Kanser tedavilerinin yolaçtığı kısırlığa karşı önlem almak mümkün... İşte vücudu yıpratan kanser tedavilerine karşı üremeyi devam ettirmenin yolları...
IVI Istanbul Direktörü Dr. Erdal Budak, hastaların
kanser tedavileri sonucunda kısırlık problemleriyle karşılaşabildiklerini belirtirken bunun önüne geçilmesinin mümkün olduğunu kaydetti.
"Kanser tedavisinde sıklıkla kullanılan radyoterapi ve kemoterapi bir taraftan
kanser hücrelerini yok ederken aynı zamanda kadının yumurtalıklarındaki yumurtalara da zarar verir" diyen Budak, "Bu yüzden, maalesef, kanseri yenenler genellikle erken menopoz veya kısırlık sorunuyla karşıya kalıyor. Fertilitenin preservasyonu veya doğurganlık yeteneğinin korunması konusu, özellikle bu hastalığı yenen genç kadınların çocuk sahibi olmak istemesi nedeniyle, son yıllarda önem kazandı. Uzun süredir güvenilir seçenekler bulunması için çalışılıyor. Nihayet, ümit verici sonuçlar alındı" diye konuştu.
Kanser tedavisi öncesi yumurta dondurma tekniğinin embriyo içinde buzlanma ve kristalleşmeye yol açması nedeniyle istenen sonuçlara ulaşılamadığını hatırlatan Budak, "Ancak vitrifikasyon denen hızla çok düşük derecelerde dondurma yöntemi ile artık dondurulmuş/çözülmüş yumurtaların sağlığında hiç bir sorun kalmadı. Tüp bebek uygulaması ile toplanan ve dondurulan yumurtalardan yüzlerce gebelik gerçekleşti, sağlıklı bebekler doğdu" yorumunda bulundu.
Kanser hastalarının
kanser tedavisi öncesinde bir tüp bebek uygulaması için gereken 2 ile 6 hafta arasındaki süreyi beklemek gibi bir lüksü olamayabileceğini vurgulayan Budak, bu gruptaki kadınların ihtiyacına yönelik olarak yumurtalık dokusu dondurma üstünde çalışıldığını açıkladı.
Yumurtalık dokusunu dondurmak ve saklamak 10 yıldır bilinen ve dünyada sadece belirli merkezlerde uygulanmakta olan bir yöntem. Ancak bu yöntemle ilk gebelikler daha yeni gerçekleşti.
Bu tedavinin ilk örneğiDünyada meme kanserini yenen,
kanser tedavisi öncesinde yumurtalık dokusu dondurulmuş bir hastanın, doku nakli sonrasında da dondurulmuş yumurtalar kullanılarak gerçekleştirilen ilk gebelik
İspanya’daki Doctor Peset
Üniversite Hastanesi ve IVI
Valencia Tüp Bebek Merkezi uzmanları tarafından gerçekleştirilmişti.
Anne adayı, şu sıralar 39 yaşında olan bir meme kanseri hastasıydı. Kanser tedavisi başlamadan önce yumurtalık dokusu alındı, vitrifiye edilerek donduruldu ve saklandı.
Meme kanserini yendikten sonra yumurtalık fonksiyonlarını geri kazanmak için 2008 yılı Ocak ayında dondurulmuş olan yumurtalık dokusu geri nakledildi. Bir süre sonra yumurtalık fonksiyonları normale döndü.
O anda çocuk sahibi olmak istemeyen ancak ilerleyen yaşı nedeniyle daha sonra sorun yaşayacağı bildirilen kadının bu sefer yumurtalarının dondurulmasına karar verildi.
Tüp bebek tedavisine başlandı, yumurtaları toplandı ve donduruldu. Daha sonra anne olmak isteyen kadına dondurulmuş yumurtalar kullanılarak tüp bebek uygulaması yapıldı ve gebelik elde edildi.
Erkeklerdeki etkiler Gerek yumurtalıklar, gerekse testisler
kanser tedavine çok duyarlı organlar, ancak erkek çocuklar daha fazla etkileniyor. Ergenlik öncesinde tedavi görmüş erkeklerin yüzde 90’ında testislerde önemli hasar meydana gelmekte ve buna bağlı olarak sperm üretiminde belirgin bir düşüş görülüyor.
Dr. Erdal Budak, 13 yaş üstündeki erkek çocuklarda da sperm dondurulması opsiyonu olduğunu söyledi.
Ancak, ergenliğe ulaşmamış erkek çocuklarda henüz sperm üretimi başlamadığı için, böyle bir şans yoktu.
Ergenliğe ulaşmamış erkek çocuklarGeçen yaz tüm dünyadan infertilite uzmanlarını biraraya getiren 3'cü Uluslararası IVI Kongresi’nde Dr. Herman Tournaye’in sunduğu araştırma, ergenliğe girmeden önce
kanser tedavisi geçirmek zorunda olan küçük erkek çocukları için kök hücreden sperm hücrelerinin üretilmesi yoluyla bir çözüm yolu açtı.
Kanser tedavi öncesi testis dokusu dondurularak, tedavi sonrasında sperm hücresi üretebilen kök hücreleri geri nakletmek mümkün oldu.
Tournaye hastaya
kanser tedavi tamamlandıktan sonra geri naklettikleri kök hücrelerin sperm üretimini başlatabildiklerini açıklayarak yöntemin “kısırlaştırıcı bir işleme maruz kalacak ergenlik öncesi erkek çocuklar için kısırlığı önleme stratejisi”ne dönüşebileceğini bildirdi.
Yöntemin başarıyla uygulanabilir hale gelmesi için sadece testis dokusunun optimal koşullarda dondurulabilmesi değil, aynı zamanda da dondurulan kök hücrelerin işlevlerini koruyabilmeleri de gerekiyor.
Budak, "Bu aşamada birinci koşul yani kök hücrelerin dondurulabilirliği sağlanmış durumda. Şimdilik ergenlik öncesi testis dokusunun dondurulmasını deneysel bir yöntem olarak değerlendirmemiz ve beklememiz gerekir" diyerek henüz ilk aşamada olunduğunu kaydetti v ekledi:
"
Lösemi hastası olan çocukların yüzde 70'i tedavi olup iyileşiyor. Tıp, bugün bunu başarmış durumda. Ancak bu çocukların üçte biri kısır kalıyor. Lösemiyi yenen çocukların kısırlığa mahkum olmaması için çalışmalar sürüyor.”