MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail Başbakanı Ehud Olmert'in Gazze saldırılarından bir hafta önce Ankara'yı ziyaret ettiğini hatırlatarak, "İsrail'in saldırıyı AKP hükümetine bildirip bildirmediği konusu önemlidir. Basında, bilgi verildiği yönünde haberler vardır" dedi. Bahçeli, TRT'nin Kürtçe kanalı için ağır ifadelerle Başbakan'ı eleştirdi.
Partisinin grup toplantısında milletvekillerine hitap eden MHP lideri, "Masum sivilllerin katledilmesi meşru kabul edilemez. Üzerine yerleştiği Filistin topraklarında Müslümanları baskı ile sindirmeye çalışan İsrail'in, terörizmi önleme adına yürüttüğü son işgal milletimizi derinden etkilemiştir. Bu insanlık dışı saldırılar karşısında ABD ve AB olmak üzere uluslararası camianın tepkisiz kalması her yönüyle utanç vericidir" dedi.
"Başbakan'ın tepkisi soyut"Saldırılardan bir hafta önce İsrail Başbakanı Olmert'in Ankara'yı ziyaret ettiğini ifade eden Bahçeli, "Aradan beş gün geçtikten sonra İsrail'in bölgeyi ateş çemberine alması üzerine, daha önce barışa verdiği katkıdan dolayı İsrail'e teşekkür eden Başbakan Erdoğan çark etmiştir. Başbakanın tepkisi soyuttur. İsrail üzerinde somut ve karşılığı olacak kararlı bir tepki gösterilememiştir. İsrail'in saldırıyı AKP hükümetine bildirip bildirmediği konusu önemlidir. Basında, bilgi verildiği yönünde haberler vardır" dedi.
"Bir merakımız da İsrail'in gerçekleştirdiği saldırıyı, önce AKP hükümetine bildirip bildirmediği noktasında düğümlenmektedir" diyen Bahçeli, "Basına yansıyan bazı haberler, İsrail'in saldırılar için, önceden Başbakan Erdoğan'a bilgi verdiği yönündedir, Eğer böyleyse, AKP hükümeti bu insanlık suçuna iştirak etmiştir ve meselenin en küçük bir mazereti dahi olmayacaktır" şeklinde konuştu.
İsrail Başbakanı ile yapılan görüşme sonrası, Başbakan Erdoğan'ın telaşı ve öfkesinin "bir kusuru örtmeye yönelik olduğu" izlenimi uyandırdığını söyleyen Bahçeli, Erdoğan'ın İsrail'in harekatı sonucu başlattığı ülke turlarının da kara harekatına engel olamadığını söyledi.
Bahçeli ayrıca, "Sivillerin mezalime maruz kaldığı bu süreçte, sadece konuya meşru müdafaa olarak göz yuman Batı dünyası değil, basit ve kısır hesapların oyuncağı olan Arap ve Müslüman dünyası da sınıfta kalmıştır" dedi.
TRT'nin Kürtçe yayını
Konuşmasında, TRT'nin 1 Ocak 2009'dan itibaren özel tahsisli bir kanalda Kürtçe yayınlarına başlamasını da eleştiren Bahçeli, AK Parti Hükümetinin bu tehlikeli açılımının, bazı çevreler tarafından "sessiz siyasi ve zihni devrim" olarak alkışlandığını söyledi.
Bahçeli, bu konunun, PKK'nın siyasallaşma stratejisi ve 2002'den bu yana AB uyum sürecinde yaşanan gelişmelerden soyutlanarak ele alınamayacağını ileri sürerek, "Masum bir kültürel hakkın tanınması sorunu olarak Türkiye'nin önüne getirilen bu konunun, PKK için taşıdığı hayali önem, Türk milletinden ayrı bir millet kimliği ve ayrı milli mensubiyet duygusu yaratılmasında dilin temel vasıta olmasından kaynaklanmaktadır" dedi.
Partisinin, ortak dil ile milletleşme arasında kaçınılmaz bir tabii bağ olduğunu düşündüğünü; müşterek bir milli dilin mevcudiyeti ile toplumsal dayanışma ve birlikte yaşama arzusunun devamı arasında doğrudan ve yakın bir ilişkinin olduğuna inandığını anlatan Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi, adı üstünde hiç kimsenin anasının dilini beşeri ilişkiler içinde öğrenmesine mani olmayan bir anlayışla meseleye yaklaşmaktadır. Ancak bunun kamusal alana taşınması, yazıya dökülmesi, resmiyet kazanmasına yanaşmamış, bu alanda atılacak adımların milli kimliğin kırılmasında kritik bir eşik olacağını yüksek sesle ve sürekli haykırmıştır" diye konuştu.
Bahçeli, partisinin, hiçbir dönemde milli kimliği aşındıracak taleplere açık olmadığını, bu tür girişimleri şiddetle eleştirerek ilkeli ve milli duruşunu sergilediğini, konunun ciddiyetini ve önemini sürekli vurguladığını bildirdi.
"PKK'yı selamlayan Başbakan..."
"Anadilde yayın ve eğitim gibi talepler konusunda bölücü mihraklar, Avrupa dayatmaları ve AKP tavizleri arasındaki uyum ve anlayış birlikteliği, bizim için hiç de şaşırtıcı olmamıştır" diyen Bahçeli, "Türkiye'nin devlet yapısının yeniden tanzimi, farklı kökenden gelen vatandaşlarımıza siyasi ve hukuki planda milli azınlık statüsünün tanınması ve bunun Anayasa'da teminat altına alınmasını isteyen AB'nin tahribat süreci, TRT'nin 24 saat Kürtçe yayına açtığı kanalla birlikte hayata geçirilmiştir" diye konuştu.
Devlet Bahçeli, "TRT'nin bu kanalının önümüzdeki dönemde Kürtçe açık öğretim kanalına dönüşmesi talepleri hiç kimseyi şaşırtmamalıdır. Bu uygulama ile birlikte Başbakan Erdoğan'ın, Türkiye'yi 36 etnik gruba bölen zihniyetinin ilk adımı gerçekleşmiş,Türkiyelilik projelerinin temeli de PKK'yı Kürtçe selamlayan Başbakanın ağzından törenle atılmıştır. Milliyetçi Hareketin bu konuda söyleyeceği şudur; kim, özel hayatında anadiliyle konuşmak istiyorsa konuşsun. Buna engel olacak hiç kimse yoktur. Saygı duyarız. Ancak biz, Türkçe konuşup, Türkçe söyleyip, Türkçe düşünmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Yorum Yaz |
Yorumları Oku