Irak genel seçimlerinde bu kez Sünniler de sandık başında. Siyasetçiler, Sünni oyları için çeşitli manevralar yaptı. Ancak hamleler, Sünniler ve Şiiler arasında yıllardır süregelen bölünmüşlüğün izlerini silemedi. Seçim öncesindeki tartışmalara "mezhep çatışması" damgasını vurdu. Korkulan senaryo gerginliğin seçim sonrasına da yansıması.
Sünni - Şii ayrımı,
Irak siyasetini belirleyen temel eksenlerden biri. Sünniler Saddam döneminin, Şiiler Saddam sonrasının hakimi.
2005 seçimlerinin aksine, Sünniler bu kez seçimi boykot etmedi. Akıllardaki soru, bunun sandıktan çıkan tabloyu nasıl değiştireceği.
Sandıkta varlık göstermesi beklenen iki büyük liste, Başbakan Nuri El Maliki'nin Hukuk Devleti İttifakı ve eski Başbakan İyad Allavi'nin El Irakiye listesi mezhepler üstü mesajlar veriyor.
Ancak bölünmüşlük, seçim öncesinde kendini gösterdi. Hem de neredeyse seçimi tehlikeye atacak kadar büyük bir etkiyle.
Seçim öncesinde, krizin adı seçim komisyonuydu. Komisyon, Saddam döneminin etkili baasçılarının siyasete girmesini engelleme gerekçesiyle, 535 adayı veto etti. Baas yönetiminin bel kemiğini oluşturan Sünniler ayağa kalktı.
442 aday yasaklıŞiilerin, Sünnileri sandıktan silmek için oyun oynadığı şikayetleri arasında, karar değişti. 93 adaya daha seçime katılma hakkı tanındı. Yani çoğunluğu Sünnilerden oluşan 442 aday hala yasaklı. Sünniler sandığa gidiyor gitmesine ama bu vetonun verdiği buruklukla.
Alttan alta kaynayan ancak seçim için bastırılan tepkinin, seçimden sonra ortaya çıkması korkulan senaryolar arasında. Sünniler, Baas döneminin faturasının hala kendilerine kesildiğinden şikayetçi.
Başbakan Nuri El Maliki, işte bu endişeyi gidermek için bir adım daha attı.
2003'ten önce
Irak güvenlik güçlerinde görev yapan, Baasçı oldukları gerekçesiyle işten atılan 20 bin eski asker ve polisin, göreve geri alınacağını açıkladı.
Pekçokları bunu açık bir seçim manevrası olarak görüyor. Maliki'nin ve en büyük rakibi İyad Allavi'nin hamlelerinin, Sünni oylara nasıl yansıyacağınıysa sonuçlar gösterecek.