İndex

İhracat ocakta % 28.2 düşüşle 7.5 milyar $

İhracat ocakta % 28.2 düşüşle 7.5 milyar $

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
Küresel kriz vurdu, ihracat ocak ayında da düştü. Dört aydır sürekli gerileyen ihracattaki düşüş ocak ayına yüzde 28 oldu. İhracat şampiyonu otomotivdeki düşüş ise yüzde 53'e ulaştı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, ocak ayı ihracat rakamlarını, Hatay'ın İskenderun ilçesinde düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.

Büyükekşi'nin açıklamasına göre, Türkiye'nin 2009'un ilk ayındaki ihracatı, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 27.91 düşüşle 7 milyar 51 milyon 818 bin dolar oldu.

Son bir yıllık ihracat ise ocak ayı itibarıyla 124 milyar 768 milyon 977 bin dolarda kaldı.

Sanayide 5.7 milyar dolarlık ihracat yapıldı


Türkiye'nin ocak ayındaki toplam ihracatının yüzde 81,76'sını gerçekleştiren sanayi grubunda, yüzde 31,08 düşüş ile 5 milyar 765 milyon 780 bin dolarlık ihracat yapıldı.

İhracatın yüzde 16,02'sini oluşturan tarım alanında yüzde 5,25'lik azalışla 1 milyar 130 milyon 18 bin dolarlık, yüzde 2,21'ini oluşturan madencilikte ise yüzde 30,05 düşüşle 156 milyon 19 bin dolarlık ihracat rakamı elde edildi.

Sanayi sektörü alt başlığı altında yüzde 66,14 payla ilk sırada yer alan sanayi mamulleri içinde en büyük payı, yüzde 16,35 ile hazır giyim ve konfeksiyon alırken, taşıt araçları ve yan sanayi ürünleri yüzde 14,24 ile ikinci sırada yer aldı.

Aynı dönemde en yüksek ihracat artışı yüzde 26,05 ile yaş meyve ve sebzede oldu. Yaş meyve ve sebzeyi yüzde 20,49 oranıyla tütün, yüzde 11,68 ile kesme çiçek, yüzde 10,73 ile zeytin ve zeytinyağı izledi.

Ocak ayında ihracatında gerileme yaşanan ürünler sıralamasında ilk sıraları yüzde 53,24 ile taşıt araçları ve yan sanayi, yüzde 45,34 ile kimyevi maddeler ve mamülleri, yüzde 45,21 ile fındık ve mamülleri, yüzde 41,91 ile diğer sanayi ürünleri ve yüzde 38,54 ile değerli maden ve mücevherat olarak sıralandı.

Miktar olarak bakıldığında, 1 milyar dolar ve üzerinde aylık ihracat gerçekleştiren alt sektörler, 1 milyar 152 milyon 825 bin dolar ile hazır giyim ve konfeksiyon, 1 milyar 4 milyon 132 bin dolarla taşıt araçları ve yan sanayi olarak sıralandı.

Geçen ay Türkiye ihracatında ilk 10 ülke ise Almanya, Irak, İtalya, Fransa, İngiltere, ABD, Mısır, Rusya Federasyonu, İspanya, ve Hollanda oldu. Sıralamada birinci ülke olan Almanya yüzde 11 pay alırken, ikinci sıradaki Irak ise Türkiye ihracatından yüzde 6,05 pay aldı.

İstanbul Maden ve Metal İhracatçı Birlikleri ilk sırada

Ocak ayında gerçekleştirdikleri ihracata göre en fazla ihracat yapan birlikler sıralamasında ise İstanbul Maden ve Metal İhracatçı Birlikleri (İMMİB), İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB), Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) yer aldı.

1 milyar doların üzerinde ihracat yapan genel sekreterlikler, 2 milyar 51 milyon 781 bin dolarla İMMİB, 1 milyar 192 milyon 477 bin dolarla İTKİB ve 1 milyar 20 milyon 97 bin dolarla UİB oldu.

Bu arada Türk lirası bazında ihracat rakamlarında ise ihracat yüzde 1.65 gerileyerek 11 milyar 259 milyon 638 bin TL olarak gerçekleşti. Yıllık ihracat ise yüzde 18.76 artarak 166 milyar 117 milyon 416 bin TL oldu.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi
, ocak ayı ihracat rakamlarını açıkladığı Hatay'ın İskenderun ilçesinde düzenlediği basın toplantısındaki konuşmasında, "2009 yılının kayıp yıl olacağı şeklindeki yorumların çoğalmaya başladığını" belirterek, "Dünya ekonomilerinin 2010 yılının başlarından itibaren toparlanmaya başlayacağı öngörülüyor" dedi.

Büyükekşi, "IMF'nin 2009 yılında ABD ekonomisinin yüzde 1.6, Euro Bölgesi'nin ise yüzde 2 küçüleceğini öngördüğüne" dikkati çekerek, "Bu rakamlar ihracatın yarısından fazlasını gelişmiş ülkelere yapan Türkiye için kuşkusuz iyi haberleri yansıtmıyor" diye konuştu.

