İndex

Kürt açılımında "10 Kasım" tartışması

Kürt açılımında "10 Kasım" tartışması

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
Kürt açılımı sürecinin tüm yönleriyle ele alınmasını içeren genel görüşme önergesi TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Ancak açılımın Meclis'te konuşulması için belirlenen 10 Kasım tarihi tartışma yarattı. CHP tarihe itiraz edeceklerini açıkladı.

CHP:
CHP Sözcüsü ve Genel Saymanı Mustafa Özyürek, Meclis'teki görüşmelerin 10 Kasım'da olmasına itiraz ederek, bunun, başka bir gün yapılması önerisinde bulunacaklarını söyledi.

10 Kasım'ın Atatürk'ün ölüm yıldönümü olduğunu, bugün resmi törenlerin yapıldığını, paneller ve açık oturumların düzenlediğini anımsatan Özyürek, bazı milletvekillerinin düzenlenen bu etkinliklere katılacağı için Mecliste bulunamayacağını belirtti.

Gün dolayısıyla, Atatürk'ün ilke, devrim ve görüşlerinin ele alındığını dile getiren Özyürek, "Bu kadar önemli bir konuyu, önemli bir günde gündeme taşırsanız, Atatürk ile ilgili konuları, haberleri kaydırırsınız, onun yerine açılımı getirmiş olursunuz. Bu sakıncalı" diye konuştu.

Özyürek, Danışma Kurulunda, bu toplantının başka günde yapılması önerisinde bulunacaklarını bildirerek, "Umarım bu kabul edilir ve daha sonraki günlerde, çarşamba, perşembe günü bu görüşme yapılır" dedi.

AK Parti'nin, Atatürk'ün görüşlerinin tartışılmasından, konuşulmasından mutlu olmayacağını bildiklerini savunan Özyürek, "Onu da bu vesileyle, 'ne yapalım, zaten öyle uygundu' diyerek, kendilerine göre uygun bir bahane, mazeretle kaydırmaya çalışıyorlardır" dedi.

Baykal da eleştirdi


CHP Genel Başkanı Baykal da, Salı günü açılım konusunun konuşulacağını ancak açılımın ne olduğunu bilmediklerini ifade ederek, "Bu gizlilik hayra alamet sayılabilir mi? Neden çekiniyorlar, korkuyorlar? Birden bire program yapıldı, 10 Kasım. Niye 10 Kasım?" sorularını yöneltti.

Açılımın, Atatürk'ün ölüm gününde getirilmesinin, derin bir anlam taşıyıp taşımadığı sorusunu yönelten Baykal, "Birisi bilerek bir şey mi ima etmeye çalışıyor? 'Atatürk artık aramızdan ayrıldı, şimdi biz bunları yapabiliriz mi' demek istiyor? Eğer öyleyse, bunun anlamını hep beraber tespit ediyoruz. Eğer bu açılım TBMM'ye gelecekse, Türk bayrağının yarıya indiği bir gün getirilmiş olmasının da çok özel bir anlamı vardır. Türk bayrağının yarıya indirildiği bir günde, Mecliste biz bu açılımı konuşacağız" diye konuştu.

Açılımın daha ilk adımında gerçek yüzüyle göründüğünü, ne olduğunun anlaşıldığını öne süren Baykal, bunun "PKK açılımı" olduğunun net bir şekilde ortaya çıktığını söyledi.

"(Dağı sahipleneceğiz, meşrulaştıracağız) diye Türkiye'de hukukun nasıl katledildiğine tanık olduk" diyen Baykal, çadır mahkemelerinin kurulmasının, PKK'lı sanıkların ayağına hakimlerin taşınmasının, 70 milyonun gözü önünde gerçekleştiğini kaydetti.

Bir telaşın bulunduğunu öne süren Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Yıl sonuna kadar bekleyemeyiz" açıklamasından, bir takvimin, zaman sıkıntısının olduğunun anlaşıldığını söyledi.

Baykal, "Başbakan Erdoğan, 'Beli bir tarihte biz bunları yapacağız' diye söz mü verdi? Onun telaşı mı bu? Başbakan, ABD'ye gitmeden Meclise bir şeyler sunulacak. Bunun telaşı içinde miyiz?" diye konuştu.

MHP:
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, Atatürk'ün ölüm yıldönümünde, Cumhuriyetin varlığının tartışılacak olmasının dikkati çekici ve düşündürücü olduğunu söyledi.

Bahçeli, "Yüce Meclisi 'PKK açılımı' özel gündemiyle toplanmaya hazırlanan Başbakan'ın, Türkiye'yi bölme modelleri konusundaki düşüncelerini ve hazırlıklarını bu vesileyle açıklaması beklenmektedir. Bu güne kadar adını dahi koymaktan korktuğu, takma isimlerle pazarlamaya çalıştığı bu yıkım projesi hakkında neler söyleyeceğini Türk milleti merak etmektedir. Başbakan'ın bu oturuma hangi maske ile çıkacağı, tevil ve inkara dayalı siyasi riyakarlık alanındaki maharetini nasıl sergileyeceği kendi tercihidir. Ancak ne yaparsa yapsın, Başbakan için ricat kapıları artık ardına kadar kapanmıştır. Gelinen bugünkü noktada siyasi sahtekarlık yapmak ve gerçek niyetlerini ve düşüncesini hamasi sloganlar arkasına saklamak imkanı kalmamıştır. MHP, Başbakan'ın gerçek yüzünün bütünüyle açığa çıkması açısından Meclis çatısı altında yaşanacak bu tarihi hesaplaşmayı beklemektedir" dedi.

