İndex

İhracatta psikolojik sınır aşıldı

İhracatta psikolojik sınır aşıldı

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan 2009 yılı ihracatının 100 milyar doları geçerek, 101 milyar 629 milyon lira düzeyinde gerçekleştiğini açıkladı.

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Dış Ticaret Müsteşarlığı'ndaki makamında yaptığı basın toplantısında, 2009 yılına ilişkin ihracat rakamlarını açıkladı.

Bakan Çağlayan, 2009 Aralık ayı ihracatının 9 milyar 513 milyon dolar olduğunu açıkladı.

Zafer Çağlayan, bu rakamın 2008 Aralık ayındaki 7 milyar 180 milyon dolarlık kayıt rakamına göre yüzde 32,2, 2009 Kasım ayındaki 8 milyar 825 milyon dolarlık kayıt rakamına göre de yüzde 7,8 üstünde olduğunu bildirdi.

2009 yılı genel ihracatının 101 milyar 629 milyon dolar olarak gerçekleştiğini bildiren Çağlayan, "Kıran kırana çalıştık. 2009 yılında yıllık ihracatımızın 80 milyar dolarlar civarında olacağı, 90 milyar doları geçemeyeceği belirtiliyordu. Biz farklı bir hedef koyduk ve (100 milyar doları aşacağız) dedi. Bütün planlarımızı buna göre yaptık. Gece-gündüz, saat farkı, zaman, dilim farklı demeksizin, hem müsteşarlığımız tüm kadrolarıyla hem de ihracatçılarımızla uyum içinde çalıştık" dedi.

Aralıkta 12-15 milyar dolar arasında bir ithalatın gerçekleşmesini beklediklerini belirten Çağlayan, bu çerçevede, 2009 yılı toplam ithalatının da 138 milyar dolar civarında gerçekleşmesini öngördüklerini söyledi.

Zafer Çağlayan, 2009'da ithalatta, ihracattan daha yüksek bir oranda, yüzde 30'lar seviyesinde bir daralma olacağını hesapladıklarını, bu çerçevede ihracatın ithalatı karşılama oranının da yüzde 73'ler düzeyinde gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini söyledi.

Bakan Çağlayan, özellikle son aylarda, ithalatta ortaya çıkan artış eğiliminin önümüzdeki dönemde ihracattaki artış eğilimini de beraberinde getireceğini kaydetti.

"İhracat eşiğini daralmaya rağmen aştık"


Çağlayan, aralık ayı ihracatıyla birlikte 2009 yılı genel ihracatının 101 milyar 629 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirterek, Türkiye'nin, 2007 yılında girdiği 100'ler kulübündeki yerini, krizin getirdiği bütün olumsuz şartlara rağmen koruduğunu kaydetti.

2008 yılında 100'ler kulübünün 36 üyesi olduğunu, 2009 yılında bu sayının 33'ün altına düşmesinin beklendiğine dikkat çekerek, "Ama kaç ülke olursa olsun, onların arasında Türkiye bulunacak" dedi.

Bakan Çağlayan, 100 milyar dolarlık ihracat eşiğini hedef pazarlardaki ticaret hacminin çok ciddi ticari daralmasına rağmen aştıklarının altını çizdi.

2010 yılı umut yılı

Bakan Çağlayan, aralık ayında ortaya çıkan artışların 2009 yılında oransal olarak ilk kez karşılaşılan ve krizden çıkışa geçildiğinin işareti olarak değerlendirilebilecek veriler olduğunu kaydetti.

Çağlayan, "2010 yılı için hepimize umut veren rakamlardır. İnanıyoruz ki, aralık ayında ortaya çıkan artış eğilimi 2010 yılında da sürecektir" dedi.

"İhracattaki düşüş, talep daralmasından"

Bakan Çağlayan, Türkiye'nin ihracatında kaydedilen düşüşün birincil ve en önemli sebebinin şüphesiz krizle birlikte küresel talepte yaşanan büyük daralma olduğunu belirterek, en önemli ihraç pazarlarını oluşturan AB ülkelerinde GSYH'nın önemli ölçüde azaldığını, 2009 yılının ilk dokuz ayında AB'nin yüzde 4,71 oranında küçüldüğünü söyledi.

Çağlayan, IMF tahminlerine göre ise AB bölgesindeki ekonomik küçülmenin yıl sonunda yüzde 4,2 olarak gerçekleşmesinin beklendiğini ifade etti.

Bir diğer önemli etkenin de emtia fiyatlarındaki gerileme olduğunu belirten Çağlayan, değer olarak 2008'e göre yüzde 23 seviyesinde gerileyen ihracatın miktar bakımından değerlendirildiğinde, gerilemenin yüzde 10 civarında olduğunu kaydetti.

