapsamlı yükümlülükleri bulunduğuna dikkat çekti.

Çubukçu, kurumsal kapasite yada bilinç eksikliği nedeniyle, belediyelerin bu konuda çok ciddi ilerleme kaydetmediğini gösterdiğini söyledi.Kadın politikaları konusunda çok daha geride olunduğunu söyleyen Çubukçu,"Yakında bir yerel seçime gidiyoruz. Kendilerine de bir mektup yazdığım için burada da söyleyeyim; 12 büyükşehir belediyesi içinde kadın sığınma evi açmayanbelediyeler var. Bunlar arasında parti ayrımı yapmıyorum. Nüfusu 50 bini aşan belediyenin bile sığınma evi kurma mecburiyeti var iken, samimi olarak söyleyeyim; sıcak bakmıyorlar" dedi.

Nimet Çubukçu'nun konuşmasının başında dili sürçtü ve "Sosyal Hizmetler Çocuk Esirge Kurumu çalışmalarını sürdürüyor " yerine "şaibelerini sürdürüyor" dedi. Çubukçu hemen hatasını anlayıp düzeltti. Yorum Yaz | Yorumları Oku
Okuyucu Yorumları Yorum Yaz

Diğer Haberler

ADnet

Gezinti

Reklam

En Popüler

En Popüler

Reklam