KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, Türkiye'deki Ergenekon soruşturması iddianamesinde adı geçen KKTC'nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve eski başbakanlardan, ana muhalefet Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Derviş Eroğlu hakkındaki iddiaların araştırılması için bugün Başsavcılıktan soruşturma yapılması talebinde bulundu. Soruşta talebine Rauf Denktaş ve Ulusal Birlik Partisi (UBP) tepki gösterdi.
KKTC Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nün açıklamasında, "
Ergenekon iddianamesinde bulunan bazı kısımlar basınımızda yer almış ve söz konusu iddianamenin bir bölümünde Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Dr. Derviş Eroğlu ve Eski Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Raif
Denktaş hakkında iddialar bulunmaktadır. Bu iddiaların çok ciddi olması ve kamu yararı gereği KKTC yasal mevzuatı uyarınca da soruşturma yapılması kaçınılmaz bir sonuçtur" denildi.
Açıklamada, Başbakan Ferdi Sabit Soyer'in KKTC Anayasası uyarınca devletin Hukuk Danışmanı olan Hukuk Dairesi'ne (Başsavcılık) bugün resmi bir yazıyla söz konusu iddianameyi gönderdiği ve gerekli soruşturmanın yapılması talebinde bulunduğu belirtildi.
Denktaş: "Halkımız böyle şeyleri yutmaz"
cnnturk.com
CNN TÜRK'e konuşan KKTC'nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf
Denktaş, kanıtlanmayan iddiaları ciddiye almadığını belirterek, haberi bugün aldıklarını ve şaşırdıklarını söyledi.
Zamanlama açısından böyle bir raporun gönderilmesini seçimlere müdahale olarak gördüğünü belirten
Denktaş, konunun henüz yargıdan geçmediğini kaydetti.
Denktaş, "Dün akşam Sayın Soyer ile Derviş Eroğlu'nu televizyonda seyrettim. Soyer'in elinde bir '
Ergenekon' belgesi olduğunu ve bu belgede 1998 seçimlerinde Sayın Mustafa Özbek kanalıyla, benim aleyhime Serdar'ın (Serdar
Denktaş) seçimleri kazanmaması için, UBP'nin kazanması için, büyük paralar harcandığını ve destek aldığını vesaire konusunda atıştıklarını gördüm. Bunu Sayın Soyer, savcıya verip takip ettireceğini de söyledi" dedi.
Rauf
Denktaş, "Bunun içerisinde benim aleyhime bir şey olduğunu sanmıyorum, varsa da ciddiye almıyorum. Çünkü yargı tarafından kanıtlanmamış, yargıdan geçmemiş, sızdırma bir belge var, basına sızdırılmış. Ve yine seçimler öncesi bir sızdırma vardır. Bu seçimlere müdahale için yapılan bir tertip de olabilir" diye konuştu.
Denktaş, seçimler için Egemen Bağış'ın da KKTC'ye geleceğini belirterek, bunların hatılı bir davranış olduğunu söyledi.
Hazırlanan raporun Türkiye'den geldiğini belirten
Denktaş, raporun içerisinde KKTC'deki Sivil Daire Başkanlığı'nın
Ergenekon soruşturmasında tutuklu olan Mustafa Özbek'e gizli bilgi verdiği, yine Mehmet Şener Eruygur'un da kendisine gizli bilgi verdiği, kendisinin seçimlerde
Ergenekon sanıklarından yardım istediği yönünde iddiaların olduğunu söyledi.
"Bunlar alakası olmayan uydurma şeyler" diyen Rauf
Denktaş, ifade vermeye çağrılmadığını fakat çağrıldığı takdirde ifade vermeye gideceğini söyledi.
Denktaş, "Seçimlerde bizi susturmak için yapılan bir harekettır diye düşünüyorum. Halkımız böyle şöyleri yutmaz" diye konuştu.
"Böyle bir zamanda böyle bir şeyin sızdırılmış olmasını, seçimlerle bağlantılı gördüğünü" kaydeden
Denktaş, "Kanımca böyle bir sızdırmanın bu safhada yapılması da maksatlıdır. Kanıtlanmayan iddiaları ciddiye almıyorum.
Ergenekon'un KKTC ile hiçbir alakası olamaz" dedi.
Denktaş, "
Ergenekon nedir? Olay, hükümeti devirmek için komplo, darbe hazırlığı olarak başladı. Böyleyse KKTC ile ne ilgisi var? Bir sepet ortaya konmuşsa, içine bir şeyler atılıyorsa,
Ergenekon var deniyorsa bu çok acayip bir şeydir. Ben ne böyle dava gördüm, ne de böyle iddianame. Bunları biz kabul edemiyoruz, hazmedemiyoruz..
Ergenekon diye bir şeyin KKTC'de olması mantıklı değil. Türkiye'de hükümet devirme planlarıyla KKTC'nin hiçbir alakası olamaz. KKTC'nin amacı şimdiye kadar Türkiye hükümetleriyle işbirliği yapmaktır.
