Dışişleri Bakanı, büyükelçilerle Mardin'de halkın içindeydi. İkinci büyükelçiler kapanış toplantısı için büyükelçiler ve bakanlığın üst düzey kadrosu, Mardin'de buluştu. Dış politika konuşuldu, ama geriye, büyükelçilerle Mardin halkının sıcak görüntüleri kaldı.
Onlar Hariciye'nin tepe kadrosundaki isimler.
Türkiyenin yeni Washington Büyükelçisi Namık Tan, müsteşar yardımcısı Hakkı Akil ve Selim Yenel.
Masadaki dördüncü ise Mardinli 18 yaşındaki Mehmet Yerkes.
Büyükelçiler bu görüntüleri, Mardin'de verdi. Zaman zaman pişti oynadılar, bazen poşu takıp kahvelerde Mardinlilerle sohbet ettiler. Bazen de halay çektiler. Türkiye'nin büyükelçileri Mardin halkıyla bütünleşti.
Aslında amaçları da buydu. Zaten bu yüzden Mardin'e geldiler. İkinci büyükelçiler konferansının kapanış toplantısı için.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, bu toplantının mekanını özellikle Mardin olarak seçmişti. Bunun gerekçesini de, "
Ankara'da ürettiğimiz politikalarımız, Türkiye'nin diğer şehirlerinde algılanmıyorsa gerçekçi olmaz" diye açıklamıştı.
Büyükelçiler bir taraftan dış politika konuştular.
Ankara'da 5 gün boyunca görüştükleri tüm kritik dosyaları yeniden ele aldılar. Ama halkla bütünleşmeyi ve bakan Davutoğlu'nun ifadesiyle "kadim medeniyeti" görmeyi de ihmal etmediler.
Cumartesi günü öce büyükelçiler Mardin'i gezdi. Pazar günü ise, Davutoğlu. Yanında eşi ve çocuklarıyla.
Kasımiye Medresesi, Dara Antik kenti, Deyrulzafaran Manastırı da gezi programındaydı.
Mardin'de karelere renkli görüntüler yansıdı.
Dışişleri Bakanlığı için bu bir ilk. Ama son olmayacak. Büyükelçiler bundan sonra farklı toplantılar için farklı şehirlere de gidecek.
Davutoğlu yaptığı bilgilendirme toplantısında, özellikle sınır illerinin tercih edileceğini söyledi, "Edirne, Kars, Artvin gibi illere bu faaliyetlerimizi yayacağız" dedi.
Sadece bu da değil. Davutoğlu farklı uygulamaların sinyallerini de verdi.
Bunlardan biri diplomatların komşu ülkelerde görev almadan önce, bir süre sınır illerindeki valiliklerde çalışması. Bazı kaymakamların da yine komşu ülkelerdeki büyükelçiliklere giderek, orada Türkiye'ye dışarıdan bakmaları.