"Dünyada ihracat yapamadığımız 4 yer var"


Bakan Çağlayan, 2009 yılı ihracatını değerlendirdiği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Çağlayan, Türkiye'nin dünyada ihracat yapamadığımız 4 yer olduğunu belirterek, bu ülkelerin de Kuzey Mariana Adaları, Kiribati, Güney Vietnam ve Samoa olduğunu söyledi.

Bu ülkelerden 3 tanesinin ithalatı olmadığını ve sadece Samoa'nın 200 milyon dolarlık ithalatı bulunduğunu kaydeden Çağlayan, "Hedefimiz bu noktalara da ihracat yapmak 2010'da. Oralara gidip ihracatımızı yapacağız" dedi.

Dizilerle ihracat atağı

"Türk dizilerinin farklı ülkelerde yayımlandığını ve bu durumdan ihracatta nasıl yararlanılacağına" ilişkin bir soru üzerine Çağlayan, gittiği ülkelerde bunu kendisinin birebir yaşadığını ve söz konusu ülkelerde bakanlar ve iş adamlarının "Bu sizin dizileriniz bizi mahvetti' diyor. Bizim günlük hayatımızı değiştirdi, randevularımızı ve iş yapma saatlerimizi sizin dizilerinize göre ayarlıyoruz" dediklerini aktardı.

Türk dizilerinin 20'nin üzerinde ülkede yayımlanması üzerine bir çalışma başlattıklarını kaydeden Çağlayan, "Bu sefer su akar, Türk bakar demeyelim dedik. 3 ana esasa kilitlendik. Türkiye'nin imajı, Türk insanının imajı, Türk malı imajı bizim için öncelikli 3 kriter olacak. TV dizilerinde oynayanlar, onların giyim kuşamları, onların içtikleri kahveler, içecekler, kullandığı ürünler, evleri, ev tekstili bir çok şey bir marka haline gelebilir. Bunu değerlendirmemiz lazım. Bu noktada, yönetmenler, Turizm Bakanlığı, RTÜK, ilgili birimlerle bir araya geleceğiz, bir yol haritası yapacağız. Bunlarla beraber o dizilere katılabilecek birtakım objeler, kriterlerle reklamlara yapılabilecek düzenlemenin nasıl yaparızı görüşeceğiz. Önümüzdeki haftaya İstanbul'da ya da burada bir toplantı yapacağız. Buradan ümit ediyorum ki bizim ihracatımızı tanıtan, Türkiye'ye gelen turisti artıran Türk imajını gösteren bir yol haritası çalışmayı gerçekleştireceğiz. Ciddi manada destek çalışması var. Gazeteci ve akademisyenlerle görüşeceğiz, ocak ayı sonunu geçmeyeceğiz. Bu konuda yapılması gerekenleri ve destekleri tanıtım grubu faaliyeti şeklinde destek verebileceğimizi ifade etmek istiyorum" dedi.

İlk Converse...

Geçmişte izlenilen filmlerden, dizilerden gerek imaj, gerek orada kullanılan ürünlerle ilgili kullanım taleplerinin değiştiğini anlatan Çağlayan, "Amerikan kotunu kovboy filmlerinden, Converse ayakkabıyı Amerikan filmlerinde gördüm. Öğrenciliğimde maddi durumumun yeterli olmamasından dolayı Converse ayakkabı alamamıştım. Dedim ki ilk zengin olduğumda bir Converse ayakkabı alacağım diye bir hedef koydum. Ama geçtiğimiz ay Sayın TİM Başkanı Büyükekşi ile İstinye Park'ı gezerken, Sayın Başkan (benim de burada yerim var uğrar mısınız diye sordu) ve Sayın Başkanla gittik. İlk Conversime orda sahip oldum" diye konuştu.

Gazetecilerin "kaça aldınız ve yerli üretim mi" şeklindeki sorusu üzerine de Çağlayan, aldığı ürünün yerli üretim olduğunu ve 40 liraya aldığını söyledi.

İlgili Konular » İthalat-İhracatdiğer konular »
Servisler » iPhoneMobilHaber SMSGörüntülü HaberFacebookTwitterSitene Ekle

Diğer Haberler

ADnet

Diğer Haberler

Reklam

Reklam

Test

TEST

Sevgililer Günü'nü nasıl geçirmelisiniz?
Canınız bir şeylere sıkkın. Kendinizi toplamak için bunlardan hangisini yaparsınız?





Devam