Prostat kanserinin belirlenmesinde en çok kullanılan yöntem olan PSA taramasını 40 yıl önce keşfeden Arizona Üniversitesi'nden Dr. Richard Ablin, "çok pahalı bir kamu sağlığı faciası haline gelen" bu testin uygulanmasında değişikliğe gidilmesini istedi.
New York Times gazetesine yaptığı açıklamada, kanda yapılan PSA taramasının etkisiz ve çok pahalı bir yöntem olduğunu belirten Ablin, "Bundan 40 yıl önce yaptığım keşfin böylesine
kar amaçlı bir kamu sağlığı faciasına dönüşeceğini hiç hayal edemezdim" ifadesini kullandı.
Uzun yıllardan beri yaptığı çalışmaların, PSA taramasının prostat kanserini belirleyemediğini ve daha da önemlisi bu kanserin öldürücü olan tipiyle öldürücü olmayan tipini birbirinden ayıramadığını gösterdiğini vurgulayan Ablin, "Bu test sadece kişinin kanındaki prostat antijeni miktarını ortaya çıkarıyor" açıklamasında bulundu.
ABD'de PSA taraması için yapılan yıllık harcama tutarının 3 milyar doları bulduğuna işaret eden Ablin, PSA testinin uygulanmasında yapılacak değişikliğin sağlık harcamalarında büyük tasarruf sağlayacağının altını çizdi.
Sadece prostat hücrelerince üretilen bir protein olan PSA'nın kandaki miktarı, prostat tümörünün büyümesiyle birlikte hızla artıyor. Ancak kişi yaşlandıkça prostatın doğal olarak büyümesi nedeniyle de kandaki PSA seviyelerinde artış görülebiliyor.
Kandaki PSA seviyelerinde görülen artış genellikle hastaya, tümör taraması amacıyla prostat dokusundan bir parça alınması olarak uygulanan biyopsi işleminin yapılmasına yol açıyor.
Araştırmalara göre, akciğer kanserinden sonra dünyada en çok görülen
kanser tipi olan prostat kanseri nedeniyle her yıl 254 bin erkek hayatını kaybediyor.