Ankara, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) genel kuruluna ev sahipliği yaptı. Etkinlikte konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, istihdam sorununu kimsenin tek başına çözemeyeceğini söyledi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin 65'inci seçimsiz genel kurulu, TOBB ETÜ'de yapılıyor.
Genel kurul salonuna ilk gelen lider
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli oldu ve delegelerin ayakta alkışları ile karşılandı.
Bahçeli'nin gelişinden bir süre sonra ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile birlikte genel kurul salonuna girdi.
Babacan istihdam sorununu anlattıGenel Kurulda bir konuşma yapan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, dünyanın en önemli ekonomik krizi yaşanırken, birçok kredi derecelendirme kuruluşu tarafından Türkiye'nin kredi notunun yükseltildiğini hatırlattı.
Bundan sonraki dönemde, bir yandan demokrasisini geliştiren bir yandan ekonomisini daha sağlam zemine oturtan bir Türkiye arzuladıklarını belirten Babacan, nasıl ki depremde zemin önemliyse, binayı sağlam zemine oturtmak önemliyse, ekonomiyi de o sağlam demokrasi zeminine oturmak zorunda olduklarını bildirdi. Babacan, yaptıkları anayasa değişikliğinin bu amaç, bu hedef için atılmış bir adım olduğunu söyledi.
Özellikle son 6-7 ayda Türkiye ekonomisiyle ilgili gerçekten çok olumlu gelişmeler bulunduğunu ifade eden Babacan, sadece birkaç veriye bakarak bunu görmenin mümkün olduğuna dikkati çekti. İlk dört ayda Türkiye'de yeni kurulan şirketlerin sayısının 18 bin 751 olduğunu, geçen sene aynı dönemde bu sayının 11 bin 634'de kaldığını ifade eden Babacan, yeni kurulan şirketlerin geleceğe güvenle ilişkili olduğunu anlattı.
Tüketici Güven Endeksi'nin 2008'in başından bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını belirten Babacan, "Yani halkımız, artık geleceğe çok olumlu bakıyor, mutlu bakıyor. Bunu özellikle dile getirmek istiyorum" dedi.
Reel kesim güven endeksine bakıldığında şu anda son dört yılın en yüksek endeksinin reel kesimde gerçekleştiğini belirten Babacan, bunların son derece önemli olduğunu, çünkü güvenin ekonomide başarının temelini oluşturduğunu söyledi."İşte şu anda Türkiye'nin yakalamış olduğu bu güven ortamı, Türkiye'nin en büyük kaynağı" diyen Babacan, bir ülkenin istediği kadar petrolü, altını, madeni bulunsun, eğer orada güven yoksa başarının da mümkün olmayacağına işaret etti.
"İstihdam sorununu kimse tek başına çözemez"
Türkiye ekonomisindeki bu hızlı toparlanmanın
işsizlik oranlarındaki düşüşü de beraberinde getirdiğini ve bunun da son derece sevindirici olduğunu ifade eden Babacan şunları kaydetti:
"Gittikçe hızlanan bir şekilde istihdam sayısı Türkiye'de artıyor,
işsizlik oranı da düşüyor. Bu beklenenden çok daha erken ve çabuk oluyor. Dünya ülkelerine şöyle bir bakalım. En son iki hafta önce
AB Komisyonu'nun açıkladığı rakamlar var. Avro bölgesinin toplamında
işsizlik 2009 yılında 9,4. Gelecek sene de artmaya devam edecek.
ABD'de 9,3 olan 2009'daki sayının bu sene 9,7'ye çıkacağı, 2011'de artmaya devam edeceği bekleniyor. Yani gelişmiş ülkelerde
işsizlik sadece bu sene değil gelecek sene de artmaya devam edecek böyle bir ortamda Türkiye'de
işsizlik oranlarının düşmeye başlaması gerçekten bizim sevinmemiz gereken çok çok önemli bir gelişme."
