Bugün 1 Aralık Dünya AIDS Günü. Çeşitli dernek ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri, 1 Aralık Dünya AIDS Günü nedeniyle İstanbul Beyoğlu'nda yürüyüş yaptı.
Tünel Meydanı'nda Birleşmiş Milletler (BM) HIV/
AIDS Ortak Programı (UNAIDS) ve Pozitif Yaşam Derneği'nce düzenlenen etkinlik, Sambistanbul Ritim ve Dans Grubu'nun gösterisiyle başladı.
Etkinlikte, HIV ve
AIDS konusunda çeşitli uyarı notlarının asıldığı "Dilek Ağacı", katılımcılardan yoğun ilgi gördü.
Etkinlikte konuşan BM UNAIDS Müdürü Ela Aktürkoğlu, 21 yıldır 1 Aralıkta HIV/
AIDS'ten dolayı hayatını kaybedenleri hatırlamak, HIV ile yaşayan insanlara destek vermek ve toplum genelinde farkındalığı artırmaya yönelik programlar düzenlendiğini söyledi.
Ela Aktürkoğlu, Dünya
AIDS Günü'nün her yıl farklı bir teması olduğunu ifade ederek, bu yılki temanın, "Evrensel Ulaşım" yani tedaviye, korunmaya, desteğe ve insan haklarına ulaşım olduğunu açıkladı.
Aktürkoğlu, bundan kastın tüm insanların HIV/
AIDS'i önleme programlarına ve bilgisine erişerek bu hastalıktan, enfeksiyondan kendilerini nasıl koruyabilecekleri bilgisine ulaşabilmeleri olduğunu belirtti.
Küresel AIDS Raporu'na vurgu
BM UNAIDS Ortak Programı tarafından
24 Kasım'da "Küresel
AIDS Raporu"nun yayımlandığını belirten Aktürkoğlu, şunları kaydetti:
"Rapora göre, şu an dünyada 33,4 milyon kişinin HIV ile yaşadığı tahmin edilmektedir. Bu rakam 2007 yılı sonunda 33 milyondu. Bu rakam, daha çok insanın tedaviye ulaştığını ve HIV'le daha uzun süre yaşadığını gösteriyor. Bu yıl iyi bir haber var; HIV'in tarihinde ilk defa bu yıl yeni enfeksiyon sayılarında düşmeden söz edebiliyoruz. Fakat altını çizmem lazım, yeni enfeksiyon sayılarında düşüş var, ama HIV yayılmaya devam ediyor. Bazı ülkelerde düşüş çok daha fazla. Ne yazık ki Türkiye'nin de içinde bulunduğu Orta Avrupa bölgesinde ise tam tersine artışlar devam etmektedir.
Biz ülke olarak biraz daha şanslıyız. Çünkü, bugüne kadar kaydedilen rakamlara göre HIV fazla yaygın bir hastalık değil. Son rakamlara göre 3 bin 500 civarında kaydedilmiş, ama bunlar gerçek rakam olmuyor. Türkiye'de de tabii birçok tarama testi yapılıyor. Fakat esas itibariyle risk gruplarında tarama testleri olması gerekiyor. Türkiye'deki önemli nokta şu, her ne kadar toplamda sayı az da olsa yeni enfeksiyon sayıları her yıl artmaktadır."
Aktürkoğlu, sadece bir gün değil, yılın her günü HIV/
AIDS hastalığının unutulmaması ve önleme metotlarından bahsedilmesi gerektiğini vurguladı.
Domuz gribinin etkisiMarmara Üniversitesi (MÜ) Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Volkan Korten de bu yıl HIV/
AIDS ile yaşayan kişilerin tedavisine yönelik birçok önemli gelişme kaydedildiğini, özellikle Afrika'da alınan önlemlerle yeni HIV enfeksiyonlarında azalmanın yaşandığını ifade etti.
Türkiye'yi de etkileyen "
Domuz Gribi"nin, HIV'le yaşayan kişiler için yüksek risk oluşturduğunu ifade eden Korten, "O nedenle HIV pozitif kişilerin mutlaka aşı olması gerekiyor" dedi.
Türkiye'nin dünyada bu salgından en az etkilenen ülkelerden biri olduğuna dikkati çeken Korten, bu nedenle, koruyucu önlemlere çok daha önem verilmesi gerektiğini, devlet kuruluşları, sivil toplum örgütleri, hekimler, HIV ile yaşayan kişiler ve onların yakınlarının çabalarının çok önemli olduğunu ifade etti.
Pozitif Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Arzu Kaykı da dernek olarak herkesi HIV ile yaşayan kişileri sosyal, psikolojik, tıbbi ve hukuksal yönden desteklemeye davet etti.
Ellerindeki "ön yargı balonları"nı havaya fırlatan grup, daha sonra kortej oluşturarak gösteriler eşliğinde
Galatasaray Meydanı'na kadar yürüdü. Burada, HIV ve
AIDS konusunda bilgilendirme faaliyetlerinde bulunan grup, daha sonra dağıldı.