İhracattaki düşüş hız kesmiyor. Mayıs ayında ihracat yüzde 39.97 düşerek 7.3 milyar dolara indi. Böylece 12 aylık ihracat da 108 milyar dolara geriledi.
Küresel piyasalardan gelen olumlu sinyallerin moralleri düzelttiği mayıs ayında
ihracat ağır bir darbe daha aldı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi'nin verdiği bilgiye göre, Türkiye'nin mayıs ayındaki ihracatı, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde yüzde 39,97 düşüşle 7 milyar 354 milyon 87 bin dolar dolar oldu.
İlk 5 aydaki
ihracat 35 milyar 849 milyon 643 bin dolar, nisan ayı itibarıyla geriye dönük bir yıllık
ihracat ise yüzde 9,95'lik azalışla 108 milyar 443 milyon 660 bin dolar oldu.
Türkiye'nin mayıs ayındaki toplam ihracatının yüzde 85,04'ünü gerçekleştiren sanayi grubunda, yüzde 42,65 düşüş ile 6 milyar 253 milyon 832 bin dolarlık
ihracat yapıldı.
İhracatın yüzde 12,51'ini oluşturan tarım alanında yüzde 11,14'lük azalışla 920 milyon 151 bin dolarlık, yüzde 2,45'ini oluşturan madencilikte ise yüzde 42,20 düşüşle 180 milyon 104 bin dolarlık
ihracat rakamı elde edildi.
Sanayi sektörü alt başlığı altında yüzde 65,99 payla ilk sırada yer alan sanayi mamulleri içinde en büyük payı, yüzde 18,11 ile taşıt araçları ve yan sanayi alırken, hazır giyim ve konfeksiyon ürünleri yüzde 13,54 ile ikinci sırada yer aldı, yüzde 11,06'lık pay sahibi demir çelik ürünleri ihracı ise yüzde 58,37 geriledi.
Aynı dönemde
ihracat artışı yaşanan iki sektör, yüzde 0,35 ile hayvansal ürünler ve yüzde 25,16 ile kuru meyve ve mamulleri oldu.
Mayıs ayında ihracatında gerileme yaşanan ürünler sıralamasında ilk sıraları yüzde 58,37 ile demir çelik ürünleri, yüzde 51,47 ile diğer sanayi ürünleri, yüzde 44,85 ile demir ve demir dışı metaller, yüzde 42 ile madencilik ürünleri aldı.
Miktar olarak bakıldığında, 1 milyar dolar ve üzerinde aylık
ihracat gerçekleştiren tek alt sektör, 1 milyar 331 milyon 902 bin dolar ile taşıt araçları ve yan sanayi oldu.
Geçen
ay Türkiye ihracatında ilk 10 ülke ise
Almanya,
Fransa,
İngiltere,
İtalya,
Irak,
Mısır,
Rusya, BAE,
ABD ve
İspanya olarak sıralandı. Sıralamada birinci ülke olan
Almanya yüzde 9,98, ikinci sıradaki
Fransa 7,48,
İngiltere ise yüzde 6,79 pay aldı.
İstanbulMayıs ayında gerçekleştirdikleri ihracata göre en fazla
ihracat yapan iller sırasıyla İstanbul, Bursa, İzmir, Kocaeli,
Ankara, Gaziantep, Manisa, Hatay, Denizli ve Sakarya olarak sıralandı.
İstanbul toplam ihracatın yüzde 48,13'ünü gerçekleştirirken, İstanbul'a en yakın il yüzde 9,53 payla Bursa oldu.
Bu arada, Türk Lirası bazında
ihracat rakamlarında ise
ihracat mayıs ayında yüzde 25,30 gerileyerek 11 milyar 412 milyon 72 bin TL oldu.
Mayıs ayında en çok
ihracat yapan firmalar ise Oyak
Renault Otomotiv Fabrikası,
TOFAŞ,
Vestel,
TÜPRAŞ, HABAS, Arçelik, Yücel Boru,
Ford, GSD ve Diler Dış Ticaret olarak sıralandı.
Yıllık
ihracat ise yüzde 5,58 artarak, 150 milyar 64 milyon 468 bin TL oldu.
"Bütçe hedeflerinden sapıldığı doğrudur"Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi,
ihracat rakamlarını açıkladığı basın toplantısında, dünyada ve Türkiye'de "beklenti anketlerinin olumluya gitmesinin" son derece umut verici bir gelişme olduğunu söyledi.
Büyükekşi, krizin önemli bir kısmının ekonomik olmaktan çok psikolojik olduğunun ortaya çıktığını ifade ederek, "Nasıl krizin birinci safhasında kötü gelişmeler bekliyorduk ve bu kötü gelişmeler hemen yaşanıyordu, şimdi de benzer şekilde olumlu beklentilerin çabucak gerçekleşmeye başladığını görmekteyiz." diye konuştu.
Petrol fiyatlarının yükselmesinin ekonomilerin 2009 sonuna doğru toparlanacağını gösterdiğini anlatan TİM Başkanı, euro'nun dolar karşısında hızla değerlenmesinin, oranı azalmakla beraber Avrupa'ya ihracatın dolar cinsinden ifadesini arttırabileceğini söyledi.
Büyükekşi, "
Küresel kriz nedeniyle hükümetin reel sektöre sağladığı yardımlar sonucunda bütçe hedeflerinden sapıldığı doğrudur. Olağanüstü zamanlarda olağanüstü kararlar alınmalıdır.
IMF'nin dayattığı şartlar reel sektör için çoğunlukla darboğaz anlamına gelmektedir. Daha öncede belirttiğim gibi tünelin ucunda ışık gözükmüşken böyle bir cenderenin içerisine girmek hem politik hem de ekonomik açıdan sakıncalı olabilir. Unutmayalım ki ihtiyacımız olan bir 'stand-by' değildir. İhtiyacımız olan uzun vadeli bir kaynağın Türkiye'nin kullanımına sunularak 7 yıl önce başlamış istikrarlı kalkınmanın devamının sağlanmasıdır.
Büyüme ve kalkınma son 7 yılın politikası olmuştur. Bundan sonra da böyle devam etmelidir" diye konuştu.
IMF kaynağına ihtiyacımız olduğunu da belirten Büyükekşi, "Ancak ekonomik ve politik dayatmalar reel sektörü ve ihracatçımızı hep zora sokmuştur. Kur rejimi, para politikaları ve maliye politikası konusunda daha önce tecrübe ettiğimiz
IMF dayatmaları ülkenin yararından çok kreditörlerin kısa vadeli faydasına çalışmıştır" dedi.