İstihdamla ilgili sonuçların da ortaya çıkmaya başladığını vurgulayan Ali Babacan, istihdamın herkesin üzerinde sorumluluk hissetmesi gereken bir konu olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bunu kimse tek başına çözemez. Bunu ne kamu tek başına çözebilir ne özel sektör. Kamu ile özel sektörün beraberce çalışarak ve bu sorumluluğu paylaşarak çözmesi lazım. Sayın Başbakanımızın (Herkes bir kişi bile alsa bu sorun çözülebilir) diye vermiş olduğu bu ideal hedef aslında
işsizlik sorununu da gerçekten beraber çalışırsak, uğraşırsak üstesinden gelebileceğimiz bir sorun olduğuna işaret etmek içindir. Mesela biz ne diyoruz, komşularımızla sıfır problem diyoruz. Bu pratikte mümkün müdür? Bu, pratikte imkansız gibi görünüyor olabilir... Ama bu ideali, bu hedefi ortaya koymak ve bunun için çalışmak bu sorumluluğu biraz sırtımızda hep beraber hissetmek. İşin özü de budur.
Kim ne derse desin. İstihdam artışı işsizlikteki düşüşle aynı oranda olmayabilir. Çünkü bizim her sene nüfusumuz 800-900 bin artıyor. Her sene en az 500-600 bin gencimiz işgücüne katılıyor. Yani biz her sene 500-600 bin kişiye iş bulduğumuzda aslında
işsizlik oranını ancak sabit tutmuş oluyoruz. Onun ötesinde bir istihdam olduğu zaman
işsizlik oranı aşağıya iniyor. Dolayısıyla gelişmiş ülkelerde bir
Almanya bir
Japonya'da artık nüfus artmıyor hatta daralıyor. Mevcut işsizlerinden 100 bin kişiye eğer iş buluyorlarsa tamam. İşsizlik oranı hemen geriye çekiliyor. Bizde böyle değil. Onlar yürürken bizim koşmamız gerekiyor istihdam noktasında."
Türkiye'nin genel ekonomik tablosunun olumlu olduğunu ve adeta parmakla gösterilen hale geldiğini ifade eden Babacan, Türkiye'nin geçen sene yaptıklarını bu sene bazı ülkelerin çok zorlanarak gerçekleştirdiklerini söyledi. Babacan, bu dönemde Türkiye'nin kat ettiği mesafenin gözden kaçmadığını, takdir edildiğini belirtti.
"Ekmeği taştan çıkaran bir ülkeyiz" Cari açık konusunda özellikle enerjiye dikkat çekmek istediğini ifade eden Babacan, cari açığın en yüksek olduğu 2008 yılında Türkiye'nin 48 milyar liralık
enerji ithalatı bulunduğunu anlattı.
"Biz ekmeği taştan çıkaran bir ülkeyiz" diyen Bakan Babacan, Türkiye'nin
enerji kaynaklarının kısıtlı olduğunu söyledi.
Türkiye'nin ekonomik sisteminde hazırdan yemek bulunmadığını belirten Babacan, birçok ülkenin Türkiye'ye gıpta ettiğini, tek bir kaynağa ve hazırdan yemeye dayanan bir ekonominin insanları tembelleştirdiğini ve körleştirdiğini söyledi.
Konuşmasında sabit gelirlilerde bir refah artışı olduğunu anlatan Bakan Babacan, en düşük
memur maaşı alan bir vatandaşın 2002 Aralık ayında bir aylık maaşıyla 326 kilo ekmek alırken, bugün 473 kilo ekmek aldığını, artışın yüzde 45 olduğunu, yine aynı maaşla o gün 263 litre süt alırken bugün 489 litre süt aldığını ve artışın yüzde 85 olduğunu. O gün 115 litre ayçiçek yağı alırken bugün 222 litre ayçiçek yağı aldığını söyledi.
Temel ihtiyaç mallarının hangisine bakılırsa bakılsın bu süre içerisinde satınalma gücünde artış olduğunu belirten Babacan, net asgari ücretlinin 2002 yılında 183 kilo ekmek alırken, bugün 280 kilo aldığını, o gün 147 litre süt alırken bugün 289 litre süt aldığını, 64 litre ayçiçek yağı alırken, bugün 131 litre ayçiçek yağı aldığını bildirdi.
"Günlük bir doların altında geliri olan vatandaş yok" Uluslararası göstergelere bakıldığında Türkiye'de günlük bir doların altında geliri olan vatandaşın artık kalmadığını ifade eden Başbakan Yardımcısı Babacan, "günlük 2 doların altında yaşamını sürdüren vatandaşımız da hemen hemen kalmadı. Sıfır nokta sıfır sıfır küsurlarda şu anda Türkiye'de. Günlük 4 doların altında geçinen vatandaşımız yüzde 30 iken bugün bu rakam yüzde 8'e inmiştir. Yoksulluk diyoruz ama bu yoksulluk da son 7-8 yılda Türkiye'de keskin bir şekilde düştü" dedi.