Dünyada bu olumsuz hava sürerken, artık bazı politikalarda ısrar etmenin anlamsızlığının net bir şekilde ortaya çıktığının" altını çizen Büyükekşi, "Bunun sebebi, dünyada krize neden olan spekülatif atağın bizde yüksek faiz biçiminde cereyan etmesi ve bunun faturasının son 8 yıldır Türkiye'nin ihracatçısı tarafından günü gününe ödenmiş olmasıdır. Türkiye'nin ihracatçısı bu faturayı ödemiştir. Türkiye'nin üreticisi, yatırımcısı bu faturayı ödemiştir. Daha az üreterek ödemiştir, istihdam üretemeyerek karsız bir şekilde ihracat yaparak öz kaynakları tüketerek borç imkanlarını sonuna kadar zorlayarak ödemiştir" dedi.

"Kriz Garanti Fonu oluşturulmalı"

Piyasada büyük bir güven sıkıntısı yaşandığını söyleyen Büyükekşi, bankaların reel sektöre güvenmediğini, dolayısıyla reel sektörün yeni kredi bulma konusunda büyük sıkıntılar yaşadığını ifade etti.

Büyükekşi, "Bizim bu noktada, güven bunalımını aşmak amacıyla, 1 milyar dolar sermayeli bir kriz garanti fonunun kurulması ve bu fonun 5 milyar dolara kadar kefalete imkan vermesi şeklinde bir önerimiz var. Bu fonun kaynağının 500 milyon dolarlık kısmını devlet hazine kağıdı olarak koyabilir. Bankacılık kesimi de 500 milyon dolarlık bir katkı sağlayabilir" dedi.

Büyükekşi, bu şekilde oluşturulacak bir fonun reel sektördeki güven bunalımının giderilmesinde büyük rol oynayabileceğini belirterek, "Çünkü, bankaların kasalarında 24 milyar TL nakit bulunmasına rağmen kredi veremiyorlar. Eğer, bu fon hayata geçirilirse Eximbank'a gelemeyen firmalar da cesaretlenerek, kredi kanallarının açılması mümkün olacak" diye konuştu.

İşsizliğin sosyal patlamaya dönmemesi için

Büyükekşi, herkesin de yakından takip ettiği üzere kriz yüzünden istihdamın giderek daha da azaldığını, işsizliğin artmasının bir sosyal patlamaya dönmemesi için istihdamın teşviki ve korunması için acil tedbirler alınması gerektiğini savundu.

Büyükekşi, "Bizim bu noktada şöyle bir önerimiz var, biz kısa çalışma ödeneği yerine vergi ve SSK pirim borcu olmayan firmaların işçi çıkarmamak koşuluyla SSK ve muhtasarlarının yüzde 25'inin 2009 yılı için bir yıl süreyle işsizlik fonundan ödenmesini öneriyoruz. Eğer bu önerimiz hayata geçirilirse firmaların istihdamlarını korumalarını teşvik ederiz. İnanıyoruz ki; devlet - özel sektör, işçi - patron, şirket - müşteri el ele vererek bu kriz sürecini en az hasarla atlatacağız. Tüm Türkiye olaak gerekli önlemleri en kısa sürede hayata geçirerek, bu bunalımdan daha güçlenmiş bir Türkiye olarak çıkacağımıza inanıyorum" dedi.

"AB Türkiye'nin temel meselesi"


TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, AB'nin, Türkiye'nin değişim ve gelişim programının temel meselesi olduğuna dikkati çekti.

Büyükekşi, "Başbakanın Brüksel gezisinde gündeme getirildiği muhalefetin AB sürecini zorlaştıran yaklaşımını ve Meclis'te AB konusunda işbirliği sağlanamamasını önemli bir sorun olarak gördüklerini" belirtti.

"TİM olarak, AB hedefimizin siyasi anlaşmazlıkları aşan bir eksene oturtulmasını bekliyor ve bu konuda toplumsal mutabakat çağrımızı her vesileyle dile getiriyoruz" diyen Büyükekşi, "Ancak, demokrasilerde yönetime talip olana siyasi partiler eylemlerinin ya da eylemsizliklerinin sorumluluğunu da üstlenir. Dolayısıyla reform sürecinin yavaşlamasının ve tekrar canlandırılmasının nihai sorumluluğunun da iktidarda olduğunu düşünüyoruz" dedi.

"Erdoğan Patagonya Cumhuriyeti Başbakanı değil"


Başbakan Erdoğan'ın, Davos'taki tutumuna da değinen Büyükekşi, "Davos'ta son derece kötü ve haksız bir biçimde yönetilen oturumu terk eden Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanıdır, Patagonya Cumhuriyeti Başbakanı değil. Sayın Tayyip Erdoğan, bizim başbakanımızdır, tabii ki onu uluslararası arenada destekleyeceğiz ve tavrına sahip çıkacağız. Bunu aksini düşünemeyiz. Öte yandan diplomatik davranmak, diplomatların görevidir. Başbakan diplomatik bir hata yaparsa ki biz yaptığını düşünmüyoruz diplomatların görevi yaygara yaparak başbakanı eleştirmek değil, sessizce gereğini yapmaktır. Dışişleri ve diplomasi bunun için vardır" diye konuştu.

İlgili Konular » İthalat-İhracatdiğer konular »
Servisler » iPhoneMobilHaber SMSGörüntülü HaberFacebookTwitterSitene Ekle

Diğer Haberler

ADnet

Diğer Haberler

Reklam

Reklam

Test

TEST

Sevgililer Günü'nü nasıl geçirmelisiniz?
Canınız bir şeylere sıkkın. Kendinizi toplamak için bunlardan hangisini yaparsınız?





Devam