TEKEL işçileri, eylemlerinin 10. gününde CHP ve MHP genel merkezini ziyaret ederken, Deniz Baykal, Tekel işçilerini ziyaret etti. Burada bir konuşma yapan Baykal, Başbakan Erdoğan'a tavsiyede bulunarak, "Eğer bunu çözmezsen bu olay hızla büyüyor, büyüyecek. Bu olayın altında kalırsın Sayın Başbakan, bu işin altında kalırsın" dedi.
Bindikleri otobüslerin hareket etmesine güvenlik güçlerince izin verilmeyen
TEKEL işçileri,
CHP ve
MHP'li milletvekillerinin girişimleriyle birer otobüsle iki partinin genel merkezlerine gitti.
MHP ve
CHP'ye gidecek otobüslerin Mithatpaşa caddesinde bekletilmesi nedeniyle aralarında,
CHP İstanbul milletvekilleri Çetin Soysal ve Mehmet Sevigen ile
MHP Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir'in de bulunduğu milletvekilleri otobüslerin yanına geldi.
Milletvekilleri, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve
Ankara Valisi Kemal Önal ile telefon görüşmeleri yaparak otobüslere izin verilmesini istedi.
Tekgıda-İş Genel Sekreteri Mecit Amaç, ziyaretleri 16 otobüsle gerçekleştirmek istediklerini, emniyetle yaptıkları görüşmelerin ardından bu sayıyı 8'e indirdiklerini anlattı.
TEKEL işçilerinin eylemi sürdürdükleri yerden ayrılmalarını sağlayabilmek için her şeyin yapıldığını öne süren Amaç, "Bizi provoke ediyorlar, ama hiçbir oyuna gelmeyeceğiz" dedi.
Milletvekili Hasan Özdemir, yetkililerle yaptığı görüşmelerin ardından işçilerin bir otobüs ile
MHP Genel Merkezi'ne gitmelerine izin verileceğini söyledi.
Milletvekili Çetin Soysal da, işçilerin
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın davetlisi olduklarını ve bunun engellenemeyeceğini ifade etti.
Görüşmelerin ardından,
MHP'li milletvekilleri ve
CHP'li Çetin Soysal'ın bulunduğu birer otobüs iki partinin genel merkezine doğru yola çıktı.
Mehmet Sevigen de bir başka otobüs ile
CHP Genel Merkezi'ne gitmek istedi, ancak bu otobüsün caddeden ayrılmasına izin verilmedi. Sevigen, otobüse izin verilmesi için yetkililerle görüşmesine devam ederken, işçilerin bekleyişi sürüyor.
Baykal da Türk-İş'teCHP lideri Deniz Baykal da işçilerin tamamının gelmesine izin verilmemesi üzerine Türk-İş'i ziyaret ederek, işçilere seslendi.
İşçileri "Gazanız mübarek olsun" diyerek selamlayan Baykal, işçilerin yanında olduklarını söyledi.
Tekel işçilerinin mücadelesini derin bir takdir, saygınlık ve hayranlıkla izlediğini ifade eden Baykal, işçilerin bu süreçte yasalara ve hukuka saygılı olduğunu belirtti.
İşçilerin büyük bir sorumluluk içinde kimseye zarar vermeyi akıllarından bile geçirmediğini, kendilerini tehlikeye attığını anlatan Baykal, işçilerin bu tavrının takdir gördüğünü, kamuoyunun işçilere kulak verdiğini söyledi.
İşçilerin "tutsakmış gibi bulundukları yerden çıkarılmadığını" ileri süren Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın
TEKEL işçileri ile tutumunu değiştirmemesi halinde işin boyutunun daha da büyüyeceğini söyledi.
Şu ana kadar yanlış yapıldığını savunan Baykal, bundan sonrası için yanlış yapılmaması gerektiğini belirtti.
"4/C kölelik düzeni"
4/C statüsünün "sosyal hukuk devletinde tasavvur edilemeyecek bir kölelik düzeni" olarak niteleyen Baykal, çalışanın bu statüde hukuku ve güvencesi bulunmadığının dile getirdi.
"Türkiye bu 4/C ayıbıyla daha devam edemez, bu 4/C işine son vermek zorunludur" diyen Baykal, devletin kaçak sigortasız
işçi çalıştırır gibi 4/C içinde güvencesiz asgari ücrette
işçi çalıştırdığını öne sürdü.
TEKEL işçilerinin eylemi ile özelleştirmelerin de tartışılır hale geldiğini anlatan Baykal,
TEKEL'in özelleştirilmesi sürecinde yanlışlar yapıldığını öne sürdü.
Baykal, "Bu özelleştirmenin içinde yer alan 12 bin işçiyi kurbanlık koyun mu bellediniz ki Satana canıyla bütün mesleki birikimiyle kazanımıyla teslim etmek hakkını kendine buluyorsun. Ne hakla bunu devrediyorsun? Satarken orada çalışan insanları hakkını güvence altına almak senin sorumluluğun değil mi? Önce sattılar sonra kapattılar. Satarken bir darbe, kapatırken başka bir darbe. Bütün bu yanlışların, haksız kazançların devlete verilen zararların faturasının 12 bin tekel işçisi mi ödeyecek? Onların omzuna mı yükleyeceksin bunu?" dedi.
