Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile neden stand-by anlaşması imzalanmadığını, "Gelecekle ilgili projeksiyonlar konusunda bakış açımız farklılaştı" sözleriyle açıkladı.
Babacan, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) tarafından düzenlenen Ortadoğu ve Doğu Akdeniz Ülkeleri Ekonomi Basını Forumu'nda EMD üyelerinin yanı sıra
Azerbaycan,
İran,
Irak, KKTC,
Suriye,
Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Kuveyt, BAE, Yemen, Umman, Ürdün, Lübnan,
Mısır,
Libya, Fas, Sudan ve
Tunus'tan gelen ekonomi gazetecileriyle biraraya geldi.
Forumda "
Küresel Ekonomi ve Türkiye" konulu bir sunum yapan Babacan, Türkiye'nin bölgesinde barış ve istikrar istediğini söyledi.
Babacan, "Biz bölgemizde kardeşliğin hakim olmasını istiyoruz, farklılıkların diyalogla, diplomasiyle çözülmesini istiyoruz" diye konuştu.
Afrika'daki elçilik sayısı artıyorGiderek büyüyen Türkiye'nin artık yardım alan değil, yardım eden ülke haline geldiğini söyleyen Ali Babacan, bugün Türkiye'nin yılda yaklaşık 600 milyon dolar ile 1 milyar dolar arasında gelişmekte olan ülkelere destek verdiğini kaydetti.
Babacan, Türkiye'nin 53 Afrika ülkesinden 37'sinde kalkınma projesi gerçekleştirdiğini, Afrika'daki büyükelçilik sayısını da 12'den 27'ye çıkarma kararı aldıklarını söyledi.
"Dünya ekonomisi yoğun bakımdaki hastaya benziyor"Babacan, konuşmasında küresel krize Türkiye'nin nasıl baktığına ilişkin bazı veri ve bilgileri de paylaştı.
Küresel ekonomide bir düzelme, bir toparlanma eğilimi olduğuna işaret eden Babacan, "Ama bu toparlama kendi ivmesini, kendi sürdürülebilirliğini kazanmış bir toparlanma değil, aynı yoğun bakım odasındaki hasta gibi. Yoğun bakım ünitelerine bağlı pek çok kablo, boru ve farklı
ilaç tedavi sistemleriyle hastaya bağlı ve ilk gün yoğun bakım odasına yatırdığımız durumdan bugün itibariyle daha iyi toparlama var" dedi.
"Stopajda nihai bir karar vermedik"Forumda basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Babacan, stopaj konusunda geçtiğimiz günlerde Maliye Bakanlığı yetkilileri ile biraraya geldiklerini belirtirken, "Şu anda işlem vergisi diye bir şey, gündemimiz yok. Ancak stopaj konusunun nasıl uygulanacağıyla ilgili de nihai bir karar vermiş değiliz" dedi.
Stopaj konusunda seçeneklerin masada bulunduğunu, fakat henüz bir karar vermediklerini vurgulayan Bakan Babacan, belirsizliği devam ettirmeyi çok arzu etmediklerini ve en kısa zamanda karar verip, gerekli yasal düzenlemeyi yapacaklarını ve uygulamayı başlatacaklarını bildirdi.
Türkiye-IMF ilişkileri...IMF ile ilişkilere ilişkin bir soru üzerine Babacan, Türkiye'nin göreceli büyüklüğünün dünya ekonomik arenasında arttığını ve bu ağırlığı yansıtacak hisse ayarlamalarının da yapıldığını kaydetti.
Hisse ayarlamalarında ilk dalganın bittiğini ve artışın yapıldığını, ikincisi ile ilgili karar verildiğini, üçüncü ile ilgili de çalışmaların şu anda yapıldığını anlatan Babacan, "Bizim
IMF ile ilgili ilişkilerimiz o günkü şartlar Türkiye için nasıl bir ilişkinin daha iyi olacağını söylüyorsa ona göre devam ediyor. Yani o günkü şartlar bir stand by için uygunsa, Türkiye bunu yapıyor. Yapmayacağımız hiçbir şeye imza atmadık. Yani politikaların uygulanabilir politika olması önemli" dedi.
Uygulamalarla alakalı
IMF ile tam bir mutabakat, yüzde yüz bir mutabakat olsaydı zaten stand by anlaşması konusunda farlı bir noktada olunacağını ifade eden Babacan, "Demek ki bazı küçük noktalarda farklılıklarımız oldu. Bu noktaların ne olduğunu ben açıklamayacağım, ama gazetelerde yazılıp çizilenler doğru değil" dedi.
Bugün bir basın-yagın organında mali kuralda mutabakat sağlanamadığı için
IMF ile anlaşılamadığı konusunda haberin yer aldığını kaydeden Babacan, bunun kesinlikle doğru olmadığını, Orta Vadeli Program, mali kural, hedefler konularında
IMF ile yüzde yüz mutabakat bulunduğunu vurguladı.
Bu sene ve gelecek sene dünyada ne olacak, Türkiye'de ne olacak konularında
IMF ile biraz ayrı düştüklerini söyleyen Babacan, "Anlaşamamızın sebebi farklı, gelecekle ilgili projeksiyonlar konusunda bakış açımız bir farklılaştı, ama detaylarına girmeyeceğim" diye konuştu.
Ekonomik başarının reçetesi...Ali Babacan, bir gazetecinin, Türkiye'nin ekonomik başarısının altında yatan sebeplere ilişkin bir soruya verdiği yanıtta, en önemli unsurun güven olduğunu vurguladı.
Bağımsız bir Merkez Bankası, serbest kur rejimi ve
enflasyon hedeflemesinin de önemli katkısının olduğunun altını çizen Ali Babacan, mali kural konusundaki bir soru üzerine, bu kural çerçevesinde
bütçe dengesinde ekonomik hızı belirleyeceklerini, genel ekonomik konjonktürü takip ederek ve yapısal reformları rafine edeceklerini söyledi.
Mali kural ile uzun vadeli bir mali çıpa oluşturduklarını anlatan Babacan, bu çıpa ile 10-15 yıl sonraki ideal
bütçe dengesi, ideal borç stoku için yıllık mali uyum politikası uygulayacaklarını kaydetti.
Genel ekonomik konjonktürü de takip edeceklerini belirten Babacan, bu çerçevede, "iyi günlerde tasarruf edip, kötü günlerde harcamaya yönelik" bir politika izleyeceklerini ifade etti.
Bundan sonraki süreçte, daha önce gerçekleştirilen yapısal reformların ayrıntılarına yönelik daha rafine bir dönem gireceklerini anlatan Babacan, bu çerçevede, bankacılık, vergi ve yatırım ortamı konusunda daha ayrıntılı çalışmalar yapacaklarını kaydetti.
Teknik olarak, Türkiye'nin,
AB ile müzakerelerde çok daha ileri noktada olması gerektiğinin altını çizen Babacan, Türkiye'nin, Bulgaristan, Romanya gibi
AB ülkelerinden daha yüksek bir milli gelire sahip olduğunu, yani ekonomik olarak üyelik önünde bir engelin bulunmadığını anlattı.