Dünya devleri G-20 zirvesinde

Dünya devleri G-20 zirvesinde

Dünya devleri G-20 zirvesinde

x
Dünya devleri G-20 zirvesinde
Dünya devleri G-20 zirvesinde

Dünya devleri G-20 zirvesinde

G-20 ülkeleri liderler zirvesi İngiltere'nin başkenti Londra'da "istikrar, büyüme ve istihdam" sloganıyla başladı.

02.04.2009 Perşembe 00:01
Londra'nın en büyük fuar merkezi olan Excel'de yapılan G-20 zirvesine, ABD Başkanı Barack Obama ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda devlet ve hükümet başkanı katılıyor.

Zirvede Arjantin Cumhurbaşkanı Cristina Fernandez de Kirchner, Avustralya Başbakanı Kevin Rudd, Brezilya Cumhurbaşkanı Luiz İnnacio Lula Da Silva, Kanada Başbakanı Stephen Harper, Çin Devlet Başkanı Hu Cintao, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Hindistan Başbakanı Mahmohan Singh, Endonezya Devlet Başkanı Susilo Bambung Yudhoyono, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, Japonya Başbakanı Taro Aso, Meksika Cumhurbaşkanı Felipe Calderon Hinojosa, Hollanda Başbakanı Jan Peter Balkenende, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Myung-bak, Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev, Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdülaziz El Suud, Güney Afrika Cumhurbaşkanı Kgalema Mothlanthe ve İspanya Başbakanı Jose Luis Rodrigez Zapatero ile AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso yer alıyor.

Dünya Bankası, IMF ve Dünya Ticaret Örgütü gibi finansal kuruluşların başkan ve direktörlerinin de hazır bulunduğu zirvede AB Konseyi'ni de Dönem Başkanı Çek Cumhuriyeti Başbakanı Mirek Topolanek temsil ediyor.

Zirvede ayrıca bölgesel temsil dengesinin sağlanabilmesi için Afrika'nın Kalkınması için Yeni Ortaklık (NEPAD) ve Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliğinin (ASEAN) başkanları da hazır bulunuyor.

İngiliz hükümeti tarafından son 50 yılın en büyük zirvelerinden biri olarak nitelenen ve başarılı olması için her türlü çabanın gösterildiği zirve öncesinde alınan güvenlik önlemleri de Londra'nın her yerinde kendisini hissettiriyor.

Sadece güvenlik için 10 milyon sterline yakın harcamanın yapıldığı zirve nedeniyle polis, özellikle liderlerin büyük bölümünün konakladığı otellerin bulunduğu Londra'nın merkeziyle zirvenin yapıldığı Excel fuar alanının bulunduğu bölgede kuş uçurtmuyor.



IMF'nin kaynaklarının artırılması görüşülüyor

G-20'de görevli kaynaklar, IMF'nin kaynaklarının 500 milyar dolar artırılması konusunun zirvenin sonuç bildirgesinin taslağında bulunduğunu söyledi.

Zirvede bu konu kabul edilirse, IMF'nin mevcut 250 milyar dolarlık kaynağı üçe katlanarak 750 milyar dolara ulaşacak.

Aralarında Japonya'nın da bulunduğu bazı ülkeler ve Avrupa Birliği, IMF'ye 100'er milyar dolar kaynak verebileceklerini açıklamış ve ABD de yaklaşık 100 milyar dolar destek sağlayabileceğinin işaretini vermişti.

Bir kaynak, taslak bildirgede IMF'nin ihtiyacı olması halinde kaynaklarını daha fazla artırabilmesi için piyasalardan borçlanmasının da ifade edildiğini belirtti.

G-20 liderleri ilk kez görüş birliği içinde


G-20 liderleri ilk kez, büyük hedge fonları denetlemek ve küresel finansal sistemi izlemek için yeni bir denetim kurumu kurmak konusunda görüş birliği içinde bulunuyor.

G-20'nin taslak sonuç bildirgesine göre liderler, küresel büyümeyi düzeltmek için ekonomi politikaları konusunda işbirliği yapma ve "para birimlerinin rekabetçi devalüasyonundan kaçınma" sözü verecek.

Uluslararası Para Fonu (IMF) yönetiminin güçlendirilmesi, IMF'ye, dünya ekonomisini denetlemesi için daha fazla sorumluluk yüklenmesi ve gelecekte krizlerin çıkmayacağı konusunda garantiler verilmesinin amaçlandığı taslak bildirgede, IMF'nin özel çekme haklarının (SDR) genişletilmesi ve ortaya çıkan gereksinimleri karşılamasına destek için IMF'ye yeni kaynak yaratılmasının hedeflendiği belirtildi.

Finansal İstikrar Forumu'nun yerine geçecek Finansal İstikrar Kurulu adında yeni bir küresel finansal yapının oluşturulmasının, bu kurulun dünya ekonomisi ve finansal sistemini denetlemede IMF ile birlikte çalışmasının amaçlandığı ifade edilen bildirgede, büyümenin ve istihdamın düzeltilmesi, bankaların ve kredi vermenin yenilenmesi, krizin ve gelecekte muhtemel krizlerin önlenmesi için küresel finansal kurulların güçlendirilmesi, küresel ticaretin artırılması ve sürdürülebilir düzelme sağlanması konularında söz veriliyor.