"Bu süreçte iktidarın insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü çalışanların hakkı, emek, emeğin örgütlenmesi, sendikaların yetkileri hakları konularında nasıl bir ikiyüzlülük içinde olduğu, ağzından demokrasi lafını düşürmediği halde uygulamada en zorba anlayışla insanların çalışanların, emekçilerin, işçilerin sendikaların üzerine yürüyebildiği ortaya çıktı" diyen Baykal, "Bir ikiyüzlülüğe son verdiniz. Kendin davet edip Abdi İpekçi Parkı'na götürdüğün çalışanları orada coplayarak, gazlayarak, havuza atarak onlara zulüm etmek demokratik rejimde var mı? Hukuk da var mı?" dedi.
"Bu nasıl vicdansızlıktır?
Polisin
TEKEL işçilerine müdahalesi sırasında bir milletvekilinin gözüne 15 santimetreden hedef gözetilerek gaz kullanıldığını iddia eden Baykal, "Böyle bir şey olabilir mi? Bu nasıl bir vicdansızlıktır" diye konuştu.
Olayın artık
TEKEL'i aştığını söyleyen Baykal, işçilerin, sosyal haksızlık ve yanlışlıkların, çalışanların sorunlarına duyarsızlığın, sessizliğin yırtılmasına, ortadan kalkmasına vesile olduklarını ifade etti.
TEKEL işçilerinin olayının bir sembol olduğunu vurgulayan Baykal,
TEKEL işçileri toplumun yüreğiyle kurduğu bağ ile çalışanların yaşadığı tüm sorunların gündeme geldiğini belirtti.
Erdoğan'a tavsiye
Baykal, "Sayın Başbakan'a bir tavsiyede bulunmak istiyorum: Bu konudaki kızgınlığını, hırsını kontrol et. Derhal bu
TEKEL işçilerinin sorunlarını çöz. Eğer bunu çözmezsen bu olay hızla büyüyor, büyüyecek. Bu olayın altında kalırsın Sayın Başbakan, bu işin altında kalırsın. Bir an önce bu konuyu tatlıya bağla, seni anlayışla dinleyecek sendika yöneticileri var, onlarla bir araya gel çalış, işini yap, bir çözüm bul ve bu işi tatlıya bağla. Eğer olmazsa bu iş büyür, bu yükün altında bu iktidar kalır" dedi.
Baykal,
TEKEL işçilerinin eyleminin herkese ders olması gerektiğini söyledi.
Deniz Baykal ve beraberindeki milletvekillerinin TÜRK-İŞ Genel Merkezi'ne gelişinde yoğunluk nedeniyle izdiham yaşandı.
İşçiler Baykal ve milletvekillerine limon verdi. Baykal da işçilere kırmızı karanfiller dağıttı.
MHP ile görüşme
Bugün saat 11.00'de
MHP Genel Merkezi'ni ziyaret edecekleri açıklanan ancak
Ankara Emniyeti tarafından bulundukları yerden hareket etmelerine izin verilmeyen
TEKEL işçileri, iki saatlik gecikmenin ardından
MHP Genel Merkezi'ne gelerek parti yöneticileriyle görüştü.
Burada basına açıklamada bulunan
MHP Genel Sekreteri Paçacı, "
AKP'nin meşruiyetini dış güçlerde aradığını, kendi halkına ise zalim ve gaddar bir yönetim benimsediğini" öne sürdü.
Tekgıda-İş: "Mağduriyetin sebebi Erdoğan"Tekgıda-İş Sendikası Genel Sekreteri Macit Amaç ise
TEKEL işçilerinin mağdur olmasına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sebep olduğunu ileri sürdü.
"
TEKEL işçilerinin yan gelip yatmadığını, Cumhuriyetin kurulduğu günden bu yana
TEKEL'i Türkiye'nin en büyük üç kuruluşundan biri haline getirdiğini" anlatan Amaç, hükümetin önce
TEKEL'in alkollü içki bölümünü, daha sonra
sigara bölümünü sattığını ve tütün ekim izinlerini de kaldırarak tütün işçilerini işsiz bıraktığını söyledi.
"Başbakan Erdoğan, 12 bin
TEKEL işçisinin iki sene boyunca oturmasına kendisi neden oldu" diye konuşan Amaç, "İşçileri başka kurumlarda değerlendirme imkanı varken neden 4-C kapsamına sokulduğunu" sordu.
İşçilerin günlerdir binaların altında serdikleri kartonlar üzerinde battaniyesiz kaldıklarını anlatan Amaç,
Ankara halkına ve esnafına da zarar vermemeye çalıştıklarını, taşkınlık yapmadıklarını söyledi. Amaç,
TEKEL işçilerinin siyasi partileri ziyaret etmesine izin verilmemesini de eleştirdi.