Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Trabzon'da yaptığı konuşmada, son dönemde TSK'nın terör olaylarıyla ilişkilendirme çabası olduğunu belirterek, "Böyle ilişkilendirmeleri ve bu amaca yönelik imalı konuşmaları siyasiler, akademisyen ve medya mensupları yapamaz" dedi. Başbuğ, bu açıklamaları Trabzon'da yapmasının da özel bir anlamı olduğunu kaydetti.
Ciddi bir hukuk devletinde imalı konuşmalara, dedikodulara yer olmadığını söyleyen Başbuğ, "Bizi en çok üzen ve yaralayan noktalardan birisi ise, TSK içinde bizlere canları emanet edilen Mehmetçikler üzerinden kanlı hesaplar yapabilenlerin olduğunun düşünülmesi, ileri sürülmesidir. Bu düşünceleri kapalı ve açık şekilde söyleyen ve ima edenler, bize göre bu yaptıkları ile Türk milletine ne kadar zavallı bir durumda olduğunu göstermektedirler" dedi.
- Eleştirilere her zaman açağız. Medyanın bir kısmının varoluşlarının temel nedeni gerçek ve doğrulara dayanmayan önyargılı, özel amaç taşıyan eleştiriler yaparak TSK'yı haksız yere her gün gündemde tutmak ve TSK aleyhinre
kampanya yürütmek.
- Bunlar aynı zamanda kendilerini demokrasi savunucusu olarak da göstermektedir. Demokrasiyi savunmak için, onlara göre tek çıkar yol, TSK'nın karşısında olmaktır. Ki, TSK her vesileyle demokrasi ve hukuk devletinin yanında olduğunu ifade etmektedir
"Rahatsızız..."
- İçinde bulunduğumuz bu süreçten rahatsızız. Bu rahatsızlığımızı her vesileyle yetkili ve ilgili makamlara ilettiğimiz gibi, yasal olarak yapılması gerekenleri de yapıyoruz. Hem ülkesini hem milletini sevmek, hem de haksız yere TSK'ya karşı psikolojik harekat yürütmek bir arada olamaz
"Millet ne yaptığınızı biliyor"
- TSK'ya karşı kendi amaçları ve menfaatleri çerçevezinde, haksız şekilde psikolojik harekat yürütenlere diyorum ki; bulunduğunuz yol-yer doğru değildir. Türk milletinin çoğunluğu da ne yaptığınızın farkındadır
Siyasilere sert mesajlar
- Son dönemde meydana gelen her terör olayı ile TSK'yı ilişkilendirmek önünde çabalar da vardır. Her gün bu çabalara yenisi ilave edilmektedir. Terör olaylarını TSK ile ilişkilendirmeyi
PKK destekleyicileri ve sempatizanları yapabilir. Ancak böyle ilişkilendirmeleri ve bu amaca yönelik imalı konuşmaları siyasiler, akademisyenler ve
medya mensupları yapamaz, yapmamalıdır
- Türkiye Cumhuriyeti hukuk devletidir; herşey yasalara uygun olarak yürütülür. Ciddi hukuk devletinde imalı konuşmalara dedikodulara yer yoktur. Bizi en çok üzen ve yaralayan noktalardan birisi ise TSK içinde, bizlere canları emanet edilen Mehmetçikler üzerinden kanlı hesaplar yapabilenlerin olduğunun düşünülmesi, ileri sürülmesidir. Bu düşünceleri kapalı ve açık şekilde söyleyen ve ima edenler, bize göre bu yaptıkları ile Türk milletine ne kadar zavallı bir durumda olduğuun göstermektedirler
Kurumlar arası çatışma uyarısı
- Bu kapsamda adli makamlarımıza da bazı sorumluluklar düşmektedir. Adli makamlar ihbar mektuplarına, özellikle itirafçıların ve gizli tanıkların verdikleri ifadelere karşı daha duyarlı ve dikkatli olarak hareket etmelidir. Böyle durumlarda TSK ile işbirliği ve bilgi teatisi içinde bulunmalılar. Aksi durumlar, kurumlar arası çatışmalara neden olabilir
"Artık sessiz kalamayız"
- TSK'nın hiçbir zaman hataları örtme, suçluları koruma durumu olmamıştır. Ancak artık haksız ve mesnetsiz suçmalalara karşı da TSK sessiz kalamaz.
- Bazı terör olaylarında elbette bazen hatalar, eksiklikler olabilir. Bunlar görevin icrasında olabilecek ihmalli davranışlardır. Ancak ihmal başka, kasıtlı hareket etmek başka birşeydir. TSK ihmal ve eksikliklerin olduğu bütün olayları yargıya taşımak durumundadır ve taşımaktadır.
