Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Barack Obama, Beyaz Saray'da yaklaşık iki saatlik bir görüşme gerçekleştirdi. Erdoğan, Beyaz Saray'a Türkiye saatiyle 18.53'te giriş yaptı. İki lider arasındaki görüşme 20.30'da sona erdi. İki lider daha sonra kameralar karşısına geçerek basın toplantısı düzenlediler. Obama, Kürt açılımı konusunda desteğini yinelerken, Başbakan Erdoğan da 5 Kasım'da Beyaz Saray'da yapılan görüşmeyi hatırlattı.
Başbakan Erdoğan, görüşme için saat 18.53'te geldiği Beyaz Saray'da önce Roosevelt Salonu'ndaki Beyaz Saray Özel Defteri'ni imzaladı, ardından görüşmeye geçildi.
Erdoğan ve beraberindeki heyeti Beyaz Saray'da
ABD Protokol Şefi Capricia Penawac Marshall karşıladı.
Görüşmeye Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir,
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Aslan Güner, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Tüzmen ve Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Nabi Şensoy da katıldı.
Görüşmede
ABD tarafından da Başkan Yardımcısı Joe Biden, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı James Jones ile yardımcısı Tom Donilon, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton,
ABD Ulusal Güvenlik Konseyinin Avrupa İşlerinden Sorumlu Kıdemli Direktörü Elizabeth Sherwood-Randall, Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Rahm Emanuel ve
ABD Dışişleri Bakanlığının Avrupa ve Avrasya işlerinden sorumlu üst düzey yetkilisi Phil Gordon da hazır bulundı.
Obama-Erdoğan görüşmesi saat 20.30'da sona erdi.
Obama: "İyi ilişkiler kurmak için"
ABD Başkanı Barack Obama, Türkiye ile
ABD arasında kurulabilecek en iyi ilişkileri kurmak için elinden gelen herşeyi yapmaya hazır olduğunu söyledi.
Başbakan Erdoğan ile Beyaz Saray'da görüşen Obama, görüşmeden sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, nisan ayındaki Türkiye ziyaretini hatırlatarak, gösterilen misafirperverliği
ABD'de Başbakan Erdoğan ve heyetine göstermekten son derece mutlu olduğunu söyledi.
Türkiye'yi ziyareti sırasında TBMM'de yaptığı konuşmaya değinen Obama, TBMM'de söylediği gibi Türkiye ile
ABD arasında kurulabilecek ilişkilerin en iyisini kurmak için elinden gelen herşeyi yapmaya hazır olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin
NATO müttefiki olduğunu vurgulayan Obama, Türkiye ve
ABD'nin birbirlerini savunma taahhüdünde bulunduğunu hatırlattı.
"
ABD'deki Türk-Amerikan camiası sayesinde de çok güçlü ilişkilerimiz var" diyen Obama, Türkiye ile
G-20 üyesi olması sıfatıyla, son mali kriz döneminde birlikte çalışma fırsatı bulduklarını belirterek, "Türkiye'nin laik, demokratik, hukukun üstünlüğüne saygı duyan ve beraberinde çoğunluğu Müslüman bir ülke olması, sadece bulunduğu bölgedeki barışın ve istikrarın değil, genel anlamıyla dünya barışına yapacağı etkinin de çok büyük olduğunu gösteriyor" diye konuştu.
Afganistan için teşekkür
Erdoğan ile görüşmesinde hem
ABD'nin hem de Türkiye'nin önem verdiği pek çok konuyu ele alma fırsatı bulduklarını söyleyen Obama,
Afganistan'a istikrarın getirilmesi konusunda gösterdikleri destekten dolayı, Başbakan Erdoğan'a ve Türkiye'ye teşekkürlerini ifade ettiğini kaydetti.
Seçimlerin ardından
Irak'ta barışın ve güvenliğin sağlanması için yapılanları konuştuklarını da ifade eden Obama, bölgesel barışı ele alırken İran'ın nükleer kapasitesini de gündeme getirdiklerini, İran'ın nükleer kapasitesini barışçıl amaçlarla kullanması için Türkiye'nin bölgedeki varlığının güven teşkil ettiğini, uluslararası camiada da bunun gösterilmesi anlamında Türkiye'nin oynayacağı önemli rolden bahsettiklerini söyledi.
Obama, sözlerini şöyle sürdürdü: "
NATO müttefiki olarak Türkiye'nin
NATO'daki pozisyonunun güçlendirilmesi, füze savunma sistemi üzerine yapılabilecekler üzerinde konuştuk. Başbakan Erdoğan'ı Türk-Ermeni ilişkilerini normalleştirilmesi sürecinde attığı cesur adımlardan dolayı tebrik ettim ve bu yolda ilerlemesi için kendisini cesaretlendirmeye çalıştım.
