Orion Menkul Değerler Yönetim Kurulu Üyesi Murat Salar, "Endeks üzerinde bankaların ağırlığı düşünülürse, bankaların karlılığının devam ettiği bir platformda, İMKB'de de belli bir dozda yükseliş beklemek son derece normal" dedi.
Salar, piyasalardaki beklentilere ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, bu hafta en önemli gündem maddesinin, içeride Merkez Bankası'nın ayın 13'ünde yapacağı Para Politikası Kurulu toplantısı ile 14'ünde yapacağı çıkış stratejileri açıklaması olduğunu belirtti.
Enflasyonun ekim ayından beri yükseliş trendinde olduğunu anımsatan Salar, enflasyonun son
ay bir miktar gerilediğini ancak, bu yükseliş trendinin piyasa üzerinde soru işareti yarattığını kaydetti.
Salar, Türkiye'nin 2009 yılının son çeyrek
büyüme rakamlarının beklentilerin üzerinde gelmesinin ve 2010 yılının ilk çeyrek
büyüme rakamlarının yüzde 10'un üzerinde geleceği varsayımıyla Merkez Bankası'nın düşük
faiz döneminden, normal
faiz dönemine geçiş konusunda yapacağı açıklamaların, piyasanın çok yakından izleyeceği gelişmeler olduğunu anlattı.
Murat Salar, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şu anda bir ikilem var. Büyüme tekrar başlamış gözüküyor, sert bir biçimde, 2009 son çeyreği, 2010 ilk çeyreği ile alakalı. Ancak büyümenin devam ettiği süreçte sorgulanması gereken bir şey de, bu sefer düşük
faiz oranları oluyor. Yani hem faizin aşağıya gittiği, hem borsanın büyümeden dolayı yükseldiği bir durum, çok kalıcı olan bir gelişme olmaz. O nedenle burada bir dengelenme olacak mutlaka.
Eğer
büyüme gerekçesiyle borsa yükselişe devam edecekse, bu durumda Türk lirası
faiz oranlarında sınırlı bir dozda yükseliş görmemiz olası. O nedenle Merkez Bankası'nın yapacağı açıklamaya çok önem veriyoruz. Önümüzdeki dönemde tartışacağımız en önemli konulardan bir tanesi, mutlaka büyümenin yanında
enflasyon olacak, bunu bir kenarda tutmak yazım. Çünkü
enflasyon konusunu uzunca bir süredir unutmuştuk. İçeride bu haftaya ilişkin konsantre olacağımız ana konu bu.
İkinci konu ise
Anayasa değişikliği ile ilgili gelişmeler. Orada belirle ölçüde anlaşma zemini oluşmuş gibi gözüküyor. Bunu piyasalar olumlu algılayacaktır. Özellikle yabancı yatırımcıların politik arenadaki gelişmelerden olan tedirginliği azalabilir. Bu da Türkiye açısından olumlu bence..."
AB'nin Yunanistan'a yardımı...Diğer taraftan yurtdışında uzunca zamandır gündemde olan
Yunanistan'ın sıkıntılı sürecinin, Avrupa Birliği (
AB) ve
IMF tarafından ortaklaşa çözümüyle bir noktaya vardırıldığını ifade eden Salar, buna kısa vadede piyasaların reaksiyonunun pozitif olduğunu söyledi.
Murat Salar, bu durumdan çok aksinin beklenmemesi gerektiğine işaret ederek,
Yunanistan AB üyesi bir ülke olduğunu, tek başına bırakılması gerektiğini, tek başına bırakılmasının hem siyasi hem de sosyal sonuçlara yol açabileceğini, bu konunun sadece ekonomik boyutu bulunmadığını anlattı.
Yunanistan'la pozitif anlamda bir açılım sağlandığını ifade eden Salar, şunları kaydetti:
"
Yunanistan'a uygulanan yaklaşım bu saatten sonra
AB'nin kamu maliyesinde sorun yaşayan diğer ülkeleri içinde, geçerli olacak mı? Geçerli olacaksa buraya ayrılacak kaynak hangi diğer
AB ülkeleri tarafından sağlanacak? Bunun sorgulanması lazım.
Yunanistan zor durumda olan tek
AB ülkesi değildi. Bunun unutmamak lazım. Bir süre sonra sonra tekrar Portekiz, İrlanda,
İspanya hatta
İtalya benzer sıkıntıları yaşarsa bunlara ne şekilde açılım sağlanacak. Daha büyük ekonomiler özellikle
İtalya ve
İspanya gibi daha daha büyük ekonomilere destek olunması konusunda ayrılacak kaynak diğer ülkelerde ne tarz sorunlar yaratacak? Buna bakılması gerekiyor. Yani kısa vadede pozitif
Yunanistan'a yardım yapılması, diğer taraftan orta vadede sorgulanması gereken çok fazla soru işareti var. Diğer ülkelere yansıması bakımından..."
"Bankaların karlılığı devam edecek"Salar, borsada yavaş yavaş üç aylık karların konuşulmaya başlanacağına değinirken de, karların açıklanmaya başlanması ile birlikte hisse senetlerinin pozitif ve negatif yönde ayrışmaya başlayacağını dile getirdi.
Buna bağlı olarak da kendilerinin, bankaların karlılığının devam ettiğini düşündüklerini aktaran Salar, geçen yılla aynı dozda olmasa bile genel beklentinin üzerinde bir
kar artışıyla bankaların 2010 yılına da başladıklarını, bu karlılığın üç aylık bilançolarda yansımasının görüleceğini ifade etti.
Salar, "Endeks üzerinde bankaların ağırlığı düşünülürse, bankaların karlılığının devam ettiği bir platformda
İMKB'de de belli bir dozda yükseliş beklemek son derece normal. Biz 60 bin seviyelerinin üzerinin test edileceğini düşünüyoruz. Buna bağlı olarak bizim açımızdan endekste önemli seviye 58 bin seviyesi, 58 binin altına gerilediği taktirde satışların biraz daha hızlanabileceğini düşünüyoruz." diye konuştu.
Kur tarafında ise pariteye bağlı hareketler olduğuna işaret eden Salar, parite de çok sert agresif değişimler olduğunu ve dövize yatırım yapan yatırımcıların pariteyi çok yakından izlemeleri gerektiğini sözlerine ekledi.