İndex

Üzmez kendini savundu: "Beni dedesi gibi sayıyor"

Üzmez kendini savundu: "Beni dedesi gibi sayıyor"

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
Bursa'da 14 yaşındaki B.Ç.'ye cinsel istismar suçlamasıyla yargılanan 76 yaşındaki Vakit gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez, adliyeye diğer mahkumlarla birlikle elleri kelepçeli olarak getirildi. Savcı, Üzmez'in 30 yıl hapsini isterken, mahkeme heyeti tutukluluk halinin devamına karar verdi. Üzmez, "B.Ç beni dedesi gibi sayıyordu, her derdini bana anlatıyordu" sözleriyle kendini savundu.

Bursa'nın Mudanya ilçesinde 26 Nisan'da düzenlenen operasyon kapsamında "Çocuğun cinsel istismarı ve cinsel amaçlı hürriyeti tahdit" suçlarından haklarında dava açılan yazar Hüseyin Üzmez ve mağdur çocuk B.Ç'nin annesi Livaze Ç'nin yargılanmasına devam edildi.

Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, tutuklu sanık Hüseyin Üzmez (76), tutuksuz sanık Livaze Ç. (36) ile mağdur çocuğun avukatları Nevin Canbaz ve Ahmet Dedeler, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunu temsilen Muhakemat Müdürlüğü avukatı Selma Ergüner, B.Ç'nin babası Bekir Ç. ile Üzmez'in avukatları Emir Ali Kav ve Bayram Sabah hazır bulundu.

Üzmez'in avukatı Bayram Sabah, davayla ilgili olarak dönemin Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in "Adli Tıp Kurumunun vereceği karar herkesi memnun edecek nitelikte olacak" şeklindeki sözlerinin mahkeme sürecini etkilediğini öne sürdü.

Mağdur B.Ç. ile ilgili olarak iki sağlık raporunun bulunduğunu ve bu raporların çelişkili olduğunu iddia eden Bayram Sabah, B.Ç'nin bir üniversite hastanesinde uzman çocuk psikiyatrisleri nezaretinde yeniden muayeneden geçirilmesini istedi.

Üzmez'in diğer avukatı Emir Ali Kav da dönemin bakanları Mehmet Ali Şahin ile Nimet Çubukçu'nun basına yaptığı açıklamaların Adli Tıp Kurumunu tarafsız olmaktan çıkardığını, bu nedenle meslektaşının isteğinin yerine getirilmesini talep etti. Cumhuriyet Savcısı Abdüllatif Yüksel'in, Adli Tıp Kurumunun kararının kesin olduğunu ifade ederek, iki avukatın taleplerinin reddini istemesinin ardından mahkeme heyeti, avukatların talebini reddetti.

Üzmez'in avukatı Emir Ali Kav, mahkeme heyetinden 3 ayrı talepte daha bulundu. Ailesinin B.Ç. için bir avukat tuttuğunu, bu nedenle baro tarafından B.Ç'nin avukatı olarak görevlendirilen Nevin Canbaz'ın görevinin bittiğini öne süren Kav, Canbaz'ın görevinin sona erdirilmesini, mağdur B.Ç'nin bir sonraki duruşmada dinlenilmesini ve ayrıca müvekkilinin tahliyesini istedi.

Kav'ın bu taleplerine hem Cumhuriyet Savcısı Yüksel hem de mahkeme heyeti olumsuz yanıt verdi.

"Eşim yalnız kaldı ve 3 kez intihar girişiminde bulundu"

Bunun üzerine söz alan sanık Hüseyin Üzmez, "Vekillerimin beyanlarını kabul etmiyorum. Asıl sanık benim. Beni dinlemiyor musunuz? Orada yatan benim, çileyi çeken benim. Arabın derdi kırmızı papuç, benim derdim de tahliye olmak. Tahliye edildim mi?" dedi.

