CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türk sinemasının, kendisini ve toplumu sorgulayan, vicdan sahibi insanlarımızın ortaya koyduğu eserlerle çok daha büyük başarılara imza atacağını söyledi.
46. Uluslararası Antalya
Altın Portakal Film Festivali'nin kapanış ve ödül töreninde, "En İyi Film Ödülü"nü veren
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türk sinemasının yeni bir atılım dönemine girdiğini belirterek, "Bu yaratıcı ve yenilikçi dönem Türkiye'de insanlarımızın anlatacak hikayeleri olduğu içindir" dedi.
İnsanların her birinin içinde bu hikayeleri paylaşma isteği olduğunu dile getiren Baykal, izleyicilerin de bu hikayelerde kendi korkularını, kaygılarını, umutlarını bulduklarını ifade etti.
Türk sinemasının çok köklü ve saygın bir geçmişi olduğunu vurgulayan Baykal, bir zamanlar aydınların "dudak büktüğü" Yeşilçam döneminin de
sinema tarihine büyük katkısı olduğunu dile getirdi.
Baykal, "Genç sinemacıları yürekten kutluyorum. Onların başarılarıyla iftihar ediyoruz. Türkiye sinemasının dönüşümüne büyük emek vermiş bir büyük sanatçı olan yakın bir zamanda kaybettiğimiz Halit Refiğ'i de saygıyla anıyorum. Sinemamız, alaylı, mektepli geçmiş birikimleri değerlendiren, yeni üniversitelerde, yüksek okullarda uluslararası festivallerde çağdaş sinemayı yakalayan, vicdan sahibi, duyarlılık sahibi, kendisini, toplumu sorgulayan insanlarımızın ortaya koyduğu eserlerle gelecekte çok daha büyük başarıları ortaya koyacaktır. Anlatacak bir hikayesi olan herkesi saygıyla selamlıyorum" dedi.
Antalya Valisi Alaaddin Yüksel de Türk sinemasının evrensel çizgiyi yakaladığını belirterek, "Antalyalılar olarak bizim de ufak bir katkımız oluyorsa mutluluk duyarız" dedi.
Mutluluk gözyaşlarıTörende, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nın juri üyesi Nurgül Yeşilçay, Öner Erkan'a "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü verdi.
Öner Erkan da jüriye teşekkür etti. Yeşilçay ise birbirinden güzel 16 film izlediklerini belirterek, "Ne kadar çok hikaye birikmiş bu memlekette. Zaman zaman bu ülkede yaşadığım için mutlu oldum, zaman zaman öfkelendim, bazen kızdım, kendimi bir kum tanesi kadar zayıf ve güçsüz gördüm. Bu kadar büyük oyuncularla aynı toprakları paylaştığım için gururluyum" diye konuştu.
"Kıskanmak" filmi ile "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü alan Nergis Öztürk ise gözyaşlarına hakim olamadı. "En İyi Senaryo Ödülünü", "Beş Şehir" filmiyle Onur Ünlü'ye veren Kültür ve
Turizm Bakanlığı Sinema ve Telif Hakları Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Ülger de festivalin bugüne gelmesinde emek veren herkese teşekkür etti.
"Yürekli gençler"Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Juri Başkanı Erden Kıral, yarışan pek çok filmin yükünü çocukların omuzladığını belirterek, "Onlar çocuk oyuncu değil, çocuk. Masumiyetleri ve doğallıklarıyla filmlere çok şey kattılar. Onları kutluyorum ve 'aferin' diyorum" diye konuştu.
Genç yönetmenlerin Türk sinemasında çıtayı çok yukarılara taşıdığını dile getiren Kıral, birbirinden güzel filmler izlediklerini söyledi. Kıral, Türkiye'de dertlerin ve sorunların çok değiştiğini vurgulayarak, "Genç arkadaşlarımız bu sorunları anlatım diliyle
sinema yapıyorlar. Dertlerini çarpıcı şekilde aktarıyorlar. Genç yönetmenler çok yürekli. 1980'de askeri yönetime karşı biz de çeşitli teknikler geliştirmiştik. Yılmaz Güney olsun, ben olayım filmlerimizi yurt dışına kaçırdık, ama bu arkadaşlar çok yürekliler. Bir aydınlanmadan söz edebiliriz" dedi.