- TSK'yı başka orduların ordularıyla karıştıranlar, bu şekilde amaçlarına uluşacaklarını sananlar, ne Türk toplumunun tarihi gerçeklerini ne de TSK'yı bilmeyenler ya da kendilerine bile yabancılaşmış olanlar, ne yaparlarsa yapsınlar TSK'nın etkinliğini azaltamazlar, Türk halkıyla olan bağını ve sevgisi azaltamazlar
- Elde ettikleri tek şey; belki komuta katını gereğinden fazla meşgul etmeleri ve TSK'nın bütün personelini ve en önemlisi Türk milletini üzmeleridir. Ama Türk milleti nelerin olduğunu, nelerin yapılmak istediğini çok iyi bilmektedir
"TSK sorumluluğunu yerine getirmeye mecbur"
- TSK her ülkenin birgün caydırıcı bir güç olarak silahlı kuvvetlere mutlaka ihtiyacı olacağını bilir. Bu nedenle dün olduğu gibi, bugün de yarın da dimdik, özgüvenli, yasalarla kendisine verilen görev ve sorumlulukları yerine getirmeye hazırdır ve hazır olmaya da mecburdur
- TSK gücünü milletten alır. Ziyaret ettiğimiz her bölgede halkımızın Türk ordusuna, komutanlarına olan sevgisini her vesileyle görmekteyiz. Bu, bizim için en büyük güçtür. Gün, birlik, beraberlik ve bütünlük günüdür.
Açıklamayı niye Trabzon'da yaptı?
İlker Başbuğ, daha sonra beraberindeki kuvvet komutanlarıyla Trabzon Valisi Recep Kızılcık'ı makamında ziyaret etti. Başbuğ, ziyarette yaptığı açıklamada, "Basınla olan bu görüşmeyi uzun süredir yapmayı arzu ediyordum. Ama özellikle basınla olan görüşmeyi -ki uzun süreler basınla görüşme yapmamıştık- herhalde niye Trabzon'da yaptığımın da özel bir anlamı var. Onu da sizlerle paylaşmak istedim. Herhalde anladınız. Trabzon çünkü önemli. Bu görüşmeyi, bu ifadeleri Trabzon'da yapmanın en uygun olacağını düşündüğüm için biraz önceki basınla görüşmeyi Trabzon'da yaptım" dedi.
Karadeniz Bölgesi'nin, Trabzon'un kendileri için ayrı bir önemi olduğunu ifade eden Başbuğ, "Gerçekten bütün Karadeniz Bölgesi'ndeki insanlarımız, Trabzonlumuz merttir. Ülkesi için gerektiği zaman hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan bir bölgede bulunuyoruz. Karadeniz Bölgesi insanı, gerçekten zor şartlarda inatla kararla görev yapmaya, çalışmaya hazır bir topluluktur. Dolayısıyla ulusal konulara olan bu bölge insanımızın hassasiyeti ortadadır" diye konuştu.
"Ben de Karadeniz damadıyım"
Başbuğ, önümüzdeki dönemlerde de fırsat buldukları zamanlarda diğer illere gitmeyi çok arzu ettiğini ifade ederek, "Karadenizli olmak ayrıcalık. Bunun da altını çizeyim. Tabii ben de bu arada, bir sır demeyelim de bir noktayı sizinle paylaşayım. Ben de Karadeniz damadıyım. Bunu da bilin. Tabii Karadenizli olmak güzel bir şey. Güzel bir ayrıcalık ama ben de bir Karadenizli damadı olarak gurur duyuyorum. Bunu da sizinle, özellikle burada paylaşmak isterim" dedi.
"Ancak şunu ifade etmek isterim, Trabzon'da askeri birlik olarak konuşlu olan 48. Motorlu Piyade Tugayımız var. Bu Motorlu Piyade Tugayımız, özellikle yaz dönemlerinde, Güneydoğu'da terörle mücadelede görev alıyor. Dolayısıyla siz aynı zamanda Trabzonlular olarak, terörle mücadelede en ön safta görev alan bir birliğe ev sahipliği yapıyorsunuz" diyen Başbuğ, "Bu da herhalde çok önemli bir ayrıcalık ve mutluluk. Bunun yanında Trabzon ile TSK arasındaki bağları daha da güçlendirecek bir projemiz, yapılanmamız var. Biliyorsunuz çok kısa bir dönem evvel, Trabzon'da Deniz Kuvvetleri'ne ait bir komutanlık kurduk. Çünkü gerçekten Trabzon ve bu bölge civarında Deniz Kuvvetlerimizin bazı unsurlarının devamlı bulunması mecburiyeti var. Kurmuş olduğumuz buradaki komutanlık, bugün için oldukça küçük, mütevazı bir birlik yapısındadır. Ancak düşüncemiz ve planlarımız, buradaki Deniz Komutanlığını daha fazla büyütmektir. Herhalde Trabzon'a da bu yakışır. Trabzon, Karadeniz, burada hakikaten deniz kuvvetlerimizi daha güçlü bir üst komutanlık seviyesi, belki olur mu olmaz mı uzun vadede bilemiyorum ama oldukça güçlü bir varlığa ihtiyacımız var" dedi.
