Avrupa'da son dönemde şiddetli fırtına ve sel felaketleri birbirini kovaladı. Peki bu meteorolojik felaketler, küresel ısınmanın bir sonucu mu?
Geçen hafta sonu etkili olan ve saatteki hızı zaman zaman 150 kilometreye kadar ulaşanan 'Sintia' kasırgasında ölenlerin sayısını 50'yi aştı.
Özellikle
Fransa'da kasırga nedeniyle bir anda hayat felç oldu. Kuzey Afrika ve Portekiz'e bağlı Madeira adasında ise şiddetli yağış, onlarca can aldı.
Arka arkaya meydana gelen ve büyük can ve mal kaybına yol açan bu meteorolojik felaketlerden sonra 'Acaba tüm bunlar küresel ısınmanın bir sonucu mu?' sorusu da akıllara geliyor.
Olumsuz gelişmelerin habercisi değillerKarlsruhe'deki
Teknoloji Enstitüsü'nden meteorolog Bernhard Mühr, Avrupa'yı kasıp kavuran Sintia kasırgası ve benzeri meteorojik olayların, ille de olumsuz gelişmelerin habercisi olarak algılanmaması gerektiğini söylüyor:
''Sintia elbette ender görülen bir doğa olayıydı. Gerçi son yıllarda yaşadığımız diğer kasırgalara bakacak olursak, örneğin bundan iki yıl önce etkili olan 'Emma' çok daha şiddetliydi. Aynı şekilde 2007 yılındaki 'Kyrill' kasırgası da öyle. Ama şunu belirtmekte yarar var: Orta Avrupa'da ve
Almanya'da yaşanan
soğuk hava dalgası bizim kış koşullarımıza göre tamamen normal bir durum. Bunlar sadece düzensiz bir şekilde ortaya çıkıyor, hepsi o.''
İklim değişikliği ile ani iklim değişimlerinin farkı
Kiel Üniversitesi'ne bağlı Leibniz Enstitüsü'nden iklim profesörü Moyib Latif, yaşanan alışılmadık hava koşullarından, örneğin
Almanya'da bu kış uzun süre karın yerden kalkmamasından, küresel ısınmaya dair genel bir çıkarım yapılamayacağını belirtiyor.
Professor Latif, biliminsanlarının iklim değişikliğiyle, ani iklim değişimi arasındaki farkı sık sık açıklamak durumunda kaldıklarını söylüyor:
''İklim değişikliği, sanki yıldan yıla artan bir sıcaklıkmış gibi doğrusal olarak kademeli gelişen bir süreç değil. Çok sayıdaki iklim olayının bileşiminden meydana gelen bir süreç bu. Son 100 yıldaki iklim değişikliklerini 'düzenli' değil, tam tersine 'düzensiz' olarak nitelendirmemiz gerekiyor. O nedenle uzun bir zaman dilimini hesaba katarak bakmakta fayda var. İşte o zaman dünyanın giderek ısındığı bariz bir şekilde görülür.''
Kaynak: DW