Kıbrıs meselesini de partilerüstü tutmaktır" diye konuştu.
UBP: "Çirkin bir siyasi oyun"
KKTC'deki ana muhalefet Ulusal Birlik Partisi (UBP), Başbakan Ferdi Sabit Soyer'in Türkiye'deki
Ergenekon soruşturması iddianamesinde adı geçen UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu hakkındaki iddiaların araştırılması için Başsavcılıktan soruşturma yapılması talebinde bulunmasını "çirkin bir siyasi oyun" olarak niteledi.
UBP Basın Bürosundan, UBP Genel Merkezi adına yapılan yazılı açıklamada, "UBP olarak alnımız açık, başımız diktir. Verilemeyecek hiçbir hesabımız yoktur" denildi.
Açıklamada "Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı ve Başbakan Soyer'in önce 1998 seçimleri için Türk-Metal Sen Genel Başkanı tarafından UBP'ye 20 milyon dolar verildiği yolunda bir televizyon programında açıklamalar yapması, ardından da Başsavclığıa başvurması çirkin bir siyasi oyundur. Ciddi bir Başbakan önce iddiaların doğruluğunu araştırır, mantığına başvurur, muhatapları ile konuyu ele alır, ondan sonra konuyu daha ileriye götürür, ama CTP Genel Başkanı bunun tam tersini yaptı" dedi.
"UBP'nin
Kıbrıs Türk halkına güvenen bir parti olduğu, halkın geniş desteğiyle CTP'nin en az 20 puan önünde iktidara yürüdüğünün tüm kamuoyu yoklamaları tarafından da saptandığı" görüşüne yer verilen açıklamada, "Ekonomimizi mahveden,
Kıbrıs Türk halkının yüzde 70'i tarafından başarısız bulunan CTP hükümeti son çare olarak '
Ergenekon ipine' sarılmaktadır" iddiasında bulunuldu.
Açıklamada, "Yasalarımıza göre KKTC Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmanın bir prosedürü yoktur. Ancak bir başvuruda bulunulması Başsavcılığın bunu dikkate alarak harekete geçeceği anlamına gelmez. KKTC Başsavcılığı herhangi bir makamın talimatı ile hareket etmez" denildi.
UBP açıklamasında, "Bir Başbakanın ülkesinin hukuk sisteminden habersiz sırf siyasi amaçlarla hareket etmesi hiçbir siyasi etkik anlayışı ile bağdaşmaz. UBP olarak alnımız açık, başımız diktir. Verilemeyecek hiçbir hesabımız yoktur. 19 Nisan seçimleri için de halkımıza hesap vererek, projelerimizi sunarak ilerliyoruz.
Kıbrıs Türk halkından ve Anavatan Türkiye'deki kardeşlerimizden ricamız bu iddiaları ciddiye almamaları, CTP'nin çamur at izi kalsın siyasetine prim vermemeleridir" ifadlerine yer verildi.
Eroğlu: "Dava hakkım saklıdır"
KKTC'deki ana muhalefet Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Derviş Eroğlu, Türkiye'deki
Ergenekon soruşturması iddianamesinde adı geçmesinden dolayı, KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer'in, söz konusu iddiaların araştırılması için Başsavcılıktan soruşturma yapılması talebinde bulunması konusunda, "Aslında dava açması gereken taraf benim, o hakkım saklıdır" dedi.
UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu, partisinin Lefkoşa Gönyeli mitinginde, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada "Biz, bunları ciddiye almıyoruz. Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) oylarını kaybettikçe ne yapacağını şaşırmıştır. Büyük bir şaşkınlık içerisinde ne olduğunu bilmediği metinleri bile oy getirecek düşüncesiyle kullanmaya çalışıyor. UBP böyle bir olay içerisinde olmaz, olamaz" dedi.
BAŞBAKAN SOYER'İN İDDİALARI
cnnturk.com
Dün TV programında söylemişti
Kıbrıs gazetesinde yer alan bir haberde, Başbakan Ferdi Sabit Soyer ile UBP lideri Derviş Eroğlu'nun dün akşam
Kıbrıs TV'de bir araya geldiği kaydedildi. Habere göre Başbakan Soyer, programın başında
Ergenekon iddianamesini ele geçirdiğini ve bu konuda suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.
Soyer,
Ergenekon iddianamesinde Eroğlu’na sunulan bir rapordan söz edildiğini, 1998 seçimlerinde 20 milyon dolar civarında para dağıtıldığı iddialarının bulunduğunu belirterek, “Bunların açığa çıkması gerektiğine inanıyorum. Ortada resmi bir belge var ve bu belgede bizim demokrasimizle ilgili önemli iddialar bulunuyor” demiş ve savcılığa suç duyurusu yapacağını söyledi.