Festivale bu yıl eklenen "En İyi İlk Film" ödülünü açıklayan Erden Kıral, "İki Dil Bir Bavul" ile ilgili olarak da "Öyle bir film ki hepimizin gönlünü çaldı. Sanıyorum bu küçük başyapıt herkesin dikkatini çekecek ve ödüllere boğulacak" dedi. Filmin yönetmenlerinden Özgür Doğan, "Ana dilde
eğitim her çocuğun temel insani hakkıdır" diye konuştu. Doğan, ödülü Diyarbakır'ın Lice ilçesi Şenlik köyünde meydana gelen patlamada hayatını kaybeden
Ceylan Önkol'un anısına aldıklarını söyledi. Behlül Dal Juri Özel ödülü alan "Ben Gördüm - Min Dit" filminin senaryo yazarlarından Evrim Alataş da "Filmimiz kavgalı film gibi yansıdı ama ben burada, kavganın ötesinde kardeşliğin yansımasını görüyorum" dedi.
"En iyi film" ödülünü "Kosmos" ile paylaşan "Bornova Bornova" filminin yönetmeni İnan Temelkuran,
12 Eylül'ün Türkiye'nin üzerine "bir asfalt çektiğini" ve kendilerinin o asfaltı çatlatan otlardan biri olmak istediklerini kaydetti.
Halkın Portakalı Ödülü 'Domates'eFestival bünyesinde bu yıl ilk kez düzenlenen ve halkın çektiği filmlerden oluşan "Halkın Portakalı" yarışmasında birinciliği, Dima Mat ekibi "Domates" adlı kısa filmle kazandı.
Halkın portakalı yarışmasına katılan tüm ekipler de tören öncesi kırmızı halıdan geçerek halkı selamladı. Halkın Portakalı ödülü alan ekibe, pazardan dönen ve elindeki filede 3 portakal taşıyan bir kadın heykeli verildi. Törende, sanatsal sinemanın en önemli çağdaş temsilcileri arasında gösterilen ünlü yönetmenler Theo Angelopoulos ile İtalyan Francesco Maselli'ye de "Yaşam Boyu Başarı Ödülü" verildi. Ayakta alkışlanan Angelopoulos, festivale "Zamanın Tozu" filmini sunmaya geldiğini ancak böyle bir hediye ile karşılaştığını belirterek, "Teşekkür ederim" dedi.
Ünlü sanatçılar şarkı söylediSunuculuğunu Burcu Kara'nın yaptığı gecede, ünlü oyuncu ve yönetmenler, şef Orhan Şallıel yönetiminde ki Antalya Devlet Senfoni Orkestrasının eşliğinde Selim Atakan'ın düzenlediği film şarkılarını seslendirdi.
Derya Durmaz "Yıldızların Altında", Sırrı Süreyya Önder "Bahçede Yeşil Çınar", Şebnem Köstem "Senede Bir Gün", Selen Uçer "Bir Garip Yolcu", Ayça Damgacı "Mavi Boncuk", Ayça Varlıer "Güzel Bir Hikaye", Yavuz Bingöl "Anlamazdın", Hande Ataizi "Boşvermişim Dünyaya", Melike Demirağ da "Arkadaş" şarkısını söyledi.
Hande Ataizi, gazetecilere yaptığı açıklamada, 33.
Altın Portakal Film Festivali'nde "Mum Kokulu Kadınlar" filmindeki rolüyle aldığı
Altın Portakal heykelciğinin evine giren hırsızlarca çalındığını ifade ederek, festival komitesinden yeni bir heykel istediğini ve komitenin kendisini kırmadığını dile getirdi. Ataizi, festivalden aldığı heykel ile gazetecilere poz verdi.