Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası yıllık toplantıları başladı. Toplantılarda yeni reform paketi çerçevesinde, Türkiye'nin IMF'deki kotasının yüzde 1'in üzerine çıkartılması planlanıyor.
Günlerdir beklenen
IMF-
Dünya Bankası toplantılarının resmi bölümü başladı.
İstanbul Kongre Merkezi'ndeki açılış törenine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan katılıyor.
28 Eylül'den düne kadar yapılan hazırlık toplantılarıyla başlayan etkinliğin bugünkü resmi açılında, üst düzey geniş katılımlı Genel Kurul toplantısı yapılacak.
Yıllık toplantı, yarın yapılacak kapanış oturumuyla sona erecek.
Türkiye'nin halen yüzde 0.60 düzeyinde olan kotası, 2 kat artırılarak yüzde 1 ile 1.5 bandına çıkartılacak.
Türkiye'nin daha önce yüzde 0.45 olan kotası, 2006'daki
IMF-
Dünya Bankası yıllık toplantılarında yüzde 0.55'e çıkartılmıştı.
Türkiye ile birlikte diğer bazı ülkelerin kotasının artırılmasına
IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn ve diğer delegelerin olumlu baktığı belirtiliyor.
Kredi maliyetimiz dörtte bir oranında azalacak
Kotanın yüzde 1'in üzerine çıkarak ikiye katlanmasıyla Türkiye'nin fondan çekebileceği kredi miktarı 4.5 milyar doları bulurken, kredi maliyeti de 4'te 1 oranında azalacak. Türkiye'nin, son ek kaynak artışı kararıyla
IMF'den çekebileceği kredi miktarı 6 milyar doları bulabilecek.
28 Ağustos'ta
IMF'nin kaynakları 250 milyar dolar düzeyinde artırılmıştı. Bu paranın 100 milyar dolarlık kısmı ise Türkiye'nin de içinde bulunduğu ülkelere tahsis edilmişti. Türkiye de bu yeni kredi imkanı çerçevesinde yaklaşık 1.5 milyar dolarlık ilave kredi imkanı elde etmişti.
IMF'ye üye ülkelerin kotaları bu ülkelerin maksimum finansal yükümlülüklerini, oy haklarını ve
IMF'nin finansal kaynaklarına olan erişimlerini belirliyor.
IMF Yönetim Kurulu tarafından geçen yıl belirlenen reform programı çerçevesinde ekonomisi hızla gelişen ve aralarında Türkiye'nin de bulunduğu ülkelerin artan ekonomik büyüklükleri çerçevesinde kotalarının da artırılması görüşü benimsenmişti.
Kotalar, üye ülkelerin
IMF'nin mali kaynaklarını kullanma imkanının yanı sıra
faiz oranını da belirliyor. Kotalar genellikle her 5 yılda bir gözden geçirilirken, kota değişiklikleri, ülkelerin cari işlemleri, milli gelirleri ve resmi döviz rezervleri gibi iktisadi faktörler dikkate alınarak belirleniyor.
Ayrıca, kotası yüksek olan ülkeler
IMF'de daha fazla oy gücüne sahip oluyorlar. Kotasının yüzde 1'in üzerine çıkartılmasıyla Türkiye,
IMF'de birçok Avrupa Birliği üyesi ülkeyi geçerken,
Brezilya ile benzer düzeyde de bir oy hakkına sahip olacak.
Türkiye, "çekirdek ülkeler" arasında yer alacakÖte yandan, küresel konularda, bundan böyle
G-20'nin daha etkin olarak yer alacağı belirtilirken,
G-20 içinde de
Brezilya,
Rusya,
Çin,
Hindistan ile birlikte Güney Afrika ve Türkiye'nin de "çekirdek ülkeler" olarak dünya ekonomisinde daha aktif olacakları belirtildi.
Uluslarası Finans Enstitüsü (IIF) yetkililerinden alınan bilgiye göre, IIF'nin yanı sıra, halen
İsrail Merkez Bankası Başkanlığını yürüten ve
IMF eski Birinci Başkan Yardımcısı Stanley Fischer'in de Türkiye'nin,
G-20'deki " çekirdek ülkeler" arasında yer alacağı görüşünü savunduğu belirtiliyor.
Bu arada,
ABD'nin, G-7'den daha dar kapsamlı ve aralarında Avrupa Birliği,
Japonya ve
Çin'in de olduğu, "dörtlü grup" oluşturacağı ve bu dörtlü grubun da Türkiye'nin de aralarında bulunduğu "çekirdek ülkeler" ile devamlı iletişim halinde olacağı vurgulanıyor.