Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin, Irak'ın kalkınmasına ve yeniden yapılanmasına destek vermeyi sürdüreceğini belirterek, Türkiye'nin uzun zamandır Irak'a insani yardım ve ekonomik yardımın iletilmesinde büyük rol oynadığını ve ikili ticaret hacminin giderek geliştiğini vurguladı.
Ahmet Davutoğlu,
Irak'ta
Kerkük'ün statüsünün çözümlenmesi konusunun da acil öncelik taşıdığını belirterek, bu kapsamda BM'nin yardımının büyük önem taşıdığını kaydetti.
Davutoğlu, BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK)
Irak konulu toplantısına başkanlık etti ve toplantının sonunda Türkiye adına bir konuşma yaptı.
Davutoğlu, konuşmasının başında BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un
Irak Özel Temsilcisi Staffan de Mistura'nın liderliğinde BM'nin
Irak Misyonu'nun (UNAMI)
Irak'ta son derece yapıcı bir rol oynadığını, kendisini takdir ettiklerini belirterek ona teşekkür etti.
BM'nin
Irak'taki işinin bitmediğinin altını çizen Davutoğlu, BM'nin
Irak'a destek vermeyi sürdürmesi gerektiğini, yalnızca BM'nin değil, tüm uluslararası toplumun ama öncelikle
Irak halkının ve hükümetinin, ülkenin kalıcı barış, güvenlik ve refaha kavuşmasını sağlaması gerektiğini bildirdi.
Bunun halen güç bir iş olduğunu, ama başka seçenek olmadığını vurgulayan Davutoğlu, birleşik, demokratik ve uluslararası toplumda hakettiği yeri almış bir
Irak'ın herkes için gerçek bir başarı olacağını kaydetti.
Irak'ta son 6 yılda elde edilen başarıların iyimserliğe yol açtığını belirten Davutoğlu, "Bugün önümüzeki pek çok riske rağmen tünelin sonunda ışığı görüyoruz" dedi.
Kendisinin de son 6 yılda
Irak'a gittiğini ve olumlu yöndeki gelişmeleri bizzat gördüğünü anlatan Davutoğlu,
Irak'ta hem yerel hem de ulusal düzeyde demokrasi yönünde ilerlemeler yaşandığını ve ülkedeki güvenlik durumunun da aşırı unsurların
şiddet hareketlerine karşın iyileşmekte olduğunu dile getirdi.
Irak'ta siyasal partiler arasında ulusal diyaloğa girme yönünde gelişen bir bilinç bulunduğuna da işaret eden Davutoğlu,
Irak halkının giderek sahiplenme duygularının da arttığını vurguladı.
Tüm bu olumlu gelişmelere karşın, "
Irak istikrarlı ve demokratik bir devlete dönüşme yolunda halen kritik bir noktada" diye konuşan Davutoğlu, ülkede gelecek yılın başında parlamento seçimlerinin yapılacağını, bunun genç
Irak demokrasisi için dönüm noktası olacağını ve bu çerçevede ulusal uzlaşmanın son derece önemli olduğunu söyledi.
Irak'ta etnik ve mezheplerarası uyumun dikkat edilmesi gereken bir husus olduğunu belirten Davutoğlu, bu kapsamda farklılıkların ulusal diyalog ve
Irak'ın birliğini ve toprak bütünlüğünü güçlendirici bir biçimde çözülmesi gerektiğini bildirdi.
Kerkük ve terörle mücadeleDavutoğlu, "
Kerkük'ün statüsü ve daha geniş anlamda tartışmalı idari sınırların çözümlenmesi acil öncelik taşıyor" dedi. Bu hassas konunun hızlı biçimde çözülmesi için süren siyasal ve yasama sürecinin yoğunlaştırılması gerektiğini belirten Davutoğlu,
Irak'ın "mikrokozmozu" (küçük bir temsilcisi) olan
Kerkük sorununun çözümünün
Irak'ta ulusal uzlaşmayı teşvik edebileceğini ve ettiğini de söyledi.