Meclis'e sunulan önerge

"Demokratik açılım" sürecinin tüm yönleriyle ele alınmasını içeren genel görüşme önergesi, TBMM Başkanlığına sunuldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla sunulan önergede, ülkenin yıllarına mal olan, birlik ve beraberliğe kasteden terör sorununa, demokratik standartların yükseltilerek kalıcı bir çözüm geliştirmek amacıyla, Hükümet tarafından kamuoyunca "demokratik açılım" olarak bilinen "Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi" başlatıldığı hatırlatıldı.

Önergede şunlar kaydedildi:

"Birlik ve beraberliğimize kasteden, milletimizi ayrıştırmayı amaçlayan teröre karşı yıllardır taviz verilmeden yürütülen mücadele sonucunda ve bugün gelinen noktada sorunun çözümü konusunda uygun bir ortam oluşmuştur. Milletimize yıllardır acı çektiren bu sorunun gerçek ve kalıcı bir çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Terör sorununun çözümüne ve bu konuda toplumsal mutabakat sürecinin oluşturulmasına yönelik olarak başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere siyasi parti liderlerinden, sivil toplum kuruluşlarına ve vatandaşlarımıza kadar herkes tarafından çok olumlu bir yaklaşım sergilenmiş ve toplumsal bir beklenti oluşmuştur. Ülkemizde birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi, temel hak ve özgürlükler alanında yeni adımlar atılması ve yıllardır süregelen terörün sonlandırılması amacıyla demokratik açılım çalışmaları başlatılmıştır. Demokratik açılım çerçevesinde atılmış, atılmakta ve atılacak olan tüm adımlar, ülkemizdeki huzur ve güvenin, kardeşlik ve dayanışmanın, birlik ve bütünlüğün, bir arada yaşama iradesinin pekiştirilmesine, en önemlisi bu iradenin bizden sonraki nesillere miras bırakılmasına yöneliktir."

Önergede, demokratik açılımın en önemli ayağı ve teröre karşı alınan önceki tedbirlerden farklı yanının; "demokratikleşme, insan haklarının en üst düzeyde tesis edilmesi, bireysel ve kültürel hakların tüm vatandaşları kapsayacak şekilde geniş kapsamlı olacak şekilde uygulamaya konması" olduğu bildirildi.

Demokratikleşme sürecinde yapılmakta olan çalışmaların, tüm devlet kurumlarının katkıları ve sahiplenmesi ile bir devlet politikası olarak yürütüldüğü kaydedilen önergede, şu ifadelere yer verildi:

"Ortak aklın ortaya konması ve sorunun çözümü konusunda geniş bir mutabakat sağlanabilmesi için süreç içerisinde ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla, siyasi partilerle, meslek odalarıyla, sivil toplum örgütleriyle, bilim adamları ve gazeteci-yazarlarla bir dizi görüşmeler ve toplantılar yapılmıştır. Baştan beri tüm siyasi partilerimizin, sivil toplum örgütlerimizin, sendikalarımızın, medya mensuplarının, kısaca tüm toplumsal ve siyasi aktörlerin bu sürece katılması ve katkı vermesi için gayret gösterilmiştir. Demokratikleşme süreci kapsamında bugüne kadar yaptığımız çalışmalarda, sorunun siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, güvenlik ve uluslar arası ilişkiler gibi bütün boyutları dikkate alınmakta ve çalışmalar bu çerçevede yürütülmektedir. Demokratik açılımla ilgili çalışmalarımızın her aşamasında bu sürecin nihai adresinin ve çözüm yerinin milletin temsilcilerinden oluşan TBMM olduğu vurgulanmıştır. Sorunun nihai karar ve çözüm merci de milletin temsilcisi olan Yüce Meslis'tir. Yukarıdaki hususlar çerçevesinde önümüzdeki hafta içerisinde Yüce Meclisimizi demokratik açılım sürecinde yapılan çalışmalar ile ilgili olarak bilgilendirmek ve katkılarını almak arzusundayız. Bu itibarla Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 101, 102 ve 103'üncü maddeleri uyarınca, TBMM'de demokratik açılım sürecinin tüm yönleriyle ele alınmasını amaçlayan bir genel görüşme açılması hususunda gereğini arz ederim."

İlgili Konular » Kürt Sorunudiğer konular »
Servisler » iPhoneMobilHaber SMSGörüntülü HaberFacebookTwitterSitene Ekle

Diğer Haberler

ADnet

Diğer Haberler

Reklam

Reklam

Test

TEST

Sevgililer Günü'nü nasıl geçirmelisiniz?
Canınız bir şeylere sıkkın. Kendinizi toplamak için bunlardan hangisini yaparsınız?





Devam