İndex

"Yeşil öldürüldü" iddiasında ses kaydı

"Yeşil öldürüldü" iddiasında ses kaydı

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
Savcılık yaptığı dönemde İzmir'in Ödemiş ilçesi yakınlarında bulunan, kimliği belli olmasın diye el ve ayak derisi yüzülmüş, gözleri oyulmuş kişinin "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım olduğunu iddia eden Sacit Kayasu'nun, bu konudaki delillerinden olan telefon görüşmesinin kaydını DHA ele geçirdi.

DHA   DHA'ya konuşan eski savcı Kayasu, söz konusu cesedin, Ödemiş'te savcılık yaptığı dönemde, 11 Eylül 1998'de bulunduğunu belirtmişti.

1999'un Ocak ayında ve Şubat ayında kod adı Mehmet olan bir kişiyle bir telefon görüşmesi yaptığını ve bu görüşmelerin nisan ayına kadar devam ettiğini söyleyen Kayasu, bu kişinin Yeşil'in öldürüldüğüne ve sorgulandığına dair elinde bir takım kasetler olduğunu ve bu kişinin bu  kasetleri kendisine getirmek üzere iken son kez telefonda konuştuğunu  ve konuşmanın hemen ardından ortadan kaybolduğunu kaydetmişti.

Bu konuşmalardan bazılarını kayda alan eski savcı Kayasu'ya göre, Ödemiş yakınlarında kendisinin incelediği erkek cesedinin Yeşil'e ait olduğunu bu ihbarcının söyledikleri de doğruluyor. 

İŞTE O SES KAYITLARI

Mehmet - Konuşma anlaşılmıyor....
Savcı -İyi akşamlar. Rica ederim. Buyrun.
 
Mehmet - İşlerim var sağda solda. Ödemiş'e geldim.
-Konuşmalar anlaşılmıyor -
Savcı - Ödemiş'e gelmişken görüşseydik.

Mehmet -Yarın geleceğim.
Savcı- Yarın tamam.Evet . Tamam  ...Kaseti gelirken bir zahmet getir de. Kaseti de getir gelirken.

Mehmet - Ben oraya getiririm.
Savcı-Tamam oldu.Yarın sen beni arar bulursun. Ben seni bulamam.
- Konuşmalar anlaşılmıyor -
Savcı-Tamam oldu. Oldu. Yarın görüşürüz. İyiakşamlar. Sağol.

Mehmet kod adlı kişi o zamanlar görevine devam eden savcı Sacit Kayasu'yu sık sık arıyor. Telefon görüşmelerinde Mehmet adlı kişinin rahat konuşamadığı seziliyor.  Yerinin tespit edilmesinden endişe duyan Mehmet sık sık güvenli bir yerde buluşmaktan da bahsediyor:
 
Mehmet - ....Daha iyi olmaz mı ?
Savcı- Nereye göndereceksin?

- Mehmetin konuşmaları anlaşılmıyor.
Savcı - Evet . Evet.

Mehmet - Cavit Çağlar'dan tutun da . Hepsi olayların içinde yani.
Savcı- Mutlaka mutlaka.
- Konuşmalar anlaşılmıyor -

Savcı- Vallahi ben seni o şekilde tehlikeye atmam. Arena'ya çıkmana da gerek yok.
- Konuşmalar anlaşılmıyor -
Mehmet - Orada sorgulandı. Orada öldürüldü Kemalpaşa'da. Herşeyi biliyor. Elimizden gelen şu var. Nasıl istiyorsan öyle yapayım.

Savcı - Tabii tabii dinleniyor.
- Konuşmalar anlaşılmıyor - 

Savcı - Şimdi Ödemiş'in içerisinde olsun daha güvenli olur. Arkadaşlar için de. Ben değil bir başka arkadaşı gönderirim ben. Böylelikle . Tamam. Onları da tehlikeye atmamış oluruz böylelikle. Tamam ne şekilde nerede buluşacağız ?
- Konuşmalar anlaşılmıyor -

Savcı- Sen beni cepten aradın ama bak !
Mehmet - Cepten aradım ama yer tespit ediliyor.

