Avrupa Birliği çatısı altında bu aralar rahat huzur yok. Almanya ve Yunanistan arasındaki "Yunan ekonomisini kurtarıp kurtarmama" pazarlığında seviye belden aşağı düştü. Almanya-Fransa aksıyla, İngiltere arasındaki iktidar mücadelesindeyse son kavga unsuru birliğin yeni Dışişleri Bakanı Lady Ashton. Ashton'ın, ekibinde fazla sayıda İngiliz'e yer verdiğini savunan Berlin, rahatsız.
Almanya'nın başı, Avrupa Birliği çatısı altında bir yanda İngilizlerle diğer yanda Yunanlılarla dertte.
Basına yansıyan bir Alman Dışişleri Bakanlığı belgesine göre, Berlin Avrupa Birliği'nin yeni Dışişleri Bakanı Catherine Ashton'dan şikayetçi.
Lizbon anlaşmasıyla oluşturulan Dışişleri Bakanlığı makamının ilk sahibi olan Ashton, Avrupa'nın diplomatik kadrolarında, İngilizlere fazla yer vermekle suçlanıyor.
Alman Dışişleri belgesinde, "İngilizleri diplomasiyi ele geçirmesinin engellemesi gerektiği" gibi iddialı ifadeler var.
Ashton'ın Dışişleri Bakanlığı aslında,
Fransa ve
Almanya ile
İngiltere arasındaki pazarlığın bir ürünü.
Avrupa Birliği başkanlığı
Fransa ve
Almanya destekli Herman Van Rompuy'e giderken, Dışişleri Bakanlığı
İngiltere'nin adayı Lady Ashton'ın olmuştu.
AP geçtiğimiz hafta karışmıştıİngiliz Dışişleri Almanlar gibi tedbirsiz davranmıyor, ancak Van Rompuy de
İngiltere'de pek popüler bir isim değil.
Sağcı bir İngiliz milletvekili, bunu geçtiğimiz hafta Avrupa Parlamentosu çatısı altında hatırlatmıştı.
Alman Dışişleri gözünü
İngiltere'ye çevirmişken,
Almanya ve
Yunanistan arasındaki
medya savaşı da kızıştı. Alman gazeteleri Alman halkının
Yunanistan'ı kurtarmak zorunda olmadığı haberleri yaparken, Yunan basını,
Yunanistan'daki Nazi işgalini ve Amanya'nın bunun bedelini ödemediğini hatırlattı.
Tartışma karşılıklı suçlamalarla da kalmadı, doğrudan küfre dönüştü.
Alman haber dergisi Focus, antik Yunan heykeli "Milo Venüsü"nü, uygun olmayan bir el hareketi yaparken gösterdi.
Yunanistan'a "Avrupa'nın yalancıları" dedi.
Yunan medyası, buna
Hitler'e aynı hareketi yaptırarak cevap verdi. Alman medyası kullanılan esprileri her geçen gün biraz daha ağırlaştırarak, restleşmeyi devam ettiriyor.
Bütün bu sürtüşmeler, "birliğin çatısı çatırdıyor" dedirtmese de, uyum ve daha fazla entegrasyon hedefi her geçen gün biraz daha zarar görüyor.