İndex

Türk grup toplantısını güçlükle tamamladı

Türk grup toplantısını güçlükle tamamladı

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk hükümeti eleştirdi, "İsrail ile ilişkilerinizi askıya alın. Ama buna ne cesaretiniz ne de gücünüz yeter. Çünkü göbekten bağlısınız" dedi. Grup toplantısı konuşması sırasında rahatsızlanan ve sık sık terleyen Türk, konuşmasını tamamladıktan sonra DTP Grup Amiri Mehmet Ali Oral'ın yardımıyla kürsüden inebildi.

Kürsüden inerken düşme tehlikesi gösteren Türk, güçlükle yerine oturabildi. Türk, rahatsızlığı nedeniyle TBMM Ana Binadaki İlk Yardım Merkezi'ne götürüldü. Burada dinlenmeye alınan Türk'ün sağlık durumunun iyi olduğu ve tansiyon düşmesi nedeniyle rahatsızlandığı bildirildi.

Türk, partisinin Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, 2009 yılının Türkiye ve dünya halkları açısından barış yılı olmasını temenni etti.

Ankara'da 7 gencin ölümüyle ilgili başsağlığı dileklerinde bulunan Türk, "Bu facia, bir kere daha göstermiştir ki yurttaşlarımızın güvenli yaşaması için yerel yönetimlerin şeffaf ve hesap verebilir bir konuma gelmesi Türkiye'nin çok acil bir gereksinimidir" dedi.

İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılara değinen Türk, "Gazze'ye düzenlenen saldırılar, barış umutlarının üzerine bir kez daha gölge gibi çöktü. Kadın, çoluk çocuk ayrımı yapmaksızın bütün sivilleri hedef alan bu saldırıyla savaşların acımasız yüzü bir kez daha görülmüştür. Bu bir katliamdır. İsrail, insanlık suçu işlemiştir, işlemeye devam etmektedir" diye konuştu.

Filistin halkının yaşadığı bu trajedinin "Ortadoğu'da kördüğüme dönüşen çözümsüzlük politikalarının bir sonucu olduğunu" ifade eden Türk, savaşları bir kader olmaktan çıkaracak yegane gücün, halkların birleşik barış mücadelesi olacağını söyledi.

Türkiye'nin iç sorunlarını çözme noktasında Ortadoğu'da yaşananlardan ders çıkarması gerektiğini vurgulayan Türk, "Unutulmamalıdır ki; bölgesel barış ancak iç barışın tesisiyle mümkündür. Bu gerçeği görmeyen, kendi iç barışını bir kenara bırakan sayın Başbakan'ın Orta Doğu'da barış turlarına çıkmasının bir inandırıcılığı yoktur" diye konuştu.

"İsrail pilotları Türkiye'de eğitiliyor iddiası...''

Geçmişte İsrail'i en ağır sözlerle eleştiren Necmettin Erbakan'ın, İsrail ile Stratejik İşbirliği Anlaşmasını imzaladığını anlatan Türk, "Bugün siz de bu geleneği ve aynı iş birliğini kararlılıkla sürdürüyorsunuz. Filistin'de yaşanan katliamdan İsrail kadar, bu saldırıdan haberdar olan ülkelerin de tarih önünde sorumluluğu vardır. Bu gerçekleri gizleyemezsiniz. Yıllardır Filistin'e bomba yağdıran İsrail pilotlarının Türkiye'de, Konya'da eğitildiği iddia ediliyor. Bu çok ciddi bir iddia ve hükümetin bu konuda kamuoyuna açıklama yapması gerekiyor" diye konuştu.

Ahmet Türk, saldırıların durdurulması konusunda hükümetin samimi olduğunu göstermesi için İsrail'le yapılan askeri ihale anlaşmalarını iptal etmesini istedi.

Türk, "İsrail ile ilişkilerinizi askıya alın. Ama buna ne cesaretiniz ne de gücünüz yeter. Çünkü göbekten bağlısınız. Daha geçenlerde Savunma Bakanı insansız hava uçağı alımı için İsrail'e gidip anlaşma yapmadı mı? Kürt sorununu askeri yöntemlerle bitirme adı altında yapmadığınız gizli anlaşma, kurmadığınız ittifak kalmadı. İsrail ile askeri iş birliğinizin parasal boyutunun 1.8 milyar dolar civarında olduğu belirtiliyor" şeklinde konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, İsrail saldırılarını eleştirmesine ilişkin "Önce siz kendi içinizdeki çatışmaları durdurun" diyen Türk, "İsrail-Filistin barışı için güya enerji harcıyorsunuz. Peki kendi iç barışınız için ne yapıyorsunuz?" diye sordu.