Savcı- Evet o da doğru. Şu da var. Sen beni telefon kulübesinden ararsan yerin tespit edilemez. Onu şey yapma.
Mehmet - Öyle mi ?

Savcı-Tabii tabii. Telefon dinlendiği için buluşacağımız yeri burada söyleme.
Mehmet - Onu söylemeyeceğim. Yalnız ben o zaman şeyden arayacağım.

Savcı- Makamım da olurum da. Cepten ara yine. Cepten ara dediğim gibi telefon kulübesinden ara. Saat kaçta nerede buluşulacaksa ona göre ayarlayalım. Onu o şekilde halledelim. Tamam oldu iyiakşamlar. Estağfurullah iyiakşamlar.

"YEŞİL ÖLDÜ"

Savcı Sacit Kayasu ile Mehmet adlı kişi arasındaki bir başka telefon konuşmasında ise, Mehmet kendini tanıtıyor. Konuşmalarda Mehmet nereli olduğundan bahsediyor. Yeşil'in cep telefonundan da bahsedilen konuşamalarda Mehmet adlı kişi, Yeşil'in telefonu olduğunu iddia ettiği bir telefon numarası veriyor.

Bu telefon numarasının da Sedat Peker'in adamı olan Mehmet Çepni adına alındığını belirtiyor. Yeşil ile Mersin'de Silopi'de, Kuzey Irak'ta birlikte olduğunu söyleyen Mehmet adlı kişi Yeşil'in öldüğünü de söylüyor. Bu telefon konuşmasında, Mehmet, savcı Kayasu ile diğer telefon konuşmalarında da bahsedilen kasetten söz ediyor ve bu kasedi bayramdan sonra verebileceğini belirtiyor.
 
"YEŞİL İLE ARKADAŞLIĞIMIZ OLDU"

Savcıyla ihbarcı arasında geçen konuşmaların bir bölümü, diğerlerinden kolayca ayrılıyor. Çünkü ihbarcı bu konuşmada savcıyı ikna etmek için ve kendine inandırmak için birçok ayrıntı veriyor. Bu konuşmada kimliğini de açıklayarak, neredeyse savcıya soru sormaya bile fırsat vermeden soluk almadan bildiklerini sıralamaya başlıyor:
 
Mehmet -  "Size güveniyorum. Savcı olduğun için ben sana güveniyorum. Ve bak. Benim gerçek adım Mehmet. Mehmet Dal. Ben Mardinliyim. Tamam mı ? Ben Mardinliyim.Yeşil ile bir hayli arkadaşlığımız oldu. Mersin'de , Mardin'de Silopi'de, Kuzey Irak'ta. Tamam mı? Ve Yeşil öldü. Yani ben sana Yeşil'in telefonu da vereyim. Cep telefonu şu an kullanılmamakta. Yeşil cep telefonunda Sedat Peker'in bir adamı adına.... tarafından yani bu onun adına çıkarılmıştır. Bu telefonu da ben sana vereyim. 0532... Şu an daha evvel yani irtibatta olduğum insanlar vardı. O telefonu da ben size vereyim. 250 .....Yani şu anda bu kadarını size verebilirim. "

Savcı-Tabii tabii. Şimdi sen yalnız o göndereceğin belgeleri niye bayramdan sonra gönderiyorsun?
 
Mehmet - Savcı bey benim bazı bildiğim bazı şeyler var. Hani biliyorum da şu an dinliyorlar.
Savcı- Muhakkak muhakkak.
Mehmet - Biliyorum dinliyorlar, ama eğer yani bazı şeyleri çıkaracaksak kellemize de razıyım. Olayların gerçeğini ortaya çıkracaksak ben kelleme razıyım, herşeye varım.

İlgili Konular » JİTEMSusurlukdiğer konular »
Servisler » iPhoneMobilHaber SMSGörüntülü HaberFacebookTwitterSitene Ekle

Diğer Haberler

ADnet

Diğer Haberler

Reklam

Reklam

Test

TEST

Sevgililer Günü'nü nasıl geçirmelisiniz?
Canınız bir şeylere sıkkın. Kendinizi toplamak için bunlardan hangisini yaparsınız?





Devam