Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarıyla ilgili olarak, ''Barışa katkı sağlayacaksa asker de gönderilebilir'' dedi
Hükümet Sözcüsü Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Türkiye'nin barıştan yana samimiyetini ispat etmiş bir ülke olduğunu belirterek, "Eğer böyle bir katkı (Gazze'de kurulacak barış gücü) olacaksa Türkiye, buna 'hayır' demez" dedi.
Bakanlar Kurulu toplantısından sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çiçek, bir gazetecinin, "Sayın Başbakan'ın Gazze ile ilgili temaslarından bahsettiniz. Ancak,
İsrail ile herhangi bir temastan bahsetmediniz. Bu kapsamda temas kurmadan Hükümetiniz bu sorunu çözmeyi nasıl planlıyor? Bununla bağlantılı olarak
İsrail devletinin kurulmasının ardından bölgedeki dış politikası göz önüne alındığı zaman
İsrail'e karşı Türkiye'nin yaptırım uygulaması söz konusu mudur? sorusunu cevapladı.
Gazze'de insani bir dramın yaşandığını ifaden eden Çiçek, herkesin ateşkesin sağlanması ve insani yardımların bölgeye ulaştırılması konusunda acil olarak devreye girmesi gerektiğini söyledi.
"Bizim gönderdiğimiz yardımlar bile belli bir muvafakatle peyderpey yapılıyor" diyen Çiçek, "İnsanların ihtiyaçlarının hangi aşamada olduğunu zaten biliyoruz. Türkiye'nin şu safhada yapmaya çalıştığı husus; bu iki konunun bir an önce gerçekleşmesidir. Sadece Türkiye'nin çabaları bu konuda yetmeyebilir, ama biz kendi sorumluluğumuzun içerisinde gerek bölge devleti olarak gerekse insani açıdan bu çabayı sürdürüyoruz" dedi.
Çiçek, "Pek çok senaryo dile getiriliyor. 'Ateşkes sağlansın' deniliyor. Eğer bölgede barış gücü oluşturulsa Mehmetçiğin bölgeye gitmesine Hükümetimizin bakış açısı nedir?" sorusuna ise Türkiye'nin gerekirse asker gönderebileceğini söyledi.
Cemil Çiçek, "Barışa katkı sağlayacaksa... Türkiye, dünyanın birçok ihtilaflı bölgesine asker göndermiştir. Türkiye şu an dünyanın pek çok bölgesine, başta
Afganistan, Lübnan,
Somali, Balkanlar'da her zaman üzerine düşeni yapmıştır. Çünkü Türkiye'nin geleneksel dış politikası; hem yurt içinde hem de yurtdışında 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh.' Türkiye, barıştan yana samimiyetini ispat etmiş ülkedir. Eğer böyle bir katkı olacaksa Türkiye buna 'hayır' demez. Akan kanın durması, Türkiye'nin tek başına çabasıyla neticelenecek husus değil" diye konuştu.
Çiçek, "İnanıyoruz ki birçok ülkenin, birçok devletin, bu konuda bir çok toplumun en başta da sivil toplumun... Orada insanlar hayatını kaybediyor, birçok yaralı var. Dolayısıyla tüm dünyanın; hükümetler veya sivil kuruluşlar bazında konuya ilgi gösterip acil konunun ortadan kaldırması lazım. Tüm dünyanın gözü önünde olan bir konuda doğrusu biraz daha çaba, gayret gerekmektedir. Biz üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
"Gazze'deki durum değerlendirildi"
Çiçek, toplantının, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Gazze'de meydana gelen olaylar sebebiyle yapmış olduğu çalışmalar ve görüşmelerle ilgili bir değerlendirme toplantısı şeklinde geçtiğini belirtti.
Geçen hafta
İsrail'in yapmış olduğu saldırılar sonucunda çok sayıda çocuk, kadın, masum insanın 500 yüzden fazla insan hayatını kaybettiğini, çok sayıda da yaralının bulunduğunu hatırlatan Çiçek, bu nedenle Türkiye'nin bu konuya iki sebepten dolayı ilgi duyduğunu ve bu sıkıntıların bir an evvel sona erdirilmesi noktasında hükümet olarak çaba gösterdiklerini anlattı.
Olaya müdahil olunmasının birinci sebebinin insani açıdan olduğunu, gerçekten orada bir insanlık dramının yaşandığını, içler acısı bir durumun olduğunu, olanların bütün medyada görülebildiğini belirten Çiçek, "Burada insanların feryatları var, elinde imkanı olan herkesin bu dramın sona erdirilmesi noktasında bir çabanın, gayretin içerisine girmesi gerekiyor. Türkiye bu çabalarıyla insani görevini yerine getirmektedir. Evvela Türkiye olarak çabalarımızın birinci nedeni insani açıdandır" dedi.
Çiçek, krizin başından beri Türkiye'nin gelişmeleri yakından takip ettiğine dikkati çekerek,
İsrail'in Gazze'ye yönelik hava harekatını genişleterek kara harekatını başlatmasının gerçekten krizi daha da derinleştirdiğini ve farklı bir boyut kazandırdığını söyledi.
Türkiye'nin harekatın başlamasının hemen ardından yaptığı açıklamayla,
İsrail'in uluslararası toplumun uyarılarına ve uluslararası kamuoyunun tepkilerine rağmen kara harekatına başlamış olmasını kabul edilemez olduğunu açıkladığını ve harekata derhal son verilmesi çağrısında bulunduğunu bildirdi.
Bölgeye yapılan yardımlar
Türkiye'nin bu süre içerisinde ve henüz bu harekat başlamadan önce de bölgeye yönelik insani yardımlarını sürdürdüğünü vurgulayan Çiçek, bu harekatla birlikte bu yardımları daha fazla artırma çabası içerisine girildiğini belirtti.
Türkiye'nin bölgeye 15 adet ambulans gönderdiğini, 10 TIR gıda ve 13 ton
ilaç yardımında bulunulduğunu kaydeden Çiçek, "Elektrik yok, su yok, Gazze'de. Acil jeneratör ihtiyaçları var. Bunların teminine gidilmektedir. Ayrıca bu harekat sonucu yaralanan bir kısım Filistinlinin tedavilerinin Türkiye'de yapılabilmesi bakımından teşebbüslerini sürdürüyor. Ambulans uçaklar hazır. İmkan olduğu takdirde bunları Türkiye'ye getirmek suretiyle tedavilerinin Türkiye'de yapılabilmesi bakımından bir çabayı da sürdürmektedir" dedi.
Türkiye'nin bu yardımları sadece Filistinlilere yönelik değil, zaman zaman
Irak'ta meydana gelen saldırılar sonucu yaralanan bir çok
Irak vatandaşına da sunduğunu ifade eden Çiçek, geçen hafta
Irak'ta meydana gelen
patlama sonucu yaralanan 10 kişilik bir yaralı grubunun tedavisinin Türkiye'de yapılabilmesi
için gerekli teşebbüslerin yapıldığını, bunların tedavilerinin Türkiye'de sürdürüleceğini anlattı.
Cemil Çiçek, "Bu konunun TBMM'de de ele alınmasını arzu ediyoruz. Bu nedenle yarın İçtüzüğün verdiği bir imkanı kullanarak hükümet olarak konuyu TBMM'nin gündemine getireceğiz. Sayın milletvekillerimize ve gruplarımıza bu konuda bilgi verilecek. Böylece siyasi partilerimizin de bu konuya fikri katkıları Meclis'te gündeme gelmiş olacaktır, dolayısıyla bu konu Meclis'te ele alınacak demektir" dedi.