Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Moskova'da Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev ve Başbakan Vladimir Putin ile bir araya geldi.
Erdoğan, Medvedev tarafından kabulünde yaptığı konuşmada, "
Rusya ile ilişkilerimiz son dönemde adeta zirveye çıktı. İlişki alanları farklılaşmaya başladı. Gerek siyasi, gerek kültürel, gerek ekonomik, tüm bu alanlarda artık işbirliğimiz var" dedi.
Kendisini en çok mutlu eden şeyin her iki tarafta da bu ilişkilerin geliştirilmesi yönündeki iradenin mevcudiyeti olduğunu kaydeden Erdoğan, "Tabii bu süreci çok hızlandırıyor. Gerek ikili, gerek bölgesel ilişkilerde inanıyorum ki, iki önemli aktör olarak yapabileceğimiz çok işler var.
Enerji çok önemli işbirliği konumuz. Bu konuda örnek işbirliği mevcuttur" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, bunu daha farklı alanlara yayarak zenginleştirebileceklerine inandığını belirterek, sadece doğal gazda değil, ham
petrol ve
petrol ürünlerinde de bu işbirliği adımlarını atacak olmalarının önemine işaret etti.
Medvedev de konuşmasında iki ülkenin önlerine "gerçekten iddialı" hedefler koyduğunu belirterek, "İlişkilerimiz çıkış ivmesinde ve bu ilişkilerin gerçekten stratejik ortaklık tarifine uyduğunu gösteriyor" dedi.
Geçen yılın ekonomik açıdan zor olmasına ve iki ülkenin ticaret hacminde düşüş yaşanmasına rağmen ikili ilişkiler açısından başarılı bir yıl olduğunu ifade eden Medvedev, "Önümüze koyduğumuz hedefler geçen yılın durgunluğunu unutturacak gibi. Türkiye ile
Rusya arasında enerji alanında dev projeler bulunuyor. Bu gelişmelerden son derece mutluyuz.
Rusya geziniz sırasında enerji alanında daha da ileri adımlar atacağımız umuyorum. İki ülke ilişkisinin gelişmesi birçok karmaşık ve bölgesel sorunların çözümü için de önem taşıyor. Devamlı istişare halindeyiz. Olaylara bakış açımızdan benzerlik de bölgemizdeki mikro iklimi belirleyici rol oynuyor" dedi.
Putin ile görüşme
Erdoğan, Medvedev ile görüşmesinin ardından
Rusya Başbakanı Vladimir
Putin ile Başbakanlık konutunda bir araya geldi. Başbakanlık'taki görüşme heyetlere verilen çalışma yemeğiyle birlikte yaklaşık iki buçuk saat sürdü.

Baş başa görüşmede, son 7 yıl içinde iki ülke arasındaki ilişkilerin her alanda karşılıklı olarak geliştiğini belirten Erdoğan, "Askeri, ekonomik, siyasi, kültürel, her alanda ilişkiler çeşitlenmekte. Beni heyecanlandıran şey, taraflarda olumlu istikamette bir ilerleme olması" dedi.
Erdoğan'ın gelecek 4 yıl içinde iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin yüz milyar dolarlık hedefi yakalayacağına inandığını söylemesi üzerine araya giren
Putin, "5 yıl içinde" dedi.
Bunun üzerine Erdoğan, 4 yılı kastederek, "Onu yapacak iradeyi taraflarda görüyoruz.
Küresel kriz ekonomiyi olumsuz etkiledi, ama olumluya dönmeye başladı. İnanıyorum ki yoğun bir çalışmayla bu durumu kısa zamanda toparlarız" ifadesini kullandı.
Putin de konuşmasında, iki ülke ilişkilerinin son yıllarda giderek geliştiğini belirterek, "Maalesef küresel ekonomik kriz karşılıklı ekonomik ilişkilerimizi olumsuz etkiledi" dedi.
Türkiye ile
Rusya arasındaki ticaret hacminin önceki yıl 35 milyar dolara ulaştığına dikkat çeken
Putin, "Son dönemde bu oran yüzde 40 oranında düştü. Ancak Türkiye hala
Rusya Federasyonu'nun önemli ticaret ortaklarından biri. İki ülke arasında enerji alanında önemli işbirliği var" diye konuştu.
Verimli görüşmeler
Erdoğan, Devlet Başbakanı Medvedev ve mevkidaşı
Putin ile çok çok verimli görüşmeler gerçekleştirdiğini dile getirerek, görüşmelerde ikili ilişkileri değerlendirme fırsatı bulduklarını kaydetti.