Türkiye'de yoksulluğu sıfırladıklarını söylemediklerini belirten Babacan, yoksulluğun hala bulunduğunu ancak, yoksul sayısında ciddi azalma bulunduğunu anlattı. Yine en dar gelirli vatandaşların satınalma gücünde de bir artış bulunduğunu söyleyen Babacan, bunun da görmezden gelinmemesini istedi.
Asla morallerin bozulmaması gerektiğini söyleyen Babacan, gerçekçi olmayan bir iyimserlik ve pembe tablolar asla çizmediklerini ancak, işler iyise ve iyiye gidiyorsa da bunun ortaya konulması gerektiğini kaydetti. Gereksiz karamsarlığa da gerek bulunmadığını ifade eden Bakan Babacan, dünyada genel anlamda bir ekonomik toparlanma bulunduğunu, Türkiye ekonomisindeki toparlanmanın bundan çok daha hızlı bir toparlanma olduğunu söyledi.
2023 yılında İstanbul'un dünyanın ilk 10 finans merkezi arasına girmesinin arzuları olduğunu da belirten Babacan, İstanbul'un bu konuda herşeyinin hazır olduğunu ve finans merkezi olmasının İstanbul'a çok şey kazandıracağını bildirdi.
Hisarcıkoğlu istihdam seferberliğini anlattıTürkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, hükümete yeni istihdam yaratılması konusunda destek vererek
"Hep beraber kamu ve özel sektörün elbirliğiyle istihdam seferberliğini başlatalım. 1,3 milyon değil, daha fazla istihdamı bu camia yapar. Dün yaptık yarın da en iyisini yapacağız. Herkes emin olsun, önümüzdeki dönemde istihdamın hızla arttığını göreceğiz" dedi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Hisarcıklıoğlu, TOBB-ETÜ'de gerçekleştirilen 65. Olağan Genel Kurul'un açılışında yaptığı konuşmada,
işsizlik konusunda önemli açıklamalarda bulundu.
İşsizliğin, Türkiye'nin en büyük sorunu olduğunu herkesin bildiğini, iş dünyası olarak, bu sorunun Türkiye'nin geleceğini tehdit ettiğinin farkında olduklarını belirten Hisarcıklıoğlu, bunun sadece iktisadi değil, aynı zamanda sosyal bir mesele olduğunu, toplumsal barışı ve sosyal yapıyı tehlikeye soktuğunu kaydetti.
Delegelere "İşsizliği çözer miyiz arkadaşlarım?" diye soran Hisarcıklıoğlu, alkışlarla karşılanması üzerine bu kez de "Peki bu
işsizlik meselesini çözmeye hazır mıyız?" sorusunu yöneltip yine alkış alınca, "O zaman biz hazırız. O zaman hep beraber kamu ve özel sektörün elbirliğiyle istihdam seferberliğini başlatalım. 1,3 milyon değil, daha fazla istihdamı bu camia yapar. Dün yaptık. Daha da iyisini yapacağız. Herkes emin olsun, önümüzdeki dönemde istihdamın hızla arttığını göreceğiz" diye konuştu.
Genel kurul sona erdiTürkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) TOBB-ETÜ'de gerçekleştirilen 65. Olağan seçimsiz genel kurulu konuşma ve sunumların ardından sona erdi.
Genel Kurulun öğleden sonraki bölümünde Mevzuat, Ekonomik Raporu İnceleme, Dilekleri İnceleme, Avrupa Birliği Uyum, Dış İlişkiler, Vergi, Ekonomi Politikası, Basın ve Yayın Komisyonları sunumlarını yaptılar.
Hesapları İnceleme Komisyonu'nun sunduğu 1 Ocak 2009-31 Aralık 2009
bütçe dönemi harcamaları ve kesin hesabı ile 1 Ocak 2011-31 Aralık 2011 dönemi
bütçe teklifi onaylandı. Genel Kurulda faaliyet raporu da müzakere edilerek onaylandı.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Genel Kurul çalışmalarının ardından yaptığı konuşmada, delegelere ve genel kurulun gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.