Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, "İktidar partisi AKP, bu ülkeyi kutuplara çekmeye, ayrışmayı derinleştirmeye çalışıyor" dedi.
Şener, parti binasında toplanan vatandaşlara hitaben yaptığı konuşmada, üç gündür demokratik açılım görüşmelerini izlediklerini belirtti.
Şener sözlerine şöyle devam etti:
"Karşılıklı hakaretler, kin ve düşmanlıkların, mevcut siyasi partilerin siyaset tarzı olduğunu gördük. İktidar partisi
AKP, bu ülkeyi kutuplara çekmeye, ayrışmayı derinleştirmeye çalışıyor. Oysa, bu eskimiştir,
soğuk savaş döneminden kalmadır ve bu ülkeye zarar vermektedir. Biz bunu değiştireceğiz"
"Hükümetin yaşanan süreçte en büyük sorumluluğu taşıdığı halde, Türkiye'yi kutuplara çektiğini" savunan Şener, "Sahip çıkmadıkları kavramlar üzerinden kavga ederek yapay kimlikler oluşturmaya çalışmaktalar. Ama bu tarz, ülkeye zarar verir. Bu üslup ve kavgayla oy alabilirler, ancak ülkeye zarar verirler. Ayrışmayı derinleştirmek ülkeyi karmaşaya götürür. Bizim özümüzde birlik, beraberlik, kardeşlik ve insan sevgisi vardır. Anadolu önderleri 13. yüzyılda 'bir olun, iri olun, diri olun' demiştir. Partimizin yolu da bu birlik yoludur" diye konuştu.
Telefonların dinlenmesiSon günlerde herkesin bir şeylerden endişeli olduğunu kaydeden Şener, "Öyle bir ülke inşa ediliyor ki, insanlar geleceğinden endişeli. Birkaç yıldır bu ülkede telefonlarının dinlenmediğini, siyasi iktidarın üzerinde baskı kurmayacağını düşünmeyen kimse kalmamıştır. Aylarca sürdü bu süreç, herkes endişelerini yansıtıyordu. Ama son günlerde yüksek yargı organları mensuplanın telefonlarının da dinlendiği anlaşılınca, kıyamet kopmaya başladı. Burada durmak, düşünmek lazım. Vatandaş taciz edilirken, 72 milyon insan gece gündüz dinlenirken susanlar, şimdi yargının tepesinde birtakım yerlerde dinlemeler ortaya çıktı diye niye bağırıyorlar?" dedi.
Yargının görevinin, bu ülkedeki her vatandaşın hakkını kendi hakkı gibi korumak olduğunu belirten Şener, şöyle devam etti:
"Bu ülkede vatandaşla, devlet ve yargı erklerinin görevlileri arasında, insan olmak bazında hiçbir fark yoktur. Bu ülkenin tüm yurttaşları eşittir. TBMM'de yaklaşık 500 adet dokunulmazlık dosyası var. Ben buraya gelirken, milletvekilliğini, bakanlığı, dokunulmazlık gömleğini fırlatıp attım.
Ancak milletvekillerinin, bakanların, başbakanın dokunulmazlık dosyaları, rüşvetten, ihaleye fesat karıştırmaktan onlarca dosya, TBMM'nin tozlu raflarında bekliyor. Son yedi yıldır tek bir dosyanın kapağı açılmadı mecliste. Cumhuriyet tarihi boyunca dokunulmazlık dosyalarını bu şekilde bekleten tek siyasi iktidar, mevcut iktidardır ve başbakandır."