Bildirgede, "Bu sözleri yerine getirmek için birlikte hareket ederek dünya ekonomisini durgunluktan çıkaracağız ve gelecekte yeni krizlerin çıkmasını önleyeceğiz" denildi.

Zirvede tartışılan konular netleşmeye başladı


G-20 liderlerinin küresel ekonomik krize çare bulmak amacıyla yaptıkları Londra Zirvesi'nin sonuç bildirgesinden spesifik bir rakam içeren bir mali teşvik paketinin çıkmasının beklenmediğini de belirten kaynaklar, ancak her ülke liderinin kendi ülkesinin ekonomisinin canlandırılması için gerekeni yapmak konusunda taahhütte bulunacağına işaret etti.

Liderlerin bildirgede küresel krizin aşılması için zaten belli bir miktarda teşvikin devrede olduğunu dikkat çekerken, küresel ticaretin canlandırılması içinse, 100 milyar dolarlık bir harcamanın yapılmasının sağlanması üzerinde anlaşmalarının beklendiği bildirildi.

Liderlerin sabah kahvaltısı ve aile fotoğrafının ardından girecekleri yaklaşık 4,5 saatlik sabah oturumunda ayrıca vergi cenneti tabir edilen adalardaki banka hareketlerinin kurala bağlanmasına ilişkin bir adım atılması konusunda da anlaşmaya varmalarının beklendiği ifade edildi.

Liderlerin gündemindeki en önemli maddelerden birinin de kaynakları Doğu Avrupa ülkelerinin ekonomilerine yapılan yardımlar yüzünden oldukça azalan IMF'nin kaynağının arttırılması üzerinde anlaşmaya varacaklarına kesin gözüyle bakılıyor.

G-20 zirvesinin amacı...

Türkiye'nin de üyesi olduğu G-20 zirvesi, Londra'da, artırılmış uluslararası işbirliğiyle küresel ekonomik büyümenin düzelmesine yardımcı olmak için dünyanın en büyük ülkelerini bir araya getirmeyi amaçlıyor.

Bunu başarmak ise dünya liderlerinin üç taahhüdünü gerektiriyor; ilk olarak finansal piyasaları istikrara kavuşturmak, hane halklarını ve işletmelerin durgunluktan çıkmasını olanaklı kılmak için gerekli her türlü önlemi almaları.

İkincisi, güveni sağlamak amacıyla küresel finansal ve ekonomik sistemi güçlendirmek ve reformlar yapmak.

Üçüncüsü ise küresel ekonomiyi istikrarlı büyüme rayına oturtmak, istihdam seviyesini artırmak ve yoksulluğu azaltmak.

Washington'da geçen yıl kasım ayında düzenlenen G-20 zirvesinden bu yana küresel ekonomik krizle ilgili muhtemel çözümleri değerlendirmek için Davos'ta Dünya Ekonomi Forumu gibi uluslararası etkinlikler düzenlendi.

Dünyanın çeşitli yerlerinde ülkeler ve bölgesel gruplar bu üç taahhüdü yerine getirmek amacıyla pratik politikalar bulmak için birlikte yakından çalıştı.

Londra'daki zirveden önce bazı anahtar konular üzerinde anlaşmaya varmak için yapılan bazı toplantılarda önemli ilerlemeler kaydedildi.

G-20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankaları Başkanları toplantısında, serbest ticareti sürdürme ve her türlü korumacılıkla mücadele, büyümeyi düzeltmek için gerekli çabaların sürdürülmesi, gerekli olduğu sürece merkez bankalarının genişlemeci politikalarını sürdürmesi ve Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) kaynaklarının acilen yükseltilmesine ihtiyaç olduğu konularında anlaşmaya varıldı.

Ayrıca bankaların kredi vermelerini likidite desteği, sermaye desteği ve sorunlu varlıkları halletme yoluyla düzeltme, önemli bütün finansal kuruluşların, piyasaların ve enstrümanların düzenlenmesi ve yönetimi, uluslararası bankacılık kurallarının değiştirilmesi ile krizleri çözmek ve önlemek için güçlendirilmiş uluslararası işbirliğiyle denetim kurulları oluşturulması konularında da görüş birliği sağlandı.

G-20 nedir?

Dünyanın tüm bölgelerinden önemli sanayileşmiş ve gelişmekte olan ülkeleri bir araya getiren G-20, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Japonya, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore, Türkiye, İngiltere ve ABD'nin maliye bakanları ve merkez bankası başkanları ile Avrupa Birliği Dönem Başkanı ve Avrupa Merkez Bankası Başkanı'ndan oluşuyor.

Küresel ekonomideki önemli konuları değerlendirmek amacıyla önemli sanayileşmiş ve gelişmekte olan ülkeleri bir araya getiren G-20, 1999 yılında kuruldu.