Derviş Eroğlu, Soyer’in bahsettiği rapordan haberi olmadığını belirterek, seçim sürecine girilmesiyle birlikte adının
Ergenekon’la bağdaşlaştırılmak istendiğini ve bunun demokrasiye yakışmadığını söyledi.
Seçimlere asıl müdahalenin 2005’te
AB,
ABD ve İngiliz Yüksek Komiserliği tarafından yapıldığını iddia eden Eroğlu,
Ergenekon iddianamesinde adı geçen Metal-Sen Başkanı Mustafa Özbek’in sadece kendisiyle değil, CTP lideri Soyer’le de görüşmeler yaptığını belirtti.
Detaylar... Soyer, “Şu ana kadar
Ergenekon konusunda konuşmak istemedim. Ancak, bu iddianame ve iddianameyle ilgili olayları görünce şok oldum. Bunların açığa çıkması gerektiğine inanıyorum. Özbek’in evrakları arasında bulunan ve Derviş Eroğlu’na sunulması için hazırlanmış bir rapor var. Bunları okuduğumda tüylerim dikken diken oldu” dedi.
Raporda, 1998 seçimleriyle ilgili olarak toplam 20 milyon dolar paranın 1998 seçimleri için birçok kişiye dağıtıldığı iddialarının yer aldığını belirten Soyer, elde edilen belgede, “2000 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde
Denktaş’tan sonra Eroğlu vasıfları ile tamamen uygundur. Bu konuyu arkadaşlarımız ele almalıdır” ifadelerinin yer aldığını söyledi.
Ölüm timlerinin geldiği ve paraların dağıtıldığı konusunda iddialar yer aldığını ve bunların açığa çıkarılması gerektiğini ifade eden Soyer, elde edilen raporun resmi bir evrak olduğunu belirterek, KIBRIS TV ekranlarından bu konuda Başsavcılığa suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.
Soyer, “19 Nisan seçimlerinde birinci parti çıkacağız ve ilk vereceğimiz yeminden sonra hükümet programıyla bağlantılı olarak bunun açığa çıkarılması için uğraşacağız” diye konuştu.
1998 seçimlerinin kokusunun 2009’da ortaya çıktığını ifade eden Soyer, “Derviş Eroğlu’na sunulmak üzere hazırlanmış rapor ve bu raporun Özbek’e iletildiği,
Denktaş’a yönelik operasyon yapıldığı dönemdir. Bugüne kadar hiç konuşmadım, ısrarla konuşmadım ama bu raporu bugün aldım ve bununla ilgili olarak başvuruda bulundum ve
internet vasıtasıyla bu iddianamenin resmi eklerini yolladılar” dedi.
Türkiye’de henüz kanıtlanmamış bu iddianameyi savcılığın ele alıp almayacağıyla ilgili soruyu yanıtlayan Soyer, raporda 2000 cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik olarak
Denktaş’ın ekarte edilmesinin yer aldığını belirterek, “Bu raporun bir yerde kanıtlanmasına gerek yoktur. Bunu siz (Eroğlu) kanıtlayacaksınız. Bu resmi bir belgedir ve bu belgede bizim demokrasimizle ilgili önemli iddialar vardı. Hedef bu hadiseleri ortaya çıkarmaktır. Bu demokrasinin kurumsallaşması için son derece önemlidir” diye konuştu.
Eroğlu: Rapordan haberim yok
CTP Genel Başkanı Soyer’in bahsettiği rapordan haberi olmadığını belirten UBP Genel Başkanı Eroğlu, seçim sürecine girilmesiyle birlikte kendisinin
Ergenekon’la bağdaşlaştırılmaya çalışıldığından yakınarak, “Yıpranmış bir parti, UBP’yi de yıpranmış bir çizgiye sokmaya çalışıyor” diyerek CTP’yi eleştirdi.
UBP’nin
Ergenekon’un dışında olduğunu dile getiren Eroğlu, “KKTC’de namusumla politika içinde bulundum. Seçim ve oy amacı ile de olsa böyle yapmanız yanlıştır. Demokrasiye esas lekeyi sürdüren sizsiniz. Milletvekilini satın aldınız…” diyerek,
Ergenekon olayıyla ilgili iddiaları yanıtladı.
Soyer’in içeriğinden ayrıntılar aktardığı raporda adı geçen Mustafa Özbek ile dostane bir ilişkisi bulunduğunu söyleyen Derviş Eroğlu, Özbek’in Cumhurbaşkanı Talat ile de diyalog içinde olduğunu kaydetti.
Ulusal Birlik Partisi’ni Ergenekoncu gibi göstermenin demokrasiye yakışmadığını ifade eden Eroğlu, seçimlere asıl müdahalenin 2005’te
AB,
ABD ve İngiliz Yüksek Komiserliği tarafından yapıldığını iddia etti.