Irak'ta güvenlik sorumluluklarının
Irak devlet güçlerine barışçıl biçimde devredilmesinin de başka bir sorun olduğunu anlatan Davutoğlu, aşırı unsurların bu süreci kargaşa ve korku yaratmak için istismar etmeye çalışabileceklerini, bu yönde olumsuz işaretler görmeye başladıklarını ve
Irak güvenlik güçlerinin eğitiminin son derece önemli olduğunu vurguladı.
Davutoğlu, bu kapsamda, "
Irak'ta af yasasının adil bir biçimde uygulanmasının, yerlerinden olan insanların ve mültecilerin geri dönüşlerinin kolaylaştırılmasının, hidrokarbon kaynakları ve gelirlerin paylaşımı yasalarının kabul edilmesinin, komşularla işbirliğinin ve güvenin geliştirilmesinin, bölgesel diyaloğun güçlendirilmesinin ve hem
Irak'ta hem de
Irak'tan çıkan terörle mücadelenin" sürekli büyük önem verilmesi gereken konular olduğunu vurguladı.
Terörle mücadelenin uluslararası toplumun ve
Irak'ın komşu ülkelerinin kendi arasında tam işbirliğini gerektiğini de belirten Davutoğlu, BM'nin tüm üyelerinin bu mücadelede yükümlülüklerini yerine getirmesini söyledi ve "Bu çerçevede Türkiye, bu yükümlülüğüne tamamen saygı duyuyor ve hem
Irak'tan hem de komşu ülkelerden de aynısını yapmasını bekliyor" dedi.
Davutoğlu,
Irak halkının ve hükümetinin karşılaştığı sorunları çözeceğine inancının tam olduğunu da belirterek, uluslararası toplumun ve BM'nin
Irak'ta önemli rol oynamaya ve
Irak'a destek vermeyi sürdürmeleri gerektiğini, bu kapsamda
Kerkük'ün statüsünün çözülmesinde BM desteğinin çok önemli olduğunu,
UNAMI'nın bu konuda hazırladığı raporlarının iyi bir temel oluşturduğunu belirtirken, şimdi
Irak'taki tüm taraflardan kendi aralarında diyaloğa girmelerinin ve bu hassas konuda uzlaşmaya varmalarının beklendiğini bildirdi.
Türkiye'nin desteği ve ikili ilişkilerTürkiye'nin,
Irak'ın kalkınmasına ve yeniden yapılanmasına destek vermeyi sürdüreceğini belirten Davutoğlu, Türkiye'nin uzun zamandır
Irak'a insani yardım ve ekonomik yardımda bulunduğunu ve ikili ticaret hacminin giderek geliştiğini vurguladı.
Davutoğlu, Türkiye ve
Irak başbakanlarının liderliğindeki üst düzey stratejik konseyin de ikili ekonomik ilşkilerin ilerlemesine yardımcı olduğunu anlattı.
İki ülke arasında sık aralıklarla gerçekleşen üst düzey ziyaretlere de dikkat eken Davutoğlu, Türkiye'nin
Irak'taki tüm siyasal aktörlerle iyi ilişkilere sahip olduğunu ve bunun da Türkiye'ye
Irak'taki ulusal uzlaşmayı teşvik etmede etkin bir rol oynamasını sağladığını bildirdi.
İki ülke arasında yeni imzalanan askeri
eğitim anlaşmasının da iki ülke arasındaki derinleşen işbirliğini gösterdiğinin altını çizen Davutoğlu, Türkiye'nin
Irak güvenlik güçlerine kapsamlı
eğitim vereceğini kaydetti.
Türkiye'nin,
Irak'ın barış ve refaha ulaşmasında üzerinde düşeni yapacağını ve komşu ülke olarak bunu bir sorumluluk olarak gördüğünü vurgulayan Davutoğlu, Türkiye'nin
Irak'taki tüm etnik kökenli Iraklılar ile ortak tarihten ve kültürden kaynaklanan bağı olduğunu ve
Irak'ın geleceğinin parlak olduğunu dile getirdi.
Toplantının sonunda
Irak'a destek veren bir başkanlık bildirisi kabul edildi ve
Irak'ın BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Hamid El-Bayati, Davutoğlu'na, bu toplantıya gelip başkanlık etmesinden dolayı özellikle teşekkür etmek istediğini söyledi.