"Çatışma politikasından vazgeçin"

Ahmet Türk, 2009'un demokrasi mücadelesi verenler açısından mücadele yılı olacağını belirterek, "Demokrasi mücadelesi genişleyerek, büyüyecek ve ivme kazanacaktır" dedi.

İzlenen politikalarla 2008 yılını "kayıp yıl" olarak değerlendiren Türk, "Gelin bir yıl daha kaybettirmeyin bu ülkeye. 2009'da yeni bir sayfa açalım. İşe yeni bir Anayasadan başlayabilirsiniz. Getirin yeni bir Anayasayı Meclis gündemine ve Türkiye'de önemli bir değişim sürecini hep birlikte başlatalım. Meclis'in bu çoğulcu yapısı, bu değişim için önemli bir fırsattır. Ülkeyi siyasal krize sürükleyen Kürt sorununda ısrarla sürdürdüğünüz bu çatışma politikasından vazgeçin" dedi.

"Bugün yaşanan ekonomik krizin nedeni siyasal krizdir. Siyasal krizi de çözümsüzlük ve çatışma politikaları üretiyor. 2009'u Kürt sorununun çözüm yılı ilan edelim" diyen Türk, "Eğer bu çatışma ve kriz üreten politikalar terk edilerek Kürt sorunu çözülürse Türkiye demokratikleşmede, ekonomide, kalkınmada, sosyal refahta önü alınamaz bir şekilde kalkışa geçecektir" şeklinde konuştu.

Anayasa'nın değişmez maddesine öneri


Türk, TRT-6'da başlayan Kürtçe yayını "tabuların yıkılması yolunda atılan ve küçümsenmeyecek bir adım olarak" değerlendirdi.

Kürtçe'nin resmi bir kanalda yayın dili olmasının, halkın yıllardır yürüttüğü mücadelenin bir kazanımı olduğunu ifade eden Türk, "TRT'de Kürtçe yayının başlaması sorunun çözüldüğü anlamına gelmiyor. Bu, Kürtçe'nin ve Kürt kimliğinin tanındığı, kabullenildiği sonucunu doğurmuyor. Bakınız, 'Devletin resmi dili Türkçedir' diyen 12 Eylül darbe Anayasası Türkçe dışındaki dilleri dışlamakta ve yasaklamakta. Bu Anayasa halen yürürlüktedir" dedi.

Ahmet Türk, "Seçim yasasından siyasi partiler yasasına kadar birçok yasada, Kürtçe'yi yasaklayan düzenlemeler halen varlığını sürdürmektedir. Anayasada, yasalarda bu yasakçı zihniyet varlığını koruduğu müddetçe TRT'den yapılan yayının sorunu çözmeyeceği ortadadır. Sorun, Kürtçe'nin ve Kürt kimliğinin Anayasal güvenceye kavuşturulup kavuşturulmayacağı, devletin resmi ideolojisine rengini veren 'tek tipçilik' anlayışının terk edilip edilmeyeceği sorunudur. Sayın Başbakan'ın 'Tek millet, tek din, tek dil' söylemine bakıldığında bu zihniyetin değişmeyeceği ortadadır" diye konuştu.

Türk ayrıca, "Eğer hükümet samimiyse ve Kürtleri bir halk olarak gördüğünü kabul ediyorsa, derhal yeni Anayasayı Meclis gündemine getirmelidir. Yasaları bu yönlü değiştirmelidir. TRT'den yayın başlatılabildiğine göre demek ki istenirse adım atılabiliyormuş. Kıyamet de kopmuyormuş. O halde diğer adımları da atın! Buna iradeniz var mı?" diye sordu.

"Kürtçe'nin, ikinci resmi dil olması talebini, neye göre hangi devlet sistemine göre reddedebilirsiniz?" diye soran Türk, Türkmence'nin Kerkük'te resmi dil ilan edildiğini, henüz demokrasisi olmayan Irak'ta bile bunun gibi çok büyük adımlar atıldığını belirtti.


Yorum Yaz | Yorumları Oku
Okuyucu Yorumları Yorum Yaz

Diğer Haberler

ADnet

Gezinti

Reklam

En Popüler

En Popüler

Reklam