Mevcut ilişkileri daha ileriye nasıl taşınabileceğini değerlendirme imkanı bulduklarını anlatan Erdoğan, 2008 yılında iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin zirve yaptığını, küresel ekonomik kriz sebebiyle 2009'da ne yazık ki hissedilebilir bir düşüş yaşandığını dile getirdi.
Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: "Önümüzdeki 5 yıl için bir hedefimiz var. O da dış ticaret hacmini 5 yılda 100 milyar dolara ulaştırmaktır. Tabii bu yıl aynı zamanda haziran ayında Türkiye Cumhuriyeti ile
Rusya Federasyonu arasında 1920 yılında başlatılan diplomatik ilişkilerin 90. yıl dönümünü kutlayacağız. Her alanda ilişkilerin olumlu şekilde ilerliyor olması bizler için memnuniyet verici. Sayın Medvedev'in mayıs veya haziran ayında büyük ihtimalle Türkiye ziyareti söz konusu. Bu ziyarette de tabii önemli bazı adımların atılması söz konusu olacak.
Rusya Türkiye'nin 1., Türkiye ise
Rusya'nın 7. ticari, ekonomik ortağı olmuştur.
Enerji konusu, Türkiye ile
Rusya Federasyonu arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin en önemli unsurudur.
Doğalgaz alanında olan işbirliğimizin ham
petrol ve nükleer enerji alanına da yayılmış olması aramızdaki bu ortaklığı çok daha güçlendirecektir.
Şu ana kadar yapılan çalışmayı çok daha yoğun bir şekilde bundan sonraki süreçte devam ettirecekler ve bir an önce bunu da neticelendireceğiz. Bunun yanında ortak rafineri çalışmamız söz konusu. Bu çalışmada yine enerji alanındaki en önemli adımlarımızın bir tanesi olacak. Özellikle burada bir şeyi tekrar ifade etmek durumundayım.
Malum ülkelerimiz döviz noktasında sürekli olarak bir kur baskısı altında ticaretini yapmaktadır. Ve bu kur baskısından kurtulmak üzere yerli paraya geçiş noktasında biz mevzuat çalışmalarımızı tamamladık. Yine değerli dostum
Putin'in ifade ettiği gibi, iki bankamız şu anda bu uygulamalara geçti. Şu anda
Rusya'da da bu çalışmalar yapılıyor.
Bir an önce burada da bitirildiği anda gerek Türk Lirası'nda, gerekse Rus Ruble'sinde yapılacak bu çalışma inanıyorum ki tüm girişimcilerimizin işini kolaylaştıracağı gibi onları kur baskısından kurtaracak. Öbür yandan da ciddi manada bir kazançları olacaktır. bu ilişkilerde aynı zamanda ekonomik bağımsızlığın da önemli bir ifadesidir. Ben, Sayın Devlet Başkanı Medvedev ve Sayın Başbakan
Putin'in şahsında Rus halkına çok çok teşekkür ediyorum. Türkiye'ye gelen turistler noktasında
Almanya'dan sonra şu anda
Rusya ikinci sırada. 2009 rakamları küresel krize rağmen çok da fark etmedi, hemen hemen aynı diyebilirim."
Ermenistan ile ilişkiler
Moskova Devlet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nde "Türk Dış Politikası" konulu konferans veren Erdoğan, burada da, "Ermenistan ile Zürih'te imzaladığımız protokoller bunun somut göstergesidir. Diğer taraftan
Azerbaycan topraklarındaki işgale son verilmesi ve
Azerbaycan-Ermenistan ihtilafına kalıcı bir çözüm bulunmasını da hayati önemde görüyoruz ve bu noktada özellikle Minsk Üçlüsü'nün
ABD,
Fransa ve
Rusya olarak üzerlerinde çok çok önemli görev var ve Minsk Üçlüsü biran önce görevini yerine getirmelidir, diye düşünüyorum" dedi.
"Birinci derecede benim kanaatim bu, özellikle
Rusya'nın bu konuda çok daha aktif olabileceğine, birinci derecede rol oynayabileceğine inanıyorum" diyen Başbakan, "Bu ziyaretimizde de ağırlık vereceğimiz konulardan bir tanesi bu olacaktır. Zira burada Ermenistan'ın Karabağ işgalini biliyorsunuz. BM'nin ortak kararıdır, böyle bir işgalin olduğunu zaten BM de kabul ediyor. Öyleyse burada biran önce adil kararı gerçekleştirecek... İnanıyorum ki
Türkiye-Ermenistan ilişkileri de çok daha olumlu şekilde şekillenecek. Gelişmeler de çok daha olumlu şekilde yoluna devam edecek" diye konuştu.