Unutma, unutturma: Çernobil faciası

Cumhurbaşkanlığı Seçim Anketi
x
Unutma, unutturma: Çernobil faciası
Unutma, unutturma: Çernobil faciası

Unutma, unutturma: Çernobil faciası

23 yıl önce Ukrayna'da meydana gelen Çernobil Nükleer Faciası'nın yankıları halen sürüyor. Karadeniz Bölgesi'ndeki kanser vakalarında görülen artış bu kazaya bağlanırken, kazanın yıldönümünde Türkiye'deki nükleer çalışmalara tepkiler sürüyor.

Unutma, unutturma: Çernobil faciasıVideo
25.04.2009 Cumartesi 16:33
23 yıl önce Ukrayna'nın Kiev kentindeki Çernobil Nükleer Santrali'nde gerçekleşen patlamayla reaktörün içindeki radyasyonun büyük kısmı çevreye yayılmış, radyasyonun etkisi Türkiye'ye kadar gelmişti.

Öyle ki radyasyonun etkisinin Trakya ve Karadeniz'de kanser vakalarını artırdığı iddia ediliyor.

Karadeniz'de kanserden her ölüm haberi akla hemen Çernobili getirdi. Trabzonlu gazeteci Sibel Kalaycı'dan Karadeniz'in asi sesi Kazım Koyuncu'ya birçok değerli isim bir zamanlar kanserin ne olduğunun bile bilinmediği bu topraklarda kanser yüzünden hayatını kaybetti.

Çernobilin etkisi gündemdeki yerini korurken Mersin'deki çevreciler, Akkuyu Nükleer Santral Projesi'ni protesto ederek herkesin gözünün önündeki "Çernobil" gerçeğine bir kez daha vurgu yaptı. Çevreciler tabut taşıyıp helva dağıttı.

Unutmadılar, unutturmayacaklar

Trabzon'da, Rusya'daki Çernobil Nükleer Santrali'nde 26 Nisan 1986'da meydana gelen patlamanın 23. yılı dolayısıyla basın açıklaması yapıldı.

Meydan Parkı'ndaki Atatürk Anıtı önünde toplanan bazı sivil toplum örgütü üyeleri adına açıklama yapan Çevre Kültür Girişimcileri Derneği yönetim kurulu üyesi Ali Atıl, Çernobil'deki patlamadan sonra oluşan radyoaktif maddelerle yüklü bulutların, rüzgarın götürdüğü yerleri kirlettiğini belirtti.

"Bu kirlenmeden başta Karadeniz Bölgesi ve ülkemiz etkilendi. Toprağımız, suyumuz, havamız zehirlendi. On binlerce insan doğrudan ve dolaylı olarak mağdur oldu" diyen Atıl, o günkü yöneticilerin, televizyon ekranlarından çay içerek çayda radyasyon olmadığını göstermeye çalıştıklarını ifade etti.

Atıl, "El birliği içinde yaşamımızı tehdit eden tehlikeyi bizden gizlediler. Şimdiki yöneticiler de nükleer santral kurma hazırlığındalar. Nükleer santral kurarak Sinop'u, Akkuyu'yu 'marka' yapacaklarını söylüyorlar. Çernobil de bir marka oldu. Yıllar içinde yüz bin kişinin ölümüne yol açacak bir facianın markası" diye konuştu.

Yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları açısından kendi gereksiniminin üzerinde zenginliğe sahip olan Türkiye'de, tümüyle dışa bağımlı ve çok pahalı bir enerji kaynağı olan nükleer enerji konusunda yetkilileri uyardıklarını anlatan Atıl, şöyle devam etti:

"Birim enerji maliyeti, birim nükleer enerjinin yarısı kadar olan rüzgar enerjisi, biz kullanmasak da her gün bizi ısıtan, en doğal enerji kaynağı olan güneş var. Çok zengin olduğu tüm araştırmacılarla saptanmış olan, yer altı zenginliğimiz, jeotermal dururken, biokütle, dalga enerjisi gibi kaynaklarımız dururken bugüne kadar başta Çernobil olmak üzere yüzden fazla kaza olduğu bilinen, dışa bağımlı, her yıl yaklaşık 2 milyar dolar lisans ücreti ödeyeceğimiz, atıkları yüzlerce yıl radyasyon yaymaya ve dolayısıyla kanser oluşturmaya devam edecek nükleer enerji sevdasından derhal vazgeçilmelidir."

Dakika dakika neler oluyor? Öğrenmek için hemen tıklayın.