Mahkeme başkanı Kadir Ünal, "Sen oturduğun yerden burada konuşulanları dinlemedin mi? Avukatların taleplerde bulundu, Cumhuriyet Savcısı da mütalaasını veriyor" demesi üzerine Üzmez, "Ben tutuklanınca 20 yaşındaki eşim yalnız kaldı ve 3 kez intihar girişiminde bulundu. Tahliyemi istiyorum" diye karşılık verdi.

B.Ç'nin babası Bekir Ç. ise duruşmada kızının psikolojisinden bahsedildiğini. ancak kızının asıl sıkıntıyı şu an yaşadığını ifade ederek, "Gözümün önünde, 14 yaşındaki kızımın arkasından hastane koridorlarında iğneyle koşturuyorlar. Onun psikolojisini siz düşünebiliyor musunuz? Ben de çocuğumun dinlenmesini istiyorum" diye konuştu.

Cumhuriyet Savcısı Yüksel, esas hakkındaki mütalaasında, TCK'nın 103/1, 103/6, 43, 53 ve 63. maddeleri gereği sanık Hüseyin Üzmez'in, "Çocuğun cinsel istismarı" suçundan 20 yıla kadar hapsini, "Hürriyeti tahdit" suçundan ise beraatini istedi. Yüksel, tutuksuz sanık anne Livaze Ç. hakkında ise iki suçtan da beraat talep etti.

"Kız beni dedesi gibi sayıyor"

Cumhuriyet Savcısının mütalaasını kürsünün önüne konulan sandalyeye oturarak dinleyen sanık Hüseyin Üzmez, mütalaayla ilgili olarak şöyle konuştu:

"Sabahtan beri asker arkadaşlarla konuşuyoruz. Ben utanıyorum, yerin dibine giriyorum. Öyle bir şey olmamıştır. Kız beni dedesi gibi sayıyor, her derdini bana anlatıyor. Kime aşık olduğunu bile bana söyledi. Murat'ı ve Ceyhun'u bana anlattı... Ben, vatanını, milletini seven dini bütün bir insanım. Adalate inanıyorum. Tutuklama kararının kaldırılmasını istiyorum. Tahliyemi talep ediyorum. Mütalaayı kabul etmiyorum."

Üzmez'in avukatları, Cumhuriyet Savcısı'nın esas hakkındaki mütalaasına hazırlık yapmak için mahkeme heyetinden süre istedi.

Hüseyin Üzmez'in tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, sanık avukatlarının talebi ve eksik evrakın tamamlanması için duruşmayı erteledi.

Bu arada, duruşma salonu çıkışında, Üzmez'in yakını olduğunu söyleyen bir kişi, basın mensuplarına "İstediğiniz oldu. Mutlu musunuz?" diyerek tepki gösterdi.

Davanın gelişimi

Bursa'da geçen yıl 25 Nisan günü B.Ç. adındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınıp bir gün sonra tutuklanan Vakit Gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez, 186 gün Bursa E Tipi Cezaevi'nde kaldıktan sonra, İstanbul Adli Tıp Kurulu 6'ncı İhtisas Dairesi'nin B.Ç.'nin yaşanan olaylardan dolayı ruh sağlığının bozulmadığını raporu sonucu 28 Ekim 2008'de tahliye edildi.

B.Ç.'nin avukatlarının itirazı üzerine Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği karar sonucu hakkında hürriyeti tahdit suçundan da dava açılan Üzmez, B.Ç.'ye verilen raporun 'yok' kabul edilip İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun bu kez oy çokluğu ile mağdur olan çocuğun ruh sağlığının bozulduğunu bildiren raporu vermesi sonucu tutuklandı.

Geçen salı günü tutuksuz olarak Bursa Adliyesi'ne gelen Üzmez mahkeme heyeti tarafından tutuklanıp 260 gün aradan sonra tekrar cezaevine gönderilmişti.

Servisler » iPhoneMobilHaber SMSGörüntülü HaberFacebookTwitterSitene Ekle

Diğer Haberler

ADnet

Diğer Haberler

Reklam

Reklam

Test

TEST

Sevgililer Günü'nü nasıl geçirmelisiniz?
Canınız bir şeylere sıkkın. Kendinizi toplamak için bunlardan hangisini yaparsınız?





Devam