İndex

Erdoğan: "Belediyeyi gelsin Danıştay yönetsin"

Erdoğan: "Belediyeyi gelsin Danıştay yönetsin"

Haber

Yazı boyutu Azalt Arttır
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yargıyı bu kez de, Ankara'da mahkemenin iptal ettiği ulaşım zammı kararı üzerinden eleştirdi, "Belediyeyi gelsin Danıştay yönetsin" dedi.

Erdoğan, Ankara'da sağlık tesislerinin toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, toplu taşıma ücretleriyle ilgili Danıştayın aldığı karara değindi.

Alınan kararın ardından belediyeye aylık zararın ne olduğunu sorduğunu belirten Erdoğan, "41 trilyon sadece ulaşımdaki aylık zarar... Bu, bugünkü durumla alakalı. Altı yıl öncesine gidersek ne oluyor? Altı yıl öncesinin rakamıyla şu an bu uygulanırsa 41 trilyon ayda zarar olacak. Bu yılda nereye varıyor? 480-500 trilyona varıyor bunun altından bu belediye kalkar mı? Kapıya kilidi vurur ondan sonra da gelsin Danıştay burayı işletsin, yürütsün" diye konuştu.

"Danıştay karar alıyor toplu taşıma ücretlerini altı yıl öncesine döndürüyor" diyen Erdoğan, "Bakın şu Ankara'da 1 haftadır ulaşım kargaşası yaşanıyor. Şimdi, benim vatandaşım ilk etapta belki anlamayabilir, hissedemeyebilir çünkü Danıştayın aldığı kararla daha ucuz fiyata gidip gelecek... Peki ben şimdi sevgili vatandaşlarıma soruyorum, bu belediyenin ayakta durabilmesi için bir hizmeti ne yapıyor? Halkına götürüyor ama ne karşılığında. Şüphesiz ki kar amacıyla değil. Hiçbir belediyenin hizmetinde kar amacı yoktur, her zaman için burada belediye hep zararla kapatır. Niçin? İşte bu anlayışlarla" dedi.

Erdoğan, "Ama böyle bir yaklaşım tarzıyla 'nasıl olsa bu Ankara Büyükşehir Belediyesi, bunun başında AK Partili bir belediye başkanı var batsın da ne olursa olsun' mantığıyla yaklaşırsanız, bu Ankara Büyükşehir Belediyesine zulüm olmaz, Ankaralıya zulüm olur. Bu gerçekleri göreceğiz. Ne oldu? 'Ben konuşamam'. Nasıl konuşamam canım, konuşacağız. Niye? Çünkü bu ülkede hak, hukuk çok önemli ve böyle bir şeyin kararını da millet zaten en güzel şekilde verir ama halka hizmeti kalkıp engelleme yolunda bu tür adımlara varmak, 'ben kararı veririm, sen başının çaresine bak' anlayışıyla kusura bakmayın bir yargı yaklaşımı olamaz" diye konuştu.

Adalette statüko anlayışı... "


"Türkiye, eğitimde, sağlıkta, ulaştırma, konutta, dış politikada, ekonomide modern dünyayı yakalasın ama adalette statüko iyidir" diyen bir anlayış olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, "(Siz yol yapın, Türkiye'yi duble yollarla donatın, hızlı tren hatları inşa edin ama demokrasiye dokunmayın onun standartlarını yükseltmeyin) diyorlar. (Her alanda Avrupa Birliği kriterlerini uygulayalım ama anayasaya gelince, yargı reformuna gelince oraya dokunmayın) diyorlar. Böyle bir anlayışın, bu tür siyaset tarzının geçmişte Türkiye'ye nasıl ağır bedeller ödettiğini hep birlikte gördük" dedi.

"Önce bir reform paketini görün. Ama yok..."

Bir reform paketi yapacaklarını, ancak paketin içeriğini bilmeden karşı çıkıldığını kaydeden Başbakan Erdoğan, "Şurada bir reform paketi yapacağız daha mahiyeti belli değil, mahiyeti belli olmadan karşı çıkmaya başladılar. Dediler ki (Anayasa Mahkemesi'ne götüreceğiz) Durun bir bitsin, içinde ne var ne yok bir görün...Daha görmeden (Anayasa Mahkemesi'ne götüreceğiz) diyorlar. Allah aşkına böyle bir siyaset tarzı Türkiye'ye hizmet kazandırabilir mi? Böyle bir siyaset üslubu bu milletin dertlerine deva olabilir mi?" dedi.

Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:

"Diyoruz ki biz hazırlıkları gelin beraber yapalım, ona da yanaşmıyorlar. Peki yapalım size de getirelim, siz de görün... (İstemezük), yaa niye istemezük. Getirelim bir görün, ondan sonra kararınızı verin. Böyle bir muhalefet anlayışı, bu kadar kısır bir muhalefet vizyonu Türkiye'nin uluslararası itibarına, ağırlığına hiç yakışıyor mu? Önce bir reform paketini görün. Ama yok...

İşte şimdi arkadaşlarımız hazırlıklarını bitiriyorlar, bitireceğiz. İsteseler de istemeseler de arkadaşlarıma diyorum randevu talep edin. Verdiler verdiler, vermediler Türkiye'ye duyuracaksınız, milletimize duyuracaksınız. Katkıları olursa ne ala. Biz diyoruz ki yegane karar milletindir. Söz de milletindir, karar da milletindir diyoruz. Bizim kaybedecek vaktimiz yok, biz yoğun bir şekilde çalışıyoruz.

Tabii bunların başka hevesleri var. İnandıklarından değil haa... Hemen diyorlar erken seçime gidelim, istediklerinden de değil haa... Hadi gidelim desek inanın kaçarlar, böyle bir ciddiyetleri de yok. Fakat biz bütün bunlara rağmen çalışmamızı yürütüyoruz. Eğer Türkiye'nin büyümesine, ilerlemesine, gerçekten kalkınmasına bunların katkısı olsa biz şu anda geldiğimiz noktanın çok daha ilerisinde oluruz, ama istemezler."

"Kunta Kinte" benzetmesi

Salondaki bir vatandaşın, SSK'lılara yönelik uygulamalardan şikayet ederek "Kunta Kinte" benzetmesi yapması üzerine Erdoğan, "Yani bu ülkenin gerçekten Kunta Kinteleri vardı. Ben de SSK'lıydım, aynı şekilde ben de senin gibi Kunta Kinte'ydim. Sabahın 5'inde, 6'sında gideceksin, hastanede kuyruğa gireceksin, muayene olabilirsen öp başına koy. Ama bir de muayene olduğun zaman hemen bir kart sıkıştırıyorlar kapıda, diyorlar ki 'böyle böyle muayenehaneye gelirsen orada daha rahat olur bu iş. Bunları hep birlikte yaşadık mı? Yaşadık" dedi.

Şimdi, bunları yaşatanların, kendilerine farlı farklı gösteriler yaptıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, "(Biz bu yola, halk içinde muteber devlet yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi) diyerek çıktık. Devlet feda olur, feda edilir ama vatandaşımızın sağlığı feda edilemez. Elimizden geleni yapacağız, arda koymayacağız. Fakat tüm dört dörtlük bu iş başarıldı mı? Hayır. Dört dörtlük başarılmadı. Çünkü sorun insan. Ama inşallah başaracağız bu işi" diye konuştu.

Doktorlara yönelik düzenlemelerle de vatandaşın özel muayenehaneye gitme zorunluluğunu azalttıklarını, tam gün yasası ile bu durumunda ortadan kalkacağını dile getiren Erdoğan, yeşil kart uygulamasına değindi.

Yeşil Kart uygulaması

Yeşil Kart sahiplerinin istedikleri eczaneden ilaçlarını alabildiklerini belirten Erdoğan, "Ancak, burada da büyük bir tezgah var onu da söyleyeyim. Yani Yeşil Kart almaması gerekenlerin de Yeşil Kart aldıklarını tespit ediyoruz. Maalesef, maalesef, yani yeşil kart almaması gerekenler bile gidiyorlar ne yapıp, yapıp, bakıyorsun bir Yeşil Kart alıyor, onunla başkasının hakkını gasp ediyor. Burada da biz vatandaşlarımızından yardım istiyoruz. Diyoruz ki bu türlerini bize ihbar edin. Çünkü bu toplum birbirini kontrol edecek ki suistimaller olmasın. Bu suistimalleri ortadan kaldırmamız lazım. Kalktığı anda göreceksiniz sıçramamaz çok farklı olacak" dedi. Yorum Yaz | Yorumları Oku
Servisler » iPhoneMobilHaber SMSGörüntülü HaberFacebookTwitterSitene Ekle
İlgili Konular » Ankara'da Ulaşımdiğer konular »
Okuyucu Yorumları Yorum Yaz

Reklam

Diğer Haberler

ADnet

Diğer Haberler

Reklam

Reklam

TEST

Hangi Ajda şarkısısınız?
Dünyayı değiştirmeye nereden başlamalı?





Devam

En Popüler

En Popüler

Reklam

Reklam