Terörist faaliyetlere karşı dünyanın neresinde olursa olsun birlikte savaşmak için yapmış olduğumuz taahhüdü bir kez daha tekrarladık. Türk halkına son terörist saldırıda vermiş olduğu şehitler nedeniyle baş sağlığı dileklerimi ilettim ve bu saldırının faillerinin adalet önüne çıkarılması konusunda
ABD'nin yapacağı katkılardan bahsettim. Son olarak da çok da kolay olmayan dini ve etnik azınlıkların Türkiye'deki siyasi sürece dahil edilmesi konusunda Başbakan Erdoğan'ı başarılarından dolayı tebrik ettim."
Heybeliada Ruhban Okulu
Obama, Türkiye'ye Heybeliada
Ruhban Okulu'nun tekrar açılması konusunda mümkün olduğu kadar destek vermeyi istediklerini de söyledi.
Türkiye ile
ABD arasındaki bağların güçleneceği konusunda son derece ümitli olduğunu belirten Obama, bunun sadece
NATO, askeri ve stratejik ilişkiler bağlamında değil, ekonomik ilişkileri güçlendirilmesiyle de sağlanacağını ifade etti.
Obama, Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile daha önce konuştuğu gibi ekonomik konuları el almak amacıyla stratejik bir grup kurulmasını amaçladıklarını bildirerek, bu sürece
ABD Ticaret Bakanı ve ticaret temsilcisinin de dahil olacağını,
ABD ile Türkiye arasında ticaret konusunda alınacak çok büyük yol olduğuna inandığını kaydetti.
Obama, "Türkiye çok büyük bir ülke, çevresindeki ülkeleri de etkileyen bir ülke, bu nedenle Türkiye gibi bir ülkeye dostum demekten, Başbakan Erdoğan'a da arkadaşım demekten son derece mutluyum. Aramızdaki ilişkilerin yıllarca aşamalı bir şekilde devam edeceğini ümit ediyorum" diye konuştu.
PKK konusu
Barack Obama, terör örgütü
PKK ile ilgili bir soruyu yanıtlarken, "
NATO müttefikleri olarak topraklarımızın daha kapsamlı savunulmasında birbirimize yardım etmekle yükümlüyüz" dedi.
Obama, göreve geldiğinden bu yana vurguladığı gibi,
ABD'nin,
PKK'yı terörist örgüt olarak gördüğünü, oluşturduğu tehdidin sadece Türkiye değil,
Irak'ı da içerdiğini ve bunun derin bir kaygıya neden olduğunu kaydetti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde,
PKK sorununu ele almada, "yakın işbirliği içinde olunmasını" konuştuklarını ifade eden Obama,
NATO müttefikleri olarak iki ülkenin, topraklarının savunulmasında birbirlerine yardımla yükümlü olduklarını ifade ederek, "terörizm konusunda nerede olursa olsun tutarlı bir tutuma sahip olunmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla askeri açıdan nasıl koordine edebileceğimizi konuştuk" dedi.
"Kürt toplumuna kucak açmanız"
Soru cevap konusunda ise Barack Obama,
PKK ile ilgili bir soruya "
PKK'nın terör örgütü olduğunu daha önce de gündeme getirmiştik. Terör konusunda tutarlı bir tavır sergilemez durumundayız. Bence Erdoğan'ın attığı adımlar özellikle Kürt toplumuna kucak açılması çok önemli. Sadece askeri olarak çözüm bulunamaz" dedi.
PKK konusunda Başbakan Erdoğan'ın Kürt toplumuna karşı daha kapsayıcı olacak şekilde attığı adımların çok yardımcı olduğunu kaydeden Obama, "Çünkü terörizmle sadece askeri açıdan mücadele edilemez. Düşünülmesi gereken sosyal ve siyasi hedefler de var" dedi.
Irak'taki
Kerkük sorununa ilişkin olarak da Obama, Kürtlerin merkezi hükümette etkin temsil edilmelerinin, bu tür sorunların çözümüne yardımcı olacağını belirtti.
Obama, "Kürt nüfus, merkezi hükümette etkin temsil edildiğini hissettiği oranda,
Kerkük gibi baskı oluşturan sorunların çözümü sürecinde, çıkarlarının askeri eylemden değil, gerginliklerin siyasi yollarla giderilmesinden geçtiğini daha iyi anlayacaklardır. Bu yaklaşım herkesin yararına olacak yoldur" dedi.
Erdoğan: "Model ortalıkta önemli adımlar"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,
ABD Başkanı Barack Obama ile görüşmesiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, açıklamasına,
ABD'de kendisine gösterilen ev sahipliğine teşekkür ederek başladı.
