CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Yıllarca bu ülkede bir şeyler yapıldı. Farklı etnik kimlikte olanlar ülkemizden kovuldu. Acaba kazandık mı? Bu aslında faşizan bir yaklaşımın neticesiydi" sözlerini, soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı.
Arıtman, Başbakan Erdoğan'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergesinde, Erdoğan'ın,
Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesine ilişkin düzenleme içeren kanun tasarısına karşı çıkan muhalefete yanıt verirken, "Yıllarca bu ülkede bir şeyler yapıldı. Farklı etnik kimlikte olanlar ülkemizden kovuldu. Acaba kazandık mı? Bu aslında faşizan bir yaklaşımın neticesiydi" dediğini anımsattı.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, hangi tarihlerde, hangi etnik kimlikteki vatandaşlarını kovduğunun açıklanmasını isteyen Arıtman, şunları kaydetti:
"Bu kovma işlemleri, hangi gerekçelerle yapılmıştır? Hangi etkin kimlikten kaç kişi kovulmuştur? Cumhuriyet tarihi boyunca Türk kökenli kaçvatandaşımız ülkemizi terk etmiştir? Ülkemizi terk eden vatandaşlarımız arasında en büyük çoğunluğu etnik kimliği Türk olanların oluşturduğu ileri sürülmektedir. Bu vatandaşlarımız hangi gerekçelerle ülkemizi terk etmişlerdir? Bunların yerleştikleri ülkelere göre sayısal dokümanı nedir? İmkan bulsa Türkiye'yi terketmek, başka ülkelerde yaşamak isteyen yurttaşlarımızın sayısını ve nedenlerini öğrenmek için araştırma yaptırmayı düşünüyor musunuz? Özellikle gençlerle ilgiliaraştırma yaptıracak mısınız? Türkiye Cumhuriyeti Devleti faşist bir devletmidir?"
Suriye sınırındaki mayınlar
Arıtman, Erdoğan'ın yanıtlaması istemiyle verdiği başka bir önergede de sınırlarını mayınlardan temizletme işini "yap-işlet" modeliyle 44 yıllığına çokuluslu şirketlere devreden Türkiye'den başka ülke olup olmadığının açıklanmasını talep etti.
Arıtman, "Sınırda vatani görevini yapan evlatlarımıza askeri yetkililerce 'sınır namustur' kavramı öğretilir. Sınır topraklarımızın yabancılara yap-işlet modeliyle devredilmesiyle Mehmetçik'ten sınırlarımızı canı pahasına korumasını nasıl isteyeceğiz? Sınır namussa, namusun ticareti olur mu?"diye sordu.