Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Adalet Bakanı'na aynı sertlikte yanıt verdi, "İhsas-ı reyi kimseden öğrenecek değiliz" dedi. HSYK Başkanvekili Kadir Özbek ise, "Kurulmuş bir zemberek gibi konuşan bir adalet bakanı var" dedi. Bu arada HSYK'ya destek için Yargıtay ve Danıştay'ın bazı üyeleri ile Danıştay Başsavcısı Yılmaz Çimen destek ziyaretinde bulundu.
HSYK'ya gruplar halinde gelen yüksek yargı organları üyelerinin, kurul üyelerine desteklerini ilettikleri belirtildi. Danıştay Başsavcısı Yılmaz Çimen, HSYK'dan ayrılırken "çok özel ve çok anlamlı" bir ziyarette bulunduklarını belirterek, "Her şey ortada. Sizin gördüğünüzü biz de görüyoruz. Çok çok anlamlı bir ziyaret yaptık" dedi. Yüksek yargı organı üyelerinin HSYK'yı ziyaretleri gruplar halinde sürüyor.
Yargıtay Başkanı Gerçeker, makamına gelişinde Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in dün akşam yaptığı açıklamaya ilişkin soruları yanıtladı.
Gerçeker, "Biz ihsas-ı rey'i kimseden öğrenecek değiliz. Eğer ihsas-ı rey yapan bir kurum varsa o da Adalet Bakanı'nın kendisidir. Sabaha karşı saat 05.00'te yaptığı açıklamayla ihsas-ı rey'de bulunmuştur. İhsas-ı rey o şekilde olur. Yasalar apaçık göstermiş. İhsas-ı reyle hiçbir ilişkisi yok. Hakimler Savcılar Yüksek Kurulunun yetkisinde olan bir konuda verdiği kararın hukuka uygun olduğunu bildirdik. Bunun dışında bizim herhangi bir değerlendirmemiz yok" dedi.
Gerçeker, "Yasaları açıp okusunlar, doğru dürüst okusunlar, doğru dürüst yorumlasınlar" ifadesini kullandı.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin,
dün sert bir açıklama yapmış ve "Hiçbir yargısal görevi bulunmayan Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun bu konuyu görüşmek üzere toplanarak, HSYK'nın yaptığının doğru olduğuna dair karar alması da yasal dayanaktan yoksundur, ihsası rey niteliğindedir, yargılama faaliyetine müdahale anlamını taşımaktadır" demişti.
Özel yetkiler kaldırıldıCMK 250/3. maddesindeki amir hükmün ihlal edilerek, görev ve yetki aşımında bulunulduğunu tespit eden HSYK, Erzurum Özel yetkili Cumhuriyet Başsavcıvekili Tarık Gür, Cumhuriyet savcıları Rasim Karakullukçu, Mehmet Yazıcı ve Osman Şanal'ın yetkilerini kaldırmıştı.
Bu karar Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'na ulaştı ve savcılara tebliğ edildi.
HSYK da çok sertDün bazı savcıların elinden özel yetkilerini alan ve bu kararıyla hükümetin şimşeklerini üzerine çeken Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'ndan da bakana çok sert cevap geldi. HSYK Başkanvekili Kadir Özbek, aynı zamanda HSYK Başkanı olan Adalet Bakanı'nın açıklamalarından esef duyduğunu söyledi.
Özbek, "Bir Adalet Bakanından beklemediğimiz çok ağır ve sanki hukukun karşısında, yargının karşısında görünümde bulunmak isteyen bir görüntü vermek isteyen, kurulmuş bir zemberek gibi konuşan bir Adalet Bakanıyla yüz yüze geldik ekranlarda" dedi.
Özbek, "Adalet Bakanımız keşke o metni bir hukukçuya hazırlatsaydı. Kendisi hukukçudur ancak bir hukukçunun hazırlamadığı bir metni okuduğu izlenimine kapıldık. HSYK'nın bu konudaki görev ve yetkilerinin ne olduğunu daha iyi anlayabilir ve ona göre özenle seçilmiş ifadeleri kullanırdı. Gördüğüm kadarıyla şudur: Hukuk sistemimiz ve kuvvetler ayrılığı sistemi içinde HSYK başta olmak üzere yargıya karşı bir yıpratma ve bunun sonucunda yeniden bir düzen getirme çabaları söz konusudur. Bunu da burada bir basamak olarak kullanılacak bir hamle olarak görüyorum" dedi.
Özbek, bir gazetecinin, "Yani 'Kurulun yapısını değiştirmek için bir zemin mi hazırlanıyor' diyorsunuz?" sorusuna "Benim kanaatim o" yanıtını verdi.
"Bu kurul bakanlığın bürosu değil"HSYK'nın hakim bağımsızlığı ve hakim teminatı esaslarına göre görev yapan, kurulmuş anayasal bir kurum olduğunu ifade eden Özbek, "Bu kurul Adalet Bakanlığının genel evrakı gibi çalışan bir büro değildir. Maalesef Adalet Bakanlığı ve bir kısım çevreler HSYK'yı bu konuma oturtmaya çalışmaktadır" diye konuştu.
Özbek, "Belki yılı aşkın zamandan beri hukuk ihlalleri ve adil yargılanma hakkının köşeye bırakıldığı uygulamalara karşı Adalet Bakanı'na bu konuları yasal zeminlere taşıması, bu işin yetkili merci olan, denetim yeri olan yargıya yazılı emir yoluyla götürülmesi konusunda kurulun aldığı kararlar vardı. Bu kararların gerekleri yapılmadığı gibi, yargı süzgecinden geçirilmediği gibi bugüne kadar da bizim yüzlerce hatta binlerce diyeceğimiz başvuru ve şikayetleri sonuçlarından Kurula cevap vermek gereğini duymadılar. Sanki biz burada bize gelen bir takım başvuruları, bir takım yakınmaları Adalet Bakanı'na ileten bir büro konumunda gibi görülmeye çalışıldık" ifadesini kullandı.
Özbek, son olay için de, "Tekrar ediyorum, kesinlikle soruşturmaların ve dosyaların içeriğiyle ilgili bir değerlendirme ve tasarruf yapılmamıştır. Yapılan iş oradaki yanlış uygulamanın derin bir incelemeden sonra, hukuki süzgeçlerden geçirildikten sonra yanlış olduğunun tespiti ve buna göre de gereğinin yapılmasıdır" dedi.
HSYK'nın kararının gerekçesi"HSYK'nın özel yetkili Erzurum savcılarının yetkilerini kaldırmasına ilişkin kararının gerekçelerinin kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağının" sorulması üzerine Özbek, "Elbette bizim gerekçeli kararımız kamuoyuna da sunulacaktır, gerekçeleri sunulacaktır. Bu konuda başka bir şey söylemek istemiyorum" dedi.
"Başka şeyler de ortaya çıkar"Kadir Özbek, bir gazetecinin, "Adalet Bakanı Ergin dün son olarak 'Yaz kararnamesi sürecinde sopayla bazı insanları hizaya getirmeye yönelik çalışmalar vardı. Bu gerçekleşmedi ancak bu kez gerçekleştiğini görüyoruz' dedi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi: "O kararnamede yaşananları biz kurul görüşmelerinin gizli olması sebebiyle kimseyle ve kamuoyuyla paylaşmadık. Sanıyorum Adalet Bakanı'nın da o sınır içinde durması gerekir. Eğer konuşulacak olursa -ki konuşulmaması gereken şeylerdir bunlar- başka şeyler de ortaya çıkabilir."