Obama'nın ilk ziyaretini Türkiye'ye yapmış olması ve burada Türk-Amerikan dostluğunu model ortaklık olarak tanımlamış olmasının, Türk siyasetinde ve kendileri üzerinde farklı bir sürece işaret ettiğini kaydeden Erdoğan, bu model ortaklıkla ikili ilişkilerin içeriğinin nasıl doldurulacağı sürecinde de önemli adımlar atılmaya başlandığını bildirdi.
Erdoğan "Tabii ki, bunun ekonomik boyutu var. Bunun bilimde, sanatta, teknolojide, askeri siyaset alanında birçok boyutu var. Bu süreci bizim tarafımızdan da takip edecek bir-iki arkadaşımızı tayin ettik, Başbakan Yardımcımız Ali Babacan ve Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanım Zafer Çağlayan. Çok yakında bu süreci takip etmek üzere inanıyorum ki aramızdaki bu ikili ilişkileri geleceğe çok daha farklı şekilde taşıyacaklardır" dedi.
Orta Doğu,
Irak, İran'ın nükleer programı çerçevesinde bölgesel müşterek atılan adımların varlığına ve
Afganistan'da müşterek çalışmaların sürdüğüne işaret eden Erdoğan, "
Afganistan'da şu andaki süreçte iki
ay kadar önce oraya gönderdiğimiz ilave güçlerle üçüncü kez komutayı Türk Silahlı Kuvvetleri ele almış vaziyette.
Eğitim çalışmalarına verebileceğimiz destekler, il imar timi konusunda şu ana kadar attığımız ve bundan sonra atacağımız adımlar, bunları görüşme fırsatımız oldu" diye konuştu.
Enerji konusu
Bir diğer önemli adımın da enerji konusu olduğunu ifade eden Erdoğan, enerjide Türkiye'nin transit ülke olduğuna dikkati çekerek, "
NABUCCO anlaşması biliyorsunuz imzalandı ve ciddi adımları şu anda atmaya hazırız.
Azerbaycan ile görüşmelerimiz devam ediyor. Bu konuda da ben önemli mesafelerin alınacağına inanıyorum. Tabii
Azerbaycan'ın yanında orada Statoil, Total gibi, British
Petrol gibi şirketlerin önemi var" ifadesini kullandı.
Ermenistan sorunu
Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki süreci görüştüklerini kaydeden ve bu sürecin çok önem arz ettiğini belirten Erdoğan, "Türkiye Ermenistan ilişkilerini ilgilendirmesi bakımından bu önemli. Minsk üçlüsü olarak
ABD,
Rusya ve
Fransa'dan burada çok daha ivmeyi yükselterek farklı bir sürecin sürdürülmesini kendileriyle görüştük. Bunun, süreci çok olumlu etkileyebileceğini söyleyebilirim" dedi.
Türkiye-Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinin bununla çok ilgili olduğunu kaydeden Erdoğan, "Türkiye olarak yönetim açısından bizler bu konuda kararlıyız" dedi.
Erdoğan, bir diğer önemli adımın atıldığına da değindi ve "Bir diğer önemli adım burada özellikle yine Türkiye'de terörle süreç ki, 5 Kasım 2007'de yine bu odada yapılan açıklama çok önemliydi. Bölücü terör örgütünü burada
ABD-Türkiye ve
Irak'ın ortak düşmanı olarak ilan etmiştik. Çünkü terör, tüm insanlığın ortak düşmanı. Burada İkiz Kuleler vurulduğu zaman terör konusundaki hassasiyetimiz ne olduysa her ülkede terör konusundaki hassasiyetimiz budur. Çünkü terörün dini, milleti, ırkı, vatanı yok. Yine özellikle bölgede Türkiye olarak bu nükleer programa yönelik müşterek yapabileceğimiz çalışmaları müzakere ettik" diye konuştu.
Erdoğan, "Bu sürecin diplomatik yollarla çözümü noktasında üzerimize düşen ne gerekiyorsa, bizim üzerimize ne düşüyorsa biz onu yapmaya hazırız.
İsrail-Filistin,
İsrail-
Suriye tüm bu ilişkilerde Türkiye olarak üzerimize düşen neyse bunları yapmaya hazırız. Çünkü küresel barışın sağlanmasında başta
ABD üzerinde büyük görevler olduğuna inanıyorum" dedi.
Sözlerine, "Bu konuda tabii ki bizler de elimizden gelen bütün desteği bulunduğumuz bölgede farklı bölgelerde vermek durumundayız. Çünkü zaman düşman kazanma zamanı değil dost kazanma zamanı"diyerek devam eden Erdoğan, hep birlikte aydınlık yarınların dünyasına ilerlenmesi gerektiğinin altını çizdi.