Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Meclis'te yaşanan kavga ile ilgili olarak, "Bu olay MHP'nin tarihinde kara bir lekedir ve bu leke çıkmayacaktır" dedi. Erdoğan, yürütmeyi yasamaya baskı yapmakla suçlayan TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'ya da, “Senin ifadelerin, yasamanın yürütmeye baskısı" yanıtını verdi.
AK Parti'nin kadın kolları
eğitim toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan, TBMM Genel Kurulu'ndaki kavgayı 'densizlik' olarak niteledi ve bu densizliğin Türk siyasi hayatına olduğu kadar,
MHP'nin tarihine de kara bir leke olarak kazınmış olduğunu kaydetti.
MHP'yi, Türkiye'nin kadınlarına dil uzatmak, milletin peygamberiyle istihza etmek ve başörtüsünü ayaklarının altında çiğnemekle suçlayan Başbakan, partinin, izansızlık abidesine dönüştüğünü ileri sürdü. Erdoğan, “Peygamber efendimizi siyasi polemiklerin malzemesi haline getirmek kimin haddinedir?!" dedi.
Mumcu'ya cevap: "Senin ifadelerin...""Eşleri, kadınları tartışmaların içine çekmek, orada Grup Başkanvekili hanım kardeşimize edebe, adaba sığmayacak şekilde saygısızca saldırmak kimin haddine?" diye soran Erdoğan, "Burada özellikle o gün tabii ki Meclis'i yöneten Hanımefendi, buradaki sınırsız yanlışlara ne yazık ki fırsat vermiştir. Başbakan Yardımcımız, 'Başbakan Yardımcısı' sıfatıyla değil, bir 'milletvekili' sıfatıyla o Mecliste iki dönem başkanlık yapmış olmanın kendisine sağladığı bu noktadaki deneyim ve tecrübeyle Hanımefendi'ye gidip, 'yaptıklarınız yanlış, adeta
CHP'nin bir militanı gibi yönetiyorsunuz, siz tarafsız olmak durumundasınız, bu şekilde giderse bu sıkıntı doğuracak' demesinden Sayın Deniz Baykal rahatsız olmuş ve tabii hanımefendi de yürütmenin yasamaya baskısı olarak gösteriyor. Sen onu öyle gösterme. Senin ifadelerin yasamanın yürütmeye baskısıdır, bunu böyle gör. Bu ülkede yasama, yürütme, yargı, üçü de ayrı erklerdir. Hiçbirinin birbirine dahli olamaz ama yürütmenin içindeki insanların her biri birer milletvekilidir" dedi.
"Birer milletvekili olarak da milletvekilliğinin gereği neyse bunu orada kalkıp dile getirir ve gider gerektiğinde söyler" diyen Başbakan, "Neymiş, odasına baskın yapmış. Edep yahu edep. Yani gidip odasında görüşmeyip de bu tür şeyleri Genel Kurulda görüşmek mi elveriyor? Orada bunu bu şekilde dillendirdi ama ne yazık ki Hanımefendi bunu bir 'baskın' diye ifade etti. O odaya rahatlıkla milletvekilleri girer, Meclis Başkanı ile Meclis Başkanvekilleri ile de rahatlıkla görüşür ama nasıl ifade ediyor? 'Efendim orası soyunup giyinme yeridir'... Yani, görmediğimiz, bilmediğimiz yer olsa bize de yutturacaklar. Ne demek soyunup giyinme yeri? Tabii o da var ama öbür tarafta da çalışma mahalli var, görüşme mahalli var. Onun için halkıma bunu anlatıyorum, bazı gerçekleri bilsinler, doğruları bilsinler diye. Çok açık bir haksızlığı, milletin vicdanını sızlatan bir yanlışlığı savunmak nasıl bir basiretsizliktir. Bu bireysel bir hata olarak görülemez" diye konuştu.
“Bahçeli'nin müdahale etmemesi garip"MHP lideri Devlet Bahçeli'nin, kavga sırasında,
MHP'li vekillere müdahale etmemesini de 'vahim' olarak nitelendiren Başbakan, bu partinin koalisyon iktidarı dönemine değindi ve bu dönemdeki başarısızlıklarından bahsetti.
GATA olayıErdoğan, eşinin türbanla GATA'ya alınmaması konusunda, “Kalkıp halen bu işin siyasi istismar nedeni olduğunu söylüyorsunuz. Sayın Baykal sizin bana tavsiye ettiğiniz şeyleri ben gününde yaptım. Senin yapamayacağın boyutta yaptım. Ama ben olayı gelip sokakta anonsunu yapmadım. 3 yıl sabrettik şimdi gündeme getirilince cevabını verdim. Bunu o günkü Genel Kurmay Başkanına bizzat söyledim.Gerisini anlatmıyorum" dedi.
Baykal, Erdoğan'a "telefon edip çözebilirdi" demişti.