Vatandaşlarla diyalog
Orgeneral Başbuğ, daha sonra valilik binası önünde bekleyen vatandaşlarla bir süre sohbet etti. Bu sırada bazı vatandaşlar Orgeneral Başbuğ'a görüşlerini aktarırken, bazılarının ona sarıldığı ve ağladığı, bazılarının da alkışladığı gözlendi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, "Size güveniyoruz" diyen vatandaşlara, "Biz sizlere güveniyoruz, bizim güvencemiz de sizlersiniz. Hepimizin birbirine ihtiyacı var. Zor günlerdeyiz. Birlik, bütünlüğümüz, beraberliğimiz olduğu müddetçe her türlü sorun gelir geçer, Türkiye bütün sorunları çözecek. Yeter ki birlik, bütünlük, beraberliğimize zarar vermeyelim. Tahriklere katılmayalım, tahriklere uymayalım. Bazıları tahrik etmek isteyebilirler" şeklinde seslendi.
Kıbrıs Harekatı'nda görev yaptığını belirten bir vatandaşa "Ne mutlu sana" diyen Orgeneral Başbuğ, "Trabzonlulara güvenin, milletimizi böldürtmeyiz" diyen başka bir vatandaşa da, "Kimse bölemez. Öyle bir şey söz konusu değil. Bizim isteğimiz, kardeş kanı dökülmesin" yanıtını verdi.
Orgeneral Başbuğ, bir vatandaşın "Demokrasi adı altında uğraşıyorlar" sözleri üzerine ise "Türkiye ne ciddi sorunlarla karşılaşmış. Türkiye bölünmez. Siz olduğunuz, biz olduğumuz müddetçe kimse Türkiye'yi bölemez. Ama yeter ki kardeş kanı akmasın, bütün mücadelemiz o" diye konuştu.
Orgeneral
İlker Başbuğ, vatandaşların, "Size güvenimiz tam" sözleri üzerine, "Biz de sizlere güveniyoruz. Bizim güvencemiz de sizlersiniz, unutmayın" dedi. Başka bir vatandaşın "İçimiz kan ağlıyor Paşam. Öyle bir hale getirdiler ki, artık Türkiye'de
Kürt sorunu değil, Türk sorunu var" sözleri üzerine, Orgeneral Başbuğ, "Ortak değerlerimizi biraz ileriye çıkaracağız. Bizim ortak değerlerimiz var. Onları öne çıkaracağız. Birlik, bütünlük, beraberlik" diye konuştu.
Nevin Eyüboğlu isimli bir
memur, "Paşamı gördüm, duygulandım" diyerek Orgeneral Başbuğ'a sarıldı ve ağladı. Bir vatandaş ise Orgeneral Başbuğ'a, "Televizyonlardan göründüğünüzden daha genç, daha yakışıklısınız Paşam" diye seslendi. Kendisini öpmek isteyen bazı kişilere "hayır" yanıtı veren Orgeneral Başbuğ'un çevresindekilerin "
Domuz gribi var" demesi gülüşmelere neden oldu.
Bir vatandaşın, hafta sonu oynanacak
Trabzonspor-
Fenerbahçe maçını anımsatarak, "Fenerbahçeli olduğunuzu biliyoruz, maçımız da var..." demesi üzerine, Başbuğ, "İyi oynayan kazansın. Hangisi iyi oynarsa" yanıtını verdi.
Mahalle muhtarı olduğu belirten bir kişinin, "Bize hitaben konuşma yapın" diye ısrar etmesi üzerine Orgeneral Başbuğ, "Konuşmayı sabah yaptım. Elbette bazı zorluklarımız, güçlüklerimiz var. Birliğimizi, bütünlüğümüzü, beraberliğimizi koruduğumuz müddetçe, ortak değerlerimize sahip olduğumuz müddetçe Türkiye, devleti, milleti, silahlı kuvvetleriyle her sorunun üstesinden gelir. Bundan herkes emin olsun" diye konuştu.
Bir gençle de sohbet eden Orgeneral Başbuğ, gencin "gündüz çalışıyorum, gece KTÜ İktisat bölümünde okuyorum.
Askerlik ve polisliği istiyorum" demesi üzerine, yanındaki Vali Recep Kızılcık'a, "Vali Bey, gündüz çalışıyor, gece okuyorum diyor. Polis olmak istiyor. Yardımcı olalım..." dedi. Başbuğ ve beraberindekiler, yaklaşık 20 dakika süren sohbetin ardından, tören mangasını selamlayarak ayrıldı.