İlk resmi toplantısı 15-16 aralık 1999'da Almanya ve Kanada maliye bakanlarının ev sahipliğinde Almanya'nın başkenti Berlin'de yapıldı.

Kuruluşundan bu yana büyüme, mali sistemin kötüye kullanılmasının azaltılması ve mali krizlerle başa çıkma yöntemleriyle ilgili çalışmalarını sürdüren G-20'nin ekonomik ağırlığı ve geniş üye tabanına sahip olması dolayısıyla aldığı kararlar küresel ekonomi ve mali sistemin yönetimi konusunda meşruluk ve etki sağlıyor.

Küresel ekonomik ve mali sistemin daha fazla geliştirilmesi için ortak bir görüş geliştirilmesini amaçlayan G-20 üyeleri, 2004 yılında saydamlık ve vergi konularında bilgi alışverişi konusunda yeni standartları kabul etti.

Küresel gayri safi hasılanın yüzde 90'ını, dünya ticaretinin (AB'nin iç ticareti de dahil) yüzde 80'ini ve küresel nüfusun üçte ikisini oluşturan G-20'nin dönem başkanlığı her yıl farklı bölgelerden olmak üzere üye ülkeler arasında rotasyonla belirleniyor.

Bu yıl İngiltere'nin dönem başkanlığını yaptığı grubun, gelecek yıl dönem başkanlığı Güney Kore'ye geçecek.

Bugüne kadar dönem başkanlıklarını, 1999-2001 yılları arasında Kanada, 2002'de Hindistan, 2003'de Meksika, 2004'de Almanya, 2005'de Çin, 2006'da Avustralya, 2007'de Güney Afrika, 2008'de Brezilya üstlendi.

G-20 maliye bakanları ve merkez bankası yöneticileri, yılda bir kez toplanıyor. En son bakanlar ve yöneticiler toplantısı 8-9 Kasım 2008'de Brezilya'nın Sao Paulo kentinde yapılırken, 2008'in sonunda G-20 liderler zirvesi Washington'da toplandı.

Kişi başına gelirde Avustralya lider


Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) Ekim 2009 yılı tahminlerinden derlenen bilgilere göre, G-20 üyelerinden ABD 14 trilyon 571,4 milyar dolar, Japonya 4 trilyon 803,3 milyar dolar, Çin 4 trilyon 772,4 milyar dolar Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya (GSYH) ulaşacak.

Almanya'nın 3 trilyon 773,3 milyar dolar, Fransa'nın 3 trilyon 11,1 milyar dolar, İngiltere'nin 2 trilyon 734,2 milyar dolar, İtalya'nın 2 trilyon 407,3 milyar dolar, Rusya'nın 2 trilyon 66,9 milyar dolar, Brezilya'nın 1 trilyon 587,7 milyar dolar, Kanada'nın ise 1 trilyon 570,4 milyar dolar GSYH'ya ulaşması bekleniyor.

Türkiye'nin ise 789,1 milyar dolarla G-20 ülkeleri arasında GSYH büyüklüğü açısından, 15. sırada yer alacağı tahmin ediliyor.

Kişi Başına Milli Gelir (KBMG) rakamlarına bakıldığında, 50 bin 53 dolarla Avustralya'nın ilk sırada yer alması beklenirken, Fransa'nın 48 bin 293 dolarla ikinci, ABD'nin 47 bin 335 dolarla üçüncü, Kanada'nın 46 bin 799 dolarla dördüncü, Almanya'nın ise 45 bin 999 dolarla beşinci sırada yer alması bekleniyor.

İngiltere KBMG'de 44 bin 720 dolara, İtalya 40 bin 298 dolara, Japonya 37 bin 644 dolara, Suudi Arabistan 22 bin 291 dolara, Güney Kore ise 20 bin 955 dolara ulaşacak.

SGP-GSYH rakamları

ABD, Satın Alma Gücü Paritesine (SGP) göre GSYH'de 14 trilyon 571,4 milyar dolara, Çin 8 trilyon 758 milyar dolara, Japonya 4 trilyon 490 milyar dolara, Almanya 2 trilyon 961,9 milyar dolara, Rusya'da 2 trilyon 449,5 milyar dolara yükselecek.

SGP'ne göre KBMG'ye bakıldığında da bu rakam, ABD'de 47 bin 335 dolara, Kanada'da 40 bin 41 dolara, Avustralya'da 38 bin 451 dolara, İngiltere'de 36 bin 981 dolara, Almanya'da 36 bin 107 dolara çıkacak.
       
G-20 zirvesi

G-20 Zirvesi, 15 Kasım 2008'de Washington'da yapılan zirvede alınan kararların sonuçları ve bugüne kadar olan gelişmelerin değerlendirileceği ikinci zirve olacak.

G-20 üyelerinin devlet-hükümet başkanları düzeyinde katılacakları zirvede küresel ekonomik krizin yarattığı sorunlar üzerinde görüş alışverişinde bulunulacak, ortak çözüm yollarının belirlenmesi ve alınacak tedbirler konusunda mutabakat sağlanmasına çalışılacak.

Dakika dakika neler oluyor? Öğrenmek için hemen tıklayın.